T.C.
İSTANBUL
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/227 Esas
KARAR NO : 2025/301
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/11/2018
KARAR TARİHİ : 04/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, "İxora" isimli markanın 20.11.2014 tarihinde ... no’lu marka sınıfları için müvekkili davacı adına tescil edilerek koruma altına alındığını, “...” isimli markanın 16.06.2017 tarihinde ...no’lu marka sınıfları için davalı adına tescil edilerek koruma altına alındığını, müvekkili şirket tarafından 12.10.2017 tarihinde marka yayına itiraz edildiğini, ... no’lu markaya itiraz edildiğini, itiraz gerekçesi olarak da tescil edilmiş marka ile aynı veya benzerliği olduğunun ileri sürüldüğünü, 13.03.2018 tarihinde marka kullanım ispatı sunma formu ile müvekkili şirkete ait Fatura, Sevk İrsaliyesi ve diğer delillerin sunulduğunu, 30.03.2018 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu Markalar Dairesi Başkanlığı ... sayılı kararı ile yapılan inceleme sonucunda itiraza mesnet marka kapsamında yer alan mallar bakımından kullanım ispatına ilişkin yeterli delil sunulmadığı ve itiraza mesnet başka bir marka bulunmadığı için itiraz gerekçesi yerinde bulunmadığından itirazın reddedildiğini, 1.05.2018 tarihinde Marka Yayınına itirazın Yeniden İncelenmesi ve Değerlendirilmesi Formu ile yeniden itiraz edildiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 23.07.2018 tarihli kararından özetle; “...TİC. LTD. ŞTİ. tarafından yapılan itirazda: 6769 s. SMK’nın 6/1 maddesi kapsamındaki itiraza dayanak olarak 2001 14653 sayılı markanın gösterildiği söz konusu itirazın itiraz gerekçesi ...sayılı markanın kullanımının ispatlanamamış olması gerekçesiyle Markalar Dairesi Başkanlığı’nın ... tarih ve ... sayılı kararı ile reddedildiği tespit edilmiştir. Markalar Dairesi Başkanlığı’nın söz konusu kararına karşı, anılan müteriz firma tarafından ...tarih ve ... sayılın dilekçeyle itiraz edilmiştir. İtiraz, başvurunun bu defa ... sayılı “...” ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle reddedilmesi talebini içerdiğini, yapılan incelemede, itiraza gerekçe olarak gösterilen ... sayılı “...” ibareli markaların Markalar Dairesi Başkanlığı nezninde yapılan yayına itiraz aşamasında ileri sürülmeyip ilk kez kurul nezninde yapılan karara itiraz aşamasında ileri sürüldüğünun, bu durumun itiraz kapsamının genişletilmesi sonucunu doğurduğunun tespit edildiğinin, ilaveten yayına itiraz aşamasında ileri sürülen ...sayılı”...” ibareli marka hakkında başvuru sahibi tarafından SMK’nın 19/2 maddesi kapsamında kullanım ispatı talep edilmişken, ilk kez kurul neznindeki karara itiraz aşamasında ileri sürülen ... sayılı “...” ibareli markanın tescil tarihinden itibaren henüz 5 yıl geçmemiş olduğundan kullanım ispatı yükümlülüğü altında bulunmayan bir marka olduğunun dolayısıyla yayına itiraz sahibinin yayına itiraz aşamasında öne sürdüğü marka nedeniyle karşı karşıya kaldığı ispat yükümlülüğünden, normalde ilk itirazda öne sürülebilecek durumda olduğu halde sürmemiş olduğu bir markayı ilk kez kurul neznindeki karara itiraz aşamasında ileri sürmek suretiyle kurtulmayı amaçladığının anlaşıldığının, bu kapsamda itirazın dayandığı vakıanın değiştirilmesi sonucunu doğuran ...sayılı markanın kurul tarafından yapılan incelemeye esas teşkil etmesinin mümkün görülmediği ve itirazın reddinin gerektiğinin belirtildiğini, marka örnekleri incelendiğinde görsel olarak iki markayı birbirinden sözde tefrik etmeye yarayan herhangi bir unsur bulunmadığını, ortalama tüketicilerin, tescilli “...” markalı ürünlerinin müvekkilinin markasına sahip firma tarafından üretildiği kanısına kapılabileceklerini ve bu markaları seri olarak algılanabileceğini, davalı yana ait markanın yazılış olarak müvekkil markası ile benzer nitelikte olduğunu, müvekkili şirkete ait olan “...” ibareli markanın kullanım sınıfları birbiri ile aynı olan ... no’lu sınıflar bakımından davalı şirkete ait olan “...” ibareli markanın tescilinin mümkün olmaması gerektiğinden bahisle davalı şirkete ait olan “...” ibareli markanın 556 s. Markaların Korunması Hakkında KHK’ya aykırılık teşkil etmesi sebebiyle markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin süresinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizden verilen 07/07/2021 Tarih, ... Esas ve ... sayılı karar BAM 44. Hukuk Dairesi'nin 10/10/2024 Tarih, ..Esas ve ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmış olup, davanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
İstinaf kaldırma ilamı öncesi;
Dosyada tarafların bildirdikleri tüm deliller toplanmış, TPMK kayıtları getirtilmiş, bilirkişi raporları alınmıştır.
İstinaf kaldırma ilamı sonrası;
Mahkememizin 05/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...markalar arasında tüketicide karıştırılma ihtimali yaratacak düzeyde benzerlik bulunduğundan, ... sayılı markanın davacının devretmiş olduğu ... sayılı markada yer alan ... Sınıflarla çakışması sebebiyle, tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğü koşullarının doğduğu..."yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığı anlaşılmıştır.
Dava marka hükümsüzlüğünden kaynaklanmakta olup, davacıya ait ... ibareli marka ile davalıya ait ... tescil nolu ... ibareli markanın iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davalı markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talep edilmiştir.
Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ... numaralı “...” markasının davacı adına 20.11.2014 tarihi itibariyle ... Sınıflarda, ... numaralı “...” markasının davacı adına ... tarihi itibariyle ... sınıflarda tescilli olduğu, hükümsüzlüğü talep edilen davalıya ait ... tescil numaralı ... ibareli markanın 19.12.2018 tarihinde ...sınıflarda davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
İstinaf kaldırma ilamında işaret edildiği üzere, hükümsüzlüğü talep edilen davalıya ait marka kayıtları ve ...sayılı markanın devrine ilişkin kayıtları getirtilmiş, iltibas değerlendirmesine tabi tutulacak markaların alt sınıflar yönünden benzer olup olmadığı yönünde bilirkişi raporu alınmış, sınıfsal inceleme yapılmış, taraf markalarında ... sınıfta örtüşmeler olduğu ve iki markanın 3. Sınıf içerisinde tüm alt sınıflarda örtüştüğü anlaşılmış,... sınıf karşılaştırmasında ise davacı tarafça ... Sınıf içerisine ... sınıfın da yerleştirildiği ancak bu alt sınıfın davalıya dahil olmadığı, bunun dışında her iki markada da ... sınıfın alt sınıf olarak yer aldığı ve bu anlamda doğrudan örtüştüğü, ... sınıf içinde taraflar arasındaki bir farkın davalı alt sınıflarında “alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” yer alırken davacı markasında yer almaması olduğu, ancak bunun, o tarihte (2014) online satışların yaygın olmaması sebebiyle marka sınıfları içinde ibare olarak yer almamasından kaynaklandığının tespit olunduğu, dolayısıyla 35. sınıfın güncel halinden davacının da yararlanacağı ve bu alt sınıf korumasını kullanabileceği, bu nedenle davalının bu alt sınıf açısından da davacı markasıyla örtüştüğünün kabulünün gerektiği, ixora ve ... ibarelerinin işitsel olarak büyük benzerlik taşıdığı, görsel anlamda ise tek bir harf farkının tüketicinin ayırt edici olarak algılaması için markanın ortasındaki i harfinin kelime kökenini değiştirmesi, ya da anlam farkı katması gerekirken ... ibaresinin tek harfle görsel etkiyi ayırtedici hale getirmediği, davacının ve davalının marka ibarelerinin yazılış fontunun kısmen farklı olmasına rağmen, bu farkın tüketici tarafından algılanabilir bir fark olmadığı, davacıya ait markanın şekil markası olmayıp, kelime markası olması karşısında davalı markasında kelime yazılışı ve logonun yeşil renk taşımasının esastan bir farklılık olmayıp tali bir özellik taşıdığı, tüketicinin renkli bir yazılışı yeni marka olarak algılaması ihtimali düşük olacağı gibi tüketicinin bu markaları seri marka olarak algılayıp karıştırılma ihtimalinin de bulunabileceği, markalar arasında tüketicide karıştırılma ihtimali yaratacak düzeyde benzerlik bulunduğu,... sayılı markanın tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğü koşullarının doğduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ İLE, davalı adına TPMK nezdinde ...numara ile tescilli "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 615,40 TL karar harcından peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 579,50 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan: 10.895,40 TL bilirkişi + posta gideri ve 71,80 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 10.967,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen hükümsüzlük talebi yönünden hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/12/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸