T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2026/237
KARAR NO : 2026/375
DAVA : TAZMİNAT (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23.03.2026
KARAR TARİHİ : 04.05.2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ...plakalı aracın davalı sigorta şirketine ... numaralı kasko sigorta poliçesi ile sigortalı iken 07.07.2025 tarihinde gerçekleşen (tek taraflı) kazada ağır hasarlandığını, davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, müvekkilinin aracının perte ayrıldığını, yapılan (04.08.2025 tarihli) mutabakatta fazlaya dair haklar saklı tutularak pert bedelinin 1.250.000,00-TL olarak belirlendiğini, Pert Bedeli olarak (22.08.2025 tarihinde ... Sigorta) 844.600,00.-TL, sovtaj bedeli olarak (15.08.2025 tarihinde ... A.Ş.) 405.400,00.-TL ödeme yapıldığını, müvekkile ait aracın rayicinin ortalama en az 1.550.000,00-TL civarında olduğunu, ödemenin yetersiz kaldığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, davanın kabulü ile bilirkişi raporu ile tespit edildikten sonra arttırılmak üzere (HMK madde 107 Belirsiz Alacak davasıdır.) şimdilik 100,00-TL pert bedeli farkının poliçe limitleri dahilinde temerrüt tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava, davalı ile aralarındaki kasko sigorta poliçesine dayanarak, tüketici işleminden kaynaklanan maddi zararların tazmini istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur.
Öncelikle mahkememizin davaya bakmakta görevli olup olmadığının üzerinde durmak gerekir. Zira 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur.
Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır.
Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunundan doğan hukuk davalar ticari dava sayılmıştır. Huzurdaki dava anılan maddede belirtile; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan mutlak ticari dava değildir.
Nispi ticari davalar ise TTK.nun 5.maddesinde düzenlenmiş olup, her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.
Gelir İdaresi Başkanlığı Balıkesir Defterdarlığı Karesi Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 01.04.2026 tarihli cevabi yazılarına göre davacının tacir olmadığı esnaf büyüklüğünde bilgisayar proğramlama ve kiralama işi ile iştigal ettiği, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, ... sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde Gelir Vergi Beyannameleri ile eki performans bilgileri tablosu ve işletme hesap özetlerine göre VUK 177/1-3 madde hükümleri uyarınca 1. sınıf tacir olmadığı, bilanço esasına göre defter tutan kimselerden olmadığı, yıllık alış satış hadlerine göre esnaf olduğu anlaşılmıştır.
Bir tarafın esnaf olması nedeniyle davanın ticari bir dava olmadığı yönünde pek çok Yargıtay içtihadı bulunmaktadır (Emsal: Yargıtay 3.HD.nin 24.11.2022 tarih ve ... E. ... K.ile 06.10.2022 tarih ve ... E. ... K.ile 16/06/2022 tarih ve ... E.... K. ile 19.01.2016 tarih ve ...E.... K.ile Yargıtay 23.HD.nin 28.12.2015 tarih ve ... E. ...K.ile 25.11.2015 tarih ve...E.... K. Yargıtay 11.HD.nin 23.05.2023 tarih ve ... E. ...K. İle 29.04.2015 tarih ve... E.... K.ile Yargıtay 17.HD.nin 16.04.2015 tarih ve ... E... K. Vb).
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37.HD.de pek çok ilamında aynı yönde karar vermektedir (Emsal; Dairenin 02.07.2025 tarih ve ... E.... K. - 26.06.2025 tarih ve ...E. ...K. - 26.06.2025 tarih ve ... E. ... K. - 26.06.2025 tarih ve ...E. ... K.).
İstanbul BAM 9.HD.nin 12.02.2026 tarih ve... E. .. K.sayılı emsal kararında: "Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3.maddesinde ise esnaf ve sanatkâr " ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dâhil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler" olarak açıklanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevlidir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, aracındaki hasar bedelinin ödenmesi için kendi kasko sigortacısına karşı eldeki davayı açmıştır. Dosya kapsamından, sigortalı aracın özel nitelikte otomobil olduğu ve davacı gerçek kişi adına kayıtlı olduğu ruhsatından anlaşılmıştır.
Bu halde; davacının tacir yada esnaf kaydı olup olmadığının araştırılması ve varsa kayıtların getirtilmesi ayrıca varsa davacının bağlı olduğu Vergi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacının işletmesi bakımından basit usulde vergilendirilenlerden veya işletme hesabı esasına göre deftere tabi tutanlardan veya ticari bilanço esasına defter tutanlardan veyahut vergiden muaf kişilerden olup olmadığı sorularak gelen yazı cevaplarına göre davacının tacir olup olmadığı tartışılarak, eğer davacı tacir ise davalının da tüzel kişi tacir olması nedeniyle davaya devam edilmesi, tüketici olması halinde Tüketici Mahkemesinin, tacir olmayıp esnaf kaydı bulunması halinde ise Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olacağı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır." denilerek Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu işaret etmiştir. Gerçekten de taraflar arasında imzalanan sigorta poliçesini, taraflardan birinin esnaf olması nedeniyle ticari bir iş değildir ve davada asliye hukuk mahkemeleri görevli olduğundan ticaret mahkemeleri görevli değildir.
6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.
Açıklanan nedenlerle huzurdaki dava, davacının esnaf olması nedeniyle ticari bir dava değildir. Davada, mahkememiz görevli olmayıp, genel mahkemeler görevli olduğundan görevsizlik kararı verilerek Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ılup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava dilekçesinin usulden REDDİNE,
6100 sayılı HMK.nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.04.05.2026
KATİP - HAKİM -
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy