T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/88 Esas
KARAR NO: 2024/122
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/03/2023
KARAR TARİHİ: 25/04/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili şirketin tekstil sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, tekstil sektörünün Türkiye'deki en büyük temsilcilerinden birisi olduğunu, müvekkili şirketin günümüzde 11 şubesi bulunduğunu, Türkiye ve yurt dışında tescilli birçok markası bulunduğunu, davalının müvekkili şirket ile iltibas oluşturacak düzeyde bir markayı tescil ettirmesi nedeniyle bu davanın açıldığını, “....” ibaresinin müvekkili şirketin ticari unvanındaki asıl ve ayırt edici unsur olduğunu, söz konusu ticari unvanın Türkiye'de ilk olarak müvekkili şirket tarafından tescil ettirildiğini, davalının müvekkili şirketten sonra, müvekkili şirkete ait markalar ile iltibas oluşturacak şekilde marka tescilinde bulunduğunu, birçok farklı isim seçme hakkı varken 40 yıllık bir geçmişi olan müvekkili şirketin “...” markasını marka olarak tescil ettirdiğini, davalının söz konusu ticari unvan tescilinde kötüniyetli olduğunu, davalı adına tescilli ... başvuru numaralı markanın 3. kişilere devrinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı markasının tanınmış marka olmasına karşı markasıyla müvekkilinin markasının kavramsal, görsel ve işitsel olarak benzerliğinin bulunmaması nedeniyle açılan davanın reddinin gerektiğini, davacı markası ile müvekkilinin markasının kavramsal olarak birbirinden farklı olduğunu, markanın esas unsuru marka tescil belgesinde görüldüğü üzere ... ibaresi olduğunu, davacı markaları incelendiğinde ise markanın esas unsuru sürekli değişmekte olduğunu, ... ibaresi esas unsur olmadığını, davacı markası ile müvekkilinin markasında ... ibaresi bulunması salt benzerlik için yeterli bulunmadığını, müvekkili tarafından ... markasının kötü niyetle tescil edilmediğini, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyada taraflarca bildirilen tüm deliller toplanmış, TPMK kayıtları getirtilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılarak raporlar alınmıştır.
Mahkememizin 31/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; ... numaralı “...” ibareli markasının 6769 Sayılı SMK' nın 6/1 b maddesi uyarınca davacı adına tescilli; ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., tescilli markalar ile benzer algılanarak karıştırılma ihtimali ile iltibas meydana getirdi bu kapsamda tescilli olduğunu 25: koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler, ayak giysileri, ayakkabılar, terlikler, sandaletler baş giysileri, şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler, bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu, davalının karıştırılma nedeni ile iltbas nedeni ile ret konulu YİDK kararlarına rağmen yeni kombinasyonlarla ... ibaresinin ana unsur olarak yer aldığı dava konusu ... numaralı “..." ibareli marka başvurusu SMK m. 6/9 kapsamında kötü niyet arz etmekte olduğu ve SMK m. 6/9 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Uyuşmazlık; davalı adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne ilişkindir.
Markaların Hükümsüzlüğü SMK md. 25/1’ de “Hükümsüzlük Halleri ve Hükümsüzlük Talebi” başlığı altında düzenlenmiştir. SMK md 25/1 uyarınca; 5’ inci veya 6’ ıncı maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilecektir. Marka tescilinde mutlak ve nispi red sebepleri hükümsüzlük davasının yasal dayanağını oluşturmaktadır.
SMKmd. 6/1’ de; “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir şeklinde düzenlenmiştir.
SMK m. 6/9'da ise kötüniyetli yapılan marka başvurularının itiraz üzerine reddedileceği hususu düzenlenmiştir.
Marka sahibi, markası hangi sınıflarda tescil edilmişse markasının başkası tarafından kullanılmasını ve tescilini önleme yetkisi, o mal veya hizmetler ve onlarla benzer olan mal ve hizmetlerle sınırlıdır. Davacının korunduğu sınıflar ile davalının kullanımının aynı sınıflarda olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların sunmuş oldukları deliller ve ... tarihli bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde, somut olayda, hükümsüzlüğü talep edilen ...numaralı "..." ibareli marka tescilinin esaslı ve ayırt edici unsurunun marka kompozisyonu içerisinde büyük harf ve büyük punto ile ... ibaresi olduğu, anılan markanın davacı adına tescilli ve tanınmış ... markalarının çatı unsurunu marka kompozisyonu içerisinde ana unsur olarak barındırdığı, markanın davacı tescil kapsamındaki ... Sınıfta yer alan emtialar bakımından tescilli olduğu, taraf markalarının tescil kapsamının aynı olduğu, davalının "..." ibareli markasının davacı adına tescilli markalar ile benzer algılanılarak karıştırılma ihtimali ile iltibas yarattığı, bu doğrultuda SMK m. 6/1'de belirtilen şartların gerçekleştiği, ayrıca davalının dava konusu hükümsüzlüğü talep edilen marka başvurusu öncesinde de ... ibareli marka başvuruları gerçekleştirdiği, bu başvuruların davacı markası ile iltibas yaratacağı gerekçesiyle TPMK nezdinde reddolunduğu, davalının ... ibaresinin başkasına ait olduğunu bildiği, ancak buna rağmen davalının büyük puntolarla ... ibaresinin ana unsur olarak yer aldığı davaya konu başvuruyu gerçeklestirdiği, bu doğrultuda başvurunun dürüstlük kuralına aykırı olarak SMK m. 6/9 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, SMK m. 25 doğrultusunda davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile, davalı adına TPMK nezdinde tescilli ...başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğüne,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 427,60 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 179,90 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 247,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 179,90 TL Başvuru Harcı, 179,90 TL Peşin/Nisbi Harcı, 5.289,75 TL Bilirkişi, Tebligat,Posta ve Diğer Masraf ücretleri olmak üzere toplam 5.649,55 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesine göre karar kesinleştikten sonra istek halinde ve taraflar hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak taraflara İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/04/2024
Katip
Hakim