T.C.
İSTANBUL
2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/370
KARAR NO: 2024/182
DAVA: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/09/2020
KARAR TARİHİ: 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesi: Davacı vekili dava dilekçesinde; fazlaya ilişkin her türlü hakları ve fazlaya ilişkin her türlü talep, dava, şikayet ve itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla, TTK 'nın 52/1. maddesi uyarınca davalı şirketin ticaret unvanında dürüstlüğe aykırı bir biçimde müvekkili şirketin daha önce tescil ettirdiği "...” ibaresinin, işbu durum kendisine bildirildiği halde, kullanıldığının tespit edildiğini, davalı şirketin “...” ibaresinin ticaret unvanında kullanmasının yasaklanmasını ve ticaret sicilinden terkinini ve silinmesini talep ettiklerini, tecavüzün sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, “...” ibaresini kullandığı tanıtma araçlarından “...” ibaresinin silinmesini, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı şirketten alınarak müvekkili şirkete verilmesini, maddi tazminat olarak davalı şirketin elde etmesi mümkün görünen menfaatin karşılığı olarak HMK m. 107 uyarınca miktar ve değeri davanın açıldığı tarihte tam ve kesin olarak belirlenemeyen ancak mahkemece tam miktarı tayin ve tespit edilecek olan, bu sebeple dava tarihi itibariyle belirsiz olan “belirlenecek tutarlara göre taleplerini bilahare tamam, iblağ ve/veya hükümden sonra genel haciz yoluyla takip konusu tapmak suretiyle talep ve tahsil haklarımız saklı kalmak üzere" şimdilik davalının elde etmesi mümkün görünen 10.000,00 TL menfaat bedelinin tazminat olarak ihtarnamelerinin tebliğ tarihi olan 26/11/2019 tarihinden itibaren değişen oranlarla ticari temerrüt faizi ile müvekkili şirkete verilmesine karar verilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; 20.08.2019 tarihinde “...unvanı ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tescil edilerek kurulduğunu, iştigal alanının enerji sektörü olduğunu, müvekkili şirketin kurucu ortağının ... olduğunu, ayrıca hakim hissedarının da ...'da mukim ... unvanı şirket olduğunu, davacı şirket yetkilisi ...'in ise hem müvekkili şirketin eski iş ortağı ve danışmanı hem de dava dışı... ile birlikte çalışan ve hatta dava dışı ...'ın yetkilisi olduğu dava dışı şirket ....Aş.'nin bünyesinde de 2016-2017 yıllarında yönetim kurulu üyeliği yapmış olan bir kişi olduğunu, müvekkili şirketin hakim hissedarı olan ...'un ortaklarından ve aynı zamanda müvekkili şirket kurucu ortağı olan ... ile dava dışı ...'ın birbirini tanıyan ve ortak işler yürütmek üzere 2017 yılında ve devamında aralarında anlaşmalar yapan iki iş insanı olduklarını, ancak 2019 yılının ortalarından sonra dava dışı ...'ın tutarsız ve şüpheli davranışları sebebiyle iş ilişkisinin bozulduğunu, müvekkili şirketin hakim hissedarlarının da dahil olduğu iş ilişkilerinde müvekkili şirketin haklarına halel getiren eylemlerde bulunan kişilerin davacı şirket, davacı şirket yetkilisi ve davacı şirket gizli hissedarı olan dava dışı ... olduğunu, davacı şirketin yetkilisi olarak gözüken kişinin dahi sadece ... olmasının müvekkili şirketin arkasından planlanan olayların parçası olduğunu, huzurda görülen davanın tamamen kötü niyetle ikame edildiğini, müvekkili şirketin kuruluşundan önce “...' isminin müvekkili şirket tarafından kullanılacağının dava dışı ... ve davacı şirket tarafından çok önceden bilindiğini, ... isminin müvekkili şirket hissedarının oğlunun ismi olduğunu, davacı şirketin unvanının üçüncü şahıslar tarafından benzer varyasyonlar halinde yine ticaret unvanı olarak kullanılmasının engellenmesi gibi bir hakkının hukuken mevcut olmadığını, davacının zararı ispatlayamadığı gibi ortada zarar doğması için davacı şirketin hali hazırda faaliyetlerini gösteren bir durumun da olmadığını, davacı iddialarının mesnetsiz ve asılsız olması ve TTK m.52 gereği bir zarar doğmaması sebebiyle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Cevaba cevap: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın beyanlarının huzurdaki dava ile ilgisi bulunmadığını belirterek ve dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İkinci cevap: Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Görevsizlik kararı : ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda görevsizlik kararı verildiği ve görevsizlik kararı üzerine dosyanın yukarıda esas sayılı sırasına kayıt edilerek yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.
Deliller:
TPMK Kayıtları: ... adına kayıtlı ... sayılı marka başvurusu ile ilgili nihai kararının kesinleşmediği ve halen karara itiraz aşamasında olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
Gelir idaresi kayıtları: ... Gelir İdaresi Başkanlığınca; ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... hakkında yapılan otomasyon kayıtları tetkikinde 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin olarak verilen Kurumlar Vergisi beyannamesi gönderilmiş, dosya arasına alınmıştır.
Bilirkişi raporu: 30/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "Davalı şirket iddialarına göre ...'in yetkili olduğu firmalarla davacı firmanın aynı veya birbirine yakın adreslerde gözüktüğü ancak bu girift ilişkileri değerlendirme yetkisinin heyetimize ait olmadığı, ... markasının ve ticaret unvanının kötü niyetli olarak davalı şirket bu ünvanı ... markayı almadan evvel alındığı yönündeki davalı iddialarının takdirinin heyelimize ait olmadığı, bu yöndeki takdir hakkının mahkemenize ait olduğu, ilgili kayıtların, fiili delil ve belgelerin incelenmesine göre davacı firmanın ... ticaret unvanını ve markasını davalıdan önce aldığı, gerek davalı ve gerekse davacının Ticaret sicilleri nezdinde tescil, Türk Patent nezdinde başvuru tarihlerinden önce fiili olarak ... unvan ve markasıyla bir faaliyetlerinin tespit edilmediği, iki firmanın benzer alanlarda faaliyet gösterdiği, davacının ve davalının ticaret unvanları yanında ... markalarının, iki firmanın benzer alanda faaliyette bulunmaları ve basında halk nezdinde görsellikten çok çağrışım olarak bilinmelerinden karışıklık yaratabilecek nitelikte bir kullanımlarının söz konusu olup, TMK m. 55/1-4 "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" bağlamında haksız rekabet ve markalar yönünden ise SMK 'nın 6 ve 25 maddelerindeki aykırılık halinin söz konusu olduğu, TPMK nezdinde davalı şirketin ... markasının tescilinin de benzerlik nedeniyle kabul edilmediği, davacı şirketin davalı şirketten önce bir kullanımının, tescilinin olmasından davalı şirketin marka ve ticaret ünvanının davalı tarafından terkinini talep edebileceği tarafımızca tespit edilmiştir. Haksız rekabet ve marka ihlali karıştırılabilir mahiyette kullanılması halinde elbette mahkemece haklı olan taraf lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilebilir. Davalı ve davacı açısından maddi ve manevi tazminata hükmetme hususunda takdiri mahkemenize aittir. Ancak her iki şirketin kazançları bilinmediğinden ticari defter ve hesaplarına ulaşılamadığından bir tazminat hesabı yapılamamıştır." şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
04/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacının 16.04.2019 tarihinde kuruluşunun gerçekleştiği, kuruluşa ilişkin tescilin 22.04.2019 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yapıldığı, davalının 20.08.2019 tarihinde kuruluşunun gerçekleştiği, kuruluşa ilişkin tescilin 23.08.2019 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yapıldığı, davalının davacı şirketten daha sonraki bir tarihte şirket kuruluşunun yapıldığı, davalı dilekçelerinde belirtilen "tarafların ve dava dışı üçüncü kişilerin birbirini tanıdığı, aynı unvanla şirket kurulacağı bilgisine sahip olduğu" yönündeki beyanların değerlendirmesinin Sayın Mahkemeye ait olacağı, davacının SMK 151/2a ve 2b maddeleri uyarınca yoksun kalınan kazanç talebinin olduğu ancak her iki tarafın Gelir Tablosu verilerinden yoksun kalınan kazanç tespiti yapılamadığı, TBK 50. Madde uyarınca Yoksun Kalınan Kazanç takdirinin Sayın Mahkemeye ait olacağı" şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki dava ticaret unvanının terkini maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacı tarafa davalının davacı adına ticaret sicilinde tescilli unvanın davalı tarafça dürüstlüğe aykırı olarak kullanıldığını belirterek davalının ticaret unvanına tecavüzünün tespiti ile davalının ticaret unvanın terkinine, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; davacı şirketin 22/04/2019 tarihli sicil gazetesinde ...LTD. ŞTİ adıyla tescil edildiği, davacının ayrıca TPMK nezdinde ...tescil numaralı "... " ibareli marka için TPMK nezdinde başvuruda bulunduğu, yargılama sırasında markanın davacı adına tescil ve ilanının yapıldığı, davalı şirketin ise 20/08/2019 tarihli sicil gazetesinde ... ŞTİ olarak tescil edildiği, davacının dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanları dikkate alındığında davacının davasının ticaret unvanına tecavüz, ticaret unvanının terkini ile ticaret unvanının kullanılması nedeniyle davacının uğramış olduğu maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, her ne kadar ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize tevdi edilmiş ve yargılamaya devam edilmiş ise de; taraflar arasındaki uyuşmazlık dikkate alındığında uyuşmazlığın salt ticaret unvanının kullanılmasından kaynaklandığı, marka hakkına dayalı bir talebin bulunmadığı ayrıca hem davacı hem de davalı adına TPMK nezdinde ihtilafa konu edilen "..." ibaresini taşıyan bir markanın bulunmadığı, TPMK nezdinde davacı adına tescilli bulunan markanın "... " ibareli olduğu ve tescil işlemlerinin dav tarihinden sonra yapıldığı bu hali taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari iş niteliğinde olduğu, davacının taleplerinin de TTK 52 ve devamı maddeleri dayandığı anlaşılmakla TTK 5. Madde gereğince taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmeye görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kanaatine varıldığından görevsizlik kararı verilmesi gerekmekle Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna, ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesince daha önce görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle merci tayini hususunda ilgili BAM dairesine gönderilmek üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (emsal nitelikte Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/6189 esas 2014/12784 karar sayılı ilamında ilk derece mahkemesinde açılan görevsizlikle Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği ve bu mahkemece verilen kararın onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.)
HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle;
1-Davanın usulden reddine, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve kararın kesinleşmesinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde talep halinde dosyanın görevli ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3-Görevli ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesine tarafından daha önce görevsizlik kararı verildiğinden kararın istinaf edilmden kesinleşmesi halinde merci tayini hususunda İstanbul BAM ilgili dairesine resen gönderilmesine,
4-Sair hususların yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair Davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı iş bu kararın taraflara tebliğinden itibaren mahkememize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak sureti ile işleyecek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde 2 (iki) haftalık istinaf yolu ve süresi açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 02/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır