T.C.
İSTANBUL
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/77 Esas
KARAR NO : 2025/310
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/03/2024
KARAR TARİHİ : 11/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili şirket ...Ltd.Şti'nin, 1996 yılından bu yana tekstil üretimi yapmakta olup, ... markası altında okul kıyafetleri üretip ...'deki mağazalarına satışa sunduklarını, müvekkili şirketin, okul kıyafetlerini ... Bakanlığı'nın yönetmelik ve genelgelerine uygun şekilde üretip, satışını kendi mağazasında kendi firma etiketini basarak yaptığını, davalı ... A.Ş., "..." ve "...." markalarını ... ve ... tescil numaralarıyla 25. ve 26. emtia sınıflarında tescil ettirdiğini, davalının, marka hakkını kötüye kullanarak, okul kıyafetleri pazarında rekabeti engellemekte ve velileri yalnızca kendilerinden alışveriş yapmaya zorlamakta olduğunu, ...'nın serbest rekabeti destekleyen genelgelerine aykırı şekilde hareket ederek, diğer üreticilerin okul kıyafeti üretmesine engel olduğunu, davalının, marka tescilini rakiplerini piyasadan dışlamak için kullanmakta, müvekkili ve diğer firmaların okul kıyafeti üretimini engellemek amacıyla hukuki ve cezai süreçler başlatmakta olduğunu, davalının marka hakkını rekabeti engellemek ve kamu düzenine aykırı şekilde kullanmak amacıyla tescil ettirdiğinin iddia edildiğini, davalının, ... A.Ş'nin ilk olarak ... 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin .... tarih ve ...D.iş sayılı kararına dayanarak müvekkili ...'un sahibi ve yetkilisi olduğu ...ŞTİ.'ne ait işyerinde arama yapıldığını ve giysilerin iç etiketinde ... ibaresi bulunan ve dış yüzeyinde ... logosu bulunan toplam 950 adet üst, 92 adet alt giyim eşyasının muhafaza altına alındığını, ancak şikayete konu markalardan bir kısmının suça konu ürün, sınıf ve cinsinde tescilli olmaması nedeniyle sınıfsal yönden farklılık olduğu, bir kısım markanın ise şikayet tarihi itibariyle yayınlanmadıklarından 6769 sayılı yasanın 7/4 maddesi uyarınca bu markalardan doğan hakların kullanılamayacağı, bu nedenle iktibaslı veya iltibaslı kullanımın oluşmadığı müştekinin tescilli markalarının marka mevzuatından kaynaklanan koruma sağlamasa da bu kullanımların markanın aynısının veya ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırma ihtimaline yol açacak benzerinin kullanıldığı, eylemin TTK 55/1.a.4 maddesi kapsamında değerlendirilebileceği hususunda yargılama sırasında düzenlenen rapor sonrasında ... 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas... Karar sayılı kararı ile müvekkilinin 6102 Sayılı TTK. nun 62/1 maddesi uyarınca adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, yine Eylül ayında ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyası ile yürütülen soruşturma kapsamında talepte bulunarak ... 3. Sulh Ceza Hâkimliği 04.09.2023 tarihli ... D.İş sayılı kararı, 06.09.2023 tarihli ... D.İş Sayılı kararı ve 08.09.2023 tarihli ... D.İş sayılı kararı ile arama yapılarak ürünlere el konulduğunu, davalının 22.10.2019 tarihinde her iki marka yönünden ... Sınıflar için marka tescil başvurusunda bulunmuş ve hemen sonrasında 14.11.2019 Tarihinde müvekkili hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, bu nedenle, ... nolu ... ve ... nolu ... markalarının ... Sınıfta “iç-dış giysiler” ve .... Sınıfta “nakışlar (aplikeler), giysiler için kumaştan yapılmış hazır harfler ve rakamlar, armalar” yönünden hükümsüz kılınması ve sicilden terkinini, markaların 3. kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ... çatısı altında, 1968 yılından bu yana ülkemizde dershanecilik sektöründe "..." markası ile faaliyete başlayıp; günümüzde tüm Türkiye çapında "..." markası ile 164 özel eğitim kurumu ile yaklaşık 50.000 öğrenciye hizmet vermek suretiyle faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkilinin ... markasının, Türkiye özel eğitim ve öğretim sektöründe en çok bilinen ve güvenilen eğitim kurumu olduğunu, müvekkili şirketin "...", "...", markalarının 14.11.2017 başv. tarih ve ... Başv. No sayılı "...", 19.02.2020 tescil tarihi ve ...Tescil No sayılı "..." [Kıyafet Ürünlerine Dair], 22.10.2020 tarih ve... Tescil No sayılı "..." markası olmak üzere sahipleri olduğunu, davacı ...'un, diğer davacı ... Ltd. Şti.nin münferiden temsile yetkili kişisi olduğunu, davacıların, müvekkilinin izni ve onayı olmaksızın müvekkillerine ait marka ve logoların yer aldığı kıyafet ürünlerini sahte olarak üretmiş ve daha sonra "..." adresi ve sair adreslerde yer alan mağazalardan üçüncü kişilere sattıklarını, davacıların bahse konu kıyafetlerinin satışını mağazadan direkt olarak ve üçüncü kişilere ürünleri kargolayarak gerçekleştirdiklerini, en son yaptıkları şikayet başvuruları üzerine davacılar aleyhine yürütülen soruşturma neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı Fikri ve Sınai Haklar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan ... İdd. No.lu iddianamede; müvekkillerinin şikayeti üzerine sanık Sunullah'ın yetkilisi ve sahibi olduğu...Ltd. Şti. (Kısaca: ...) tarafından mağaza olarak kullanılan adreste 04.09.2023 tarihinde arama yapıldığı, bu aramada ... yazı ve armalı 520 üst, 20 alt giyim eşyası, ... yazı ve armalı 70 alt, 27 üst giyim eşyasına el konulduğu, el koyma işleminin ... SCH kararı ile onaylandığı, akabinde 06.09.2023 tarihinde yine aynı adreste arama yapılmasına karar verildiği, bu aramada da çok sayıda ... VE ...yazı ve armalı taklit ürüne el konulduğu, yine 08.09.2023 tarihinde ... SCH kararı ile şüphelinin depo olarak kullandığı adreste arama yapıldığı, bu aramalarda taklit olarak üretilen ... marka ve logolu 2896 üst, 225 alt okul kıyafeti ve ... yazı ve logolu 40 üst, 50 alt giyim eşyasının ele geçirildiği, sektör bilirkişisi tarafından numuneler üzerinde yapılan inceleme neticesinde hazırlanan rapora göre dava konusu okul giysilerinin müvekkiller tarafından üretilmiş giysiler olmadığı, bu giysilerde yer alan ... ve ... markalarının kullanılmasının marka itibarına zarar verecek ve ortalama bir tüketiciyi yanıltacak durumda olduğu, sonuç olarak müvekkillerinin marka haklarına tecavüz edildiğinin anlaşıldığı, davacıların aynı eşlem sebebiyle daha önceki şikayetlerine istinaden almış olduğu cezaların mevcut olduğunu, davacıların defalarca ceza almış olmalarına rağmen hala bu ürünleri üretip satabilmek için meşrutiyet kazanmaya çabaladıklarını, davacıların fiillerinin SMK uyarınca "Marka Hakkına Tecavüz" ve TTK uyarınca "Haksız Rekabet" suçu teşkil ettiğini, dava dilekçesindeki iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirket tarafından işletilen okulların tamamında kıyafet serbestisi bulunduğunu, hiçbir okulda tek tip kıyafet uygulaması bulunmadığını, hiçbir velinin belirli bir tipteki kıyafeti satın almaya zorlanmadığını, davacıların bu durumu bildikleri halde defalarca müvekkillerine ait logo ve markaları kullanarak ürettikleri sahte kıyafetler toplatıldığı ve bunların neticesinde ceza aldıklarını, davacıların kötü niyetle hareket ederek müvekkillerinin Sınai Mülkiyet Kanunu ve sair hükümler uyarınca sahip olduğu marka haklarına serbestçe tecavüz edebilmek ve müvekkillerine ait marka ve logoları kullanarak sahte ve taklit ürün üretip satabilmek amacıyla huzurdaki davayı ikame ettiklerini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya kapsamında tarafların bildirmiş oldukları deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizin 28/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...bir eğitim kurumu olan davalı yanın öğrenci kıyafetleri konusunda ilgili mevzuatın uygulanmasında birlik ve beraberliğin sağlanması için alınması gerekli tedbirlere ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ... tarihinde yayımlanan ...sayılı Genelgeden haberdar olmasının hayatın olağan akışına uygun olmakla, dava konusu hükümsüzlüğü talep edilen ... nolu ... ve ... nolu ... markalarının başvuru tarihi olan 22.10.2019 tarihinde davalının anılan marka başvurularını gerçekleştirmede 3. kişilerin okul formalarının satışının önüne geçilmesini hedeflediği ve marka başvurularını bu suretle gerçekleştirerek tekel oluşturma, lisanslama sureti ile 3. Kişilerin forma üretimi satışının önüne geçilmesini hedeflediği kanaati oluşması durumunda, özetle eğer Sayın Mahkemece davalı marka başvurusu esnasında kötüniyetin varlığına kanaat getirirse, her ne kadar kötü niyetin bölünmezliği ilkesi söz konusu olsa da, davacının kısmi hükümsüzlük talebi ile sınırlı olmak üzere, ... nolu ... ve... nolu Bahçeşehir markalarının “... Sınıfta“iç-dış giysiler” ve ... Sınıfta “nakışlar(aplikeler), giysiler için kumaştan yapılmış hazır harfler ve rakamlar, armalar" yönünden hükümsüz koşullarının oluştuğu varsayılabilir. Kötü niyetin varlığı hukuki bir olgu olduğundan takdiri ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olduğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Dava, davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkini taleplerine ilişkindir.
Davacı taraf, davalı ... A.Ş.'nin ...’nın serbest rekabeti destekleyen genelgelerine aykırı şekilde hareket ederek diğer üreticilerin okul kıyafeti üretmesine engel olduğu iddiasında bulunmuş, davalının davaya konu olan ... ve ... tescil numaraları ile ... Emtiaya ilişkin yaptırmış olduğu marka tescillerinin Medeni Kanunu’nun 2.maddesi ve SMK'nın 6/9 maddesi çerçevesinde kötü niyetli kabul olunması gerektiğini belirterek hükümsüzlüklerine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı, yukarıda özetlenen bilirkişi raporu, genelgeler ve taraf beyanları birlikte değerlendirildiğinde, bir eğitim kurumu olan davalı yanın öğrenci kıyafetleri konusunda ilgili mevzuatın uygulanmasında birlik ve beraberliğin sağlanması için alınması gerekli tedbirlere ilişkin ... tarafından 15.03.2006 tarihinde yayımlanan ....sayılı Genelgeden haberdar olmasının hayatın olağan akışına olduğu, ancak davalının anılan marka başvurularını gerçekleştirmede 3. kişilerin okul formalarının satışının önüne geçilmesini hedeflediği ve marka başvurularını bu suretle gerçekleştirerek tekel oluşturma, lisanslama sureti ile 3. kişilerin forma üretimi satışının önüne geçilmesini hedeflediği yönünde yeterli bilgi, belge ve kanaatin dosya kapsamında yer almadığı, zira marka başvuruları 2006 yılından hemen sonra yapılsa idi - davacı iddiaları çerçevesinde - kötü niyet değerlendirmesinin tartışabileceği ancak markaların 2019 yılında başvuru konusu yapıldığı, yine 2012 yılında kıyafet serbestisinin geldiğinin anlaşıldığı, 27/11/2012 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan ...'na Bağlı Okul Öğrencilerinin Kılık ve Kıyafetlerine dair Yönetmeliğin 3. maddesi çerçevesinde istisna olarak belirtilen 4. maddede armalardan bahsedilmiş ise de bunun başka okul armasının okulda kullanılmasına ilişkin bir önlem olarak düzenlendiği kanaatine varıldığı, yine yukarıda bahsedildiği üzere okullarda o aşamada kıyafet serbestisinin bulunduğu, ayrıca marka başvurusunun da bu düzenlemeden yaklaşık 7 yıl sonra yapıldığı, marka tescilinin amacının markanın hali hazırda 3. kişilerce izinsiz kullanılmaması olduğu, tek tip kıyafet uygulamasından yaklaşık 13 yıl sonra, kıyafet serbestinin kararlaştırıldığı 2012 tarihli yönetmelikten ise yaklaşık 7 yıl sonra yapılan marka tescilinin -davacı iddiaları kapsamında- kötü niyetli olduğunun söylenemeyeceği, marka tescilinin okullar için genel olarak belirlenen düzenleyici kıyafet uygulamasından bağımsız saikle gerçekleştirildiği kanaatine varıldığı, kaldı ki davanın konusunun marka hükümsüzlüğü olduğu dikkate alındığında sair talep ve itirazların başka dava konusu olduğu, bu noktada taraflarca hazırlama ilkesine tabi davada davalının kötü niyetinin ispatlanamadığı anlaşılmakla, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda ayrıntısı ve gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın tümden reddine,
2-Alınması gereken 615,40 TL karar harçtan, peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 187,80 TL harcın davacılardan tahsiline,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 1.085,00 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'sine göre, 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
6-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2025
Katip
¸
Hakim
¸