T.C.
İSTANBUL
2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/598 Esas
KARAR NO: 2021/49
DAVA: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 13/09/2017
KARAR TARİHİ: 04/02/2021
Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin uzun yıllardır bayan giyim alanında faaliyet gösteren bir firma olup tüm marka ve endüstriyel tasarımlarını mevzuatın öngördüğü şekilde TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, 02-02 locarno sınıfında 01.09.2016 tarih ve... tescil numarası ile tescilli '' ...'' ürünlerinin tasarımında tescilli münhasır hak sahibi olduğunu, davalı tarafından Türk Patent nezdinde tescilli tasarımı ile iltibas yaratacak derecede birebir benzeyen ürünleri müvekkil tarafından kendisine herhangi bir hak tanınmaksızın veya arada herhangi bir lisans sözleşmesi olmaksızın haksız ve hukuka aykırı bir şekilde üretildiğini ve satıldığını, söz konusu ürünlerin ortalama bir tüketici nezdinde karışıklığa neden olabilecek kadar benzer olduklarını, durumun tespiti amacıyla ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...D.İş ... Karar sayılı dosyasında keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırdıklarını, davalının '' ...'' adresinde bulunan ''...'' mağazasına ve davalının ürünlerinin perakende satışının yapıldığı ... Firmasına ait mağazanın ''...'' adresine gidilerek davaya konu talep edene ait ... tescil nolu tasarıma benzediği iddia olunan 8 adet taklit ürün bulunduğu ve satışının yapıldığının tespit edildiğini, davalı tarafından müvekkiline ait ürün ve tasarımların iltibas yaratacak şekilde üretim ve satışının yapıldığı hususunun tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, endüstriyel tasarıma tecavüz nedeniyle 5.000,00 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davalı tarafın piyasaya ticari amaçla sunmuş olduğu model, stil anlayışının, kalıp, detay, kumaş özelliklerinin çok benzer şekilde uygulanmış olduğu görülen bu taklit ürünlerin piyasadaki satışının durdurularak toplatılmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; öncelikle 10.01.2017 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6769 sayılı sınai mülkiyet kanunu sebebiyle 554 sayılı khk yürürlükten kaldırıldığını, uyuşmazlığın ilgili kanun hükümleri uyarınca çözümlenmesi gerektiğini, dava dilekçesinde tasarım hakkına tecavüze ilişkin 554 sayılı KHK'dan alıntı yapmış olsa da yukarıda belirttiğimiz üzere yürürlüğe giren Sınai Mülkiyet Kanunu sebebiyle uyuşmazlığın kanun kapsamında çözümlenmesi gerekeceğini, müvekkili şirketin davacının tasarım hakkına tecavüz niteliğini taşıyacak bir fiili söz konusu olmadığını, çünkü davacının tescil ettirdiği tasarım 6769 sayılı kanunun 56. maddesi uyarınca yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine haiz olmadığını, 6769 sayılı kanunun 56. maddesi uyarınca bir ürünün yeni kabul edilebilmesi için tescil için başvuru yapıldığı tarihten önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması gerektiğini, ancak davacı şirket tarafından tescil edilen tasarım, piyasada harcıalem olarak satışı yapılan ve üretilen bir ürün olduğunu, ürün, herhangi bir yenilik ihtiva etmemekte olduğunu, yenilik niteliğine haiz olmayan bir ürünün kanun kapsamında korunması söz konusu olmadığını, ürünün yeni bir ürün olmadığını, dosyaya sunulan deliller göz önüne alındığında ortada bir tecavüz olmadığını, aksine davacının haksız olarak tescil ettirdiği ürün üzerinden elde ettiği hakkını kötüye kullandığını, müvekkili şirketin ürünü ile davacının ürünü arasında gerek kullanılan kumaş, dikiş detayları gerekse ürünlerin kesimi bakımından birçok farklılık bulunduğunu, söz konusu ürünün benzerleri müvekkil şirket tarafından uzun yıllardır satıldığını, tasarım hakkına tecavüzü hiçbir suretle kabul etmemekle birlikte dava konusu edilen müvekkilinin ürünü ile davacının ürününün aynı olmadığını, piyasada davacının ürününe benzer birçok ürün bulunduğunu, davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının tasarım hakkına tecavüz edildiğine ilişkin iddiasını hiçbir suretle kabul etmemekle birlikte, manevi tazminat talebinin de reddine karar verilmesi gerektiğini ve aynı zamanda hukuki şartlarının oluşmadığını belirterek davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesi gerektiğini talep ve beyan etmiştir.
Dosyada taraflarca bildirilen tüm deliller toplanmış, TPMK kayıtları getirtilmiş, tespit dosyası dosyamız arasına alınmış, bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır.
Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarının incelenmesinde,... tescil nolu ... tasarımlarının 02-02 locarno sınıfında 01/09/2016 tarihinde tescil edildiği ve ... Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyasının incelenmesinde alınan raporda bilirkişi; keşif sırasında ... firmasında tespit edilen elbide tasarımların; tespit talep eden firmaya ait tescil no ... numaralı 02-02 locarno sınıfında tescilli ... tasarımları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer oldukları ve aralarındaki farkın bilinçli tüketicilerce anlaşılamayacağı, iltibasa neden olacağı, şeklinde tespitlerin yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasında alınan 14/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalıya ait tespit adresinde tespit edilen model ile, davacı taraf; ... LİMİTED ŞİRKETİ adına kayıtlı, ... tescil numaralı 01.09.2016 tescil tarihli 2 sıra numaralı ... tasarımı incelendiğinde; ... tasarımlarının iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğu, davacıya ait ... tasarımının tescilli olduğu, yenilik ve ayırt edici özelliklere sahip olduğu, dosya kapsamında yenilik vasfının devam ettiği, tasarım hakkına tecavüzün mahkemenin takdirinde olduğu, bu konuda hüküm kılınması halinde, davalı şirket ticari defterlerinde tasarıma ilişkin davacının talep ettiği 151/2-b bendi kapsamında inceleme yapıldığı ancak maddi tazminat hesaplanabilmesi için davalı taraf alış ve satış belgelerinin incelenmesi gerektiği, davalı firma merkezinin Ankara 'da bulunmasından bu belgelere erişim imkanı olmadığı ve denetime elverişli bir maddi tazminat hesaplamasının yapılamadığı sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Davalı ait ticari defterlerin incelenmesi yönünden ... 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış talimat mahkemesi aracılığıyla alınan 18/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı şirketin inceleme yapılan adresinde depolama alanları, showroomlan, ütü ve paketleme alanları ile merdiven başlan ve koridorlarda askılıklara asılı vaziyette bulunan kadın giyim eşyalan taranarak gözden geçirilmiş, el ile ve gözle kontrol edilmiş ancak dava konusu... tescil numaralı .../tunik giyim eşyası fiili inceleme yapılan bölümlerinde görülemediği, maddi tazminata ilişkin olarak iş yerinin muhasebe kayıt ve defterlerinin tetkikiyle hazırlanan tablolarda davalı firmanın yıllara göre hasılatlarında artışlar tespit edildiği, ancak somut olayda davalının haksız rekabetinin ne ölçüde davacının ticaretine menfi etkisi olduğu, karlılığım, yeni müşteri kazanımmı ne derecede etkilediği dosya içindeki bilgilerden net olarak anlaşılamadığı, davacının satışları yıllara göre arttığı ancak karlılığının sınırlı kaldığı, dosya münderecatının zaran ispata yeterli olacak delilleri özellikle davalının haksız rekabet yaratan bu malların satışından elde ettiği kanıt gösteren defterleri, delilleri içermiyor oluşu nedeniyle zararın tespiti mümkün olamadığı, zararın miktarına ilişkin değerlendirmenin Türk Borçlar Kanunu Madde 50 uyarınca Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacının itiraz ve talebi dikkate alınarak gerekli değerlendirmenin yapılması yönünden dosya sektör bilirkişisine tevdi olunmuş, sektörel uygulamalar dikkate alınmak suretiyle (beden renk vs) yapılan hesaplamaya göre davalının davaya konu tasarım satışından KDV dahil 37.250 TL kazanç elde etmiş olabileceği değerlendirmesinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından yapılan hesaplamaya itiraz edilmiş ise de sunulan kesim faturalarının doğrudan kabulünün mümkün olmadığı sektörel değerlendirmelerin baz alınması gerektiği, esasen net bir tazminat hesaplaması yapılmadığı dikkate alındığında sunulan faturaların tazminatın takdirinde mahkememizce göz önünde bulundurulması gereken deliller olduğu dikkate alınarak itiraz ve inceleme talepleri yerinde görülmemiştir.
Davacı vekili 21/01/2021 tarihli talep arttırım dilekçesiyle maddi tazminat talebini rapordaki hesaplama doğrultusunda 37.250 TL'ye arttırmış, gerekli harcı yatırmıştır.
Dava, 6769 sayılı SMK ve 6102 sayılı TTK hükümleri uyarınca açılmış tasarım hakkına tecavüzün tespiti, engellenmesi, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin açılmış davadır.
6769 sayılı yasanın "Tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller" başlıklı 81. Maddesi; "(1)Aşağıda belirtilen fiiller tasarım hakkına tecavüz sayılır: a)Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak. b)Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. c)Tasarım hakkını gasp etmek. (2)Başvuru, 65 inci maddeye göre tescil edilerek yayımlandığı takdirde, tescil sahibi, tasarım hakkına yönelik olarak bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahiptir. Tecavüz eden, başvurudan ve kapsamından haberdar edilmişse başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edilir. (3)Koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, bu maddede sayılan fiilleri tasarım hakkına tecavüz olmaktan çıkarmaz. (4)Tescilsiz tasarımlar için, tasarım 57 nci maddeye göre kamuya sunulduğu takdirde, hak sahibi, tasarım hakkına yönelik ihlallerden dolayı dava açmaya yetkilidir." hükümlerine amirdir.
Kanunun 149.maddesinde "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Yine "Tazminat" başlıklı 150. Maddesine göre "(1)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür. (2)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir. (3)Hak sahibi, sınai mülkiyet hakkının ihlali iddiasına dayalı tazminat davası açmadan önce, delillerin tespiti ya da açılmış tazminat davasında uğramış olduğu zarar miktarının belirlenebilmesi için, sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin, tazminat yükümlüsü tarafından mahkemeye sunulması konusunda karar verilmesini mahkemeden talep edebilir. " yasanın "Yoksun kalınan kazanç" başlıklı MADDE 151- (1)Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2)Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır: a)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir. b)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç. c)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli. (3)Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur. (4)Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5)Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır. (6)Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükümlerine amirdir.
Tasarımlar ayırt edici nitelik açısından birbirleriyle kıyaslanırken farklı bilgi ve tecrübeye sahip kişilerce değişik şekilde yorumlanabilmektedir. Söz konusu sektörde bilgi ve tecrübe sahibi olan bir kişinin yapacağı kıyaslama ile herhangi bir tüketicinin yapacağı kıyaslama farklı olacaktır. Ayırt edici niteliğin belirlenmesinde ve tasarımların karşılaştırılmasında, ne sıradan tüketici gibi basit ne de ilgili sektörde uzman kişi kadar derin bir değerlendirme gerektirmeyecek şekilde, ürün hakkında temel bilgilere sahip bir kişinin yapacağı değerlendirme anlaşılmalıdır. Söz konusu değerlendirmeyi yapabilecek kişi Kanunda bilgilenmiş kullanıcı olarak yer almıştır. Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcı ne kadar seçenek özgürlüğüne sahipse tasarımı o derece farklılaştırabilir. (Yasemin Şahinler Baykara, Levent Yavuz, Türkay Alıca)
Bilgilenmiş kullanıcı, kural olarak alanında uzman olan bir kişi değil aksine sıradan bir kullanıcının gözden kaçırabileceği ayrıntıları fark edebilecek düzeyde dikkatli ve deneyimli bir kullanıcı olup ürün hakkında önceden beri belli bir bilgi birikimi olan kimsedir. Bu sebeple bilgilenmiş kullanıcı olarak bu tür elbiselerin satıldığı mağazada çalışan satış elemanının ürünler üzerindeki bilgi seviyesinden bahsedilebilinir. Genel olarak giysi modelleri üzerinde tasarımcının kullanacağı kumaşın renginden, desenlerine, giysi üzerindeki işleme ve baskılardan, kemer-düğme-fermuar vb eklentilere, dikiş noktalarına, kesimlerine kadar pek çok farklı hususta oldukça geniş seçenek özgürlüğüne sahiptir.
Dava konusu giysilerin işlevini yerine getirecek ebat ve formlarda olması gerekliliği (insan vücut yapısına uygun olmak) hariç herhangi bir teknik zorunluluğun bu tür tasarımlar açısından var olmadığı ve seçenek özgürlüğünün tasarımcısının hayal gücü ile sınırlı olacak düzeyde geniş olduğu görülmektedir.
Ayrıca genel piyasa şartlarında tasarımcıların birbirlerinin tasarımlarından etkilenme durumu da söz konusudur. Tasarımcılar birbirlerinin tasarımlarından esinlenerek (ilham alarak) kendi tasarımlarında farklı görselliklere ulaşabilmektedirler. Bu sebeple, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ayırt edici niteliklerinin değerlendirilmesinde ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu göz önüne alınır.
Somut olaya dönüldüğünde; gerek tespit raporu gerekse yargılama safahatinde alınan raporda davalı ... firması tarafından piyasaya sunulan elbiselerdeki tasarımların davacı firmaya ait tescil no ... numaralı 02-02 locarno sınıfında tescilli ... tasarımları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer oldukları ve aralarındaki farkın bilinçli tüketicilerce anlaşılamayacağı, iltibasa neden olacağı, anlaşılmakla dava tarihi itibarı ile uygulanması gereken mevzuat kapsamında davalı eyleminin tescilli tasarıma tecavüz teşkil ettiği sonucuna ulaşılmıştır.
Maddi tazminat talebi yönünden;
Davacı vekili tazminat taleplerini 6769 sayılı SMK'nın 151/2-b uyarınca "b)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" a göre hesaplanmasını talep etmiştir.
Bilirkişi heyet raporundaki tespitlerde; Davalı taraf ticari defterleri üzerinden hesaplama yapılamamış olmakla tazminat taleplerinin sektörel değerlendirmeler de dikkate alınmak suretiyle TBK 50 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı sunulan bilirkişi raporları ve izahı yapılan mevzuat kapsamında değerlendirildiğinde; davacının TPMK nezdinde ...numaralı 02-02 locarno sınıfında tescilli ... tasarımlarının sahibi olduğu, davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürünlerin, davacı adına tescilli tasarım ile ayırt edilemeyecek derecede benzer ürünler olduğu anlaşılmakla davalının eyleminin tescilli tasarıma tecavüz teşkil ettiği sonucuna ulaşılmış bu kapsamda davacının tasarım tecavüzüne dayalı tazminat taleplerinin yerinde olduğuna kanaat getirilmiş, maddi tazminat talebi yönünden yapılan mali incelemedeki hesaplama göz önünde bulundurulmak suretiyle (esasen bu tür davalarda net zarar tespitinin mümkün olmaması, farazi hesaplamalar doğrudan hükme esas alınabilecek nitelikte olmaması, sektörel hesaplamada tespit edilen miktarın doğrudan hükme esas alınabilir nitelikte olmaması, davalıya ait 20 ye yakın satış noktasının bulunduğu ve sunulan kesim raporları dikkate alındığında BK 50. Maddesi gözetilerek değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmakla) tespit edilen tecavüze konu ürün adedi, sektörel uygulamalar davalının satış potansiyeli ve kesim faturaları bütün olarak değerlendirildiğinde hakkaniyet de gözetilerek BK 50. Maddesi gereği usulünce yapılan talep arttırım da dikkate alınarak (her ne kadar kesin süre verilmiş ise de 08/10/2020 tarihli celsenin 7 nolu ara kararında kesin süreye uymamanın sonuçlarının usulünce ihtar olunmadığı dikkate alınarak yapılan talep arttırım dilekçesi dikkate alınmış olup, ıslaha ilişkin davalının zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.) takdiren 18.625,00 TL üzerinden talebin kısmen kabule karar vermek gerekmiş, yine manevi tazminat yönünden manevi tazminatın yasal şartlarının oluştuğu anlaşılmakla eylemin ağırlığı tecavüze konu tasarım sayısı, hak ve nesafet gözetildiğinde talep edilen tazminat miktarının yerinde olduğuna kanaat getirilmekle takdiren 5.000,00 TL manevi tazminata hükmolunmak suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile; davalı tarafça piyasaya sunulan ürünlerin davacıya ait (TPMK nazdinde 02-02 locarno sınıfında, ... (2) no ile davacı adına tescilli "..." isimli) tasarıma tecavüz teşkil ettiğinin TESPİTİNE, DURDURULMASINA, ÖNLENMESİNE, ORTADAN KALDIRILMASINA,
-Bu kapsamda tescilli tasarım tecavüz teşkil eden taklit ürünlerin üretim ve satışının önlenmesine, davalı uhdesinde olmak kaydıyla el konularak yediemine tevdiine, karar kesinleştiğinde İMHASINA,
-İnfazda ... 1.Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporu ile 14/11/2018 tarihli heyet raporunun dikkate alınmasına, raporların hüküm eki sayılmasına,
2-Davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; takdiren 18.625,00 TL'nin 03/08/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Davacının manevi tazminat talebinin KABULÜ ile; 5.000,00 TL 'nin 03/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 1.613,82 TL karar harcından peşin yatırılan 31,40 TL + 551,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 582,40 TL 'nin mahsubu ile kalan 1.031,42 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsiline,
5-a)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen tescilli tasarıma tecavüz ve haksız rekabete ilişkin 5.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
b)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 5.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
c)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ret edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 5.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan: 4.150,00 TL bilirkişi ücreti, 243,30 TL posta gideri ve 1.300,00 TL talimat gideri, 687,70 TL tespit dosyası gideri olmak üzere toplam 6.381,00 TL'nin -ret ve kabule göre hesaplanan- 3.573,36 TL'si ve 582,40 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 4.155,76 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2021
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.