T.C.
İSTANBUL
2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/194
KARAR NO: 2024/183
DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/09/2022
KARAR TARİHİ: 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesi: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..'a ait “... markasının 65 yıldan fazla süredir eğitim hizmetleri konusunda dünya çapında ün kazanmış bir marka olduğunu, "..." un müvekkili şirketin kurucusu ...'un soyadı olduğunu, dünyanın çeşitli ülkelerinde şubelerinin bulunduğunu, ..., ..., ..., ... tescil numaraları ile TPMK nezdinde tescilli olduklarını, davalı ...'nin haksız ve hukuka aykırı şekilde şirketin ticaret unvanında asli unsur olarak ve müvekkilinin faaliyet alanı ile birebir aynı şekilde karşı yanın verdiği eğitim hizmetleri için kullanıldığını, "...,..., ..., ..., ..." hesaplarında markasal olarak kullanımların tespit edildiğini, ... 4. FSHHM'de delil tespiti yapıldığını, mahkeme tarafından atana bilirkişi eşliğinde karşı yanın iş yerine gidildiğini, davalıya ait internet sitesi ve sosyal medya hesaplarındaki tüm ihlal yaratan kullanımların tespit edildiğini, davalının bilirkişi raporuna itizarının bulunmadığını, böylelikle davalının rapordaki ihlal tespitlerini zımnen kabul etmiş sayılacağını, ... 4. FSHHM'nin 30.000 TL teminat karşılığında belirtilen URL'lere erişimin engellenmesi yönünde karar kurduğunu, karşı yanın iltibas oluşturacak şekildeki bu haksız ve izinsiz kullanımlarının, müvekkili şirketin marka haklarına tecavüz oluşturacak ve müvekkili aleyhine haksız rekabet yaratacak nitelikte olduğunu, bu kullanımların aynı zamanda karşı yanın müvekkiline ait tanınmış “...” markasının ün ve itibarından haksız fayda sağlanmasına ve müvekkilinin “...” markasının itibarının zedelenmesine ve dolayısı ile müvekkili açısından telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara yol açacak nitelikte olduğunu belirterek sair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkiline ait marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun ve davalının kötü niyetli olduğunun tespitine, davalının müvekkiline ait marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan fiillerinin durdurulmasına ve önlenmesine, dava dilekçesinde belirtilen URL'lere erişimin engellenmesine, davalıya ait"..." alan adının iptaline, müvekkiline ait tescili marka haklarına tecavüz teşkil etmesi ve haksız rekabet oluşturması sebebiyle, "..." ibaresinin davalıya ait ticaret unvanından terkinine ve bu amaçla ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, masrafı davalılardan alınmak suretiyle yargılama sonucunda Sayın Mahkeme'nin kesinleşen kararının ilgililere tebliğine, kamuya yayın yoluyla duyurulmasına ve bütün Türkiye'de neşredilen tirajı en yüksek ilk 3 gazeteden birinde bir kereye mahsus ilanına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi: Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı HMK gereğince davayı inkar ettiği anlaşılmıştır.
Deliller:
TPMK Kayıtları: Davacıya ait ... ve ... tescil numaralı "..." ibareli marka tescil dosyalarının tasdikli suretleri dosya arasına alınmıştır.
Değişik iş dosyası: ... 4. FSHHM'nin ... D.iş sayılı dosyası fiziken dosya arasına alınmıştır.
Bilirkişi raporu: Bilirkişi raporunda; "Somut olayda her iki taraf da aynı / benzer sınıflarda faaliyet göstermekte olup her iki tarafın da hitap ettiği halk özel bilgi seviyesine sahip uzman tüketici kitlesi değildir. Karıştırma ihtimalinde söz konusu işaretler arasında benzerlik seviyesi, mal veya hizmetler arasındaki benzerlik seviyesi ve ayrıca önceki markanın tanınmışlık ve ayırt edici niteliğinin seviyesi önemli olup bu bakımdan SMK m. 7/2-b kapsamında karıştırma ihtimaline dair değerlendirme bakımından, davacı markası ile yüksek benzerlik taşıyan davalı fiili kullanımlarının, davacı markasının tescilli olduğu ve davacının faaliyette olduğu hizmetlerde kullanılıyor olması sonucunda, söz konusu hizmetlerin hitap ettiği ortalama seviyedeki tüketiciler nezdinde ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali yaratacağı ve bu kapsamda davalı kullanımlarının, davacı marka hakkına tecavüz oluşturduğu, davalının dürüstlük kurallarına aykırı şekilde ticaret unvanını işlev ve amacı dışında markasal kullanımlarının haksız rekabet kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ticaret unvanı yönünden tarafların aynı hizmet sektöründe faaliyet gösterdiği, davacı firmanın bir çok ülkede faaliyeti olan eğitim - öğretim alanında belirli tanınmışlığa ulaşmış, marka ve ticaret unvanı aynı olan ve markasının faaliyet alanı kapsamında tüketici de garanti değeri yaratan bir marka olduğu anlaşılmakla, davalının dürüstlük kurallarına aykırı ticaret unvanını işlev ve amacı dışında kullanması da dikkate alındığında, aynı sektörde faaliyet gösteren davacı ve davalı firmaların ticaret unvanlarının, davacı tescilli markaları da dikkate alındığında tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği ve haksız rekabet yaratacağı" şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki dava davalının eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespiti, tecavüz eylemlerinin durdurulması önlenlenmesi erişimi engellenmesi ile davalının ticaret unvanında yer alan Kumon ibaresinin terkinine ilişkindir. Davacı taraf kumon ibaresinin TPMK nezdinde davacı adına tescilli olduğunu davalının hem ticaret unvanında hemde internet üzerinden alan adında kumon ibaresini kullandığını belirterek davanın kabulünü savunmuştur. Davalı ise davanın inkarını savunmuştur.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; TPMK nezdinde davacı adına ... tescil numaralı "..." ibareli marka ile ... tescil numaralı ..., ... tescil numaralı "..." ibareli markaların bulunduğu ... 4. FSHHM'nin ... D.İş sayılı dosyasında davalının "..." isimli alan adı ile sosyal medya hesaplarında "..." ibaresini kullandığını ayrıca dosya arasına alınan ticaret sicil kayıtlarına göre davalının ticaret unvanının "...TİC LTD.ŞTİ." şeklinde olduğu, dosya kapsamında alınan marka tescil kayıtları göz öne alındığında "..." ibaresi üzerinde davacının tescile dayalı hak sahipliğinin bulunduğu, davacı markası ile davalı kullanımlarının esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, davacı markalarının tescilli olduğu 41. Sınıftaki hizmetler ile davalının iştigal alanı dikkate alındığında sunulan hizmetler arasında benzerlik olduğu, bu haliyle davalının eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir.
Haksız rekabet yönünden yapılan incelemede ise yerleşik Yargıtay İçtihatları doğrultusunda kümülatif koruma ilkesi dikkate alınarak haksız rekabet yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Ticaret unvanının terkini talebi bakımından yapılan incelemede davalının ticaret unvanında davacı adına tescilli markayı esas unsur olarak kullanıldığı, davacı ile davalının benzer alanlarda faaliyet gösterdiği ve bu durumun iltibas ve karışıklığa neden olduğu anlaşılmakla davalının ticaret unvanında yer alan "..." ibaresinin terkinine karar vermek gerekmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda açılan davanın kısmen kabulü ile davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, haksız rekabete dayalı davanın reddine ve ticaret unvanının terkinine, haksız eylem niteliğindeki internet sitelerinde yer alan paylaşımlara erişim engellenmesine ve hükmün ilanına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle;
1-Davanın kısmen kabul - kısmen reddine,
2-Davacı tarafından markaya tecavüz iddiası bakımından açılan davanın kabulü ile; davalının eylemlerinin davacı markasına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,
3- Markaya tecavüz niteliğinde olduğu tespit edilen ve bilirkişi raporunda belirtilen
"....
...
...
...
...
..." ibareli URL adreslerine erişimin engellenmesine, "..." isimli alan adının ise iptaline,
4-Davalının ticaret unvanında yer alan "..." ibaresinin sicilden terkinine,
5-Hüküm özetinin karar kesinleştiğinde masrafı davalıya ait olmak üzere bir defaya mahsus Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına,
6-Davacı tarafça davalı aleyhine açılan haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi bakımından açılan davanın reddine
7-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 80,70 TL peşin harcın düşümü ile kalan 346,90 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
8-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL peşin harç + 80,70 TL başvuru harcı+ 12.000 TL bilirkişi ücreti+ 681 TL posta/ müzekkere gideri olmak üzere toplam 12.842,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Reddolunan kısım bakımından davalının vekili bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
11-Davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
12-Davalı tarafından yatırılan gider avansı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
13-4. FSHHM'nin ...D.iş sayılı dosyasında yapılan; 133,00 TL peşin harç+ 80,70 TL başvuru harcı+ 3.500,00 TL bilirkişi ücreti+ 61,50 TL posta giderleri olmak üzere toplam 3.775,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸