T.C.
İSTANBUL
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/188
KARAR NO:2025/217
DAVA:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:31/08/2023
KARAR TARİHİ:23/09/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesi : Davacı vekilinin mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kurulmuş olduğu 2008 yılından bu yana ticari faaliyetlerini sürdürdüğü sektörde ... esas unsurlu ticaret unvanı ve ... esas unsurlu markası ile nihai tüketici tarafından tanınmakta ve bilindiğin, Müvekkilinin ... esas unsurlu markasının 2011/... numara ile 35,37 ve sınıflarda tescil edildiğini, Müvekkilinin uzun senelerdir “...” ibaresini, hem ticaret unvanının asli unsuru olarak hem de adına tescil ettirdiği markalarının asli unsuru olarak kullandığını, 2018 ... kod numaralı markanın hükümsüz kılınması gerektiğini, Müvekkiline ait “...” asli unsurlu marka ile dava konusu markanın aynıyet derecesinde / nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğunu, Davalı yanın 2018 ... kod numaralı ... asli unsurlu “...” ibareli marka tescil ile müvekkili adına tescilli “...” asli unsurlu “... ...” ibareli markanın halk nezdinde karışıklığa sebebiyet verecek ve ilişkilendirmeye sebep olacak şekilde / ayniyet derecesinde benzer olduğunu, davalı markasında yer alan “...” ibaresinin müvekkili firmanın yetkilisi kurucusunun “...” olduğu izlenimi verdiğini, tüketicinin yanılacağını, Davaya konu markanın müvekkili adına tescilli markalar ile aynı ve benzer sınıflarda tescil edildiğini, mimarlık ve mühendislik faaliyetlerinin yapılan eserler ile anıldığını, bir eserin mimarlık ofisi sorulduğunda ... mimarlık firması tarafından yapıldığı beyanının direkt olarak müvekkili firmayı ve müvekkilinin markasını çağrıştıracağını, davalı markasının hükümsüz sayılması gerektiğini, Müvekkilinin ... ibareli markası bakımından tek ve gerçek hak sahibi olduğunu, Müvekkiline ait markanın 17.07.2012 tescil tarihli olmakla 26.01.2011 başvuru tarihinden beri SMK”nın sağladığı tescil korumasından faydalandığını, müvekkilinin faaliyete geçtiği 2008 tarihinden beri ... ibaresini kullanmakta olup gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin 2010 yılından bu yana www...com.tr uzantılı sitesi alan adı ve içeriğinde kullanıma konu ettiğini, müvekkili firmanın ... ticaret unvanı ile 17/04/2008 tarihinden bu yana ticari faaliyetlerini kesintisiz bir şekilde sürdürdüğünü, müvekkilinin mimarlık, mühendislik, planlama ofisi olduğunu, müvekkili firmanın türkiye genelinde birçok başarılı projeyi gerçekleştirdiğini, faaliyet alanında bilinirliğe ve haklı bir üne ulaştığını belirterek davalı adına kayıtlı 2018 ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi: davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin markasının "..." kelimelerinden mevcut olup tüm kelimelerin büyük harf ve siyah renkle yazıldığını, müvekkilinin markasının ... alanlarında tescil edildiğini, her iki markada ciddi farklılıklar bulunduğunu, -Müvekkilinin markasında; davacının iddiasının aksine, ön plana çıkardığı ibarenin ... kelimesi değil, kendi adı olan ... ibaresi olduğunu, Mimari firmaların kişi adı ile anıldığını, doğrudan bu ad soyad üzerinden tanındığı düşünüldüğünde, müvekkilinin ... kelimesi üzerinden kendisini tanıtması, sözde davacının itibarından faydalanması gibi bir durum söz konusu olmayacağını, müvekkilinin gerek yurt içi gerekse yurt dışı projelerde tanınırlığı, bilinirliğinin, davacıdan çok daha yüksek olduğunu, huzurda görülen davada, müvekkilinin ad soyadı gibi hayli bireysel, ayırt edici bir unsur bulunmakla, bu markanın iltibas yarattığını öne sürmenin tabiri caizse abesle iştigal ettiğini, müvekkilinin ... markasının, piyasada oldukça bilinir konuma ulaşmış olmakla, davacı tarafından bilinmeme ihtimali bulunmadığını, delil listesinde ibraz edilen google arama sonuçları ve belgelerden de anlaşılacağı üzere, gerek yurtiçi gerek yurtdışında ... ibaresi tanınmış ve duyulur hale geldiğini, google aramalarında davacı değil, müvekkili markasının ön sıralarda ve ağırlıklı olarak çıktığını, davacının, dava dilekçesinde öne sürmüş olduğu ....com.tr nin google aramalarında dahi çıkmadığını, google arama sonuçlarında, müvekkili markasının 2010 yılından bu yana aktif olduğunu içeren sonuçlar da bulunduğunu, davacının müvekkilinin markasından haberdar olmamasının söz konusu olmadığını, Müvekkilinin markayı tescil başvurusundan önce kullanmaya başlamış olması ve marka koruma hakkının ise 30.08.2018 tarihinde başladığı ve davanın 31.08.2023 tarihinde açıldığı göz önünde bulundurulduğunda, kanun hükmünde geçen 5 yıllık sessiz kalma süresinin geçirildiğini görüldüğünü, bu doğrultuda davanın reddi gerektiğin, Kötüniyetle başvuru iddiasının ispatlanması gerektiğini, Davacının sözde yapmış olduğu projeleri dava dilekçesinde beyan etmiş olmakla, gerek yazılı, görsel basında, gerekse internet ortamında kendi markası ile yürütülen projeler hiç bir şekilde görülmediğini, google da yapılan "..." aramasında, davacının bahsettiği projeler de, davacıya ait bilgiler de çıkmamakla, daha çok müvekkilin markasına ait bilgiler çıktığını, bu durumda, müvekkilinin kötü niyetli olarak başvuru yaptığının kabul edilemeyeceğini, ... ibaresini içeren başka markaların bulunduğunu, davacının kötüniyetle davayı açtığını, davacının; daha önce ... mimarlık inşaat mühendislik sanayi ve ticaret limited şirketi ne karşı; marka hakkına tecavüz iddiası ile; ticari ünvanın kullanılmaması yönünde dava açmış olmakla ilgili davanın .... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... E. Nolu dosyası ile yargılaması yapıldığını, görülen yargılama neticesinde; "Tüm dosya kapsamı, sunulan deliller, özel ve teknik bilgi gerektiren ve hükme esas alınan bilirkişi raporları ile ilgili mevzuat kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı şirket 08.03.2010 tarihinde sicile tescil edilmek suretiyle kurulduğu, huzurdaki dava ise, 15.08.2018 tarihinde ikame edildiğini, Aradan geçen yaklaşık 8 yıl 5 aylık sürede sessiz kalmak suretiyle hak kaybının oluştuğu, basiretli bir tacir olarak hareket etmesi gereken davacının, bu uzunlukta bir zaman dilimi geçtikten sonra , kötü niyetli olduğu kanıtlanamayan davalının kullanımına katlanması gerektiği kanaatine varılmakla, gerekçesi ile davanın reddi yönünde karar verildiğini, davanın reddini talep etmiştir
Cevaba cevap dilekçesi: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İkinci cevap dilekçesi: Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle: cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller:
TPMK Kayıtları: TPMK'dan davacı ve davalıya ait sicil kayıtları celp edilmiştir. Yapılan incelemede 2011/... tescil numaralı "... ..." ibareli markanın .... Sınıflarda davacı adına tescilli olduğu, 2018/... tecil numaralı "..." ibareli markanın .... Sınıflarda davalı adına tecilli olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi Raporu: 06/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda " Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; ... 2018/... numaralı “... ibareli marka tescilinin Davacının tescilli “... ...” markası ile ayırt edilemeyecek denli benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı, ... Davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2018/... numaralı “...” markasının SMK md. 6/1 ve md. 25/1 uyarınca hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluştuğu, Davacının beş yıllık yasal süresi içinde dava açtığından sessiz kalma yoluyla hak kaybından bahsedilemeyeceği, “... ...” markası üzerindeki gerçek/üstün hak sahipliğinin davacıya ait olduğu, şeklindeki kanaatimizi Sayın Mahkeme'nize saygı ile arz ederiz. 06/08/2025," kanaatini bildirmiştir.
Dava ve uyuşmazlık :Taraflar arasındaki dava; TPMK'da davalı adına tescilli 2018/... tescil numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediğine ilişkindir. Davacı taraf davalı adına tescil edilen markanın davacı adına tescilli 2011/... tescil numaralı "... ..." ibareli marka ile benzer ve karıştırmaya müsait şekilde tescil ediliğini belirterek hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, Davalı ise markaların birbirinden ayrıştığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında;TPMK nezdinde davalı adına 2018/... tescil numaralı "..." ibareli markanın .... Sınıflarda tescilli olduğu, davacı adına tescilli 2011/... tescil numaralı .... Sınıflarda tescilli " ... ..." ibareli markanın bulunduğu davacı markası ile davalı adına tescilli markanın "..." ibaresini kapsadığı markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacı markaları ile davalı markasının tescil edildiği sınıflar dikkate alındığında birbiri ile aynı mahiyette olduğu, tarafların aynı tüketici grubuna hitap etikleri anlaşılmakla davalı adına tescilli markanın hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da ayrıntılı olarak tarafların markalarının karşılaştırıldığı ve hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle;
1-Davanın KABULÜ ile TPMK nezdinde davalı adına tescilli bulunan 2018/... tescil numaralı "..." ibareli markanın tescil edildiği tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan, daha önce ödenen 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 345,55 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 891,50 TL posta, müzekkere gideri olmak üzere toplam 9.431,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6- Davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.23/09/2025
Katip ...
Hakim ...