T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/68
KARAR NO : 2025/189
DAVA : Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)
DAVA TARİHİ : 08/03/2024
KARAR TARİHİ : 08/07/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava Dilekçesi: Davacı karşı davalı vekilinin dilekçesinde özetle: -müvekkilinin ... çatısı altında 30 yılı aşkın süredir ... ve ... bölgesinde halen kendisine ait 5 katlı müstakil binada kuyumculuk ile iştigal ettiğini,
müvekkiline ait olan 1985 yılından beri kullanılmakta olan “...” markasının ise Türk Patent ve marka Kurumu tarafından ... tarihinde... tescil numarası üzerinden ... Sınıflarda müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkili şirketin bu markayı aktif olarak kullanmakla beraber ayrıca internet üzerinden “..” ve diğer sosyal ağlar üzerinden uzun yıllardan beri yurt içi ve yurt dışı online ticari faaliyetlerde bulunmakta olduğunu, özellikle ... ve çevresi pazarlarının en tanınmış yerli firması olup geniş bir müşteri portföyü bulunduğunu, Kısa bir süre önce müvekkili tarafından ... arama motoru üzerinden tescilli “...” markasının yazılması durumunda açılmakta olan ilk sayfada davalı tarafa ait olduğu anlaşılan “...” ünvanlı firmanın reklamı çıktığını ve bu reklam görseli incelendiğinde ve içerikteki web adresinde girildiğinde müvekkili şirketin bina ve tabelasının olduğu resimler ile tescilli “...” markasının tabela ve satış mağaza binasının görselleri gözüktüğünü ancak ilgili reklamda davalı tarafın kendi adres ve telefon numarası bulunduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin özellikle yabancı uyruklu ve devamlı müşterileri tarafından yapılan uyarılar sonrasında yaptığı araştırmada internet arama motoru üzerinden bu şekilde yapılan hileli işlemler ile müvekkilinin tescilli marka müşterilerinin davalı tarafa ait “...” isimli ... adresinde bulunan ve daha önce müvekkili şirketin “...” markası ile aynı şekilde kuyumculuk yapmış olduğu iş yerine yönlendirdiği ve bu şekilde kullanılan benzer marka ve tabela görseli ile müvekkili şirketin “...” markasını bilen müşterilerini açıkça aldatılarak haksız kazanç elde ettiğinin tespit edildiğini, Davalılar tarafından ticari işlemlerde kullanılan ve 2021 yılında marka tescili yapılmış olan “...” ünvanı ve tabelasının müvekkili şirket adına uzun yıllardır tescilli olan “...” marksası ile doğrudan benzeşmekte ve cadde üzerinde bulunmasından ve hatta bu adresin (davalının satış mağazasının) daha önceki yıllarda müvekkili tarafından kuyum mağazası olarak kullanılmasından dolayı müşterek arasında iltibas ve karışıklığa neden olduğunu, bir taraftan marka taklit edilmekte ve taklit marka ile aynı tescilli sınıf olan “...” sektöründe işlem yapılmakta olduğunu, diğer yandan gerçek marka üzerinde hileli işlem yapılarak (işyeri fotoğrafları ve markayı gösteren tabelalar kullanılarak) internet mecrasındaki kurumlar ve bu alanda işlem yapan kişilerin kandırılmakta ve haksız kazanç elde edilmekte olduğunu, ... 1. FSHM’ nin ... D.İş sayılı dosya raporunda “...” markasının tescilli olduğu mal ve hizmetler kapsamında kaldığı, tespit isteyenin ... markası ile yüksek derecede benzer olduğu, tarafların aynı sektörde yakın adreslerde faaliyet gösterdiği, tespit isteyene ait ... markası ile aleyhine tespit talep olunana ...marka kullanımlarının tüketici nezdinde karıştırılmaya neden
olabileceği… şeklinde değerlendirmeler yapıldığını, karıştırılma ihtimalinin hem tecavüz eylemi hem de bir tescil engeli olduğunu, karıştırılma ihtimalinde halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bir bağlantı kurmasının yeterli olduğunu, tespit raporunda da açıklandığı üzere davalı tarafından aynı sınıfta (.... Sınıf kuyumculuk) tescil ettirilmiş olan “...” markasının müvekkilinin tescilli markasına ayniyet derecesinde benzer olduğunu, bu durumun markalar arasında iltibas yaratacağının kuşkusuz olduğunu, müvekkili şirketin “...” markasının Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri gereğince hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine ve tescilli markaya yönelik tecavüzün durdurulması ve kaldırılmasını " talep ve dava etmiştir.
Cevap Dilekçesi:Davalı karşı davacı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akrabalık ilişkileri olduğunu ve tüm sürecin doğru bir şekilde aktarılmasında fayda bulunduğunu, zira, her iki tarafında birbirine karşı 3.şahıs niteliğinde kişiler olmadığını, tam aksine akraba olup, müvekkilinin memleketlerinden İstanbul'a getirip, ticaret hayatını öğrettiği yakın bir ilişkileri bulunduğunu, o tarihlerde , şu anda davacı şirketin diğer ortakları olan ... ailesi (...)’nin müvekkili tarafından ...'a getirildiğini, müvekkilinin 1994 yılında şu anda bulunulan adreste yarısı kuyumculuk yarısı dericilik üzerine mağaza açtığını(...ortakları) ... ortak yapıp işletmeyi onlara karşılıksız bir şekilde bıraktığını, Mağazalarını açarken sermaye hiçbir karşılık olmaksızın müvekkili tarafından karşılandığını, Bu adreste (...) 16 sene çalıştıktan sonra 2010 yılında başka bir adrese (...) taşındıklarını, 1985 yılında müvekkilinin amcası ...’in (davacı ... ortaklarından) ...'de köyde yaşamakta iken, müvekkilleri tarafından ...'a getirildiğini, 1994 yılına kadar kendisinin askerlik ve evlilik dahil tüm ihtiyaçlarının müvekkilleri tarafından karşılanmış ve ticaret hayatı öğretilmiş bir meslek sahibi olması sağlanmış olduğunu, İlerleyen yıllarda müvekkili ve ailesinin 1990 yılında ilk mağazasını dericilik ürünleri üzerine ... adı altında "..." adresinde açtığını, 1998 yılında ise ilk kuyum mağazalarını ... markası olarak" ..." adresinde açtıklarını, 2015 yılında da kapattıklarını, 2000 yılında yine ... olarak "...." adresinde bir mağaza açtıklarını 2015 yılında taşındıklarını, akabinde "..." şeklindeki adreste 2019 yılında ... markasını değiştirerek ... markasını alıp aynı adreste çalışmaya devam ettiklerini, 2020 yılında şu andeki güncel adreslerine taşınmış ve ayakkabı firması ... markasıda kiracı olarak gelmiş; ... markası ile kuyumculuk ürünleri ... markası ile de ayakkabı ürünleri satışına başlamış olduklarını, adreslerinin "... " şeklinde olduğnu, 6 ay sonra ayakkabı markası olan ... bu adreste bu ilişkiye son vermiş ve bu adresten ayrılmış olduklarını, müvekkilinin bu marka adı altında 2009 yılından beri ayakkabı ve çanta ürünleri satmakta olup 2011 yılında tescil ettirdiğini, işbu marka sahibinin halen başka bir adreste müvekkilinin kiracısı olduğunu, Müvekkillerinin güncel mail adreslerinin; ..., ..., ..., ... olduğunu, müvekkilinin 2020 yılında şu anki güncel adresime taşındığını, yine mağazanın
yarısını ayakkabı, yarısını da kuyumculuk üzerine açtığını, ayakkabı firmasının marka adı ... olduğu için ve müvekkilinin markası ... olduğundan tabelada iki isime de yer verildiğini, müvekkilinin bu adrese taşındıktan 6 ay
sonra, ayakkabı firması bu markanın satışını bıraktığı için müvekkilinin, mağazanın tamamını kuyumculuk üzerine çevirdiğini, bu süreçte tabelayı değiştirmek masraflı olacağından müvekkilinin, tabelada hali hazırda yazılı bulunan "..." ibaresini kaldırmadığını ve bu şekilde tescil başvurusu yaptığını, tescil işlemi tamamlandıktan sonra müvekkilinin tabelayı güncelleyerek "..." olarak düzelttiğini, bu sürecin hiçbir yerinde davacı taraf ile müvekkili arasında hiçbir ihtilaf olmadığını, herkesin kendi ticaretini kendi uzmanlığı çerçevesinde yaptığını, 09.11.2023 tarihinde ... çalışanlarından ... adlı şahısın müvekkilini arayarak, "google işletme hesabında bir yanlış olduğunu artık onların firmasının görünmediğini, müvekkilin firmasının göründüğünü ve işletme hesabının kendilerine devredilmesi gerektiğini, verilmez ise hukuki yollara başvurulacağını " İfade ederek bir ihtilaf içine girdiğini, ihtilafa konu olan google işletme hesabının uzun yıllardan beri tek sahibinin müvekkili olduğunu, işletmede yer alan fotoğrafların dahi eski yıllarda sahibi olunan eski firma ismi olan ... mağazasının fotoğrafları olduğunu, bu durumun mutlaka
bir bilişim uzmanı tarafından tespit gerektiğini, 09.11.2023 tarihinden sonra işletme hesabına türlü türlü saldırılar yapıp kendi mağaza fotoğraflarını müvekkile ait işletme hesabında paylaşıp daha sonra da "bu işletme hesabında bizim fotoğrafımız var, kendi fotoğraflarını kaldır ve hesabı bize devret" diyerek müvekkil üzerinde baskı kurmaya çalıştıklarını, bahse konu olan fotoğraflar ... firma sahibinin oğullarından ... tarafından kovulduğunu, ... görsellerde fotoğraf ve ismi mevcut olduğunu, müvekkilinin, TPE nezdinde tescil ettirdiği ... haricinde hiçbir marka yazı veya görsel vb. gibi birşey kullanmadığını, iki marka arasında herhangi bir benzerlik olduğunu düşünmediklerini, ayrıca bugüne dek hiçbir müşteriden veya çalıştıkları firmalardan böyle bir isim benzerliği olduğu geri bildirimi gelmediğini, Herhangi bir karışıklık da söz konusu olmadığını, uzun yıllardır müvekkilinin kendine ait sosyal medya hesaplarını kendi kullanmakta olduğunu ve sahibi olduğunu, müvekkile ait internet adresi; ..., ..., Müvekkilin mail adresi:..., Müvekkilin instagram adresi: alexandrobrandgold olduğunu, marka hakkında tecavüz bulunmadığını, google üzerinde "... diye arama yapıldığında tüm arama sonuçlarında kendi adresleri ve instgram profilleri gözükmekte olup sadece profil arama kısmında kendilerine ait profilleri olmağından dolayı kendi profillerinin göründüğünü, bahse konu profil aramaları ve görünümlerin Kasım 2023 ayından günümüze devam ettiğini, Gerçekten de müvekkilinin markası işe davacı markası mukayese edildiğinde birbirleri ile kolayca karıştırılması mümkün olmayan bir benzerlik söz konusu olduğunu, davacının markasının hem kelime hem de şekil unsuru bakımından son derece sıradan, tüketici nezdinde hiç bir kuvvetli etkisi olmayan ve marka çalışması az yapılmış, alelade bir tescilden ibaret olduğunu, müvekkilinin hem kelime eklentileri ve farklı kelime içerikleri hem de şekil unsuru bakımından tamamen kendine özgü, ayırt edilmesi çok kolay, sektörde fark edilmesi mümkün bir marka bütünlüğü oluşturduğunu, bu hali ile müvekkilinin fiili kullanımı zaten çok eski olan markasına daha yoğun bir düşünsel ve finansal yatırım yaptığını, gelinen aşama itibari ile davanın ne derece haksız olduğu bu bakımdan da anlaşıldığını, davacının haksız davasının reddini, davacının haksız ihtiyati tedbir talebinin reddini talep etmiştir.
Cevaba cevap dilekçesi: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İkinci cevap dilekçesi: Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle: cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhtiyati tedbir kararı; dava konusu edilen ... Tescil numaralı markanın tescil kaydına, 3.kişilere devrini engellenmesi yönünde tedbir kararı verildiği anlaşılmıştır.
Deliller:
TPMK Kayıtları: Dava konusu markaya ilişkin sicil kayıtları celp edilmiştir. Yapılan incelemede davacı adına ... tescil numaralı... Sınıflarda tescilli "..." ibareli markanın bulunduğu, davalı adına ise... tescil numaralı ... Sınıflarda tescilli "..." ibareli markanın bulunduğu anlaşılmıştır.
Değişik iş Dosyası :... 1.FSHHM'nin ... değişik iş sayılı dosyası celp edilmiştir. Dosyanın incelenmesinde delil tespiti işleminin yapıldığı, delil tespiti sonucunda raporun dosyaya ibraz edildiği anlaşılmıştır. Dosyada alınan bilirkişi raporunda " İnternet üzerinden ... arama motorunda tespit isteyen tarafa ait “...” markası ile arama yapıldığında, aleyhine tespit istenen tarafa ait “...” ibareli marka ve işyeri bilgisinin çıkan sonuçlar arasında yer aldığı, daha detaylı bir incelemenin bilişim uzmanlık alanının kapsamında bulunduğu, Tespit mahali “..” adresinde, ...Tic. Ltd. Şti.’nin, ... markası ile kuyumculuk faaliyetinde bulunduğu, Aleyhine tespit istenen tarafın internet ve mahalinde tespit edilen kullanımlarının, tespit isteyene ait ... sayılı “...” markasının tescilli olduğu mal ve hizmetler kapsamında kaldığı, tespit isteyenin ... markası ile yüksek derecede benzer olduğu, tarafların aynı sektörde ve yakın adreslerde faaliyet gösterdiği, tespit isteyene ait ... markası ile aleyhine tespit talep olunana ait ... marka ve kullanımlarının tüketici nezdinde karıştırılmaya neden olabileceği, SMK 155. madde kapsamında aleyhine tespit talep olunanın ... sayı ile tescilli markasından kaynaklı haklarını daha önce tescil edilmiş olan tespit isteyene ait ... sayılı marka karşısında savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceği" kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişi Raporu: 29/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda " Davalının ... numaralı “...” ibareli marka tescilinin Davacının... numaralı “...” markası ile ayırt edilemeyecek denli benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı, Davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde... numaralı “...” markasının SMK md. 6/1 ve md. 25/1 uyarınca hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluştuğu, Davalının işyeri tablasında “...”, “...”, işyeri giriş kapısında “...”, teşhirdeki tablaların üstünde tezgahta “...”, , ürünlerde “...”, faturalarda yer alan “...” şeklindeki marka kullanımları ile Davacı tarafın tescilli “...” ibareli markası ile ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı, marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, " kanaatini bildirmiştir.
Dava ve uyuşmazlık : Taraflar arasındaki dava TPMK nezdinde davalılar adına tescilli bulunan ... tescil numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine gerekip gerekmediğini, ayrıca davalıların markasal kullanımlarının davacı adına tescilli ... tescil numaralı marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğununu tespiti ile tecavüz eylemlerinin durdurulması ve önlenmesine ilişkindir. Davacı taraf 1985 yılından beri ..." ibareli markayı kullandığını, markayı ... tescil numarası ile tescil ettirdiğini, davalıların davacı markası ile aynı hizmet sınıflarında internet üzerinde kullanım yaptıklarının tespit edildiğini, ayrıca 2021 yılında ... tescil numarası ile davacı markası ile iltibas oluşturacak şekilde marka tescil ettirdiğini belirterek davanın kabulünü savunmuştur. Davalı ise kuyum işi ile ilgili olarak 1998 yılında işe başladığını, 2020 yılında güncel adresine taşındığını, müvekkilinin daha önce ayakkabı işi ile beraber kuyumculuk yaptığını, ayakkabı işini bırakınca yalnızca kuyumculuk işine devam ettiğini, davacı markasının zayıf marka olduğunu, taraf markalarının şekil itibari ile birbirinden yarıldığını ve benzer olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında TPMK nezdinde davacı adına ... tescil numaralı ... Sınıflarda tescilli "..." ibareli markanın bulunduğu, davalı adına ise ... tescil numaralı .... Sınıflarda tescilli "... " ibareli markanın bulunduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın marka hakkına tecavüz ile davalının sonradan tescil edilen markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediğine ilişkin olduğu, hem değişik iş dosyasında hem de mahkememizce alınan bilirkişi raporunda tarafların markasal kullanımlarının ayrıntılı olarak irdelendiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda hükümsüzlük iddiası bakımından davacı adına tescilli markanın 2010 yılında tescil edildiği, tescil sınıflarının ... Sınıflar olduğu, davalı markasının ise 2021 yılında tescil edildiği, tescil sınıfların... Sınıflar olduğu, davacı markası ile davalı markasının sınıf ve hizmet bakımından aynı mal ve emtihalara yönelik olduğunu, markaların karılaştırılması bakımından davacı markasının "..." davalı markasının ise " ..." şeklinde olduğu, tarafların hizmet verdiği alan dikkate alındığında ... ibaresinin tanımlayıcı bir ibare olduğu, davacı markasının esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, davalı markasında ise "..." ve "..." ibarelerinin tanımlayıcı ibare niteliğinde olduğu, esas unsurun "..." ibaresi olduğu, davacı ve davalı markalarındaki esas unsurların birbiri ile benzeştiği, sadece bir harfin farklı olduğu, bu haliyle tarafların hizmet sınıfları dikkate alındığında tüketici açısından karıştırılma ihtimali ve markalar arasında iltibasın bulunduğu, bu haliyle davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne ilişkin şartların oluştuğu, bu hususun alınan bilirkişi raporları ile tespit edildiği anlaşılmakla bilirkişi raporu hükme esas alınarak hükümsüzlüğe dair davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Markaya tecavüz iddiası bakımından yapılan incelemede ise davacı adına tescilli markanın 2010 yılında tescil edildiği, tescil sınıflarının ... Sınıflar olduğu, davalı markasının ise 2021 yılında tescil edildiği, tescil sınıfların.. Sınıflar olduğu, davacı markası ile davalı markasının sınıf ve hizmet bakımından aynı mal ve emtihalara yönelik olduğunu, markaların karılaştırılması bakımından davacı markasının "..." davalı markasının ise " ..." şeklinde olduğu, tarafların hizmet verdiği alan dikkate alındığında ... ibaresinin tanımlayıcı bir ibare olduğu, davacı markasının esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, davalı markasında ise "..." ve "..." ibarelerinin tanımlayıcı ibare niteliğinde olduğu, esas unsurun "..." ibaresi olduğu, davacı ve davalı markalarındaki esas unsurların birbiri ile benzeştiği, sadece bir harfin farklı olduğu, bu haliyle tarafların hizmet sınıfları dikkate alındığında tüketici açısından karıştırılma ihtimali ve markalar arasında iltibasın bulunduğu, bu haliyle davalı kullanımlarının davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu, bu hususun alınan bilirkişi raporları ile tespit edildiği anlaşılmakla bilirkişi raporu hükme esas alınarak davalının kullanımlarının davacı adına tescili ile marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespiti ile tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine bu kapsamda davacı adına tescilli ... ibareli markaya benzer ve aynı mahiyette kullanımlarının engellenmesine dair karar vermek gerekmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda davacı tarafça davalı aleyhine açılan hükümsüzlük ve marka hakkına tecavüzün tespiti ile tecavüz eylemlerinin durdurulmasına ilişkin davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile
- TPMK nezdinde davalı adına tescilli bulunan ... tescil numaralı ... ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine,
-Davalının kullanımlarının davacı adına tescili ile marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespiti ile tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine bu kapsamda davacı adına tescilli ... ibareli markaya benzer ve aynı mahiyette kullanımlarının engellenmesine,
3-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL peşin harcın düşümü ile kalan 187,80 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı,15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 795,00 TL posta, müzekkere gideri olmak üzere toplam 16.650,20 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hükümsüzlük davası yönünden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden marka hakkına tecavüz davası yönünden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8- Davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.08/07/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸