T.C.
İSTANBUL
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/119 Esas
KARAR NO : 2025/298
DAVA : Tazminat (Fikir ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/06/2022
KARAR TARİHİ : 04/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır müzik dünyasında faaliyet gösteren başarılı bir eser sahibi, besteci ve söz yazarı, başarılı bir sanatçı olduğunu, ürettiği eserlerin birçok farklı sanatçı tarafından seslendirildiğini, çeşitli mecralarda sayısız dinleyicinin büyük beğenisini kazandığını, davaya konu izinsiz kullanılan "..." isimli eserin bestecisi ve söz yazarı olduğunu,“...” adlı eserin çok büyük popülariteye sahip dinlenme rekorları kıran bir eser olduğunu, davalıların müvekkilinin hak sahibi olduğu eseri izinsiz kullanmış olduklarını, eser sahipliğinin müvekkiline ait eserlerin 2. şahıslar tarafından kullanılabilmesi için FSEK md. 52.’ye göre müvekkilinden yazılı izin alınması gerektiğini, ancak izin
alınmaksızın 2013’de "..."nın yapımcısı olduğu "..." isimli yarışma programında kullanıldığını, bu kullanımın ... adlı TV kanalında yayımlandığını, daha sonra bu yayının da ... resmi web sitesinde ve yapımcı ...'ya ait ... "..." sayfasında paylaşıldığını, bu yayımlara ilişkin ekran görüntülerini ve ...'de yapılan yayının diğer mecralardaki yayın linklerinin yer aldığı görüntülerin dosyaya sunulacağını, müvekkilinin eserden doğan mali haklarının ihlal edildiğini, FSEK m. 21 ve devamı maddeler uyarınca, eser sahibine işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve umuma iletim olmak üzere mali haklar tanındığını, müvekkilinin besteci ve söz yazarı olarak eser sahibi olduğu dava konusu "..." isimli eser üzerindeki mali hakları ihlal edilerek müvekkil zarara uğratıldığını, müvekkilinin FSEK m. 25’te öngörülen umuma iletim hakkının birden çok kez ihlal edildiğini, izin alınmadan başka icracılar tarafından stüdyo ortamındaki icranın 1 kez ... televizyon kanalında yayınlandığını, bu suretle müvekkilinin mali haklarından umuma iletim hakkı 1 kez ihlal edildiğini, sonrasında bu yayının ... web sitesinde yayınlandığını, bu suretle umuma iletim hakkının internet yayını süreklilik arz ettiğinden sürekli olarak ihlal edilmeye devam edildiğini, bu yayının daha sonra diğer davalıya ait yayın kuruluşu olan "..."nda yeniden yayına sokulduğunu, bu suretle müvekkilinin mali haklarından yeniden umuma iletim hakkının internet yayını süreklilik arz ettiğinden, sürekli olarak ihlal edilmeye devam edildiğini, dolayısıyla müvekkilinin umuma iletim ve yeniden umuma iletim hakkının toplamda 3 kez; bunun 2 tanesinde süreklilik arz eder şekilde ihlal edildiğini beyan ederek müvekkilinin mali ve manevi haklarının ihlal edildiğinin tespitine, dava konusu eserin izinsiz kullanım sayısının belirlenerek bu sayıda kullanılabilmesi için davalılar ile müvekkili arasında sözleşme yapılmış olması olsaydı istenebilecek bedelin FSEK m.68/1 uyarınca üç katı tutarının tespitine, tespit edilen bu tutarın izinsiz kullanım tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte şimdilik 1.000 TL'sinin davalılar tarafından müteselsilen müvekkiline ödetilmesine, müvekkilinin uğradığı manevi zarara karşılık ise 15.000 TL manevi tazminatın davalılar tarafından müteselsilen müvekkiline ödetilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, yöneltilen işleme hakkı, çoğaltma ve temsil hakkının ihlalinden kaynaklanan taleplerin müvekkili şirket bakımından husumet yokluğu nedeniyle esasa girilmeksizin reddedilmesi gerektiğini, müvekkili yönünden bir pasif husumet ehliyetinin var olup olmadığının incelenmesi gerektiği, müvekkilinin işleme hakkı, çoğaltma hakkı ve temsil hakkı kapsamındaki tazminat taleplerinin tarafı olmadığını, davalı müvekkilinin “..." isimli programın davaya konu bölümünün yayımlandığı dönemde, yalnızca yayıncı kanal sıfatına haiz olduğu, "..." isimli programın ...’de yayımlanması dışında program ile ilgili bir yapımcılık görevi ya da sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu yapımın müvekkili şirket ile diğer davalı ... A.Ş. ve dava dışı ...arasında akdolunan 17.08.2012 tarihli "Televizyon Programı Yapım Sözleşmesi" kapsamında gerçekleştirildiğini, sözleşme kapsamında "..." isimli programın yayına girdiği ve ilgili programın yapımı diğer davalı ... A.Ş. ve dava dışı ...tarafından üstlenildiğini, müvekkili şirketin, ”..." programında çalınacak şarkıların belirlenmesinde, bunların yeni müzikal düzenlemesinde/aranjmanında hangi bölümde, hangi sırada ve ne kadar süreyle çalınacağına/söyleneceğine ya da bu eserlerin telif haklarının alınması konularında bir dahlinin bulunmadığı, bu hususların diğer davalı ... A.Ş. ve dava dışı ... tarafından yapımcı sıfatıyla yürütüldüğünü, bu nedenle davacının taleplerinde dayandığı "..." isimli eserin '..." isimli programda farklı enstrümanlarla çalınıp, yeni müzikal bölümler eklenip, farklı yarışmacılara icra ettirilmesi eylemleri ile bu şekilde işlenmiş versiyonlarının kaydedilmesi eylemlerinin müvekkili şirketçe değil, diğer davalı ... A.Ş. ve dava dışı ... tarafından gerçekleştirildiği, dolayısıyla müvekkili şirketin bir ihlalinin olamayacağı, sorumluluğunun da bulunmayacağı, diğer davalı ile müvekkili şirket arasında akdedilmiş yapım sözleşmesinin "Üçüncü Kişi Talepleri" başlıklı maddesinde de, yapımcı olarak diğer davalı ... A.Ş'nin, "üçüncü kişilerden gelebilecek her türlü taleplerden ve hu kişilerin başlatacağı her türlü hukuk ve cezai takiplerden münhasıran sorumlu olacağının yer aldığı, "...’ye yöneltilecek her türlü talebi yapımcı sıfatıyla üstlenip, ödemeyi'' kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, davacının yönelttiği "...” sayfasında gerçekleştiği iddia edilen umuma iletim hakkının ihlaline bağlı talebin de müvekkili şirket bakımından husumet yokluğu nedeniyle esasa girilmeksizin reddedilmesi gerektiğini, anılan "..." sayfasının müvekkili şirkete ait olmadığını, bu sebeple bu sayfada ya da bu sayfa vasıtasıyla gerçekleşmiş eylemlerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının tüm taleplerini herhangi bir ayrım yapmaksızın her bir davalıya yekûn olarak iletmesinin, kötü niyetli ve hakkın kötüye kullanılması yoluyla birden fazla kazanç elde etmeye yönelik olduğunu beyan ederek müvekkili şirketin davacının haklarını gerek husumet yokluğu gerekse de hukuka uygunluk sebepleriyle FSEK kapsamında ihlal eden bir eyleminin olmadığını, haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, usul açısından kullanım yıllarına ilişkin emsallerin belirlenmesi gerektiğini, dava konusu bir adet eserin 2013 yılında yayınlandığının iddia edildiğini, mahkemenin 3 emsal kararından da anlaşılacağı üzere 2017 yılında dahi rayiç bedelin 500 - 750 TL arası olduğu, 750 x 3= 2.250 TL yaklaşık bedel için, 20-25 katı bedel talep edildiğini ve sadece bir şarkı için kendilerine dava açıldığını, emsaller tespit edilirken taleplerin kullanım yılına ait olması içtihatlar gereği olduğunu, bu hususun dikkate alınmasını talep ettikleri dava konusu yarışma programında, yarışmacıların sergiledikleri performans sonrasında oylama ile elendikleri veya yarışmaya devam ettiklerini, bu nedenle dava konusu yayınlar yarışma programları olduğu için sonuçları belli olduktan sonra kısa sürede güncelliğini yitirdiğinden gerek TV'de gerekse başka mecralarda diziler gibi defalarca yayınlanmadıklarını, davaya konu yarışmanın TV'de yayınlanmak üzere üretildiğini, davaya konu yarışma web sitelerinde yayınlanmak amacıyla üretilmediğini, dolayısıyla yarışmanın ana yayın yerinin TV kanalı olduğunu, yayın tekrarlarının diğer yayıncı kuruluşlarda olduğu gibi, Youtube başta olmak üzere, internet sitelerinde yayınlandığını, bu nedenle internet yayınları yönünden davanın reddinin gerektiğini, FSEK 68/1 maddesi gereği farazi sözleşme ve rayiç bedel talep edildiğine göre, sadece TV ana yayını için bir rayiç bedel belirleneceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 2022/121 Esas sayılı dosyasının 26/10/2023 tarihli celsesi ile "...Mahkememiz dosyası ile yine mahkememizin 2022/119 Esas sayılı dosyasında görülen davalar arasında hukuki ve fiili irtibatın bulunduğu, davaların aynı sebepten doğduğu ve birlikte görülmesinde hukuki yarar bulunduğu yönünde kanaate varıldığından, işbu esas sayılı dosyanın mahkememizin 2022/119 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine..." yönünde karar verilmiş olup, mahkememizin 2022/121 Esas sayılı dosyası, işbu sayılı dosyamız ile birleştirilmiştir.
Mahkememizin 2022/121 Esas sayılı dosyasında davacı vekili, müvekkili ...'in uzun yıllardır müzik dünyasında faaliyet gösteren başarılı bir eser sahibi, besteci ve söz yazarı olduğunu, ürettiği eserlerin yıllar içerisinde birçok farklı sanatçı tarafından seslendirildiğini ve bunlardan bir tanesi olan "..." isimli eserin müvekkilinden izin alınmaksızın, 2017 yılında, davalılardan "..."nın yapımcısı olduğu "..." isimli yarışma programında kullanıldığını, bu kullanımın yine davalılardan "TV 8" isimli televizyon kanalında yayınlandığını,durumun müvekkili tarafından farkedilmesi üzerine davalılar ile iletişime geçildiğini ve izinsiz kullanıma bağlı olarak ortaya çıkan maddi ve manevi zararın tazmini gerekliliğinin bildirildiğini, davalılar tarafından konu ile ilgili uzlaşmaya dair bir tutum sergilenmediğini belirterek müvekkiline ait eserin davalılarca izinsiz kullanımı sebebiyle davacının mali ve manevi haklarının ihlal edildiğinin tespiti ile, müvekkili ile sözleşme yapılmış olsaydı istenebilecek bedelin FSEK 68/1 maddesi kapsamında üç katı tutarında maddi tazminat tutarının ve 15.000 TL manevi tazminatın ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin 2022/121 Esas sayılı dosyasında davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek usulden ve esastan reddi ile ayrıca dava dosyasının mahkememizin 2022/119 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir.
Tarafların belirtmiş olduğu tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılarak kök ve ek raporlar alınmıştır.
Mahkememizin 29/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...ASIL DAVA AÇISINDAN; Davacının ... isimli eserin güfte bestecisi olup, ... isimli eserin FSEK 2 kapsamında “ilim ve edebiyat eseri” ve FSEK 3 maddesi uyarınca “müzik eseri” olduğu, davacının söz konusu esreden doğan mali ve manevi hakların sahibi olduğu, davalıların davacıya ait eseri ... kanallarında, ... web sitesinde (arşiv kayıtlarında), ... medya hesaplarında yayınlaması nedeniyle FSEK 21. maddesi uyarınca İşleme hakkı, FSEK 24 maddesi uyarınca Temsil Hakkı, Fsek 25. Maddesi uyarınca İşaret, Ses Ve/Veya Görüntü Nakline Yarayan Araçlarla Umuma İletim Hakkının ihlal edilmiş olduğu, davalıların davacıya ait eserden doğan manevi haklarını ihlal etmiş olduğu, Dava konusu “...” isimli eserin rayiç bedel hesaplaması aşağıdaki gibi olup dava konusu eserin rayiç bedeli 113.296,52 TL olabileceği, haksız fiilin gerçekleştiği 2013 yılı baz alındığında, Davacıya ait eserin 1 kez TV yayınında, stüdyo ortamında ve internet paylaşımlarında kullanılması sebebiyle hesaplanan rayiç bedel toplamı 113.296,52 TL’dir. Mahkemenin FSEK md. 68’e göre rayiç bedelin üç katına hükmetmesi halinde, tazminat miktarı 339.889,56 TL olarak hesaplanmaktadır. Belirlenen tazminat miktarına faiz işletilmesi kararı ise yine Mahkemenin takdirindedir.
BİRLEŞEN DAVA AÇISINDAN; Davacının ... isimli eserin güfte bestecisi olup, ... isimli eserin FSEK 2 kapsamında “ilim ve edebiyat eseri” ve FSEK 3 maddesi uyarınca “müzik eseri” olduğu, davacının söz konusu eserden doğan mali ve manevi hakların sahibi olduğu, davalıların davacıya ait eseri TV8 yayın kanalında yayınlandığı, ...sosyal medya hesaplarında yayınlaması nedeniyle FSEK 25. Maddesi uyarınca İşaret, Ses Ve/Veya Görüntü Nakline Yarayan Araçlarla Umuma İletim Hakkının ihlal edilmiş olduğu, haksız fiilin gerçekleştiği 2017 yılı baz alındığında, davacıya ait eserin 1 kez TV yayınında kullanılması sebebiyle hesaplanan rayiç bedel 4.000 TL’dir.
Mahkemenin FSEK md. 68’e göre rayiç bedelin üç katına hükmetmesi halinde, tazminat miktarı 12.000 TL olarak hesaplanmaktadır. İlgili tarihte gerçekleşen bu kullanımdan dolayı davalılardan ... ile birlikte, diğer Davalı ...
A.Ş.’nin sorumluluğu bulunmaktadır.
Belirlenen tazminat miktarına faiz işletilmesi kararı ise yine Mahkemenin takdirindedir..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Mahkememizin 10/03/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda; "...ASIL DAVA AÇISINDAN; Davacının ... isimli eserin güfte bestecisi olup, ... isimli eserin FSEK 2 kapsamında “ilim ve edebiyat eseri” ve FSEK 3 maddesi uyarınca “müzik eseri” olduğu, davacının söz konusu esreden doğan mali ve manevi hakların sahibi olduğu, davalıların davacıya ait eseri ... kanallarında, ... web sitesinde (arşiv kayıtlarında),... sosyal medya hesaplarında yayınlaması nedeniyle
FSEK 21. maddesi uyarınca İşleme hakkı, FSEK 22. Maddesi uyarınca Çoğaltma Hakkı, FSEK 24 maddesi uyarınca Temsil Hakkı, FSEK 25. Maddesi uyarınca İşaret, Ses Ve/Veya Görüntü Nakline Yarayan Araçlarla Umuma İletim
Hakkının ihlal edilmiş olduğu, davalıların davacıya ait eserden doğan manevi haklarını ihlal etmiş olduğu, dava konusu “...” isimli eserin rayiç bedel hesaplaması aşağıdaki gibi olup dava konusu eserin rayiç bedeli 96.014,00 TL olabileceği,
haksız fiilin gerçekleştiği 2013 yılı baz alındığında, davacıya ait eserin 1 kez TV yayınında, stüdyo ortamında ve internet paylaşımlarında kullanılması sebebiyle hesaplanan rayiç bedel toplamı 96.014,00 TL’dir.
Mahkemenin FSEK md. 68’e göre rayiç bedelin üç katına hükmetmesi halinde, tazminat miktarı 288.042,00 TL olarak hesaplanmaktadır. Belirlenen tazminat miktarına faiz işletilmesi kararı ise yine Sayın Mahkemenin takdirindedir.
BİRLEŞEN DAVA AÇISINDAN; Davacının ... isimli eserin güfte bestecisi olup, ... isimli eserin FSEK 2 kapsamında “ilim ve edebiyat eseri” ve FSEK 3 maddesi uyarınca “müzik eseri” olduğu, davacının sözkonusu eserden doğan mali ve manevi hakların sahibi olduğu, davalıların davacıya ait eseri TV8 yayın kanalında yayınlandığı, ... sosyal medya hesaplarında yayınlaması nedeniyle FSEK 25. Maddesi uyarınca İşaret, Ses Ve/Veya Görüntü Nakline Yarayan Araçlarla Umuma İletim Hakkının ve FSEK 22. Maddesi uyarınca Çoğaltma Hakkının ihlal edilmiş olduğu, haksız fiilin gerçekleştiği 2017 yılı baz alındığında, davacıya ait eserin 1 kez TV yayınında kullanılması sebebiyle hesaplanan rayiç bedel 4.000 TL’dir. Mahkemenin FSEK md. 68’e göre rayiç bedelin üç katına hükmetmesi halinde, tazminat miktarı 12.000 TL olarak hesaplanmaktadır. İlgili tarihte gerçekleşen bu kullanımdan dolayı davalılardan ... ile birlikte, diğer Davalı ...
A.Ş.’nin sorumluluğu bulunmaktadır. Belirlenen tazminat miktarına faiz işletilmesi kararı ise yine Mahkemenin takdirindedir..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile, asıl dava yönünden dava dilekçesinde yer alan 1000,00 TL maddi tazminat talebini 287.042,00 TL arttırarak 288.042,00 TL olarak, birleşen dava yönünden ise 1000,00 TL maddi tazminat talebini 11.000,00 TL arttırarak 12.000,00 TL olarak, neticelendirmiştir.
Uyuşmazlık; asıl ve birleşen davalarda eser sahipliğine tecavüzün tespiti, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede;
Davacıya ait "..." isimli eserin, 2013 yılında, davalılardan "..."nın yapımcısı olduğu "..." isimli yarışma programında kullanıldığı, bu kullanımın yine davalılardan "..." isimli televizyon kanalında yayınlandığı, bu yayının daha sonra ... resmi web sitesinde ve yapımcı ...'ya ait ... "facebook" sayfasında paylaşılarak yayına sokulduğu, eserlerin bu şekilde kullanılması için davacıdan izin alınmadığı, bu hali ile davalıların ihlallerden sorumlu oldukları ve davacının mali haklarının ihlal edildiği sabittir.
Davacı FSEK 68. Maddesine dayalı tazminat talep ettiğinden söz konusu madde uyarınca varsayımsal sözleşme ilişkisi kurulduğundan dava TBK.'nun 146. maddesi gereğince 10 yıllık genel zamanaşımına tabidir. Buna göre ihlal tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu ihlal oluşturan izinsiz kullanımların, musiki eserlerinin kullanılması ve bu tespitin gerçekleştirildiği yarışma programının televizyonda yayınlanmasının 5846 sayılı FSEK'ın 6/3. maddesi uyarınca dava konusu musiki eserlerinin işlenmesi (senkronizasyonu) niteliğinde bulunduğu, meslek birlikleriyle yapılan lisans sözleşmelerinin bu şekilde kullanım yetkisi vermediği, eser sahibinden izin alınmadan gerçekleşen söz konusu kullanımlar nedeniyle her bir kullanım için ayı ayrı tazminat sorumluluğunun doğduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre, davacının eserden kaynaklanan mali haklarının davalı tarafça ihlal edildiği, davacının eser sahibi olarak FSEK 68.maddesinde, sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin veya bu kanun hükümleri uyarınca tespit edilebilecek rayiç bedelin üç katını maddi tazminat olarak isteyebileceği, bu madde uyarınca varsayımsal sözleşme ilişkisi kapsamında borç belirlendiğinden kusur ve zararın ispatının aranmayacağı, maddi tazminatın belirlenmesi bakımından emsal araştırması yapıldığı, bilirkişilerce emsaller dikkate alınarak rayiç bedelin belirlendiği, eserin yarışma programlarında ve internet sitesinde kullanılmış olması, ulaştığı alan ve izleyici kitlesi, ihlalin boyutu ve piyasadaki rayiç değerler gibi özellikler dikkate alındığında (96.014,00 x3) FSEK 68 uyarınca 3 katı oranında 288.042,00 TL telif bedeli belirlenen ek raporun hükme esas alınabileceği, ayrıca davacının FSEK m.14 kapsamında manevi haklarının da ihlal edildiği, bu doğrultuda ihlalin ağırlığı, tarafların birbirine göre konumları ve ihlalin niteliği kapsamında 15.000,00 TL manevi tazminat talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede; Davacıya ait "..." isimli eserin, 2017 yılında, davalılardan "..."nın yapımcısı olduğu "..." isimli yarışma programında kullanıldığı, bu kullanımın yine davalılardan "..." isimli televizyon kanalında yayınlandığı, eserlerin bu şekilde kullanılması için davacıdan izin alınmadığı, bu hali ile davalıların ihlallerden sorumlu oldukları ve davacının mali haklarının ihlal edildiği sabittir.
Davacı FSEK 68. Maddesine dayalı tazminat talep ettiğinden söz konusu madde uyarınca varsayımsal sözleşme ilişkisi kurulduğundan dava TBK.'nun 146. maddesi gereğince 10 yıllık genel zamanaşımına tabidir. Buna göre ihlal tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu ihlal oluşturan izinsiz kullanımların, musiki eserlerinin kullanılması ve bu tespitin gerçekleştirildiği yarışma programının televizyonda yayınlanmasının 5846 sayılı FSEK.'nın 6/3. maddesi uyarınca dava konusu musiki eserlerinin işlenmesi (senkronizasyonu) niteliğinde bulunduğu, meslek birlikleriyle yapılan lisans sözleşmelerinin bu şekilde kullanım yetkisi vermediği, eser sahibinden izin alınmadan gerçekleşen söz konusu kullanımlar nedeniyle her bir kullanım için ayı ayrı tazminat sorumluluğunun doğduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre, davacının eserden kaynaklanan mali haklarının davalı tarafça ihlal edildiği, davacının eser sahibi olarak FSEK 68.maddesinde, sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin veya bu kanun hükümleri uyarınca tespit edilebilecek rayiç bedelin üç katını maddi tazminat olarak isteyebileceği, bu madde uyarınca varsayımsal sözleşme ilişkisi kapsamında borç belirlendiğinden kusur ve zararın ispatının aranmayacağı, maddi tazminatın belirlenmesi bakımından emsal araştırması yapıldığı, bilirkişilerce emsaller dikkate alınarak rayiç bedelin belirlendiği, eserin 1 kez TV yayınında kullanılmış olması, ulaştığı alan ve izleyici kitlesi, ihlalin boyutu ve piyasadaki rayiç değerler gibi özellikler dikkate alındığında (4.000,00 x3) FSEK 68 uyarınca 3 katı oranında 12.000,00 TL telif bedeli belirlenen ek raporun hükme esas alınabileceği, ayrıca davacının FSEK m.14 kapsamında manevi haklarının da ihlal edildiği, bu doğrultuda ihlalin ağırlığı, tarafların birbirine göre konumları ve ihlalin niteliği kapsamında 15.000,00 TL manevi tazminat talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Asıl Dava Yönünden;
1-Davanın kabulüne, davalıların eylemlerinin davacının mali ve manevi haklarını ihlal ettiğinin tespiti ile toplam 288.042,00 TL maddi tazminatın ve 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 20.700,79 TL karar harcından peşin alınan 273,24 TL peşin harcın ve 4.902,00 TL tamamlama harcının toplamı düşüldükten sonra eksik 15.525,55 TL harcın davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça başvuru harcı olarak yatırılan 80,70 TL, peşin yatırılan 273,24 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 4.902,00 TL'nin toplamından oluşan 5.255,94 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-9.956,00 TL (bilirkişi, posta, tebligat gideri) yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden;
a)Eser sahipliğine tecavüzün tespiti davası yönünden; karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
a)Maddi tazminat davası yönünden; karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
b)Manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk sırasında suç üstü ödeneğinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin haksız çıkan davalı taraftan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Birleşen Dosya Yönünden;
1-Davanın kabulüne, davalıların eylemlerinin davacının mali ve manevi haklarını ihlal ettiğinin tespiti ile toplam 12.000,00 TL maddi tazminatın ve 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 1.844,37 TL karar harcından peşin alınan 273,24 TL peşin harcın ve 188,00 TL tamamlama harcının toplamı düşüldükten sonra eksik 1.383,13 TL harcın davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça başvuru harcı olarak yatırılan 80,70 TL, peşin yatırılan 273,24 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 188,00 TL'nin toplamından oluşan 541,94 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-361,00 TL (bilirkişi, posta, tebligat gideri) yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden;
a)Eser sahipliğine tecavüzün tespiti davası yönünden; karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
a)Maddi tazminat davası yönünden; karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 12.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
b)Manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk sırasında suç üstü ödeneğinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin haksız çıkan davalı taraftan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.04/12/2025
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır