T.C.
İSTANBUL
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/35 Esas
KARAR NO : 2025/311
DAVA : Fikir ve Sanat Eseri (Maddi-Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 17/02/2022
KARAR TARİHİ : 11/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, ... tarafından tescil edilen ... eser numaralı, “...” isimli eserin söz yazarı ve telif hakkı sahibi olduğunu, eserin kendi bilgi ve rızası olmaksızın hukuka aykırı şekilde ... tarafından seslendirilerek "..." isimli televizyon programında yayınlandığını, TV yayını sonrası davalı ... A.Ş'nin sahibi olduğu “...” isimli sitede ve akabinde “...” isimli platformda eserin yayıldığını (bir örneği,“...” adresinde olmakla), böylece davalıların haksız maddi fayda elde ettiklerini, ... 13. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarname göndermiş ise de davalı tarafça ihtarnamenin tebliğinden itibaren gerekli sürede ödeme yapılmadığını, eserin TV’de ve “...” internet sitesinde yayınlanarak milyonlarca kişi tarafından izlenmesinin, ihlalin boyutlarını artırdığını beyan ve iddia ederek şimdilik 1.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine, eser sahipliğinden doğan hakları ihlal edildiğinden 10.000,00 TL manevi tazminatın ihtarnamenin davalı tarafa tebliğ tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline, davalıların dava konusu eserleri kendi internet sitelerinde, tv kanallarında ve çeşitli ticari amaçlı sitelerde kullanarak elde ettiği haksız kazancın bilirkişi marifetiyle kesin olarak tespit edilmesinin ardından arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı ...’in kısıtlı mecrada yayın yapan bir TV kanalı olmakla, dava konusu yayını gerçekleştirmediğine atıfla, husumete taraf olamayacağını, davalı ... A.Ş.’nin“...” sitesinden ilgili şarkının yayınlanmadığına atıfla, husumete taraf olamayacağını, bahse konu "..." programı yapımcısının ... A.Ş olduğunu, gönderdiği ihtarname ile davacının, dava sonucu elde edeceği 3 kat bedelin 40 katını (200.000,00 TL) talep ettiğini, “eser sahibi” ile “hak sahibi” kavramları farklı olmakla FSEK’da özellikle “hak sahibi” ibaresine yer verildiğini, dava konusu "..." programının her bir bölümünde, icra edilen 20-30 söz ve beste "eser sahibi" mevcut olup programda yapımcı davalı ...’nın "hak sahibi" olduğunu, bu tarz müzik yarışma programlarında kullanılan müzik eserlere ait telif ücretlerinin ilgili meslek birliklerine ödendiğini, dava dilekçesinde eski tarihli eserlere yer verilmekle, davacının maddi tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını beyan ve iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.
Tarafların bildirmiş olduğu tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporları dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizin 20/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "...davacının söz yazarı bulunduğu "..." isimli eserin davalılar tarafından davaya konu izinsiz kullanımlarının davacının eser hak sahipliğine yayın yoluyla tecavüz teşkil ettiği, 5848 sayılı FSEK 68 uyarınca davacının talep edebileceği tazminat miktarının 150.000,00 TL olabileceği..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Mahkememizin 27/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "...davacı vekilinin müvekkilinin söz yazarı olduğu gibi besteci de olduğu dikkate alınarak kök rapordaki 50.000 TL x 3 katı = 150.000 TL x 2 hak sahipliği tazminat miktarı = 300.000 TL olarak düzeltildiği, davalı vekilinin güncel verilere göre değil, ilk ihlal tarihi 11/12/2017'ye göre hesaplama yapılması itirazı dikkate alındığında ise, 7.812,50 TL x 3 katı = 23.437,50 TL x 2 hak sahipliği tazminat miktarı = 46.875,00 TL + ( 11/12/2017 ihlal tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte ) olduğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Mahkememizin 02/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...davaya konu “...” isimli yaratımın gerek güfte gerekse beste açısından birlikte şekillendirme, seslerin birbirini izlemesindeki uslup, birbirine bağlanış ve ritminin hususiyet taşıdığı bu çerçevede şarkının FSEK 3 anlamında musiki eseri olduğu, davacının “...” isimli eserin, söz yazarı ve bestecisi olduğu ve bu kapsamda FSEK md.11 karinesi çerçevesinde eserler üzerinde hak sahibi olduğu, “...” isimli eserin; ... logolu yayın kuruluşunda yayınlandığı görülen, “...” isimli televizyon programında davacıdan izin alınmaksızın yarışmacı tarafından seslendirildiği, dava konusu kullanımların, davacının eserler üzerinde sahip olduğu mali haklardan temsil hakkının ve eserler üzerindeki umuma arz yetkisi ve adın belirtilmesi yetkisi manevi hakkının ihlali niteliğinde olduğu, FSEK md. 68 uyarınca talep edilebilecek rayiç bedelin belirlenmesi uzmanlık alanımız dışında kalmakla, rayiç bedelin belirlenmesi yönünde bir değerlendirme yapılamadığı, davacının eser üzerindeki manevi haklarının ihlali nedeni ile manevi tazminat taleplerini ileri sürebileceği, tazminata hükmedilmesi ve miktarı hususlarında takdirin Mahkemede olduğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Mahkememizin 06/01/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda; "...dosyada davalılardan ... A.Ş'nin ve ... tarafından yapılan bir yayın kaydı bulunmaması kapsamında, işbu davalılar tarafından gerçekleştirilen bir hak ihlali tespit edilemediği ve dava konusu kullanımlardan sorumlulukları olmayacağı, sair itirazların değerlendirilmesi kapsamında, kök rapordaki kanaati değiştirecek nitelelikte bir husus bulunmadığı, davalı tarafça 07/09/2022 tarihinde dosyaya sunulmuş olan delillerde yer alan emsal mahkeme kararlarında yer verilen ve emsal bedellere ilişkin sunulan müzekkere cevapları ve sektörel koşullar kapsamında kullanımın gerçekleşmiş olduğu tarih itibariyle taraflar arasında bir anlaşma olsa idi eser sahibinin talep edebileceği tutarın 1500 TL olabileceği, FSEK md. 68 uyarınca 3 katına kadar talep edilebilecek bedelin 1500x3=4500 TL olduğu, bu hususta takdirin Mahkemede olduğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Dava, fikir ve sanat eseri sahipliğinden kaynaklanan hakların ihlaline dayalı olarak maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Davalılar ... A.Ş ile ... A.Ş yönünden yapılan değerlendirmede ;
Dava konusu yayının ... kanalında yayınlandığı ihtilafsız olmakla, her ne kadar davacı tarafça söz konusu program kaydının davalı ... A.Ş'nin sahibi olduğu ... isimli internet sitesinde yayınlandığı da iddia olunmuş olsa da, dosya kapsamında yapılan incelemede bu yönde bir video kaydının tespit olunamadığı, yine dosya kapsamında davalılardan ... tarafından yapılan bir yayın kaydının da tespit olunamadığı, bu doğrultuda, işbu davalılar tarafından gerçekleştirilen bir hak ihlali tespit edilemediği ve anılan davalıların dava konusu kullanımlardan sorumlulukları olmayacağı kanaatine varılarak husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı ... A.Ş yönünden yapılan değerlendirmede ;
Davacı ...'ün ... tarafından tescil edilen ... eser numaralı, “...” isimli eserin söz yazarı ve telif hakkı sahibi olduğu, davacının eserinin ... tarafından seslendirildiği ve 2017 yılında "..." isimli televizyon programında "..." isimli televizyon kanalında yayınlandığı, eserin bu şekilde kullanılması için davacıdan izin alınmadığı, bu hali ile davalının ihlalden sorumlu olduğu ve davacının mali haklarının ihlal edildiği sabittir.
Davacı FSEK 68. Maddesine dayalı tazminat talep ettiğinden, söz konusu madde uyarınca varsayımsal sözleşme ilişkisi kurulduğundan dava TBK.'nun 146. maddesi gereğince 10 yıllık genel zamanaşımına tabidir. Buna göre ihlal tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında rayiç bedelin tespiti noktasında farklılıklar bulunsa da, somut olayın ... programında ... isimli yarışmacı tarafından ... isimli eserin yorumlanmış oluşundan ibaret olduğu ve eserin hangi mecrada ne kadar izlenme olduğu bilgilerine 06/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda yer verildiği, ... tarafından mahkememize 27/12/2022 tarihinde sunulan müzekkere cevabında “izinsiz kullanıma istinaden eserin 5 yıllık tüm mecra kullanımları, izlenme sayıları” denilmekle beraber bu ifadenin temellendirilmemiş olduğu, dolayısı ile bu kapsamda tespit yapıldığı anlaşılan 20/03/2023 ve 27/09/2023 tarihli bilirkişi raporlarına itibar olunmayacağı, ayrıca -her ne kadar eserin niteliği, kullanım sayısı, kullanım mecraları, eser sahibinin popülerliği, tanınırlığı ya da eser sahiplerinin konumlarına göre rayiç bedelin farklılıklar gösterebileceği şüphesiz olsa da- benzer uyuşmazlıklarda mahkememizce 2017 yılına ait rayiç bedel tespitinde 500,00-5.000,00 TL aralığında emsal bedellerin kabul olunduğu, (örn. Mahkememizin 2022/219 esas sayılı dosyasında birleşen davada tespit olunan rayiç bedel) ancak ... tarafından beyan edilen rayiç bedel tutarlarının sektörde daha önce tanık olunmamış, duyulmamış ölçüde yüksek olduğu göz önüne alınarak gerçekçi olmadığı anlaşılmış ve bu doğrultuda 20/03/2023 ve 27/09/2023 tarihli bilirkişi raporlarına itibar olunmamıştır.
Dosya kapsamına göre, davacının eserden kaynaklanan mali haklarının davalı tarafça ihlal edildiği, davacının eser sahibi olarak FSEK 68.maddesinde, sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin veya bu kanun hükümleri uyarınca tespit edilebilecek rayiç bedelin üç katını maddi tazminat olarak isteyebileceği, bu madde uyarınca varsayımsal sözleşme ilişkisi kapsamında borç belirlendiğinden kusur ve zararın ispatının aranmayacağı, maddi tazminatın belirlenmesi bakımından emsal araştırması yapıldığı, 06/01/2025 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamında alınan diğer raporları da değerlendirmek suretiyle birleştirici nitelikte olduğu ve hükme esas alınabileceği, bilirkişilerce emsaller dikkate alınarak rayiç bedelin belirlendiği, eserin, ulaştığı alan ve izleyici kitlesi , ihlalin boyutu ve piyasadaki rayiç değerler gibi özellikler dikkate alındığında taleple bağlı kalınmak suretle 1.000,00 TL tazminat isteminin yerinde olduğu, ayrıca davacının manevi haklarının da ihlal edildiği, bu doğrultuda ihlalin ağırlığı, tarafların birbirine göre konumları ve ihlalin niteliği kapsamında 10.000,00 TL manevi tazminat talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... A.Ş'ye yöneltilen davanın kabulü ile,
1.000,00 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davalılar ... A.Ş ile ... A.Ş'ye yöneltilen davanın husumet yokluğundan reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 751,41 TL harçtan peşin alınan 204,93 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 546,48 TL harcın davalı ... A.Ş'den alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 80,70 TL Başvuru Harcı, 204,93 TL Peşin/Nisbi Harcı, 23.038,50 TL Tebligat Posta ve diğer masraflar ile bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 23.324,13 TL yargılama giderinin davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen;
a-)Maddi tazminat davası bakımından 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,
b-)Manevi tazminat davası bakımından 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalılar ... A.Ş ile ... A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 7/2 ve 13/1 maddeleri uyarınca belirlenen maddi tazminat yönünden 160,00 TL ve manevi tazminat yönünden 1.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalılara verilmesine,
7-Arabulucuk suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabulucuk ücretinin davalı ... A.Ş'den alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
8-Fazla yatan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır