T.C.
İSTANBUL
2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/466
KARAR NO: 2019/142
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/10/2018
KARAR TARİHİ: 02/04/2019
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ve dahil olduğu şirketler grubunun Almanya'da 1962 yılından bu yana faaliyet gösteren ucuzluk marketi sektöründe mağazalar zinciri topluluğu olduğunu ve dünya çapında 20 ülkede, 10.000 adetten fazla süpermarket ile faaliyet gösterdiğini, ticari faaliyetleri kapsamında, ... unvanını ve markasını taşıyan süpermarketlerinde ürünleri yanında ... markasını taşıyan malları da piyasaya sunduğunu , ticaret unvanı olarak kullandığı ... markasını TPMK nezdinde... tescil numarası ile 10.06.2005 tarihinde, ... tescil numarası ile 20.05.2009 tarihinde, ... tescil numarası ile 21.03.2011 tarihinde, ... tescil numarası ile 15.10.2012 tarihinde, ... tescil numarası ile 19.03.2014 ve ... tescil numarası ile 14.01.2015 tarihinde tescil ettirdiğini, davalının müvekkilinin markasına benzer olan ve iltibas oluşturan ... markasını TPMK nezdinde 30.01.2018 tarihinde ... tescil numarası ile 29. ve 35. sınıflarda tescil ettirdiğini, davalının ... markası ile iltibas yaratan ... markasını ticaret faaliyetlerinde kullanmasının davalının haksız kazanç sağlamasına neden olacağını, ve müvekkilinin markasının halihazırda tüketici nezdinde yarattığı güven-kalite duygusunun sarsılmasına yol açarak markanın itibarının zarar görmesine neden olabileceğinden bahisle, davalı adına tescilli .... nolu ve ... ibareli markanın SMK'nın 25.maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin adresinin Edirne'de olduğunu bu nedenle yetkisizlik itirazlarının bulunduğunu, her ne kadar davacı tarafından müvekkilinin markası "......" şeklinde yazılmış ise de esasın müvekkilinin markasının "..." şeklinde olduğunu, bu hali ile müvekkilinin markasının görsel ve fonetik açıdan davacının markasından tamamıyla farklı olduğunu, kulakta ve gözde bıraktığı intiba bakımından da iltibasa yol açabilecek nitelikte olmadığını, müvekkilinin 12.01.1993 tarihinden bu yana "... Ltd. Şti." Unvanı ile ... ilinde kesintisiz olarak faaliyetini sürdürdüğünü, 2016 yılına kadar on yıl boyunca ... marka numarası ile tescilli "..." markasını kullandığını, bu markanın on yıllık tescil süresinin bitiminden itibaren dava konusu markanın tescili için kuruma müracaat ettiğini ve tescil ettirdiğini ve yıllarca da unvanından esinlenerek ürettiği ve tescil ettirdiği "..." ve "..." markalarını kullandığını, müvekkilinin markasının tescil aşamasında davacı tarafından yapılan itirazların Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından red edildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Dava, 6769 sayılı SMK hükümleri uyarınca açılmış marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talepli davadır.
6769 sayılı SMK'nun 156. maddesi bu kanunda öngörülen davalarda görevli ve yetkili mahkemenin tespitine ilişkindir. SMK 156/5 maddesi "üçünçü kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı sahibine aleyhine açılacak olan davalarda yetkili mahkeme davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir." hükmüne amirdir.
Yine 6100 sayılı HMK'nın 19/2 maddeside "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.." hükmü düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, davalının adresinin "..." olduğu, davanın markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine ilişkin olduğu, SMK 156/5 gereği yetkili mahkemenin davalı ikametgahı mahkemesi olduğu, davalı tarafça usule uygun olarak yetki itirazında bulunulduğu ve yetkili mahkemenin Edirne Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla davalının yetkiye yönelik itirazının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davalının yetki itirazının kabulü ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-Dosyanın talep halinde görevli ve yetkili EDİRNE NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-6100 sayılı HMK'nın 20. Maddesi uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesinden ya da kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yetkili mahkemece dikkate alınmasına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/04/2019
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır