T.C.
İSTANBUL
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/79 Esas
KARAR NO : 2025/296
DAVA : Marka (Maddi-Manevi Tazminat İstemli)(Hükümsüzlük)
DAVA TARİHİ : 27/03/2024
KARAR TARİHİ : 04/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2006 yılından beri ... markası ile faaliyet gösterdiğini, markasını ..., ... numarası ve yine ... numarası ile gerek yurt içinde gerekse Avrupa Birliği ülkelerinde koruma altına aldığını, müvekkilinin ticaret ünvanının da ... Ltd. Şti. şeklinde olduğunu, açıkça görüleceği üzere müvekkili marka ve ticaret ünvanının gerek TTK gerekse de SMK uyarınca korunduğunu, birçok ürün tasarlayıp üreten müvekkili şirketin kendi ürünlerinin tasarım belgesini de aldığını, davalı tarafın ise internet sitelerinde müvekkiline ait markayı ihlal eder şekilde marka kullanımı yaptığını, müvekkili markası ile davalı tarafın markayı kullanımı arasında 6769 sayılı SMK uyarınca iltibas tehlikesi bulunduğunu,
davalı tarafın kötü niyet ile hareket ederek, müvekkilinin markasının tanınırlığından faydalanmaya çalıştığını, davalı tarafın markasal kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğini, davalı tarafın markasal kullanımının coğrafi işaret olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin maddi manevi zararlarının giderilmesi gerektiğini, davanın kabulünü, davalı tarafın, SMK ve TTK uyarınca haksız rekabet oluşturan faaliyetlerine son verilmesini, işyerinin tanıtımını sağlayan tabelalar, levhalar, dış camlar, haberler, kartvizitler, broşürler, reklam araçları, facebook, sarı sayfalar vb. web sayfası, işyerinin içerisinde bulunan diğer unsurlar ve ürünler üzerinden varsa müvekkilinin markası ile iltibasa sebep olan unsurların kaldırılması, toplatılması ve el konulmasını, davalının eylemlerinin, müvekkilinin markasına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespitini, tespit edilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasını, önlenmesini ve sonuçlarının ortada kaldırılmasını, fazlaya ilişkin maddi tazminat haklarımız saklı kalmak kaydıyla davalının markasal kullanımı nedeniyle elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığında 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini, belirlenecek tazminata tecavüzün gerçekleştiği tarihten itibaren ticari faiz uygulanmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ve karşı dava dilekçesinde, müvekkili şirketin 2014 yılında yaratıcı ve özgün bir ayakkabı markası olarak genç bir girişimci kadın tarafından kurularak iş hayatındaki yolculuğuna başladığını, ilk adımını ...’nın en özel caddesinde mağaza açarak attığını ve o zamandan beri büyük bir başarı hikayesi yazmaya devam ettiğini, müvekkili şirketin hem ticari unvanı hem de marka olarak kullanılan ... markasının şirketin kurucusu olan ...’ın isminden türetildiğini, müvekkili şirket tarafından hem ticari unvanı hem de marka olarak kullanılan ... markasınınTPMK nezdinde ... başvuru numarası ile 30.12.2014 tarihinde tescil ettirildiğini, müvekkili tarafından davalının markasına tecavüz oluşturulduğu iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı her ne kadar ... ibaresini marka olarak tescil ettirmişse de iş bu tescilin kanunun aradığı şartlara uygun olmadığından aslen geçerli bir marka tescili olarak
değerlendirilemeyeceğini, ... anlamına gelen bir ibarenin marka olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bu ibarenin yer ve tarz belirtir olmakla, tanımlayıcı nitelikte olduğunu, ... ibaresinin Ayakkabılar anlamına geldiğini, bu haliyle bilhassa ... sınıf yönünden ... ibaresinin herhangi bir ayırt edici niteliği bulunmadığını, markanın esaslı unsurunun ...olduğu bu haliyle ...’da bir semt adı olan ... ibaresinin marka olarak tescil edilmesinin
mümkün olmayacağını, müvekkili tarafından satılan tüm ürünlerde ... markasının yer almasının, mağazaların tamamında ... ibaresinin kullanılıyor olması karşısında yalnızca bir yer belirtesi olan ... ibaresinin herhangi bir şekilde karıştırılma ihtimali doğurmayacağını, bu nedenle huzurdaki davanın reddini, davacının haksız ve mesnetsiz ihtiyati tedbir talebinin reddini, karşı davanın kabulünü, davacıya ait... ve ... başvuru numaralı markaların hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
Davacı vekili cevaba cevap ve karşı davaya cevap dilekçesinde, müvekkili markasının kullanım ile ayırt edicilik kazanıp maruf hale geldiğini, müvekkilinin ayakkabı imalatı ve satışı yapmakta olup, 2013 yılında faaliyetlerine başladığını, o tarihlerde marka başvurusu yapmış olsalar da tescil yazısı gelmesine rağmen tescil ettiremediklerini, müvekkili tarafından da marka tescilinden çok önce yoğun bir biçimde markanın kullanılmaya başlandığını, kullanım sonucu ayırt edici hale gelmesi sebebiyle hükümsüzlüğüne karar verilmemesi gerektiğini, müvekkilinin 2013 yılından bu yana kullandığı web adresi ve 2014 yılından beri kullandığı instagram hesabı ve görselleri markayı yoğun şekilde kullandığına ve ayırt edicilik kazandırdığına emsal teşkil ettiğini, müvekkilin yalnızca instagram hesabını 2 milyona yakın kişi takip ettiğini, müvekkili şirket ortaklarının o yıllarda butik olarak başladığı “...” markası altında ürettiği yeni modellerle ve kalitesi ile tüketici nezdinde çok sevilmiş ve kabul görmüş olup, bunun üzerine müvekkil şirketi kurduklarını, müvekkilinin gerek yurtiçi satışları gerekse de yurtdışı ihracatları bulunmakta olup, ülke ekonomisine önemli derecede katkıda bulunduğunu, müvekkilinin online pazaryerleri olan gerek ... (...) gerek ... gerekse de ... ile anlaşmaları bulunmakta olup, buna ilişkin online pazaryerleri sözleşmelerini sunduklarını, Rusya pazarına girdiklerini, müvekkili şirket ve ortaklarının uzun yıllardır markaya emek vermekte olup, markayı tanınır hale getirdiklerini, müvekkili şirketin 10 yılı aşkın bir süredir nizasız ve fazılasız olarak markayı ve ticaret ünvanını kullandığını, bu bağlamda da müvekkilinin markayı kullanım ile ayırtedici hale getirdiğini, ... ibaresinin coğrafi işaret olarak kabul edilmeyeceğini, davalı karşı davacının sessiz kalma ile hak kaybı yaşadığını, kötüniyetli olduğunu, dava aşamasına geçilmeden önce ... 15. Noterliği aracılığıyla ... tarihli ... yevmiye numaralı ve ...tarihli ...yevmiye numaralı ihtar gönderildiğini, iltibas yaratan kullanıma son verilmesi hususunda ihtar edilmelerine rağmen davalı firma tarafından herhangi bir dönüş yapılmadığı gibi marka tecavüzüne ilişkin herhangi bir aksiyon da alınmadığını, müvekkili markasının kurum nezdinde tescilli olup tescilden önce ayırt edicilik kazanması sebebiyle SMK madde 5/2 uyarınca hükümsüzlük talebinin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin aynı zamanda franchise sözleşmelerinin de bulunduğunu, franchise anlaşmalarına ilişkin sözleşmelerin ekte sunulduğunu, müvekkilinin yalnızca markaya değil tasarıma da yatırım yaptığını, müvekkilini ön plana çıkartan kalitesi ve özgün tasarımları olduğunu,
davalının ilvi markasını kullanmasında bir sakınca bulunmadığını, davalının yalnızca ...’nda bulunan mağazasında yer gösterir şekilde “...” gibi yada ... gibi bir kullanımına itirazları bulunmadığını, davalının bunları yapmayarak internet sitesinde ve tüm mağazaları kapsayacak şekilde “...” ibaresini de kullanmadan tek başına “...” ibaresini kullandığını, ... reklamlara da sadece ... shoes olarak reklam verdiğini, davalı tarafın bu iki ibareyi bir arada kullanmak zorunda
olmadığını, ... ibaresinin yalnızca .... mağazası yönünden istisna kapsamında olduğunu, bu bağlamda davalının savunmasına itibar edilemeyeceğini, davalının internet sitesinde tek başına ... ibaresini gören tüketicinin müvekkili ürünlerinin davalı internet sitesinde satıldığını düşünerek yanılıp alabileceğini beyan etmiştir.
Tarafların belirtmiş oldukları tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır.
Mahkememizin 24/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "... Yönünden Yapılan İncelemede Sonuç Olarak; davalıya ait olduğu belirtilen ... uzantılı URL adresinde yapılan inceleme; davalıya ait olduğu belirtilen ... isimli sitenin yayında ve aktif olduğu görülmüştür. Sitede yer alan hakkımızda sayfasında “..., 2014 yılında yaratıcı ve özgün bir ayakkabı markası olarak yolculuğuna başladı. İlk adımını ...’nın en özel caddesinde mağaza açarak attı ve o zamandan beri büyük bir başarı hikayesi yazmaya devam ediyor...” açıklamasının yer aldığı tespit edilmiştir.
Sitede yer alan firma iletişim bilgilerinde;
Firma adının ... Anonim Şirketi, Firma adresinin ..., iletişim numarasının ..., e – posta adresinin musterihizmetleri@ilvi.com olduğu tespit edilmiştir.
Davalıya ait olduğu belirtilen ... uzantılı URL adresinin aktif ve yayında olduğu tespit edilmiştir. Karşı tarafa ait olduğu belirtilen Site Tescil Bilgilerinde; alan adının ... A.Ş. firması tarafından kayıt edildiği, alan adı sahibi kişi bilgileri, .com uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ... organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara WHOIS sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri
Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, alan adının 27.12.2000 tarihinde kayıt ettirildiği ve 27.12.2025 tarihine kadar kayıtlı olduğu, site erişim ve yer sağlayıcısının “...” olduğu tespit edilmiştir. ... Arama motorunda “...” ibaresinin aratılması ve çıkan sonuçlara ilişkin inceleme: ... arama motoruna “...” yazılarak arama yapıldığında, davalıya ait olduğu belirtilen ... uzantılı URL adresinin ilk sayfa sonuçlarında yer aldığı tespit edilmiştir.
Davacıya ait olduğu belirtilen ... uzantılı URL adresi üzerinde yapılan inceleme; Sitede yer alan hakkımızda sayfasında “ ..., 2006 yılında küçük bir dükkanla başlayan bir hikayenin parçasıdır. O günden bu yana, dürüstlük ve hesaplı alışveriş ilkesiyle yola çıktık ve müşterilerimizin güvenini kazanarak büyüdük. Amacımız, kaliteli ve şık giyinmeyi herkes için erişilebilir kılmaktır. Nisantaşı Shoes olarak, modaya uygun tasarımları uygun fiyatlarla sunarak müşterilerimizin beklentilerini karşılamayı amaçlıyoruz…” açıklamasının yer aldığı tespit edilmiştir.
Sitede yer alan iletişim sayfasında; Firma adının ... ŞİRKETİ, depo adresinin “...”, iletişim numarasının ..., ... adresinin ...”, e-posta adresinin info@nisantasishoes.com olduğu tespit edilmiştir.
Karşı tarafa ait olduğu belirtilen Site Tescil Bilgilerinde; alan adının ... A.Ş. firması tarafından kayıt edildiği, alan adı sahibi kişi bilgileri, .com uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ... organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara WHOIS sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, alan adının 23.09.2013 tarihinde kayıt ettirildiği ve 23.09.2033 tarihine kadar kayıtlı olduğu, site erişim ve yer sağlayıcısının “...” olduğu tespit edilmiştir. Marka İncelemesi Yönünden Sonuç olarak; Davalının marka kullanımının ... arama motoruna “...” yazılarak arama yapıldığında, davalıya ait olduğu belirtilen ... uzantılı URL adresinin ilk sayfa sonuçlarının yer aldığı,
... internet sitesinde ”...” ibaresinin kullanıldığı, söz konusu kullanımların davacının markasının korunduğu 18,25,35. sınıflarda davacı tarafın tescilli “...”, ”...” markaları ile benzer olduğu; ancak markaların coğrafi ad olması sebebiyle bir kişinin tek eline bırakılamayacağından iltibas oluşturmadığı, davacının ...numara ile tescilli “...” ve... numara ile tescilli ”...” markalarının ayırt ediciliğinin düşük, zayıf markalar olması sebebiyle koruma alanın sınırlı olduğu, markaya
tecavüzün gerçekleşmediği, karşı dava yönünden; dosya kapsamından gerçek hak sahipliğinin davacı/karşı davalıya ait olması sebebiyle davacı/karşı davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numara ile tescilli “...” ve ...numara ile tescilli ”...” ibareli markalarının hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluşmadığı, mali inceleme yönünden sonuç olarak; davacının 2019-2024 ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, takdir Mahkemeye ait olmak üzere defterlerin sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, davalı ticari defter ve belgelerinde davaya konu marka ile ilişkilendirilebilecek bir satış tespit edilemediğinden SMK 151/2b uyarınca tazminat hesabı yapılamadığı, Mahkemece davacı lehine tazminat hesaplanması gerektiği kanaatinin oluşması halinde tazminat miktarı takdirinin TBK 50 hükmünce Mahkemeye ait olacağı..." yönünde görüş ve kanaate varıldığı anlaşılmıştır.
Dava; asıl davada marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat taleplerine; karşı davada asıl dava davacısına ait .... ve .... başvuru numaralı markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemlerine ilişkindir.
Asıl dava yönünden;
Davacı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numara ile 06.02.2020 başvuru tarihli 18,25,35. Sınıflarda “...” ve ...numara ile 03.02.2022 başvuru tarihli ... Sınıflarda ”...” ibareli marka tescilleri bulunmaktadır.
Davalı adına ...numara ile 04.02.2014 başvuru tarihli ... Sınıflarda ”...”, .... numara ile 14.08.2015 başvuru tarihli... Sınıflarda ”...”, ...numara ile 11.04.2018 başvuru tarihli ...Sınıflarda ”...” ve “...” ibareli pek çok marka tescili bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacının “...” ve”...” markaları, davalının da “...” ibareli kullanımlarının bulunduğu, ... ili, ... ilçesinde yer alan ... semtinin bir kişinin tek eline marka olarak verilmesi mümkün olmayacağı, davacının markalarının ayırt edici nitelik de kazandığının ispat olunamadığı,“...” ibarelerinin marka olarak zayıf ibareler olduğu, ... semtinde ayakkabı satan alelade herhangi bir firmanın bu kullanımlarda kendine yer bulabileceği, markaların coğrafi ad içermesi sebebiyle bir kişinin tek eline bırakılamayacağı ve davalı kullanımları ile iltibas oluşturmayacağı, dolayısı ile davalının kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz niteliğinde olmadığı, ayrıca haksız rekabete de sebebiyet vermediği anlaşılarak davanın tümden reddine karar vermek gerekmiştir.
Karşı dava yönünden;
Her ne kadar asıl dava davalısı/karşı davacı, asıl dava davacısı/karşı davalıya ait ... numara ile kayıtlı “...” ve ...numara ile kayıtlı "..." markalarının hükümsüzlüğünü talep etmiş ise de, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre karşı dava davalısının 2018 yılında “... Şirketi” ticaret unvanı ile kuruluşunun olduğu ve karşı dava davalısının .. ibaresini marka başvuru tarihinden önce tescilsiz olarak kullandığı, gerçek hak sahipliğinin karşı dava davalısına ait olması sebebiyle karşı dava davalısının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numara ile tescilli “...” ve ... numara ile tescilli "..." markalarının hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın tümden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın ve karşı davanın ayrı ayrı reddine,
Asıl Dava Yönünden;
1-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan, daha önce ödenen 1.024,65 TL harcın düşümü ile arta kalan 409,25 TL'nin davacıya iadesine,
2-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davalı kedisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen;
a-)Marka hakkına tecavüz davası bakımından 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
b-)Haksız rekabet davası bakımından 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
c-)Maddi tazminat davası bakımından 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
d-)Manevi tazminat davası bakımından 50.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Dosyada Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Karşı Dava Yönünden;
1-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan, daha önce ödenen 427,60 TL harcın düşümü ile eksik kalan 187,80 TL'nin karşı dava davacısından alınarak hazineye irat kaydına,
2-Karşı dava davacısının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Karşı dava davalısı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Karşı dava davalısı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen marka hükümsüzlüğü davası bakımından 55.000,00 TL vekalet ücretinin karşı davacıdan alınarak karşı dava davalısına verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır