T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/881 Esas
KARAR NO : 2026/324
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 03/12/2025
KARAR TARİHİ : 21/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ... sayılı Genişletilmiş Kasko poliçesi ile sigortalanmış olan ... plaka sayılı araç seyir halindeyken ... plakalı ticari araç statüsünde ve ticari faaliyette kullanılan motosiklet sürücüsünün ters yönden hızlı ve ani bir şekilde gelmesi nedeni ile müvekkili şirkette kasko sigortası bulunan ... plakalı araç sürücüsü motosiklete çarpmamak için yaptığı manevra sonrasında ağaca çarptığını, 21.07.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu trafik kazasında, davalı sürücü (aynı zamanda ruhsat sahibi) asli ve tam kusurlu olduğunu, işbu kaza sonucu, müvekkili sigorta şirketi tarafından Genişletilmiş Kasko sigorta poliçesi kapsamında, zarar gören ... plakalı sigortalı araç sahibine 30.01.2025 tarihinde 14.689,92-TL ödeme yapıldığını, 214.689,92 TL ödeme yapılmış, ... plakalı kusurlu aracın ... sigortacısından 200.000,00 TL tahsil edildiğinden kalan tutar 14.689,92-TL'den rücu işlemleri yapıldığını, ödemeye ilişkin belgelerin sunulduğunu, müvekkili şirketin yapmış olduğu ödeme ile, TTK 1472 nci maddesi/alacağın temliki hükümleri ve sair kanun maddeleri icabı sigortalısının haklarına halef olduğunu ve zarar sorumlusuna rücu hakkı doğduğunu, davacı müvekkili sigorta şirketine ... nolu Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın hasar görmesi sonucu müvekkili sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına ödenen hasar tazminatından doğan rücuen tazminat alacağının sağlanması amacıyla davalı aleyhine ... 4. İcra Dairesi.... Esas sayılı takip dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının yetki itirazı sonrasında yetkili icra dairesi olan ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibi başlatıldığını, davalının süresi içerisinde borçlu olmadığı iddiası ile borca, takibe ve tüm işlemlere itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının itirazı açıklanan sebeplerle haksız ve mesnetsiz olduğunu, itirazın iptali gerektiğini, davalı (borçlunun) haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır.
Toplanan Deliller:
... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları, ... plaka sayılı aracın ve ... plaka sayılı motosikletin kaza tarihi itibariyle trafik tescil kayıtları, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... tarih, .... sayılı yazı cevabı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ... tarih,... sayılı yazı cevabı, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin ... tarih, ... sayılı yazı cevabı, ... Sigorta Anonim Şirketi'nden dava konusu kazaya ilişkin poliçe, hasar dosyası ve ödeme belgesi, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigortası kapsamında dava dışı sigortalısı ... plakalı araç için 30.01.2025 tarihinde ödenen bedelin bakiye 14.689,92-TL kısmı ile ferilerinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı sigorta şirketi, eldeki davayı sigortalısının halefi olarak açmış olmasına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun ... tarihli ...Esas ve ... Karar sayılı ilamında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.
Öte yandan, TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.(eski TTK 1301.) maddesinde; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.
Bununla birlikte, Asliye Mahkemeleri, Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemeleri olarak ikiye ayrılır. Asliye Ticaret Mahkemeleri, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine giren ticari davaların çözümlendiği mahkemelerdir. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevine giren işler dışında kalan tüm uyuşmazlıklar Asliye Hukuk Mahkemesi'nce çözümlenir. Hangi davaların ticari dava olduğu TTK'nın 4.maddesinde sayılmıştır.
6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Somut olayda; müzekkere yanıtlarına göre dava dışı sigortalı İbrahim Başlılar'ın tacir olmadığı, kiralanan gayrimenkulün kiralanması ve işletilmesi faaliyetine ilişkin vergi mükellefiyet kaydının bulunduğu ancak söz konusu uyuşmazlığın haksız eylem olan trafik kazasından kaynaklandığı ve mükellefiyet kaydı ile ilişkili olmadığı, esnaf düzeyini aşar tutarda gelir elde edildiğinden söz edilemeyeceği, dava konusu zarar gören ve haklarına halef olunan aracın ticari araç olmayıp hususi araç olduğu, bu itibarla mutlak ya da nisbi ticari davanın varlığından söz edilemeyeceği anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliğine ve İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
1-Davanın Mahkememizin görevsizliği sebebiyle dava şartı yokluğundan ve usulden reddine, 2-Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi karşısında kararın taraflarca süresi içinde kanun yoluna başvurmaması nedeniyle karar kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak, dava dosyasının görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesine, Bu suretle dosyanın akabinde İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Belirtilen sürede talep olmadığı takdirde mahkememizce 6100 sayılı HMK'nın 20.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair karar verileceğinin taraf vekillerine bildirilmesine, 4-Yargılama, harç ve giderlerinin görevli mahkemede değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/04/2026 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır Full & Egal Universal Law Academy