T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/93 Esas
KARAR NO : 2025/199
DAVA : Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
DAVA TARİHİ : 30/03/2023
KARAR TARİHİ : 17/07/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin ülkemizin en sevilen sanatçılarından biri olduğunu, müvekkilinin işbu davaya konu albüm ve içerdikleri icralar üzerinde icracı sanatçı sıfatıyla FSEK kapsamında mali ve manevi hak sahibi olduğunu, davaya konu albümün dijital müzik platformlarında umuma iletimine ilişkin olarak davalıya herhangi bir izin verilmediğini, davalının herhangi bir hak ve yetkisinin olmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu, söz konusu albümün içerdiği müzik eseri icraları üzerinde davalının hiçbir hakkı olmadığını, davalının haksız ve hukuka aykırı şekilde dijital müzik platformlarında umuma iletmekte olduğu ; ... – ...isimli albümün, albümdeki "..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..." isimli şarkılar olduğunu, davalı tarafından izinsiz, hukuka ve FSEK’e aykırı şekilde ... vb dijital müzik mecralarında umuma iletilmekte olduğunu, davalının haksız ve hukuki aykırı eyleminin müvekkiline ve haklarına ağır ve telafisi imkansız zarar vermekte olduğunu, Açıklanan nedenlerle tedbir taleplerinin teminatsız olarak kabulü ile; davacı müvekkilinin sahibi olduğu; ... – ... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların);...vb dijital müzik platformlarda umuma iletiminin tedbiren durdurulmasına (erişiminin engellenmesine) tecavüzün tedbiren önlenmesine karar verilmesini ve mahkeme kararının acele şekilde .. Şti. - Adres:...), ...A.ş. - Adres: ...) ve...’in (...) türkiye’deki yasal temsilciliğine tebliğine karar verilmesini, Davaya konu albüm ve içerdiği icralara yönelik olarak davalının haksız eylemlerinin Müvekkilin hak sahipliğine tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün men’ine (durdurulmasına ve önlenmesine) ve tecavüzün ref’ine (kaldırılmasına) karar verilmesini, dava konusu albümün ve icraların davalı tarafından dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin yasaklanmasına, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretlerinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının işbu davayı açmak için eser sahiplerinden FSEK madde 80/1/A uyarınca yazılı izin aldığını ispat etmesi gerektiğini, Bu doğrultuda icracı sanatçı eser sahibinin haklarına zarar vermemek zorunda olduğunu, iznin varlığının sanatçının zarar vermeme zorunluluğunu etkilememekte olduğunu, Davacı, dava konusu albümlerin icracı sanatçısı olduğu iddiasıyla işbu davayı ikame ederek dava konusu eserlerin yayınlarının engellenmesini istemekte ise de davacının bu istemi alenen eser sahiplerinin mali ve manevi haklarına zarar verme saikinde olduğunu göstermekte olduğunu, Dava konusu eserlerin yayından kaldırılması halinde bu eserlerin yayınından, dinlenmesinden ve izlenmesinden telif geliri elde eden besteci ve söz yazarlarının bu gelirden yoksun kalmalarının söz konusu olacağını, bununla birlikte müzik eserinin bir fikir ürünü olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu eserlerin yayınlanmasının besteci ve söz yazarlarının fikirlerini ifade etmesi anlamına geldiğini, Anayasa’nıın 26. maddesinde düşünceyi yayma hürriyeti teminat altına alınmış olup bu kapsamda dilediği biçimde (müzik eseri şeklinde) düşüncelerini ifade eden eser sahiplerinin eserlerinin yayınlarının kaldırılmasının düşünceyi yayma hürriyetinin de ihlali anlamına geleceğini, Kaldı ki FSEK’in asıl amacının kültürün en önemli kaynağı olan eser sahiplerinin (söz yazarı ve besteci) korunması ve desteklenmesi olduğunu, Dava konusu müzik eserlerinin yayından kaldırılmasının hem sanata hem eser sahibi sanatçının FSEK kapsamında korunan haklarına hem de kanunun asıl amacı olan kültürün yayılması ve korunmasına zarar vereceğini, Davacının bu saiklerle işbu davayı ikame etmesinin eser sahibi olan söz yazarı ve bestecilerin pek çok hakkını açıklandığı şekilde ihlal ettiği anlamına geldiğini, bir an için davacının eser sahiplerinden izin alarak FSEK madde 80/1/A maddesi uyarınca hak sahibi olduğu kabul edilse bile davacının aktif husumet ehliyeti olmadığından davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin dava konusu eserler üzerinde fonogram yapımcısı haklarına sahip olduğunu, fonogram yapımcısı haklarının FSEK kapsamında devredilebilen haklardan olduğunu, müvekkilinin münhasıran hak sahibi olduğu fonogramların davacı sanatçı tarafından dijital kullanımlar da dahil olmak üzere hiçbir surette kullanılamayacağını, davacı sanatçı tarafından meslek birliğine üçüncü kişilerle sözleme yapılabilmesi için yetki belgesi düzenlendiğini, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda 2001 değişikliği ile yeni bir hak ihdas edilmemiş olup yalnızca mevcut bir hakkın kullanım alanına ilişkin düzenleme yapıldığını, müvekkilinin dava konusu eserler üzerinde fonogram yapımcısı sıfatı ile umuma iletim hakkının sahibi olduğu ve davacı tarafından müvekkilinin hak sahipliğinin kötü niyetli ve gerçeğe aykırı iddialar ile reddedildiğinin açık olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, bilirkişi raporları alınmıştır.
05/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "..davacının icracı sanatçı olarak özgün biçimde icra ettiği davaya konu albümlerdeki eserler üzerinde FSEK'ten doğan komşu hakları bulunduğu, ... ile davacı arasındaki sözleşmenin bu hakları dava yolu ile ileri sürmesine engel teşkil etmediği, Taraflar arasında ... tarihli ... sayılı Kanun sonrası FSEK mad.52 ye uygun davaya konu eserler bakımından bir sözleşme imzalanmadığı, yalnızca davalı ... ile davacının yetki sözleşmesi yapmış olduğu ... arasında 02.01.2023 tarihli sözleşme bulunduğu, Davalı şirketlerden ...'in 02.01.2023 tarihi öncesi dijital müzik platformlarında davacının icracı sanatçısı olduğu davaya konu eserleri umuma iletmesinin davacının komşu haklarından diğer biçimlerde umuma dağıtımına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda icrasına ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek hakkını ihlal edeceği, Davalı şirketlerden ...'in dijital müzik platformlarında davacının icracı sanatçısı olduğu davaya konu eserleri umuma iletmesinin davacının komşu haklarından diğer biçimlerde umuma dağıtımına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda icrasına ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek hakkını ihlal edeceği" sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
07/02/2025 tarihli Bilirkişi Ek raporunda; "..kök rapordaki davacı itirazı neticesinde ... ile davalı ...'in imzaladığı lisans sözleşmesine ilişkin 02.01.2023 tarihi sonrasına yönelik kanaat değişmiş olup, davalı ... ile ... arasında yapılan sözleşmenin davacının icracı sanatçı olarak seslendirdiği eserleri bakımından hüküm ifade etmediği, dijital müzik platformlarında davacının icracı sanatçısı olduğu davaya konu eserin umuma iletmesinin davacının FSEK kapsamında hakkını ihlal edeceği davacının kötü niyetli olduğu yönünde takdir ve değerlendirmenin sayın Mahkemede olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Dava, davacının hak sahipliği bulunduğu belirtilen ... – ... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların) fikir ve sanat eseri sahipliğinden kaynaklanan haklara davalı tarafından yapıldığı iddia olunan tecavüzün tespiti, meni, durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması ve dava konusu albümlerin ve icraların davalı tarafından dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin yasaklanması istemlerine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı yukarıda özetlenen bilirkişi raporları ile birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu albüm ve içerdiği eserlere ilişkin davacının davalı ile bir sözleşmesinin bulunmadığı, davacının rızası olmaksızın anılan albümün davalı tarafından piyasaya sunulduğu ve davacının eserlerinin, adının ve görüntüsünün kullanıldığı, davaya konu fonogramın yapıldığı tarihte davacı icracı sanatçının internette dijital iletim haklarına ilişkin herhangi bir hakkın FSEK 80’de düzenlenmediği, FSEK'in 51.maddesi hükmü dikkate alınarak davaya konu davacıya ait eserlere ilişkin dijital iletim hakkının davacıya ait olduğu, fonogram yapımcısının bağlantılı hak sahibi olarak korunabilmesinin ön şartının eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devralmış olması gerektiği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davacının dava konusu albümdeki icralarının dijital mecralarda kullanımına ilişkin davacıya herhangi bir muvafakat vermediği, böylelikle davalı eylemlerinin davacının hak sahipliğine tecavüz ettiği anlaşılmakla davalı eylemlerinin menine ve refine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın kabulüne, davaya konu albüm ve içerdiği icralara yönelik olarak davalının eylemlerinin davacının hak sahipliğine tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün men’ine (durdurulmasına ve önlenmesine) ve tecavüzün ref’ine (kaldırılmasına), dava konusu albümün ve icraların davalı tarafından dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin yasaklanmasına, durdurulmasına, önlenmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 615,40 TL karar harcından peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubu ile kalanı 435,50 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan, 11.922,50 TL yargılama gideri (bilirkişi, posta, tebligat) ile 359,80 harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 12.282,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.17/07/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır