T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/54
KARAR NO : 2025/315
DAVA : Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
DAVA TARİHİ : 31/10/2018
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava Dilekçesi: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, ... ölçekli bilgisayar programı üreticisi olduğunu, davacı tarafından üretilen bilgisayar programlarının, dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de çok sayıda kullanıcı tarafından tercih edildiğini, müvekkili şirket tarafından üretilen bilgisayar programlarına güçlü resim tasarım paylaşımı ve reklamcılık araçları ile Dünyada ve Türkiye'de en çok kullanılan mimari tasarım, çizim, görselleştirme, görüntüleme ve düzenleme programı olan "..." programının örnek verilebileceğini, müvekkili şirket tarafından üretilen bilgisayar programlarından doğan telif hakları, Bern Sözleşmesi, TRIPS Anlaşması gibi uluslararası anlaşmaların yanısıra, FSEK hükümleri uyarınca korunduğunu, FSEK'in "İlim ve Edebiyat Eserleri" başlıklı 2. maddesinde "Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları" olarak ifade edildiğini, buna göre, bilgisayar programları, koruma kapsamında bulunan fikir ve sanat eseri kategorilerinden biri olan ilim ve edebiyat eserleri arasında yer aldığını, dolayısıyla bunların kullanımı ya da çoğaltılması gibi eylemler için hak sahibinin rızasının alınması gerektiğini, rıza alınmadan gerçekleştirilen kullanımların ise telif hakkı tecavüzü teşkil ettiğini, programlar açıldığında telif hakkı sahibinin kim olduğu açıkça yer aldığını, FSEK'in 52. maddesi uyarınca bir fikir ve sanat eserinin kullanım hakkının hukuka uygun yollarla devralınmış olduğunun ancak devralınan hakların ayrı ayrı gösteren yazılı bir sözleşme ibrazı ile ispatlanabileceğini, FSEK'in 76. maddesine göre, herhangi bir fikir ya da sanat eserinin kullanımı söz konusu olduğu takdirde, bu kullanımın hukuka uygun olduğunu ispat etme külfetinin eseri kullanan kişiye düştüğünü, davacının talebi doğrultusunda davalı şirketin davacıya ait bilgisayar programlarını hukuka uygun bir biçimde kullanmadığı iddiasıyla ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne, ... D.İş numaralı dosya ile tespit talebinde bulunulduğunu, davalı şirket’in adresinde uzman bilirkişi eşliğinde 26.07.2018 tarihinde tespit işlemi gerçekleştirildiğini, davalı şirketin mimarlık, proje ve tasarım hizmetlerini sağlamakta olduğunu, buna karşılık, gerçekleştirilen keşif sonucunda; ... isimli bilgisayara, davacıya ait 1 adet ...yazılımının kurulu ve çalışır vaziyette lisanssız olarak yüklendiği tespit edildiğini, ancak tespit edilen programa ilişkin herhangi bir fatura veya lisans kaydı sunulamadığını, lisanssız yazılım tespiti, FSEK 71/1 gereği aynı zamanda suça konu olduğundan, söz konusu davalı şirket yetkilisi hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na ... soruşturma numarası ile şikayette bulunulduğunu, davalının eyleminin FSEK m.68 gereği "Mali Haklara Tecavüz" fiilini oluşturduğunu, davalı şirkette lisanssız tespit edilen davacıya ait 1 adet ... yazılımının dava tarihindeki (31.10.2018) kur üzerinden (6,26) hesaplanan liste fiyatının KDV hariç 18.773-TL olduğunu, davacı şirketin belirtilen programlar üzerinde hem mali hem de manevi hakları bulunduğunu, mali hakların "FSEK" m.20 vd. düzenlenmiş olup, bu hakkın çeşitlerinin sayıldığı maddeler arasındaki 22. madde kapsamında "Çoğaltma Hakkı" düzenlendiğini, dolayısıyla bilgisayar programlarının eser sahibinin izni olmadan çoğaltılması, bir mali hak tecavüzü teşkil ettiğini, mali haklara tecavüzün yaptırımı ise 68. maddede düzenlendiğini, buna göre davacının davalı şirketin lisanssız kullandığı bilgisayar programları için lisans sözleşmesi akdetmiş olsaydı isteyebileceği sözleşme bedelinin üç katı fazlasını talep edebileceğini, davalı şirkette tespit edilen söz konusu yazılımlar ile ilgili olarak tespit edilen sürümün mevcut yazılımdan daha eski sürüm olduğundan yazılımın tespit tarihindeki kampanyasız net fiyatlarının teknik bilirkişi marifeti ile belirlenerek FSEK m.68 gereği eser sahibinin 3 katına kadar tazminat hakkına ilişkin isteyebileceği, alt ve üst sınırların tespitinin gerektiğini, davalı Şirketin "TTK" ilgili hükümleri gereğince tacir olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 18. maddesinin 2. Fıkrası gereği, davalı şirketin lisanssız yazılım kullanmanın hukuki ve cezai yaptırımlarının bulunduğunu, bunun eser sahibinin mali ve manevi haklarına tecavüz sayıldığını bilmesi gerektiğini, ayrıca davalı şirketin, davacıya ait yazılımları lisanssız olarak kullanması ve bu durumdan haksız kazanç elde etmesinin madden ve manen kabul edilemeyeceğini, vekaletname ve hak sahipliği belgelerinde eksiklik bulunmadığını, davalı şirkete ait kişisel verilerin ihlal edilmediğini, FSEK 68 kapsamında tazminat talep edilebilmesi için kusur şartının aranmadığını, davaya konu programın rayiç lisans bedeli, lisanssız fiyatı üzerinden hesaplanamayacağını, davalının TTK gereği basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü olduğunu belirtmiş şimdilik 18.773 TL FSEK m.68 uyarınca 3 kat hesabı ile haksız fiil tespit tarihi olan 26.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap Dilekçesi: Davalı vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacı tarafın vekaletinin davacı şirket yetkilisi tarafından imzalanıp imzalanmadığı belirsiz olduğundan vekalete ilişkin dava şartı sağlanmadığını, davacı tarafın vekaletnamesi, vekaletnamenin davacı şirket adına imzalandığını tevsik etmediğini, davacı şirkete ait imza yetkilerinin kimlere verildiğini gösteren belgeleri içeren veya davacı şirket adına düzenlendiği tasdik edilen vekaletnamenin dosyaya sunularak vekilin usülünce yetkilendirildiğini gösteren vekaletnamenin tamamlanması gerektiğini aksi halde, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, vekaletname tercümesinde ... isimli şirketin adına imza atıldığını gösteren herhangi bir ibare mevcut olmadığını, davacının hak sahipliğini gösterdiğini iddia ettiği kayıt sertifikalarına itiraz ettiklerini, davacının hak sahipliği belgelerinin lisansa ait değil, markaya ait kayıt belgeleri olduğunu, dava şartının sağlanmadığını, dosyada hak sahipliği belgesi olarak sadece Dünya Fikri Mülkiyet Kurumu(WIPO)'da ... markasının 07.05.2015 tarihli Kayıt Sertifikası bulunduğunu, tespit keşfinde tespit edilen crackli yazılım,... sürümü olduğunu dava dosyasında ... sürüm yazılımın lisans haklarının davacı şirkette olduğunu gösteren hak sahipliği belgeleri sunulmadığından hak sahipliği belgelerine ilişkin dava şartı sağlanmadığını, kişisel veriler ihlal edilerek hukuka aykırı yollarla yapılan ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı delil tespitine itiraz ettiklerini, delillerin hukuka aykırı olduğunu, tespit talep edilirken, davalının facebook sayfasındaki logolu fotoğrafı ve merkezi ...'da bulunan davacı şirketin imza yetkilisinin şirket kaşesi üzerine atılan imzası ile sunulan 12 Temmuz 2018 tarihli ... şirket yazısı ("Lokasyon Bildiren Yurtdışı Şirket Yazısı") delil olarak sunulduğunu,
iş bu yazıdan anlaşıldığı üzere davalının lokasyonun yurtdışı davacı şirket tarafından tespit edildiğini, bu tespitin ancak, yazılımda ... bulunması ve ... merkez server'a (sunucu)ya davalının lokasyonunu IP adresi bildirerek haber vermesi ile mümkün olduğunu, yazılımın icra (...) edilip edilmemesinden bağımsız olarak davalı müvekkili şirketin izni olmadan bu şekilde gerçekleşen bir lokasyon tespiti kişisel verilerin ihlalini oluşturduğunu, kişisel veriler ihlal edilerek gerçekleşen işbu tespitin hukuka aykırı olduğunu, yapılacak bilirkişi tespitinde bilirkişiden yurtdışından lokasyon tespiti için ne şekilde bir veri alışverişi gerektiğini ve müvekkilin kişisel verileri kullanılmadan böyle bir tespitin mümkün olup olmadığının sorulmasını talep ettiklerini, tespit bilirkişi raporunda belirtildiği üzere crackli yazılımın ilk defa bilirkişi tarafından çalıştırıldığı ve bilgisayarda ... çizim dosyası bulunmadığının tespit edildiğini, bu tespitlerin yazılımın davalı müvekkili tarafından ticari veya herhangi bir amaçla kullanılmamış olduğunun açık delili olduğunu, davalı şirketin iç mimarlık işleri yaptığını, tespitin yapıldığı bilgisayarın belli bir çalışanın kullanımında olmayan boşta duran bir bilgisayar olduğunu, 26/07/2018 tarihinde yapılan bilirkişi tespitine istinaden düzenlenen Bilirkişi Raporu'nda crackli yazılımın/programın 22/12/2017 tarihinde bilgisayara kurulmuş olduğunun, bilgisayar üzerinde ilk kez çalıştırıldığını, bilgisayar üzerinde .... çizim dosyası bulunmadığının tespit edildiğini, bunların davalı şirketin yazılımı kullanmamış olduğunu gösterdiğini, işi mimari çizim yapmak olan davalı şirketin kullanmadığı bir yazılımı çoğaltmakta herhangi bir menfaatinin bulunmayacağının aşikar olduğunu, üzerinde tespit yapılan bilgisayarın 2007 yılında davalı tarafından satın alındığını, toplama bir bilgisayar olduğunu, eskidiğinden kullanılmadığını, bu sebeple boşta duran bir bilgisayar olduğunu, böyle bir yüklemenin sehven gerçekleşmiş olmasının olasılıklar dahilinde olduğunu, davalının gerçek iradesinin yazılımı izinsiz çoğaltmak olmadığının yazılımı çalıştırmamasından veya kullanmamasından anlaşıldığını, çoğaltma hakkının ihlali anlamında davalı şirketin bilgisayarında sehven yükleme yapılmış olmasının fiili, crackli yazılımları korsan kopyalayan, fiziken veya internetten satan kişilerin fiillerinden farklı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davalının kullanmamış olduğu ve kullanmayacağı bir yazılım için lisans bedeli ödemeye mahkum edilmemesi gerektiğini, bunun hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, Türkiye'de...sürümü yaklaşık 3 senedir satıştan kaldırıldığını davacı tarafın ileri sürdüğü 2.999,00 Avroluk lisans bedeli crackli olduğu tespit edilen ... sürümünün ileri sürüm olan ... versiyonuna ait lisans bedeli olduğunu, ... alan adından hizmet veren ...yazılımının Türkiye'deki dağıtıcısı olan ....'tan alınan bilgiye göre...sürümünün yaklaşık 3 senedir satıştan kaldırıldığı ve ... sürümünün piyasada olmadığı öğrenildiğini,...sürümünün 2018 Kasım ayında 300 USD karşılığında satın alınabileceğinin tespit edildiğini, davayı kabul etmemekle birlikte, bilirkişinin bu hususları dikkate alarak eski sürüm rayiç piyasa bedeli hesaplaması yapması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi'nin 28.2.2013 Tarih ve...E. -...K. sayılı kararına uygun olarak FSEK 68.maddesindeki tazminatın, tarafların kusur durumu, eylemin niteliği ve gerçekleşme şekli itibariyle hâkimin takdirine bağlı olduğundan somut olayın özelliklerine göre yorumlanmasını ve müvekkilin yazılımı ticari faaliyetinde kullanmamış olduğu gözetilerek FSEK 68. maddenin hakimin takdir yetkisi çerçevesinde tazminat miktarına hükmedilmesini talep ettiklerini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyanın sonucunun bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini belirtmiş haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Islah Dilekçesi: Davacı vekili 20/11/2019 tarihli dilekçesi ile belirsiz alacak davası olarak açmış olduğu davasını 43.000,00 TL olarak belirli hale getirdiğine dair ıslah dilekçesini sunmuştur.
Deliller:
- Dosyada tarafların bildirdikleri tüm deliller toplanmış, özel teknik bilgi gerektirmesi nedeni ile bilirkişi raporları alınmıştır.
- ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin ... D.iş 27.07.2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; bir adet bilgisayar üzerinde "..." programının 22/12/2017 tarihinde kurulduğu, cracklı ve çalışır durumda olduğu, tespit sırasında programın bilgisayar üzerinde ilk kez çalıştırıldığı tespit olunmuştur.
- ..Şti. ce gönderilen müzekkere cevabında; "... yazılımın satm alındığında alman versiyon fark etmeksizin sınırsız süre kullanım hakkıyla teslim edildiği, .... yazılımının ... sürümünün aktif olarak müşterileri tarafından kullanılan, ticari değeri diğer tüm "..." versiyonlarla eşdeğer olan bir yazılım olduğu, ayrıca... sürümünün versiyon numarası değişerek satmaya devam eden yazılım olduğu" bildirilmiştir.
- Emsal lisans bedelleri dosyaya sunulmuştur.
Bilirkişi Raporu: 23/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Taraflar arasında ihlalin tespit edildiği tarihte ya da bir diğer deyişle ihlal tarihinde bir sözleşme yapılmış olsaydı davalının ödemesi gereken bedelin araştırılması gerektiği, Yargıtay kararlarında da bedel tespitinde haksız fiil tarihinin esas alınacağının belirtildiği, bu nedenle davalı, daha eski bir versiyonu kullanmakta olsa dahi, haksız fiil (ihlal) tarihinde eski sürüm yazılımın satış bedeli bulunmadığından bedelin 4.889,02 TL (KDV Dahil) olduğu, 3 kat tazminat takdirinin mahkemeye ait olduğu"na dair kanaatlerini bildirmişlerdir.
Mahkememizce verilen ilk karar: Mahkememiz 12/03/2025 karar tarihli ... Esas- ... Karar sayılı kararı ile "Davanın kabulüne dair" karar verildiği anlaşılmıştır.
İstinaf ilamı: Mahkememizin 2018/506 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda verilen hükmün taraflarca istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesinin...esas, ...karar sayılı ilamı ile;"Mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken, teknik uzmanlık gerektiren konuda, başka mahkemelerde alınan bilirkişi raporları esas alınarak rayiç bedel tespiti yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya uygun görülmemiştir. Kural olarak rayiç bedelin, haksız fiil tarihindeki değere göre belirlenmesi gerektiği, ancak bilirkişilerce o tarihteki verilere ulaşılamadığından ve yazılım bedellerinde de artış olmadığı gerekçesiyle, 2019 satış bedeli esas alınarak hesaplama yapıldığı anlaşılıyorsa da, gerek davacı ticari defter ve kayıtlar ile gerekse piyasa araştırması yapılarak rayiç bedel tespiti yapılabileceği, Mahkemece bu yöndeki yapılan değerlendirmenin yerinde olmadığı, haksız fiil tarihindeki rayiç bedelin belirlenmesi için yeniden rapor alınması ve davalının indirim uygulamasına yönelik talebinin de değerlendirilmesi gerekmekle, ıslah dilekçesindeki bedelin de kalem kalem açıklattırılarak, sonuca göre karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahalli mahkemeye geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiştir" denilerek hükmün kaldırıldığı ve mahkememizin 2024/54 Esas Sayılı dosyasında yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.
İstinaf sonrası yapılan işlemler:
- Dosyanın daha önce raporu sunan bilirkişi heyetine gönderilerek ek rapor alındığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi Ek Raporu:31/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Davalı işyerinde tespit edilen “...” yazılımın emsal telif bedelinin davalı iş yerinde programın tespit edildiği 27.07.2018 tarihi itibariyle 5,674.27 + KDV olduğu, FSEK 68
çerçevesinde 3 katı bedel talebindeki Takdirin Sayın Mahkemenin yetkisinde olacağı"na dair kanaatlerini bildirmişlerdir.
Dava ve uyuşmazlık : Taraflar arasındaki dava ve uyuşmazlık; davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği yazılımın davalı tarafça kullanılması nedeniyle davacının uğradığı zararın FSEK 68. Madde kapsamında tahsilinin gerekip gerekmediğine ilişkindir. Davacı taraf "..." isimli yazılımın eser mahiyetinde olduğunu ve hak sahibinin davacı olduğunu, değişik dosyasında yapılan delil tespiti sırasında davalının bilgisayarında lisanssız şekilde kurulu bulunduğunu belirterek davanın kabulünü savunmuştur. Davalı ise davanın reddini savunmuştur.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; istinaf öncesi ve sonrasında alınan bilirkişi raporlarında dava konusu edilen "..." isimli programın FSEK gereğince eser mahiyetinin tespit edildiği, dava konusu eserin hak sahibinin davacı şirket olduğu, değişik iş dosyasında yapılan tespit sonucu alınan raporda davalının lisanssız bir şekilde dava konusu eseri kullandığı anlaşılmakla taraflar arasındaki uyuşmazlık FSEK 68. Madde gereğince davacının talep edebileceği tazminat miktarına ilişkindir. Bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda programın delil tespiti tarihinde rayiç bedelinin 17.000,00 TL+ KDV olduğu, FSEK 68. Madde gereğince davacının bu bedelin 3 katını talep edebileceği, ancak istinaf öncesi talebin 43.000,00 TL 'Ye yükseltildiği anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak istinaf ilamı doğrultusunda açılan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, takdiren 43.000,00 TL'nin 26/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıyı ödenmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 2.937,33 TL karar harcından peşin yatırılan (Peşin Harç+Islah Harcı) 769,90TL nin mahsubu ile kalan 2.167,43 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan: 770,00 TL posta gideri, 4.000,00 TL Bilirkişi Ücreti ile 805,80TL harç (peşin+başvuru+ıslah) olmak üzere toplam 5.575,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap olunan 43.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.16/12/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸