T.C.
İSTANBUL
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/26
KARAR NO : 2025/252
DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 26/01/2024
KARAR TARİHİ : 21/10/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesi : Davacı vekilinin mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmalar tarafından uzun yıllardan beri “...” baskın karakterli marka ile piyasada faaliyette bulunduğunu, söz konusu markanın tanınmış marka olduğunu, davalı ile arasında daha önce imzalanan bayilik sözleşmesi olduğunu ancak davalının sözleşmeye aykırı kullanımları nedeni ile bayilik ilişkisinin feshedildiğini, fesih bildirimine rağmen davalı tarafından ilgili markaların kullanılması sureti ile marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin gerçekleştirildiği, davalıların keşif adresinde bulunan taşınmazda, aynı isimle kurs merkezi ve özel okul kurmuş olduklarını, yine bildirilen URL adresli internet hesaplarında da marka kullanımının devam ettiği ve bu şekilde marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemleri tespit edilmesinİ talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi: Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı HMK gereğince davayı inkar ettiği anlaşılmıştır.
Deliller:
TPMK Kayıtları: Davaya konu ... sayılarla tescilli markalara ilişkin bilgilerin Mahkememize gönderildiği, "..." ibareleri markaların hak sahibinin davacı olduğu anlaşılmıştır.
Franchise Sözleşmesi: Taraflar arasında imzalanan ...ve ...tarihli sözleşme dosya arasına alınmıştır.
Mahallinde yapılan keşif sonucu talimat mahkemesince alınan bilirkişi Raporu: 22/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; üzerinde yapılan inceleme sonucunda, yürürlükteki yasal mevzuat uyarınca;
Davalı firma adına vergi levhası ile işletilen ve keşif adresindeki işyerlerinden elde edilen tabela ve sair ürünler üzerindeki marka ve logolar ile internet sitelerinde kullanılan marka ve logolar ile Orijinal marka tescilinde kullanılan marka görsellerinin birebir aynı olduğu, çok küçük detaylarda bulunan ve yukarıda ayrıntıları ile açıklanan farklılıkların, toplumun genel kesimi tarafından ayırt edilemeyeceği, uzman bir inceleme neticesi farklılıkların tespit edilebileceği ancak firmaların hitap ettiği tüketici kitlesi göz önüne alındığında bu farklılıkların tespit edilemeyeceği, İlgili markaların ve ürünlerin kullanımının, geçerli bir lisans veya devir sözleşmesine dayanıp dayanmadığı hususunda değerlendirme ve takdir yetkisinin yargılama makamında olduğu, Sonuç itibari ile; Takdiri sayın mahkemenizde olmak üzere;
Tespit edilen ve taklit olduğu iddia edilen ürünlerdeki marka kullanımlarının, geçerli bir lisans veya bayilik sözleşmesine dayanmadan kullanıldığının sayın mahkemece kabul edilmesi durumunda, davacıya ait tescilli ve geçerli markalar hakkında Sınai Mülkiyet Kanunu 29. Madde hükümleri uyarınca marka hakkına tecavüz oluşturacağı " kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi Raporu: 18/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ... A.Ş. ile davalı arasındaki franschise sözleşmesinin feshedildiği, Davalının kullanımları ile davacı ...Tic. Ltd. Şti’nin markaları arasında karıştırılma ihtimalinin olduğu, Marka hukukunda kümülatif korumanın artık söz konusu olmadığı, " kanaatini bildirmiştir.
Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki dava; davalının eylemlerinin davacı adına TPMK nezdinde tescilli marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet niteliğinde olup olmadığının tespiti, tecavüz eylemlerinin durdurulmasıi, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasının gerekip gerekmediğine ilişkinidr. Davacı taraf; davalı ile 25/01/2022 ve 23/06/2022 tarihinde franchise sözleşmesi yapıldığını, sözleşme gereğince davalıya... tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "..." , ... tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "...",... tescil numaralı "..." ve "..." ibareli markaların kullanım hakkının verildiğini, davalının sözleşmenin sınırlarını aşarak TPMK nezdinde ... başvuru numaralı "..." ibareli marka için tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun geri çekilmesi için davalıya ihtar çekildiğini, ancak ihtar gereğinin yerine getirilmediğini, bunun üzerine 03/01/2024 tarihinde fesih ihbarnamesinin davalıya gönderildiğini, taraflar arasındaki sözleşme fesih edilmesine rağmen davalının kullanımlarına devam ettiğini belirterek davanın kabulünü savunmuştur.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; TPMK nezdinde davacı adına tescilli ... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli, ...tescil numaralı "..." ibareli,... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli markaların bulunduğu, taraflar arasında...ve ... tarihli franchise sözleşmesinin bulunduğu, sözleşme gereğince davacılar ile davalı arasında dava konusu markaların kullanılmasına ilişkin hüküm bulunduğu, sözleşme gereklerinin yerine getirilmemesi ve davalının TPMK nezdinde marka tescil başvurusunda bulunması nedeniyle franchise sözleşmesinin davacı tarafça davalıya gönderilen ihtarname ile feshedildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında taraflar arasında imzalanan sözleşmeler incelendiğinde davacı taraflarca sözleşme gereğince "..." ibareli dava konusu markaların kullanılması hususunda taraflar arasında anlaşma bulunduğu, davalının eylemleri nedeniyle taraflar arasındaki franchising sözleşmelerinin fesih edildiği, fesih bildiriminden sonra mahkememizce talimat yoluyla yaptırılan keşifte davalının davacılara ait markaları hem keşif mahallinde hemde internet üzerinde kullanmaya devam ettiği, davalının eylemlerinin bu haliyle marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğuna kanaat getirilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile davalının eylemlerinin davacılar adına TPMK nezdinde tescilli bulunan "..." ibareli markalara tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca Haksız rekabet yönünden ise; yerleşik yargıtay içtihadları doğrultusunda kümülatif koruma ilkesi dikkate alınarak, haksız rekabete dayalı açılan davanın reddine karar verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile
- Davalının eylemlerinin davacının "..." ibareli markalarının marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına, sonuçların ortadan kaldırılmasına,
- Marka hakkına tecavüz dolayısı ile davalının, davacı adına tescilli bulunan "..." ibareli markalar ile aynı veya benzer nitelikte bulunan ürünler kullanılmasının durdurulmasına, davalıya ait bildirilen adreslerde davacı adına tescilli bulunan "..." ibareli markalar ile aynı veya benzer nitelikte bulunan ürünlere el konulmasına, el konularak toplatılan ürünlerin masrafı davalılardan alınmak suretiyle karar kesinleştiğinde imhasına,
- Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
-Hüküm özetinin karar kesinleştiğinde masrafın davalı tarafça karşılanmak üzere Türkiye'de yayın yapan en yüksek tiraja sahip 3 gazeteden birinde ilanına,
2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın düşümü ile kalan 187,80 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacılar tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 18.185,00 TL bilirkişi ücreti, posta ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 19.040,20 TL yargılama giderinin marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin önlenmesi talebi bakımından kısmen kabul kararı gözetilerek takdiren 1/2 oranında olmak üzere 9.520,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalan giderin davacılar üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5- Kabul edilen kısım yönünden; davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın, karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır