T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/854 Esas
KARAR NO : 2026/327
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/06/2025
KARAR TARİHİ : 21/04/2026
Rize 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce 2025/137 Esas, 2025/247 Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilerek Mahkememize tevzi edilen ve Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sigorta Anonim Şirketine sigortalı ... plakalı aracın üzerinde sevk ve idaresi bulunan ...'ın 16/11/2024 tarihinde 14:48 sıralarında ...'de park halinde bulunan ...'nın idaresinde ki... plakalı araca dikkat ve özen eksikliği sonucunda çarptığını, ... plakalı kusurlu araç sürücüsü kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere park halinde bulunan araca sağ arka kısımdan çarptığını, Karayolları Trafik Kanunu madde 84'e göre park alanı için ayrılmış yerlerde park halinde bulunan araca çarpan araç sürücüsü asli kusurlu olduğunu, ... Sigorta Anonim Şirketine sigortalı olan araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun açık olduğunu, davacının park halindeki aracına sağ arka kısımdan çarpıldığını, bu çarpmanın etkisi ile ... plakalı aracın büyük bir oranda değer kaybettiğini, Karayolları Trafik Kanunu madde 97 uyarınca taraflarınca davalı sigorta şirketine 06/01/2025 tarihinde değer kaybının ödenmesi için başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketinin 23/01/2025 tarihinde 22.000 TL ödeme yaptığını, davacının aracında meydana gelen değer kaybından çok daha az bir ödeme yapıldığını, bu sebeple davalı tarafla anlaşabilmek için 23/01/2025 tarihinde ... Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu ancak tarafların anlaşamaması şeklinde sonuçlandığını belirterek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK madde 6/1 uyarınca, “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” . Müvekkil davalının muamele merkezi “...” adresinde bulunduğundan, müvekkili şirket aleyhinde ikame edilecek davalarda yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, Mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, davacı tarafın HMK m.121 gereğince, delilleri taraflarına tebliğ etmediğini, delillerin taraflarına tebliğinden sonra esas hakkında beyanda bulunma ve karşı delil sunma hakkımızı mahfuz tuttuklarını, davacının HMK madde 194 gereğince dayandığı deliller ile hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmesinin zorunlu olduğunu, bu sebeple davacının dava dilekçesinde göstermiş olduğu delilleri somutlaştırmasını talep ettiklerini, uyuşmazlığa konu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ... numaralı ve 11.03.2024-2025 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, huzurdaki dava konusu kazanın 16.11.2024 tarihinde meydana geldiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle ... poliçe limitleri maddi hasar araç başına 200.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, davaya ilişkin yapılan inceleme ve kontrollerde, davacının aracında 22.004,00-TL değer kaybı hesaplandığını ve bu tutarın 23.01.2025 tarihinde işbu davadan önce, davacı vekili ...'a ödendiğini, bu nedenle müvekkilinin bakiye sorumluluğunun bulunmadığını, değer kaybı hesaplamasına esas aracın geçmiş hasar kayıtlarının , aracın marka ve modelinin, km bilgisinin irdelenmesi gerektiğini, kusur ve hasar değerlendirilmesi yapılması gerektiğini, ayrıca davacıya 09.12.2024 tarihinde 28.758,45 TL hasar ödemesi yapılmış olduğunu,...müvekkiline uygun başvuruda bulunulmamış olduğunu ,müvekkili sorumluluğunun sigortalısının kusuru ile sınırlı olduğunu, öncelikle huzurdaki davanın usulden reddine, Mahkememiz aksi kanaatte ise yine izah olunan nedenlerle davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 16/03/2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketi tarafından dava konusu araçta oluşan değer kaybı tazminatı için, davacı vekiline 22.004,00,-TL ödeme yaptığını, kalan değer kaybı tazminat farkının 7.996,00,-TL olacağı hesaplandığını, 1.000,00 TL olan dava değerinin 6.996,00-TL artırarak 7.996,00-TL olarak talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
Yetkisizlik öncesi;
... Sigorta Anonim Şirketi'nden ... numaralı hasar dosyası,
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden ... plaka sayılı aracın kaza tespit tutanağı bilgisi,
Yetkisizlik sonrası;
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 02/01/2026 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Uyuşmazlık ... plaka sayılı aracın 16/11/2024 tarihli trafik kazasına ilişkin değer kaybı tazminatının karşı araç sigortacısından tahsili istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesi yer almaktadır.
Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Somut uyuşmazlıkta, 16/11/2024 tarihinde saat 14:48 sıralarında sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken sürücü ...'ya ait olup park halinde bulunan...plaka sayılı aracın sağ arka kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı ve trafik kazasının meydana geldiği, değer kaybının tahsili istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar). Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli 2019/40 Esas ...Karar sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK'nın 90.maddesinin 1.cümlesinde yer alan '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2.cümlesinde yer alan ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğünün durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun'un 18.maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK'nın 90/1.maddesi 1.cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile değer kaybının, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olduğu, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmesi gerektiği (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 07.03.2016 tarih ... Esas ... Karar) kabul edilmektedir.
Tanzim edilen davacının maliki olduğu aracın kazadan önceki kazasız 2. el piyasa rayiç değerinin 880.000,00-TL civarında olacağı, kazadan sonraki onarılmış hali ile piyasa rayiç değerinin modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, km bilgisi vb. etkenler dikkate alındığında yaklaşık 850.000,00-TL civarında olacağı, bu kapsamda değer kaybının 30.000,00-TL civarında olacağı, 22.004,00-TL değer kaybı ödemesinin tenzili ile davacının bakiye 7.996,00-TL değer kaybı alacağının bulunduğu, meydana gelen kazada park halindeki araca çarpması sebebiyle ... plaka sayılı araç ...'ın %100 kusur oranı ile asli ve tam kusurlu olduğu, bu nedenle söz konusu aracı 11/03/2024-11/03/2025 tarihleri arasında geçerli olmak üzere araç başı maddi 200.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere trafik sigortası ile teminat altına alan davalı sigorta şirketinin meydana gelen zararın tamamından sorumluluğunun bulunduğu kanaatinin bildirildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ancak yapılan ödemelerin bir kısmının hasar bedeline ilişkin olması sebebiyle dekont içeriklerinde açıklama yer almadığı ve hasar dosyasında düzenlenen ekspertiz raporu uyarınca yalnızca davacının da kabulünde olduğu anlaşılan 22.004,00-TL'lik ödemenin değer kaybından mahsubu gerektiği, poliçe limitinin 200.000,00-TL olarak değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiş ve raporun maddi hesaplama ve kusur değerlendirmelerinin hükme esas alınabileceği anlaşılmış, bakiye 7.996,00-TL değer kaybının tahsili gerektiği değerlendirilmiştir.
2918 sayılı KTK'nın 99.maddesi uyarınca, davalı sigorta şirketi için başvurunun tebliğ alındığı tarihten itibaren 8 iş günü içerisinde sigorta tazminatının ödenmesi gerekiği, kısmi ödeme halinde ise bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, davalı sigorta şirketince değer kaybına ilişkin kısmi ödemenin 23/01/2025 tarihinde yapıldığı, öyleyse kısmi ödeme tarihinin temerrüt başlangıcı olacağı kabul edilmiş, davanın haksız eylemden kaynaklanması sebebiyle yasal faize hükmedilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu, geçmiş hasar kayıtları, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller, ödeme belgeleri ile tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle;
Davanın KABULÜ ile,
1-Değer kaybı bedeli olan 7.996,00-TL'nin temerrüt (kısmi ödeme) tarihi olan 23.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak davacı ...'ya verilmesine,
2-Kabul edilen dava değeri (7.996,00-TL) üzerinden alınması gereken 732,00-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 615,40-TL peşin harç ile 120,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 735,40-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 3,40-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,,
3-Davacı taraftan tahsil edilen 732,00-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 756,00-TL posta ve tebligat masrafı ile 10.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.756,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 7.996,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 341/2.maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.21/04/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy