T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/281 Esas
KARAR NO : 2025/202
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2023
KARAR TARİHİ : 17/07/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili şirketin "..." markası ile restoran sektöründe yaklaşık 25 yılı aşkın süredir aynı adreste hizmet veren bir işletme olduğunu, bu markayı 1998 yılı ile 2001 yılları arasında ...'de ... ve ...'ın oynamış olduğu “...” dizisine konu olduğunu, müvekkilinin ... markasının ve restoranının yerli ve yabancı turistlerce bilindiğini ve ... dizisi restoranı olarak restorana gelindiği, davalı tarafından müvekkilinin 25 senelik emeğinin taklit edilerek, sanki ... restoranının devamı şeklinde gösterilmeye çalışıldığını, peçeteleri, çalışanları, yemekleri, bardakları, dizi konsepti dahil her şeyi ile taklit edildiğini, davalı şirketin ... ilçesinde ... ismi ile 2023 yılı Haziran ayında restoran açtığını ve işletmekte olduğunu, davalı tarafın gerek sosyal medya üzerinden gerek google üzerinden de reklam verdiğini, arama motoruna “... ” yazıldığında ilk sıralarda yer aldığını, tüm işlemlerini gerçekleştiren, müvekkili firma ile haksız rekabete giren ve zarar görmesini sağladığını, ayrıca müvekkili şirkette tanınmış olan ... olduğunu, bu kişinin müvekkili şirketten ayrılmış ve davalı şirket ile söz konusu restoranı açmış olduğunu, Patent başvuruları yaptığını, müvekkili şirketin restoranının kopyası yeni bir firma yaratmış olduğunu beyan ederek “..." davalı markasının hükümsüzlüğünün tespitine, davalı tarafın, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulmasına, müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edilmiş olduğundan maddi ve manevi tazminata hükmedilmesine, neticeten davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olup, davalı taraf süresi içerisinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
Dosya kapsamında tarafların bildirmiş oldukları deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizin 12/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...davalının defterlerini sunmadığından dava konusu marka ile satış hasılatının tespit edilemediği, davacının sunmuş olduğu defterlerin kendi lehine delil niteliği taşıdığı, tazminat yönünden takdirin mahkemede olduğu, vereceği tazminat kararında yardımcı olması adına davacının elde ettiği karın 786.009,42 TL olduğu, dosya kapsamında yer alan belge ve delillerden; davacı tarafın faaliyetine davalıya kıyasla daha önce bir tarihte başlamış olduğu, dava taraflarının aynı sektörde hizmet verdikleri, markaları/logolarının birbirine karıştırılma ihtimali yüksek oranda benzediği, davalı tarafın ustabaşısının davacı tarafın eski çalışanı olduğu, görsel açıdan markalar/logolarda kullanılan yazı karakterleri farklı olsa da kullanılan kelimeler bakımından tüketiciler gözünden karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğu, dosyada yer alan instagram hesabının incelendiği, hesabın isim yönünden davacı firmaya ait olduğu, ancak içerik yönünden gerek iç mekan fotoğrafları, gerek firma adresi ve iletişim bilgileri yönünden davalı firmaya ait olduğunun tespit edilmiş olduğu, ... arama motoruna “...” yazılıp arandığında, davalı firmaya ait linklerin ve sosyal medya adreslerinin ön safhalarda yer aldığı, dosyaya sunulmuş peçetenin yer aldığı görselde; peçetenin üzerindeki kırmızı logonun/markanın davacıya ait olduğu ancak kırmızı logonun altında davalıya ait ... ifadesinin yer aldığı, diğer taraftan yiyecek sektöründe hizmet veren bir firmanın ustabaşısının, şefinin ve bu kişilere ait reçetelerin öneminin bilindiği, zira yiyecek sektörüne hizmet eden bir mekanı tanıtan, müşterileri bu mekana çeken ve mekanın rağbet görmesini sağlayan unsurun; şefin/ustabaşının reçeteleri, el lezzeti, güzel yüzü, müşterilerle iletişimi ve müşteri memnuniyetini sağlaması olduğu, davalının işyeri içinde yer alan tabelasında “....”, ... “... ”, ... hesabında “...” şeklindeki marka kullanımları ile ... numaralı “...” ibareli marka tescilinin davacı tarafın tescilli tanınmış “....”, “...”, “...” ibareli markaları ile ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, davalının ... numaralı “...” ibareli markası tescilinin davacının “...”, “...”, “...” markaları ile ayırt edilemeyecek denli benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numaralı “...” markasının SMK md. 6/1 ve md. 25/1 uyarınca hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluştuğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Dava; davalıya ait ... numaralı markanın hükümsüzlüğü, davalının eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili 28/03/2025 tarihli dilekçesi ile, 1.000 TL maddi tazminat talebini 349.000 TL arttırarak 350.000 TL olarak neticelendirmiştir.
Davacıya ait "..." markasının ... no ile 2010 yılında tescil edilmiş ve 2020 yılında yenilenmiş olduğu, "..." markasının ... no ile ... yılında tescil edilmiş olduğu, "... logo"sunun ise ...no ile 2023 yılında tescil edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Davalıya ait "..." markasının ise Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numara ile kayıtlı olduğu ve 2018 yılında tescil edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamı yukarıda özetlenen bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın faaliyetine davalıya kıyasla daha önce bir tarihte başlamış olduğu, tarafların aynı sektörde hizmet verdikleri, marka ve logoların karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğu, davalı tarafın ustabaşısının davacı tarafın eski çalışanı olduğu, görsel açıdan markalar/logolarda kullanılan yazı karakterleri farklı olsa da kullanılan kelimeler bakımından tüketiciler gözünden karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğu, ... arama motoruna “...” yazılıp arandığında, davalı firmaya ait linklerin ve sosyal medya adreslerinin ön safhalarda yer aldığı, dosyaya sunulmuş peçetenin yer aldığı görselde, peçetenin üzerindeki kırmızı logonun/markanın davacıya ait olduğu ancak kırmızı logonun altında davalıya ait ... ifadesinin yer aldığı, davalının işyeri içinde yer alan tabelasında “...”, ..., ... “...”, ... hesabında “...” şeklindeki marka kullanımları ile ... numaralı “...” ibareli marka tescilinin, davacı tarafın tescilli tanınmış “...”, “...” ibareli markaları ile ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı, böylelikle marka hakkına tecavüz ve davalının... numaralı “...” ibareli markasının hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
Maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden yapılan değerlendirmede ise, yukarıda da açıklandığı üzere davalının davacı markasını hukuka aykırı olarak kullandığı, kullanımında kusurlu olan davalının iyi niyetli olarak kabul edilemeyeceği, maddi tazminat açısından dosyadaki bilgi ve belgelere göre zararın miktarının tam olarak belirlenemeyeceği ve TBK m. 50 kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği, bu doğrultuda bilirkişi raporlarındaki tespitlerle birlikte TBK m. 50 kapsamında, olayların olağan akışı ve ihlalin ağırlığı gözetilerek davacının maddi tazminat istemine konu miktarın yerinde olduğu anlaşılmış, marka hakkına tecavüzden dolayı davacının şeref ve saygınlığı ile ticari itibarının ihlal edildiği, tecavüz eyleminin işleniş şekli, kusurun ağırlığı, tarafların birbirlerine göre konumları ve hakkaniyet gereği manevi tazminat miktarı takdiren belirlenmiş, fazlaya dair manevi tazminat talebi reddolunmuştur.
Tüm dosya kapsamı sunulan deliller ve davaya dayanak kullanımlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının markaya tecavüz ve markanın hükümsüzlüğüne yönelik açmış olduğu davanın kabulü ile eylem ve zarar ile orantılı maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı davalı markasının hükümsüzlüğüne,
2-Davalının, davacının marka hakkını ihlal ettiğinin tespitine,
3-350.000,000 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine,
4-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 27.324,00 TL harçtan peşin yatırılan 269,85 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 5.960,04 TL'nin mahsubu ile bakiye 21.094,11 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından başvuru harcı olarak yatırılan 269,85 TL, peşin yatırılan 269,85 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 5.960,04 TL'nin toplamından oluşan 6.499,74 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-15.139,00 TL (bilirkişi, posta, tebligat gideri) yargılama giderinin davadaki haklılık durumuna göre takdiren 12.111,20 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden;
a)Marka hükümsüzlüğü davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b)Marka Hakkına Tecavüz davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c)Maddi Tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 56.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d)Manevi Tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; reddedilen manevi tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda(HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.17/07/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır