T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/154
KARAR NO: 2024/222
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 14/12/2022
KARAR TARİHİ: 17/09/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesi: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 15.02.2021 başvuru tarihli, 03.08.2021 tescil tarihli, ... tescil numaralı “...” ve 15.02.2021 başvuru tarihli, ... tescil tarihli,... tescil numaralı “...” adlı markaların sahibi olduğunu, bu markaların müvekkili adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olduğunu, ancak müvekkile ait markaların, davalı tarafça müvekkilden herhangi bir izin alınmadan ve müvekkilinin haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kullanıldığını ileri sürerek marka hakkına haksız tecavüz fiillerinin durdurulmasına, dava konusu...sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacının, müvekkili şirketi 25/11/2020 tarihinde kurduğunu ve tescil ettirdiğini, anılan şirketin ... ismiyle kadın giyim üzerine mağazacılık yaptığını, daha sonra davacının ortaklıktan çıkmak istediğini belirtip kendi hisselerini müvekkili davalıya devrettiğini, anılan devrin ... 24. Noterliği ... yevmiye ... tarihli pay devir sözleşmesiyle tüm paylarını aktif ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçlarıyla müvekkiline devrettiğini, bu devir sebebiyle toplamda davacıya 10.500 USD ödendiğini, devrin ... tarih ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde de yayınlandığını, müvekkil şirketin kurulduğu günden beri aynı adreste lafason tabelasıyla mağaza işlettiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller:
TPMK: Dava konusu markaların sicil kayıtları celp edilmiştir. Yapılan incelemede davalı adına ... tescil numaralı "..." ibareli ... Sınıfta tescilli markanın bulunduğu, davacı adına ise ... tescil numaralı "..." ibareli .... Ve ... Sınıflarda tescilli marka ile ... tescil numaralı " ..." ibareli markanın bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosyalar: ... 1. FSHHM'nin ...Esas sayılı dosyası ile mahkememizin ... D.iş sayılı dosyası dosya arasına celp edilmiştir. 1. FSHHM'nin dosyasının incelenmesinde; davacının mahkememiz dosyasında davalı olan Numon olduğu, davalının ise mahkememiz dosyasında davacı olan şirket olduğu, davanın marka hakkına tecavüz ve marka hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu, bu dosyada alınan bilirkişi raporunda davacının markasına tecavüzün bulunmadığı ve tazminat talep edemeyeceğinin kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 2022/131 D.iş sayılı dosyasında talep edenin mahkememiz dosyasında davalı olan Numon olduğu, karşı tarafın ise mahkememiz dosyasında davacı olan şirket olduğu anlaşılmıştır.
Birleştirme ve tefrik kararı: ... 1. FSHHM'nin ...esas sayılı dosyasının mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, ancak dosyanın fiziki olarak dosya arasına konulmaması nedeni ile bu dosya yönünden karar verilmediği anlaşılmakla birleşen dosyanın mahkememiz dosyasından tefrik edilerek mahkememizin 2024/154 esas sayılı sırasına kaydedilmiştir.
Bilirkişi Raporu: Mahkememizin 2022/256 esas sayılı dosyasında alınan 14/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Dava konusu olay incelendiğinde, davacının “...” markasını davacı tarafından tescil öncesi mağazasında bayan kıyafetlerinde kullandığı bu şekilde piyasa açısından maruf hale getirdiği, şirketin Davalı ve Davacı tarafından kuruluduğu 16.02.2021 tarihinde hisse devir sözleşmesi yapıldığı daha bu sözleşmeye 15.04.2021 tarihinde Ek prokol yapılmak suretiyle davalıya 5.500USD daha ödenmek suretiyle davacı şirketin ticari ünvanının kullanmayacağını taahhüt edildiği buna göre davalının ... markasını devir sözleşmesinden bir gün önce marka olarak tescil ettirdiği, şirket ünvanını kullanmayacağının devir bedeli haricinde ek bir bedel karşılığında almasına rağmen davalının iki adet ... marka tescili gerçekleştirdiği tüm bu eylemlerinde bilinçli olduğu anlaşıldığından nihai takdir tamamen Sayın mahkemeye ait olmak üzere, dava konusu olay değerlendirildiğinde davacıya ait dava konusu tescil ile davacıya ait ... tescil numaralı “...” ve 15.02.2021 başvuru tarihli, 24.08.2021 tescil tarihli, ... tescil numaralı “...” markalarla sözleşmeye aykırı hareket ettiği bu markaların varlığı sebebiyle davacı şirketin ticari alanının sınırlanacağını bilebilecek durumda olduğu tespit edilmekle yukarıdaki açıklamalar ışığında davalı tarafın dava konusu olay bazında dava konusu markaların tescili açısından “kötüniyetli” olduğu " kanaatini bildirmiştir.
... 1. FSHHM'nin ... esas sayılı dosyasında 16/06/2023 tarihinde alınan bilirkişi raporunda; "Davacı ve Davalı tarafın sosyal medya hesapları üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler doğrultusunda; sayfa tasarımları, sayfalarda yer alan giysi tasarımları ve sunum biçimleri karşılaştırmalı olarak değerlendirildiğinde; sunulan ürünlerin benzerliği, hedef kitlesi, sunuş biçimleri açısından nihai tüketici nezdinde ilişkilendirilme ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacı taraf hisse devri sözleşmesi ek protokolü ile şirketin markasını kullanmayacağını taahhüt etmesine rağmen hisselerini devretmeden sadece 1 gün öncesinde “...” Markasını tescil ettirdiği, asıl kullanımın davalı tarafa ait olmasından dolayı marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin var olmadığı ile bu nedenlere dayanarak tazminat talep edilemeyeceği" kanaati bildirilmiştir.
Dava konusu uyuşmalık; Dava konusu uyuşmazlığın; Davalı tarafın davacının marka hakkına vaki tecavüzü iddiasıyla tecavüzün durdurulması, önlenmesi, haksız rekabetin önlenmesi, davalı adına tescilde... sayılı markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini kapsamında açıldığı anlaşılmıştır.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; tarafların " ..." ismi ile kadın giyim üzerine davalı şirket nezdinde, şirket hissedarları olarak ticaret yaptıkları, davalının 16/02/2021 tarihli pay devir sözleşmesi ile tüm paylarını davacı şirket ortağına devrettiği, dosya arasına alınan delillerden şirketin ticaret unvanın lafason ibaresini de kapsadığı ve lafason ibaresi ile markanın tescil tarihinden önce faturalandırma yaptıkları, taraflar arasında yapılan şirket hisselerinin devrine ilişkin sözleşme ile daha sonra taraflar arasında yapılan ek protokol gereğince davalının ticaret unvanını kullanmayacağına ilişkin taahhüt verdiği, bu haliyle her ne kadar davacı adına tescilli markalar davalı adına tescilli markadan önce TPMK nezdinde tescil edilmiş ise de yapılan bu tescilin dosya kapsamında taraflar arasında imzalanan pay satış sözleşmesi, ek protokol ve tarafların davacı şirkette ortak oldukları dikkate alındığında kötü niyetli olduğu, mahkememizin 2022/256 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda dosyamız davacısı adına tescilli markalarının hükümsüzlüğüne karar verildiği, bu haliyle davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz niteliğinde olmadığı, ayrıca davalı markalarının hükümsüzlüğü şartlarının oluşmadığı, dosya kapsamında alınan hem 2022/256 esas sayılı dosyaya ilişkin rapor hem de işbu dosya üzerinden alınan rapor birlikte değerlendirildiğinde "la fason" ibaresi üzerinde davalının hak sahibi olduğu anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle;
1-Davanın tüm talepler yönünden ayrı ayrı REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL peşin harcın düşümü ile kalan 247,70 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Reddolunan tecavüzün tespiti davası yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Reddolunan haksız rekabet davası yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Reddolunan hükümsüzlük davası yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Reddolunan maddi tazminat davası yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 5.000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Reddolunan manevi tazminat davası yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 10.000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın, karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır