T.C.
İSTANBUL
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/245 Esas
KARAR NO:2025/242
DAVA:Fikir ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ:01/12/2022
KARAR TARİHİ:09/10/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, davaya konu albümlerin içerdiği eserler, video klipler üzerinde fonogram yapımcısı sıfatı ile müvekkili şirketin münhasır mali hak ve yetki sahibi olduğunu, dilekçe ekinde sunulan kayıt
tescil belgeleri ile de sabit olduğu üzere sanatçı ...’ın 5 adet albümü ve sanatçı ... ...’in 1 adet albümü ve bu albümler üzerinde FSEK kapsamında fonogram yapımcısı sıfatıyla mali hak sahibi ve manevi hakları kullanma yetkisi sahibi olduğunu, işbu albümler ve albümler üzerindeki hakların .... Noterliği’nin ... nolu Noter Devir Sözleşmesi ile müvekkili şirket tarafından ... ... A. Ş.’den devir alındığını, ... yapımcı kodu ile müvekkili şirket adına telif hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü Eser İşletme Kayıt ve Tescilleri yapıldığını, davalının davaya konu albümler, şarkılar ve videolar üzerinde FSEK kapsamında hiçbir hak ve yetkisi olmadığını, davalının fonogram yapımcısı hak veyetkileri de bulunmadığını, davalının haksız ve hukuka aykırı eylemi sonucunda henüz ...’dan kaldırılmayan (veya önce kaldırılıp daha sonra ... tarafından geri yüklenen) ancak kaldırılma riski olan video ve bağlantılarına işbu dilekçe ile yer verildiği, davalının haksız ve hukuka aykırı eylemi FSEK’in alenen ihlali olup müvekkili şirkete ağır ve
telafisi imkansız zarar verdiğini ve .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyası ile teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davalı tarafından ...’a yapılan müvekkilinin hak sahibi olduğu eserlere ilişkin haksız bildirimlerden kaynaklı erişimi engellenen linklerin engelinin kaldırılarak müvekkil şirketin ... kanalı olan “... ...” ... kanallarının kapatılmasının ve dilekçede detaylı listesi yazılı şarkıların ...’dan erişiminin engellenmesinin önlenmesine karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek davanın kabulü ile, öncelikle .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının devamına, davalı tarafça yapılan haksız bildirimlerin müvekkilinin hak sahipliğine tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, davalı tarafından ...’a yapılan müvekkilinin hak sahibi olduğu eserlere ilişkin haksız bildirimlerden kaynaklı erişimi engellenen linklerin engelinin kaldırılarak müvekkil şirketin ... kanalı olan “... ...” ... kanallarının kapatılmasının ve dilekçede detaylı listesi yazılı şarkıların ...’dan erişiminin engellenmesinin (kaldırılmasının) önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davalının sahip olduğu eser işletme belgeleri delil niteliğinde olmayıp, asıl olan sanatçı ile yapımcı arasındaki sözleşmeler olduğunu, davacı her ne kadar “hak sahipliğini gösteren resmibelge” tanımlamasıyla eser işletme belgelerine ve ... kayıtlarına dayansa da; sanatçı ile yapımcı arasındaki hak devirlerinin yazılı şekille yapılması ve hakların ayrı ayrı gösterilmesi gerektiği gibi, kanun hak devirlerinin sadece bu iki taraflı sözleşmeler ile yapılacağını şekil şartı olarak öngördüğünü, kanun koyucu; yine Eser İşletme Belgesi’nin; hak ihdas etme amacı taşımadığını ve kesin delil niteliği taşımadığını da açık ve net şekilde belirttiğini, gerek davacı ile eser sahipleri, gerek ... film şirketi ile eser sahipleri arasında imzalanmış, FSEK md. 52'ye uygun sözleşmeler bulunmadığını, davacının ancak ve ancak eser sahipleri ile karşılıklı olarak yapmış olduğu ve devredilen hakları tek tek gösterir sözleşmeler ile hak sahipliğini kanıtlayabileceğini, ancak davacının, ne ... film ile eser sahipleri arasında, ne de kendisi ile eser sahipleri arasında imzalanmış böyle bir sözleşme sunamadığını, fonogram yapımcısı sıfatı, fonogramın ilk tespitini gerçekleştirene ait olduğunu ve bir başkasına devredilemeyeceğini, davacının dava konusu eserler üzerinde bağlantılı hak sahibi sıfatına sahip olmadığını, çünkü davacının ilgili eserlerin "ilk tespit"ini yapmadığını, davacının ilgili eserler üzerindeki hakları ... film şirketinden devraldığını belirtse de, ... film şirketinin
bu eserler üzerindeki hakları devretme hak ve yetkisi bulunmadığını, davacının, dava konusu eserler üzerindeki hakları ... ... A.Ş.'den .... Noterliği'nin ... Numaralı "Noter Devir Sözleşmesi" ile devraldığını belirttiğini, dosya içerisinde mevcut olmayan bu sözleşme ile ilgili beyanları, delillerin taraflarına tebliğinden sonrası için saklı tuttuklarını, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun "Devren İktisap" başlıklı 49. Maddesi uyarınca; "Eser sahibi veya mirasçılarından mali bir hak veya böyle bir hakkı kullanma ruhsatını iktisap etmiş olan bir kimse, ancak bunların YAZILI MUVAFAKATİYLE bu hakkı veya kullanma ruhsatını diğer birine devredebilir. İşleme hakkının devrinde, devren iktisap eden kimse hakkında da eser sahibi veya mirasçılarının aynı suretle muvafakatı şarttır." bu düzenleme ışığında ... ... A.Ş.'nin ilgili eserler üzerindeki haklarını tek başına devretme yetkisi mevcut olmadığını, kanun koyucu bu hususu, eser sahiplerini doğrudan korumak amacıyla kanuna koyduğunu, eser sahiplerinin, eserlerinin kamuya arzı konusunda, güvenmedikleri veya istemedikleri 3. Kişilerle çalışmaya zorlanmalarının önüne geçilmesi amaçlandığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla devir işlemi geçerli olarak kabul edilecek olsa dahi, devir sadece eser işletme belgelerinin devri olduğunu, ...'a ait "...", "..." ve "..." albümlerinde yer alan eserlerin 21.02.2001 tarihinden önce vücuda getirilen eserler olduğunu, bu eserlerle ilgili yine çok önemli bir nüans mevcut olduğundan, bunlar için ayrıca beyanda bulunmak zorunluluğu hasıl olduğunu, ilgili eserler üzerindeki dijital hakların icracı sanatçılara ait olduğu, kanun, yerleşik Yargıtay içtihatları ve birden çok kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğunu, dilekçe ekinde de görüleceği üzere, müvekkil şirketin dava konusu eserlerin eser sahipleriyle FSEK 52. madde
kapsamında yazılı olarak tesis etmiş olduğu kanuna uygun dijital hak devir sözleşmeleri mevcut olduğunu, müvekkil şirketin eser sahiplerinden ... ile 01.11.2019 ve ... ... ile 01.11.2021 tarihinde imzaladığı sözleşmeler ile dava konusu eserler üzerindeki dijital hakları münhasıran devraldığını, bu nedenle müvekkil şirketin dava konusu eserler üzerindeki dijital haklara tek başına sahip olduğunu, tüm bu nedenlerle, taraflarınca ..., ... ve ... dijital müzik iletim platformlarına haklı olarak telif hakkı ihlali bildirimi yapıldığını, davacının, sadece bu davada yer alan müzik eserlerini değil, bunlar haricinde daha bir çok eseri, sahip olmadıkları hakları kullanarak, dayanaksız şekilde dijital mecralarda pazarladığını ve haksız olarak gelir elde ettiğini, davacının tek amacının, hem dava konusu, hem de dava dışı pek çok eserin dijital haklarına sahip olan müvekkili bu ve benzeri ihtiyati tedbirler ve davalar ile yavaşlatmak, dijital mecralarda yer alan pazarlama kanallarını kullanmaya ve haksız kullanımlarından kazanç elde etmeye devam ettiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Dosya kapsamında taraflarca bildirilen deliller toplanmış, bilirkişi kök ve ek raporu alınmıştır.
Mahkememizin 01/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...bilişim alanı yönünden yapılan incelemelere dayalı tespitler neticesinde; ... isimli çevrimiçi video paylaşım ve sosyal medya platformundan kaldırılan/kapatılan videolar ve bağlantı linkleri olarak paylaşılan URL adreslerinde yayınlanan videoların telif hakkı talebi nedeniyle erişimi engellendiği / kaldırıldığı, ... isimli çevrimiçi video paylaşım ve sosyal medya platformundan henüz kaldırılmayan (veya önce kaldırılıp daha sonra ... tarafından geri yüklenen) ancak kaldırılma riski olduğu belirtilen URL adreslerinde davacı şirketin ... kanalı olan “...” isimli kanalda yayınlanan videoların halihazırda erişilebilir / yayında olduğu, bahse konu videoların erişimin engellenmesine ve/veya kapatılmasına konu olmadığı, davacıya, dava konusu yapımlar üzerindeki dijital iletim haklarının devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle davacının yapımlar üzerinde dijital iletim hakkı sahipliği bulunmadığı ve bu kapsamda davalı eylemlerinin davacı mali haklarına tecavüz teşkil ettiği yönünde bir tespit yapılamadığı..." yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizin 13/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; "...bilirkişi kök raporuna karşı yapılan itirazların
değerlendirilmesi sonucunda kök rapordaki kanaati değiştirecek bir husus bulunmadığı, sair itirazların hukuki nitelikte olduğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafça sunulan 14/05/2025 tarihli uzman görüşünde ise, "....dava dışı ...'nin gerek 2004 tarihli dijital hakların devrine ilişkin noter muvafakati gerekse taraflar arasındaki 2009 tarihli sözleşmenin dijital hakların yapımcıya devrine ilişkin açık hükümleri dikkate alındığında, dava konusu eserlere ilişkin dava dışı yapımcı ...'nin yine dava dışı sanatçı ...'tan dijital umuma iletim haklarını FSEK'in öngördüğü usul ve esasa uygun biçimde devraldığı, dava dışı sanatçı ... ve dava dışı yapımcı ... arasındaki sözleşme hükümleri gereği, yapımcının tam ruhsat mahiyetinde devraldığı hakları sanatçının ayrıca iznine ihtiyaç olmaksızın 3. kişiye devredebileceği, hak sahibi ...'nin 2019 yılında davacıyla yapmış olduğu dijital hakların devri sözleşmesinin geçerli olduğu, dijital hakları kullanma noktasında ruhsat sahibi olan ...'un kullanımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı, dava dışı ... Şirketi ile ... Şirketi arasındaki devrin gerçekleştiği 25.04.2019 tarihinden sözleşmenin feshedildiği, 3 yıllık süreçte dava dışı sanatçı ...'ın haklarını ...'den devralan ... ile 01.08.2019 tarihli edisyon sözleşmesi imzaladığı, 2020-2021 yılları arasında ...'a yaptığı menajerlik hizmeti ödeme belgelerinin ve bu iş ilişkisinden haberdar olduğu ve bu durumu ikrar eden röportajlarının olduğu, dava dışı ... Şirketi ile ... Şirketi arasındaki devrin 25.04.2019 tarihine gerçekleştiği, sanatçı ...'ın sözleşmeyi fesih tarihinin ise 17.03.2022 olduğu, bu süreçte sanatçı ...'ın sözleşmenin dijital hakların yapımcı tarafından 3. kişiye devrine yönelik itirazını içeren herhangi bir hukuki yola başvurmadığı gibi ihtarname dahi çekmediği, dava dışı sanatçının bu haklarını yapımcıya devri sonrasında, davalıya yapmış olduğu ikinci devrin FSEK m.54 uyarınca hukuken korunamayacağı açık olmakla davalının hak sahipliği iddiasının dinlenemeyeceği, dava dışı sanatçı ... ... ve ... ile dayalı ...' Şirketi arasında imzalanan 01.11.2019 tarihli ve 01.11.2021 tarihli sözleşmelerin uyuşmazlık konusu eserler üzendeki hakların davacı şirkette kalması nedeniyle geçerli olmadığı sonuçlarına ulaşıldığı..." yönünde görüş ve kanaate varıldığı anlaşılmıştır.
İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Dava; hak sahipliği iddiasına dayalı olarak, davalı tarafça ... platformuna haksız olarak yapıldığı belirtilen bildirimlerin davacının hak sahipliğine tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve erişimi engellenen linklerin engelinin kaldırılması istemlerine ilişkindir.
Davacı taraf, dosyaya sunulu kayıt tescil belgeleri çerçevesinde, sanatçı ...’ın 5 adet albümü ve sanatçı ... ...’in 1 adet albümü üzerinde FSEK kapsamında fonogram yapımcısı sıfatıyla mali hak sahibi ve manevi hakları kullanma yetkisi sahibi olduğunu belirterek davalının eylemlerinin davacının hak sahipliğine tecavüz teşkil ettiği iddiası ile işbu davayı açmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin istikrar arz eden kararlarında belirtildiği gibi, işletme belgesi, hak sahipliği konusunda bir karine ihdas etmiş olup, bu karinenin çürütülmesi, aksinin ispatı her ... için mümkündür.
Uyuşmazlık, dosya konusu eserler üzerindeki dijital iletim haklarının davacı şirkete devredilip devredilmemiş olduğu ve bu kapsamda davalı kullanımlarının davacının mali haklarına tecavüz teşkil edip etmediği hususlarında toplanmaktadır. Öyle ki, davacı dava konusu yapımlar üzerindeki hakların, yapımların fonogram yapımcısı olan dava dışı ... şirketi imzalamış olduğu sözleşme kapsamında kendisine devredildiğini ve sunulan hak devrine ilişkin tüm belgeler kapsamında mali hakların sahibi olduğunu beyan etmekte, davalı taraf ise, icracı ... ve ... tarafından dijital iletim hakkının devredilmemiş olduğunu, hakların kendisinde kaldığını ve taraflarına imzaladıkları devir sözleşmesi kapsamında tarafına devredildiğini beyan etmektedir.
Dava dışı ... Şirketi ile davacı arasında imzalanan 25.04.2019 tarihli devir sözleşmesi incelendiğinde, ... ... A.Ş. tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığı üzerinden kayıt tescil yolu ile dosyada bulunan toplam 84 adet yapıma ilişkin, FSEK md. 25’te düzenlenen işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkını da içerecek şekildeki mali hakların tam ruhsat ile davacı şirkete devredildiğinin düzenlendiği söz konusu hakların davacıya usulüne uygun şekilde devredilmiş olması için dava dışı ... şirketinin bu hakka / hakkı devir yetkisine sahip olup olmadığının da tespiti gerekmektedir.
Uyuşmazlık kapsamında, dava dışı icracı ve eser sahibi ... ile dava dışı ... film arasında düzenlendiği anlaşılan 12/12/1997 ve 01.01.2009 tarihli sözleşmeler, yine icracı sanatçı ...'ın dava dışı ... film'e verdiği .... Noterliğinin 18.04.2004 tarih ve ... yevmiye numaralı muvafakatname ile dava dışı ...’in seslendirdiği yapımlar yönünden .... Noterliği'nin 11.03.2005 tarihli ... yevmiye no'lu muvafakatname ve sair tüm belgelerle .... FSHHM'nin ... değişik iş sayılı dosyası incelenmiştir.
FSEK.m.80/B'ye göre, bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra, eser sahibinin ve icracı sanatçının izni ile yapılan tespitin, doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması, dağıtılması, satılması, kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi hususlarında izin verme veya yasaklama haklarını münhasıran haizdir. Bu çerçevede fonogram yapımcısının hakları şunlardır;
1. Tespitin doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması,
2. Tespitin her türlü yöntemle satılması ve dağıtılması,
3. Tespitin kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi,
4. Tespitin işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan vasıtalarla umuma iletimi ve yeniden iletimi( Radyo- televizyon aracılığıyla yayın),
5.Yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış tespitlerin aslının veya kopyalarının satış ve diğer yollarla dağıtılması,
6. Tespitin telli veya telsiz araçlarla veya diğer yöntemlerle umuma iletilmesi,
7. Tespitin internet ortamında umuma iletilmesi.
Bilindiği üzere FSEK m.48'e göre; eser sahibi veya onun mirasçıları, mali hakları devir ettikleri veya ruhsat verdikleri takdirde onlardan bu hakları alanlar aslen iktisapta bulunmuş olurlar. Başka bir deyişle eser sahibinden veya mirasçılarından iktisap aslen iktisaptır. Devren iktisap ise FSEK m.49'da düzenlenmiştir. Buna göre, eser sahibi veya mirasçılarından, mali bir hak veya böyle bir hakkı kullanma ruhsatını iktisap eden bir kimse bu hakkı başkasına devretmişse yani ikinci elden bir devralma varsa devren iktisap söz konusudur. Bu şekilde yapılacak devirlerin, eser sahibi veya mirasçılarının yazılı iznine dayanması gerekir. Yazılı izin alınmadan devir yapılmışsa icazet verilinceye kadar işlem askıda hükümsüzdür.
FSEK 25. madde işaret, ses ve/ veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı başlığını taşımaktadır. 4630 sayılı kanunla 21/02/2001 tarihinde kabul edilmiştir. Bu hükme göre, telli-telsiz uydu kablolu araçlarla veya radyo televizyonla yayınlar, dijital iletim ve sair ses, görüntü nakli yapan araçlarla yayın konusunda münhasır hak eser sahibinindir. Bilindiği üzere çağın ve toplumsal alışkanlıkların değişmesi ile 2001 yılında hükmün kapsamı genişletilmiş ve düzenlenmiştir. Buna göre, internet ortamında ve dijital gereçlerle dağıtım kendine özgü yeni bir hak tasarruf alanıdır. Müzik eserlerinin internet üzerinden umuma iletimine ilişkin mali hakkın 5846 sayılı FSEK’in 25. maddesinde 2001 yılında yapılan değişiklikle ihdas edilmiş olması karşısında, mali hakların devrine ilişkin sözleşmenin ve eser sahibi tarafça değişiklikten önceki tarihlerde verilen muvafakatler ile FSEK’in 51. maddesinin, -ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmelerin batıl olduğuna ilişkin hükmünün- bir arada gözetilmesi gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/5890 E., 2021/3300 K.) Dava dışı icracı ve eser sahibi ... ile dava dışı ... film arasında düzenlendiği anlaşılan 12/12/1997 tarihli sözleşmenin 16. ve 20. maddeleri uyarınca ...’ın ... şirketine, yapımlar üzerinde sahip olduğu maddede belirtilen haklar üzerinde tam ruhsat vermiş olduğu ve aynı zamanda sözleşmenin 23. maddesi uyarınca üretilecek yapımların yayımlama ve çoğaltma haklarını 3. kişilere devredebileceğinin düzenlendiği görülmüştür. Bu kapsamda, 12.12.1997 tarihli sözleşme hükümleri incelendiğinde, ...’ın yapımlar üzerinde sahip olduğu ve ... şirketine tam ruhsat verdiği haklar içinde “dijital iletim hakkının” bulunmamakta olduğu, yine sözleşmenin 23. Maddesi uyarınca üretilecek yapımların yayımlama ve çoğaltma haklarını 3. kişilere devredebileceğinin düzenlendiği görülmekle birlikte bu haklar arasında da “dijital iletim” hakkının düzenlenmediği görülmüştür. Nitekim, yukarıda da açıklandığı üzere dijital iletimin FSEK kapsamına alınması 2001 tarihinde 4630 sayılı Fikir ve Sanat Eserlerinin Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine İlişkin Kanun ile gerçekleşmiştir. Bahse konu sözleşme ise 12.12.1997 tarihlidir. FSEK md.51 uyarınca, muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşme hükümleri batıldır. Dolayısıyla, 1997 tarihli sözleşme ile, 2001 tarihinde mevzuatımıza giren dijital iletim hakkının devredilmesi mümkün değildir.
18/04/2004 tarihli muvafakatname içeriği incelendiğinde ise, “dijital iletim” hakkının düzenlenmediği görülmektedir. Davacı her ne kadar “komşu hakların” ... şirketine devredildiğini ve dijital hakların da komşu haklar arasında olduğunu ileri sürmüş olsa da, FSEK m. 52’de “mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi”nin şart koşulduğu, dolayısıyla muvafakatname içeriğinde devredilen haklar içinde “dijital iletim” hakkının düzenlenmediği, bu kapsamda söz konusu muvafakatname ile de ... şirketine dava konusu yapımlara ilişkin dijital iletim hakkının devredilmediği görülmektedir. Muvafakatnamede yer alan "..bilgisayar ortamında.. " , "..telli ve telsiz ses ve görüntü taşımaya mahsus araçlarla.." ifadelerinin ve sair diğer ifadelerin dijital hakları da içine alacak şekilde geniş yorumlanamayacağı, sektörel hassasiyetler ve FSEK m. 52 kapsamında devre konu hakların tereddüte mahal vermeyecek şekilde ayrı ayrı gösterilmesi gerektiği, 2001 tarihli yasanın yürürlüğe girmesinden sonra verilen muvafakatnamenin amacının dijital hakların devri olduğu yönünde geniş yorum yapılamayacağı, niyet amaç olgusunun sözleşme hükümleri ile net olarak biçimlenmesi gerektiği, yukarıda da açıklandığı üzere dijital hakların devri noktasında muvafakatnamede bu yönde bir tasarrufun bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Yine dava dışı icracı ve eser sahibi ... ile ... FİLM arasında düzenlenen 01.01.2009 tarihli sözleşme hükümleri incelendiğinde ise; ...’ın sözleşmenin 15. Ve 19. maddeleri uyarınca, eserler üzerinde sayılan haklarını ... şirketine tam ruhsat ile devrettiği, bu haklar arasında yapımların dijital ve internet ortamlarında kullanımı ve “eserlerin dijital ortamda değerlendirilmesi ile ilgili tüm haklar”ın sayıldığı, bununla birlikte; sözleşmenin 21. Maddesi uyarıca, üretilecek yapımların yayımlama ve çoğaltma haklarını 3. Kişilere devredebileceğinin düzenlendiği görülmekle bu haklar arasında da “dijital iletim” hakkının düzenlenmediği, mevcut haliyle, anılan dava dışı taraflarca sözleşmedeki hükümlerin karşılıklı müzakere edildiği, dijital hakların dava dışı ... şirketine devredildiği ancak 21. Madde ile 3. Kişilere devir olgusunun yayımlama ve çoğaltma hakları ile sınırlandığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda her ne kadar dava dışı ... dijital haklara sahip ise de, FSEK m. 49 – "Eser sahibi veya mirasçılarından mali bir hak veya böyle bir hakkı kullanma ruhsatını iktisap etmiş olan bir kimse, ancak bunların yazılı muvafakatiyle bu hakkı veya kullanma ruhsatını diğer birine devredebilir” düzenlemesi uyarınca, ... şirketinin yapımlar üzerindeki mali haklarını davacıya geçerli bir şekilde devredebilmesi için eser sahibi/icracılardan bu yönde izin alınmış olması gerekmektedir. Bu açıklamalar özelinde, ... tarafından ... şirketine dijital iletim haklarını da 3. kişilere devretme yetkisi tanındığına ilişkin bir belge taraflarca hazırlama ilkesine tabi davada dosya kapsamında mevcut değildir.
Davacı taraf, dava dışı ...'in icracı sanatçı olduğu dava konusu eserlere ilişkin hakların da davacıya ait olduğu, dosyaya sunulan eser işletme belgeleri ve muvafakatnameler çerçevesinde, davaya konu eserlerin komşu haklarıyla birlikte dijital hakları da kapsar şekilde, dava dışı ...'ye ait olduğu, bu hakların devren iktisap suretiyle müvekkiline geçtiği yönünde ve davalının eylemlerinin bu haklara tecavüz teşkil ettiği iddiasında da bulunmuştur.
...’in seslendirdiği yapımlar yönünden dosya kapsamında davacı veya ... firması ile ... arasında imzalanan bir sözleşme bulunmadığı anlaşılmış, .... Noterliği'nin 11.03.2005 tarihli ... yevmiye no'lu muvafakatnamesi çerçevesinde yapılan incelemede,dava dışı ... tarafından dava dışı ...'ye devredilen haklar arasında dijital iletim hakkının yer almadığı tespit olunmuş, bu kapsamda davacı firmanın dava konusu işbu yapımlar yönünden de dijital iletim haklarına sahip olmadığı kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar 13/01/2025 tarihli ek rapordan sonra davacı tarafça 14/05/2025 tarihli uzman görüşü sunulmuş ve görüşün bilirkişi raporlarıyla çeliştiğinden bahisle yeni bir heyetten rapor alınması talep olunmuş ise de, uzman görüşü ile dosyada mevcut bilirkişi raporları arasındaki düşünce çatışmalarının hukuki yorum kaynaklı olduğu ve bu hususun esasen bir çelişki olarak kabul edilemeyeceği, zira bu durumun mahkememizce değerlendirilebilecek ve giderilebilecek nitelikte olduğu, yukarıda detaylıca açıklanan esaslar çerçevesinde "..sözleşme hükümleri kapsamında... sanatçının iznine gerek olmaksızın 3. kişiye devir.., ..dijital hakların davacıya devredilmiş olduğu.., dava dışı sanatçının sözleşme fesih tarihi (17/03/2022) ile dava dışı ... ile davacı arasındaki devir tarihi (25/04/2019) kapsamında, arada geçen 3 yıllık süreçte dava dışı sanatçının tutum ve davranışlarıyla dijital hakların davacıya devrine muvafakat verdiği.. ve benzeri." uzman görüşünde yer alan görüşlere itibar olunamayacağı, mahkememizce varılan kanaat çerçevesinde sözleşmelerin ve muvafakatnamelerin etraflıca değerlendirildiği, bu doğrultuda gerek FSEK m. 49 gerekse de m. 52 hükümlerinin dava konusu özelinde somut delil ve sözleşmelerle birlikte şümullü bir şekilde yukarıda açıklandığı, davalı ile dava dışı sanatçılar arasında geçerli bir dijital yolla umuma iletim hakkının kullanım devrinin var olup olmadığı hususunun da gelinen aşamada uyuşmazlık konusu olmadığı, nihayetinde dava dışı sanatçıların dava dışı fonogram yapımcısı ...'ye sahip olduğu bu hakları bir başkasına devretme yetkisini kendisine vermediği, hiç kimse sahip olmadığı bir hakkı başkasına devredemeyeceğinden, devir yetkisi bulunmayan fonogram yapımcısından davacının sırf şekli hak sahipliğine (Eser İşletme Belgesine) dayanarak hak iktisap etmesinin mümkün olmadığı, bu açıklamalar ışığında uzman görüşünde, .... FSHHM'nin ... değişik iş dosyasında ya da davacı tarafça sunulan ve bahsedilen başka dava dosyasında alınan bilirkişi raporlarında yer alan tespitlerin dosya kapsamına uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.
Açıklanan tüm bu hususlar doğrultusunda, davacıya, dava konusu yapımlar üzerindeki dijital iletim
haklarının devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle davacının yapımlar üzerinde dijital iletim
hakkı sahipliği bulunmadığı ve davalı eylemlerinin davacı mali haklarına tecavüz teşkil ettiği yönünde bir tespit yapılamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL peşin harcın düşümü ile kalan 534,70 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından sarf edilen gider avansı bulunmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır