T.C.
İSTANBUL
2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/86
KARAR NO: 2024/1
DAVA: Marka (Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 30/05/2014
KARAR TARİHİ: 09/01/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesi: Davacı vekilinin mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nin bilgi teknolojileri konusunda, her türlü bilgisayar programları yazılımları ve bu programlarla ilgili her türlü danışmanlık, eğitim, organizasyon ve müşavirlik hizmetlerinde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkilinin iştigal konusu ile ilgili olarak hazırlamış olduğu bazı projelerde kullanılmak üzere ... tarih ve ... sayı ile “...” markasını adına tescil ettirdiğini, müvekkilinin “...” markası, yine müvekkili tarafından yaratılan bir proje kapsamında ....'e sunulup ve... tarafından kabul edilerek, ... sayılı projenin başarı ile tamamlandığının müvekkiline iletildiğni, söz konusu projenin aynı zamanda müvekkilinni ... Sayılı Patent Başvurusunun konusu olan buluşu da oluşturduğunu, müvekkilinin yukarıda açıklanan buluş ve markalarını da kapsayan projesi ile ilgili olarak çok sayıda kuruluş, özellikle de bankalar ile görüşmeye ve teklif sunmaya başladığını ancak bu sırada davalı tarafın haksız kullanımları ile karşılaştığını, davalının haksız kullanımlarını tespit edebilmek amacıyla ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosya ile davalının “....” web sitesinde delil tespiti işlemi yaptırıldığını ve bilirkişi raporu ile haksız kullanımların tespit edildiğini, davalı tarafın, müvekkilinin projesi ile birebir aynı bir uygulamayı “...” markası ile bilgisayar, cep telefonu, tablet vs. gibi cihazlar üzerinden kullanılmak üzere yazılım/program olarak müşterilerine sunduğunu ve bu şekilde müvekkilinin tescilli marka haklarına açıkça tecavüz ettiğini, karşı taraf fiilleri nedeniyle müvekkilinin her geçen gün zarara uğradığını, ileride kazanılacak olası stratejik ortaklarını da yitirme tehlikesi içerisinde bulunduğunu belirterek davalının, müvekkili şirketin “...” markasına karşı gerçekleştirdiği marka hakkına vaki tecavüzün tespitine ve kötü niyetli eylemlerinin haksız rekabet niteliğinde olduğunun Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ve devamı maddeleri gereğince ve 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname gereğince tespiti ile saptanan marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin önlenip durdurulmasına, yasaklanmasına, kaldırılmasına, tecavüz teşkil eden her türlü reklam ve tanıtım faaliyetlerinin durdurulmasına, davacı müvekkilinin marka hakkına, davalı yanın tecavüzü nedeniyle uğradığı zararın giderilmesi için, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, alacak belirsiz olduğundan şimdilik 10.,000-TL maddi ve 5,000-TL manevi olmak üzere toplam 15.000-TL'lik tazminatın 556 Sayılı KHK'nin ilgili maddeleri ve Türk Ticaret Kanunu'nun 56. Maddesi uyarınca hesap edilmek suretiyle tespiti ile maddi ve manevi tazminatın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin işlendiği tarihten itibaren T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, masrafı davalıdan alınmak üzere; davalı aleyhine verilecek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete ilişkin kararın yurt sathında tirajı en yüksek gazetenin Türkiye ve yurt dışı baskılarında 15 gün arayla ikişer defa 556 Sayılı KHK'nin 72. maddesi ile TTK'nun 59. maddesi uyarınca ilanına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi: Davalı vekilinin mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; ... 1. FSHHM'nin ...D.iş sayılı dosyasından yapılan tespit sonucunda hazırlanan tespit raporunun huzurdaki davada delil olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacının ... numaralı patent başvurusunun işbu davanın konusu olmadığını, bahsolunan buluş her ne ise huzurdaki davada değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili bankanın, bankacılık sektöründe yer aldığı ve sektöründe öncü kurumlar arasında yer aldığını, davacının ise, bankacılık sektörü dışında “bilgisayar programları yazılımları” sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacının tescilli markası ... sınıflar dahil mal ve hizmetlerde kullanılmakta iken, müvekkili bankanın dava konusu işareti ... sınıfta dahil hizmetlerde kullandığını, müvekkilinin ... ve garanti ... markaları için marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin davacının marka hakkında tecavüz ettiği iddialarını kabul etmediklerini bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf ilamı ve yargılama safahatı : ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, davalının istinaf başvurusu üzerine İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesi'nin 2020/240 esas 2021/155 Karar sayılı ilamıyla " Davacı adına .... Sınıflarda tescilli marka bulunduğu ve davacının tescilli markasına davalının tecavüz ettiği iddiası ile davanın açıldığı, Mahkemece, davalı kullanımının markaya tecavüz kapsamında değerlendirildiği, Davalı tarafın ... Sınıfta marka başvurusunun bulunduğu ve davaların devam ettiği ve bu nedenle davaların bekletici mesele yapılmasının talep edildiği, davacı tarafça da süregelen davaların ... Sınıflara ait olmaması nedeniyle bekletici mesele yapılması gerektirir bir hususun bulunmadığını ilişkin savunması bulunduğu, ancak Dairemizce yapılan incelemede, Mahkemece ... Sınıfta yer alan hizmetler ile... Sınıfta yer alan hizmetlerin benzer olup olmadığı, her iki sınıftaki kullanımların benzer olup olmadığı noktasında dosya içerisinde hüküm kurmaya elverişli yeterli bilirkişi raporu alınmadığı, sınıf farklılığı bulunmasına rağmen yapılan incelemede dava konusu hizmetlerin benzer olduğunun belirlendiği ancak konunun teknik olması nedeniyle kesin kanaate varılamadığı, markalar arasındaki benzerliğin belirtilen hizmetler bakımından ilgili tüketici kesimi nezdinde marka sahipleri arasında idari veya iktisadi anlamda bir bağlılığın bulunduğu yönünde bir izlenim oluşabileceği diğer bir deyişle, sayılan hizmetler bakımından davalı marka başvurusu ile ... sayılı ve ...” ibareli marka arasında bağlantı bulunabileceği, bunun tespiti yönünde dosya arasında yeterli bilirkişi raporu bulunmadığı, uzmanlık gerektiren alanlarda bilirkişi raporunun alınması gerektiği, her iki sınıfın ortak kullanım alanlarının tespit edilmesi halinde, davalının marka başvurusuna ilişkin açmış olduğu dava sonuçlarının beklenilmesi gerektiği, Davacı ve davalı her ne kadar sektörlerinin farklı olduğu, farklı alanlarda faaliyet gösterdikleri iddiasında ise de, incelenen dosya kapsamında sınıfların benzer sektördeki faaliyetleri kapsadığı, davalı tarafından müşterilere sunulan hizmetin finansal bir çözümden ibaret olup olmadığının bu noktada tespitinin yapılması gerektiği, bu nedenle öncelikle davalının açmış olduğu davaların sınıf kapsamının araştırılarak, taraf markalarının kapsadıkları mal/hizmet sınıflarının ilk etapta benzer gibi görünse de farklı işlevleri olması ve farklı alıcı kitlesine hitap etmeleri nedeniyle birbirinden ayrıldığı sonuca varılacak olması halinde dava konusu kullanımların davalının .... kullanımının içerisinde kalıp kalmadığı, kalmıyor ise .... sınıflardaki kullanıma tecavüz oluşturup oluşturmadığı yönünde tartışmanın yapılması gerektiği ayrıca Mahkemece kök ve ek raporalar arasında tazminat miktarları açısından farklılık bulunmakta olup, kök rapora dayanma nedenlerinin gerekçeli kararda açıklanmadığı, Mahkemece, davaya konu "...' ibaresinin markasal kullanılıp kullanılmadığı, kullanılıyorsa somutlaştırılarak ne şekilde olduğu, kullanımın davacıların markasının tescil sınıfı içerisinde kalıp kalmadığı, davacı markalarının tescil sınıflarında kullanılıp kullanılmadığı, hangi mal ve hizmet sınıfında kullanıldığı ve kullanılıyorsa devam eden davalar sonuçlanınca davalının marka hakkı sahibi olup olmadığının belirlenmesi yapıldıktan sonra yine bu markanın kapsadığı mal ve hizmetler içinde ... sınıflarda alt grup hizmetin bulunup bulunmadığının araştırılmasından sonra 556 sayılı KHK'nın 8. maddesi kapsamında inceleme yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken ve bu kullanımın aynı zamanda devam eden davalı adına tescili yapılmış veya yapılacak olan ... Sınıftaki kullanımı kapsayıp kapsamadığının da rapor alınarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi, dava sonuçlarının beklenmemesi, sınıflar arasındaki ayrımın tartışılmaması ve tazminat miktarının ne şekilde tespitinin yapıldığının gerekçesi yazılmadan, tartışılmadan ve delil olarak sunulan hususlar irdelenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemizin kararında işaret edilen hususlarda yargılamaya devam edilerek, yukarıda yer verilen eksiklikler konusunda da ayrıntılı rapor alınarak ve taraf iddia ve delilleri değerlendirilerek karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir." denilerek dosyanın yerel mahkemeye iadesine karar verilmiş, kaldırma ilamı ile birlikte hükmü veren mahkemenin faaliyetinin durdurulması nedeniyle HSK kararı gereğince dosyanın mahkememizin yukarıda esas numarasına tevzi edilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Deliller:
TPMK: ... Şirketi adma ... sayıyla tescilli markaya ilişkin, kullandığı ürün ve hizmet listesini ve tescil belgesindeki bilgilerin aynısını içerir onaylı renkli sicil kaydı dosya arasına alınmıştır.
... nolu patent başvurusuna ait işlem dosyasının onaylı bir örneği dosya arasına alınmıştır.
... Bankası Anonim Şirketi adına kayıtlı ... ve ... kod numaralı marka başvurularına ilişkin, işlem dosyalarının içeriğini teşkil eden belge ve muhteviyatlarını gösteren dosya suretleri dosya arasına alınmıştır.
... Bankası: ... bankasının "..." uygulamasının kullanımına ilişkin kayıt ve belgeleri dosya arasına alınmıştır.
Bilirkişi raporu: Bilirkişi 06/04/2015 tarihli raporunda; "Davacı ve davalının ... uygulamalarının benzer alanlarda faaliyet gösterdiği, ancak hizmeti sunuş yöntemlerinin farklı olduğu, Davalı Banka'nın uygulamasının ödeme işlemleri yapılmasına imkan sağlamasının yanısıra, sadakat kartları ve hatta sahip olunan ehliyetin sisteme tanıtılması ve gerektiğinde kullanımı yönleriyle davacı şirketin uygulamasından farklılaştığı, bu durumun ise davalı Banka'nın uygulamasının finansal ve parasal hizmetlerin dışında da kullanılabileceğini ortaya koyduğu, haliyle davalı Banka'nın uygulamasının, sadece tescilini talep ettiği ... sınıfın koruma alanı ile sınırlı kalmadığı, tarafların her iki uygulamasının da bir yazılım olduğu, davacı Şirketin uygulamasının yazılım hizmeti konusunda tescilli alup, koruma altında olduğu, davalı bankanın http://... sitesinde, igaranti mobil uygulaması içerisinde sunulan ... uygulamasının ... ve ... uygulamaları için,...ve ... indirme bağlantıları verildiği, son kullanıcıların ... ve ... sitelerinde ilgili bağlantılara tıklayarak mobil uygulamayı mobil cihazlarına indirip kurduklarının, ilgili sitelerdeki indirme sayılarından ve kullanıcı yorumlarından anlaşıldığı, bu yönüyle davalı bankanın ... uygulamasının “bilgisayar sistem tasarımı, optik kayıt taşıyıcılar, manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar” kapsamına girdiği ve haliyle davacının koruması kapsamındaki sınıflara da yayıldığı, TPE Markalar Dairesi Saşkanlığı'nın ... tarihli yazısında, itiraza gerekçe gösterilen “..." markasının “iltibas oluşturacak düzeyde benzer olduğunu” sonucuna varıldığı, bu bağlamda, markaların iltibas oluşturacak düzeyde benzer olduğunun TPE yazısı ile de teyit edildiği, sonuç olarak; her iki uygulamanın temelde ödeme hizmeti sunan iki farklı yazılımsal sistem olduğu, aralarındaki tek farkın ödeme hizmetinin sunumundaki yöntem farkından ibaret kaldığı, dolayısı ile her iki uygulamanın da aynı kapsam içerisinde değerlendirilebileceği" sonuç ve kanaatini bildirmiştir.
16/02/2016 tarihli Ek raporunda; "Davalının, davacının markasını haksız kullandığı sonucuna varılması halinde 556 sayılı MarkKHK 66/2-b uyarınca davalının, markayı kullanmak yoluyla 102.989,01 TL kazarıç elde etmiş olduğu" sonuç ve kanaatini bildirmiştir.
08/06/2016 tarihli ikinci Ek raporunda; "Davalının, davacının markasını haksız kullandığı sonucuna varılması halinde 556 sayılı MarkKHK 66/2-b uyarınca davalının, markayı kullanmak yoluyla;
a) Dava konusu markanın davalı şirket bünyesindeki diğer işlemler ile ilgili davalıya katkısının eşitlik ilkesi esasına göre hesaplanması halinde davacının yoksun kalınan kazancının 98.237,95 TL olduğu,
b)Davacının yoksun kalınan kazancını davalının yapmış olduğu işlem sayısı esasına göre hesaplanması halinde 76.367,29 TL olduğu,
c)Davacının yoksun kalınan kazancını yukarıda hesaplanan her iki yönteme göre hesaplanan değerlerin artalaması yöntemine göre hesaplanması halinde ise 87.302,62 TL olduğu" sonuç ve kanaatini bildirmiştir.
28/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda; "Taraflarca kullanılan “...” ve “...” ibarelerin görsel, işitsel, kavramsal anlamda ayniyete varacak düzeyde benzediği; tarafların sunduğu hizmetlerin birebir örtüştüğü, ilgili ortalama tüketici kesimince işletmeler arasında bağ olduğunun düşünülebileceği dolayısıyla karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu, davacının "..." ibareli markasına yönelik kullanımlarının ciddi ve pazar payı yaratacak biçimde markasal mahiyet taşıdığı, davacının "..." ibareli markasına yönelik kullanımlarının tescilli olduğu ...sınıfa uygun olduğu, tescil sınıfı kapsamında kullanıldığı, davalı bankanın “...” ibaresi ile “...” uygulaması/yazılımı üzerinden sunduğu hizmetin davacının markasının tescilli olduğu ... sınıftaki "Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar" emtialarında ve ... sınıfta “Bilgisayar hizmetleri; bilgisayar programlama, bilgisayar sistem tasarımı, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, kapsamında olduğu, davalı bankanın “...” ibaresi ile sunduğu hizmetin markalarını tescil ettirdiği ... Sınıftaki finansal ve parasal hizmetlerin dışına, davacının markasının tescilli oluğu ... sınıftaki mal ve hizmetlere taştığı, davalının tescilli markaları bakımından sunulan hizmetin niteliği göz önünde bulundurulduğunda ... Sınıftaki finansal hizmetlere yönelik tescilin yetersiz kaldığı, tarafların sunduğu hizmetlerin birebir örtüştüğü, davalı kullanımlarının davacının markasına yönelik marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet mahiyeti taşıdığı" sonuç ve kanaatlerini bildirmiştir.
Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki uyuşmazlık TPMK nezdinde davacı adına tescilli bulunan "..." ibareli markaya tecavüzün tespiti, haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak ele alındığında; TPMK nezdinde ... tescil numaralı "..." ibareli markanın davacı şirket adına tescilli olduğu, davalı adına ...tescil numaralı "..." ve ... tescil numaralı "garanti ..." ibareli markaların bulunduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda tarafların markalarının ... Sınıflarda tescilli olduğu, davalı adına tescilli bulunan markaların TPMK tarafından verilen tescil kararına istinaden YİDK kararının iptaline ilişkin yargıtaydan da geçerek kesinleşen ilam doğrultusunda yalnızca ... Sınıfta tescil edildiği, bu haliyle davalının ilgili markaları yalnızca ... Sınıfta belirtilen hizmetler yönünden kullanmasının marka hakkının korunması kapsamında kalacağı, dosya kapsamında alının bilirkişi raporunda davalının kullanımlarının davacı adına tescilli markaya tecavüz niteliğinde olduğunun tespit edildiği, ayrıca bu kullanımların haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine dair karar vermek gerekmiştir.
Tespit davası bakımından; davalının adına tescilli olan markaları Yargıtay aşamasından geçerek kesinleşen karar neticesinde tescilli olduğu ... Sınıf dışında ...Sınıflarda kullandığı, bu hususun bilirkişi raporu ile tespit edildiği anlaşılmakla İstinaf ilamı doğrultusunda davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir.
Maddi tazminat davası yönünden; istinaf ilamı öncesi alınan bilirkişi raporunda hesaplanan 98.237,95 TL tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu, davacının bu miktar üzerinden davasını ıslah ettiği anlaşılmakla maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. İstinaf ilamı doğrultusunda raporlar değerlendirildiğinde 19/02/2016 tarihli raporda maddi zararın 102.989,01 TL olarak hesaplandığı, 15/06/2016 tarihli ikinci ek raporda seçenekli olarak eşitlik ilkesi, işlem sayısı esası ve ortalama üzerinden hesaplama yapıldığı, mahkememizin ilk kararında eşitlik ilkesi göz önüne alınarak ek raporda tespit edilen ve ıslah edilen miktar üzerinden hüküm kurulmasına karar verilmiş ise de 15/06/2016 tarihli bilirkişi ek raporunda tarafların iddia ve savunmaları dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, 19/02/2016 tarihli rapor ile 15/06/2016 tarihli rapor arasındaki farkın maddi hatadan kaynaklandığı, dava niteliği ve tarafların kullanımları göz önüne alındığında eşitlik ilkesine göre karar verilmesinin daha uygun olacağı kanaatine varılmakla maddi tazminat talebi yönünden 15/06/2016 tarihli rapor dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Manevi tazminat davası yönünden ise; davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu sabit olup, marka hakkının kullanılması nedeniyle davalının manevi olarak zarara uğradığı anlaşılmakla hak ve nesafet kuralları gereğince davacı tarafça istenen manevi tazminat miktarının dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminat davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile TPMK nezdinde davacı adına tescilli bulunan ... tescil numaralı "..." ibareli markaya karşı davalının eylemlerinin markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile tecavüz eylemlerinin önlenmesine, durdurulmasına, kaldırılmasına buna ilişkin her türlü reklam ve tanıtım faaliyetlerinin kaldırılmasına,
2-Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile hesaplanan 98.237,95 TL maddi tazminatın 04/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile beraber davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminat davasının kabulü ile 5.000,00 TL maddi tazminatın 04/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile beraber davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Kararın kesinleşmesi durumunda hüküm özetini Türkiye çapında yayın yapan trajı yüksek 3 gazeteden birinin ilanına,
5-Alınması gereken 7.052,18 TL karar ve ilam harcından, yatırılan 256,20 TL peşin harç ve 1.507,54 TL ıslah harcının düşümü ile kalan 5.738,44 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan 256,20 TL peşin harç+ 1507,54 TL ıslah harcı+ 25,20 başvuru harcı+6.850,00 TL bilirkişi ücreti+ 587,25 TL posta masrafları olmak üzere toplam 9.226,19 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Markaya tecavüz davası yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Haksız rekabet davası yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Maddi tazminat davası yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Manevi tazminat davası yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-1. FSHHM'nin ... D.iş sayılı dosyasında yapılan 41,50 TL peşin harç+ 25,20 TL başvuru harcı+ 300 TL bilirkişi ücreti+ 30 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 396,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-Taraflarca yatırılan yargılama giderlerinden kalan kısmın, karar kesinleştiğinde talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır