T.C.
İSTANBUL
2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/15
KARAR NO: 2019/155
DAVA: Endüstriyel Tasarım Tecavüzünün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i
DAVA TARİHİ: 26/01/2017
KARAR TARİHİ: 25/04/2019
Mahkememizde görülmekte bulunan endüstriyel tasarım tecavüzünün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i talepli asıl dava ile endüstriyel tasarım hükümsüzlüğü talepli birleşen davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, "...” markasının sektöründe öncü bir firma olduğunu, tanınmış marka olduğunun TPMK tarafından kabul edildiğini, markanın Inovasyon ödülüne sahip olduğunu, yüze yakın marka ve tasarım tescili ile marka ve ürünlerinin koruma altına aldığını, davaya konu burgu peynirin 7 yıllık ve asgari 20.000.000 TL üzerinde yatırım harcaması ile uzun yıllar süren çalışmalar sonucunda yaratıldığını, markanın dünyada ilk kez bu şekilde bir peynir tasarlayarak piyasaya sunduğunu, söz konusu ürünün "...", "..." markaları ile Türkiye’de ve Dünya'da satışa sunulduğunu, TPMK'nın ..., ...,... nolu tasarım tescilleri ile halen korunduğunu, peynirin gelirinden fazla reklam harcaması yapıldığını, peynirin bilinir ve talep görür bir ürün haline gelmesi sonucunda pek çok firmanın söz konusu peynir tasarımını taklit ve haksız rekabet yollarına tevessül etmeye başladığını, davalı yanın birebir ürünü taklit ederek kıvrım peynir adı altında hem haksız rekabet yaratacak biçimde hem de malın tercih edilebilirliğini etkileyecek biçimde taklit ürün üretmeye başladığını, davalı yanın ürettiği ürünün marketlerde satıldığını, davalı yanın ürettiği ürünün tescilli ve ... ismi ile satışa arz edilen peynirin taklidi olduğunu, bilinçli bir tüketicinin markette reyonda yan yana muadil olarak satılan ürünler arasında herhangi bir ayrım gözetmeyeceğini, hazır yaratılmış piyasaya konmuş ürünü daha ucuza vererek müşteri kaybına sebep olduğunu, davalının bütün eylemlerinin haksız rekabet olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile; davalının davaya konu ürünlerinin piyasada bulundurmasının telafisi imkansız zararlara sebebiyet vereceğinden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının taklit ürünlerinin bulundukları yerlerden toplatılması ihracatının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, tecavüzün ve haksız rekabetin tedbiren durdurulmasını, davalı yanın tecavüze konu makinesinin kalıplarına ve üretim ve pazarlama araçlarının piyasadan toplatılmasını, davalı elindeki ve toplatılacak ürün, reklam ve üretim ürün ve araçlarına gümrük kapılarında tespit edilerek el konularak imhasını, davalı yanın haksız rekabeti ve tasarım tecavüzünün tespitini, men ve ref'ini ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin, uzun yıllardır peynircilik ve peynir ürünleri sektöründe faaliyet gösteren, sektörün en büyük işletmelerinden biri olduğunu, geleneksel lezzette peynirlerin modern teknolojiyle buluşurken, yerel özelliklerinin de korunduğunu, büyük işletme peynirciliğinin tekdüzelik riskinden kaçınıldığını, modern teknoloji ile kaliteli ürünler üretirken tüketicinin lezzet beklentisinin unutulmadığını, müvekkili şirketin dava konusu peynirlerin üretimini gerçekleştirdiği makinayı ...’ndan satın aldığını ve bu makine ile yine ...’na ait tescilli peynir tasarımlarını ürettiğini, müvekkili şirket ile ... arasında Tasarım Lisans Sözleşmesi bulunduğunu, TPMK kayıtlarından da anlaşılacağı üzere, ... nolu peynir tasarımlarının tescilli olduğunu, müvekkili şirketin tescilde yer aldığı şekilde üretim yapmakta olduğunu, tescilden farklı bir üretim söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin ürünlerini gizlemek, saklamak ya da mahkemeyi yanıltmak gibi bir amacı olmadığını, tescilli bir tasarım söz konusuyken, lisans sahibi müvekkili şirket tarafından meydana getirilen hiçbir kullanımın hukuka aykırı olarak değerlendirilemeyeceğini, tescilli tasarım üzerinde lisans sahibinin tasarımları kullanmasının önüne geçilmeye çalışılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın tasarımları ile müvekkilinin ürettiği ürün tasarımının hiçbir şekilde benzer olmadığını, bu durumun bilirkişi raporları ile de tespit edildiğini, müvekkiline ait ürün ile davacı ürününün tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, dosyadaki mevcut bilirkişi raporunun eksik ve hukuka aykırı tespitler içerdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı adına TPE nezdinde tescilli ..., ..., ..., ... nolu endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğünü, sicilden terkinini, dava süresince tasarımların 3.kişilere devrinin önlenmesini amacıyla tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizde açılan asıl davanın 554 sayılı KHK hükümleri uyarınca açılmış endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, talepli, birleşen davanın endüstriyel tasarım hükümsüzlüğü talepli dava olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 2018/573 esas sayılı dosyasının incelenmesinde, taraflarının dosyamız tarafları ile aynı dava konusunun yine endüstriyel tasarım tecavüzünün tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminata ilişkin olduğu, aralarında hukuki ve fiili irtibat olduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK.nun 166. maddesi uyarınca "(1)Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2)Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3)Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir." denilmektedir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkememizin iş bu dava dosyası ile yine Mahkememizin 2018/573 esas sayılı dosyası arasında fiili ve hukuki bağlantısının mevcut olduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini de etkileyeceği anlaşıldığından usul ve dava ekonomisi de gözönüne alınarak her iki dosyanın birleştirilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Mahkememizin işbu dava dosyası ile mahkememizin 2018/573 Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşılmakla davaların BİRLEŞTİRİLMESİNE, yargılamaya birleşen dosya üzerinden devam olunmasına, esasın bu şekilde kapatılmasına,
2-Esasımızın bu şekilde kapatılarak yargılamanın birleştirilen dosyamız üzerinden yürütülmesine,
3-Davalı birleşen dosya davacı vekilinin tedbire yönelik itirazlarının birleştirilen dosya üzerinden değerlendirilmesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, esas hükümle birlikte yasa yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/04/2019
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır