T.C.
İSTANBUL
2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/115
KARAR NO: 2019/160
DAVA: Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Durdurulması, Sonuçlarının Ortadan Kaldırılması, Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 18/04/2019
KARAR TARİHİ: 26/04/2019
Mahkememizde görülmekte bulunan endüstriyel tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında 1995 yılında imzalanan sözleşme uyarınca davalının ürettiği ve satışa sunduğu "..." ve "..." markalı ürünlere ve türevlerine ait ambalajların tasarımları üzerindeki logo ve sloganların müvekkili tarafından tasarlandığını, tasarımların ve sloganların müvekkili tarafından tescil edilmediğini, 10 Ocak 2013 tarihinde müvekkilinin ticaret unvanının ... Şirketi iken ... olarak değiştiğini, müvekkili tarafından üretilen tasarımların ücreti karşılığında davalı tarafça 2014 yılı sonuna kadar kullanıldığını, hizmet kalitesinin haklı bir üne kavuştuğunu, tasarımlara konu ürünlerin aranan ve bilinen ürünler haline geldiğini, müvekkilinin tasarımların sahibi ve tasarımlarla ilgili her türlü fikri mülkiyet hakkının kendisine ait olduğunu, davalı şirketin 2015 yılında el değiştirdiğini, bu işlemden sonra davalı yanın müvekkiline ait tasarımları müvekkilinden izin almaksızın ve müvekkiline herhangi bir karşılık ödemeksizin, her yıl ürettiği ve satışa sunduğu milyonlarca ürünün ambalajı olarak kullanmaya devam ettiğini, bu durumun tespiti için ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını belirterek, müvekkilinin tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, dava konusu tescilsiz tasarımların gerçek hak sahibi olmayan bir kişi tarafından kamuya sunulduğundan müvekkilinin tasarım sahibi olarak tanınmasına, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, 10.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
18/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7155 sayılı Kanun "MADDE 20-13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“3.Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 5/A- (1)Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
(2)Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.”
MADDE 21- 6102 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 12- (1)Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.”
MADDE 26- (1)Bu Kanunun; a) 10, 20 ve 21 inci maddeleri 1/1/2019 tarihinde...yürürlüğe girer" şeklinde düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 4. Maddesine göre "(1)Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;.... d)Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." hükümlerine amirdir.
Tüm dosya kapsamı yukarıda izahı yapılan mevzuat kapsamında değerlendirildiğinde 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile eklenen 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesi uyarınca "bu Kanunun (TTK) 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı" olarak düzenlendiği, söz konusu düzenlemenin dava şartı olması nedeniyle uygulamasının zorunlu olduğu, aynı yasanın 23. maddesi ile 6325 sayılı kanuna eklenen 18/A maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculukta davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin tutanağın aslını ya da arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olup, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddine karar verileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceğinin düzenlendiği, söz konusu kanunun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği, davanın ise 18/04/2019 tarihinde açıldığı ve arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı, aynı yasanın 18/A-2 fıkrası son cümlesi uyarınca, arabulucuya başvurulmadan dava açılmadığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğinin düzenlendiği görülmekle, davacı tarafından açılan davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında kaldığı anlaşılmakla davanın tensiben usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
HÜKÜM : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davacının davasının "davadan önce zorunlu arabulucuğa gidilmemiş olması nedeniyle" dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca peşin yatırılan 1.878,53 TL'den karar harcı olan 44,40 TL'nin düşülmesine, kalanı 1.834,13 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren esas kararla birlikte 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. 26/04/2019
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır