T.C.
İSTANBUL TÜRK MİLLETİ ADINA
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/252
KARAR NO : 2025/191
DAVA : Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli),
DAVA TARİHİ : 09/12/2022
KARAR TARİHİ : 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli), Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini, Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkememiz asıl dava dosyasında;
Dava dilekçesi :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nun ülkemizin en sevilen ve en başarılı besteci, söz yazarı ve icracı sanatçılarından biri olduğunu, ... isimli albüm (albümde yer alan şarkılar: ..., ..., ...,..., ... isimli albüm (albümde yer alan şarkılar: ... isimli albüm (albümde yer alan şarkılar: ...isimli albümlerin ve bu albümlerde yer alan eserlerin ve müzik eseri icraları üzerindeki FSEK'te anılan haklar münhasıran davacı Müvekkiline ait olduğunu, iş bu davalarına konu... isimli albüm 2001 yılında piyasaya çıktığını, “işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkının” FSEK 25. Maddede 21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı kanunla kabul edildiğini, iş bu davaya konu albümlerin (içerdiği eserler ve müzik eserleri icralarına ilişkin olarak) dijital müzik platformlarında (... vb dijital müzik mecralarında) umuma iletimine ilişkin olarak davalıya herhangi bir izin verilmediğini, davalının anılan albümleri (içerdiği müzik eseri icralarını) dijital müzik platformlarında umuma iletimine ilişkin her hangi bir hak ve yetkileri olmadığını, dilekçelerinde isimleri yazılı albümlerin ve içerdiği müzik eseri icraları davalı (...Ltd. Şti.) tarafından izinsiz, hukuka ve FSEK'e aykırı şekilde ...dijital müzik mecralarında umuma iletildiğini, dava konusu albümlerin (eserler ve icralar) ile ilgili olarak davalıya hiçbir izin verilmediğini, davalının kötü niyetli olduğunu söz konusu albümlerin içerdiği eserler (müzik eseri icraları), video klipler üzerinde davalının hiçbir hakkı olmadığını, davalının haksız ve hukuka aykırı şekilde dijital müzik platformlarında umuma iletmekte oldukları albümlerin, içerdikleri müzik eseri icraları, video klipler listesini dilekçelerinde sunduklarını, davalının eyleminin FSEK'in alenen ihlali olduğu, teminatsız, davalıya tebligatsız tedbirin tüm yasal koşullarının oluştuğunu, FSEK madde 66 ile yasa koyucu özel ihtiyati tedbiri öngördüğünü, davalının haksız ve hukuka aykırı eylemi müvekkiline ağır ve telafisi imkansız zarar verdiğini, tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i yanında tedbir taleplerinin de zaruret olduğunu, açıklanan nedenlerle davalının hukuka aykırı eylemleri nedeniyle uğranılan tüm zararların tazmini için her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; dilekçelerinde özetle izah olunan fiili ve hukuki gerekçeleri ve Mahkemece gözetilecek yasal gerekçelerle haklı davanın kabulü ile; dilekçelerinde özetle izah olunan fiili ve hukuki gerekçeleri ve mahkeme'ce gözetilecek yasal gerekçelerle, tedbir taleplerinin teminatsız olarak kabulü ile; davacı müvekkilinin hak sahibi olduğu müzik eseri icralarının iş bu dilekçemizde linkleri yer alan albümlerin, şarkıların, eserlerin, müzik eseri icralarının ve video kliplerin ... vb dijital platformlarda umuma iletiminin tedbiren durdurulmasını (erişiminin engellenmesini) tecavüzün tedbiren önlenmesine karar verilmesini (İş bu kararın HMK md.390/2 gereği davalıya tebligat yapılmaksızın verilmesini) ve mahkeme kararının acele şekilde ...Türkiye'deki yasal temsilciliğine tebliğine karar verilmesini, davalının haksız eylemlerinin Müvekkilin hak sahipliğine tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, tecavüzün men'ini (durdurulmasını ve önlenmesini) ve tecavüzün ref'ini (kaldırılmasına) karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretlerinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap Dilekçesi: Davalı ...Şti. vekili cevap dilekçesi ve ihtiyati tedbir talebine itirazlarını içerir dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde "...." isimli albümler ve bu albümlerde yer alan müzik eserleri üzerinde FSEK'te sayılan hakların münhasıran sahibi olduğunu iddia ettiğini, FSEK'in bir müzik eseri üzerindeki eser sahipliğine ilişkin düzenlemelerine bakıldığında madde 8 kapsamında bir müzik eseri üzerinde söz yazarı ve besteci eser sahibi olarak hak sahibi olduğu; madde 80 kapsamında müzik eserini seslendiren sanatçı icracı sanatçı ve eser üzerinde ilk tespiti yapan yapımcı fonogram yapımcısının bağlantılı hak sahibi olduğunun görüleceğini, fonogram yapımcısı, eser sahibi ve icracı sanatçıdan alacağı tespit hakkına ilişkin izinden sonra, tespitini yaptığı fonogram üzerinde münhasıran mutlak hakka sahip olacağını, davacının dava konusu ettiği müzik eserlerini dava dışı... Şirketi ("..."') bünyesinde kaydettiğini,...'in dava konusu eserlerin ilk tespitini gerçekleştiren olarak FSEK kapsamında fonogram yapımcısı sıfatını haiz olduğunu, bununla birlikte davacı dava konusu ettiği müzik eserleri üzerinde söz yazarı, besteci ve icracı sanatçı olarak FSEK kapsamında sahip olduğu haklarını ...'e devrettiğini, bu doğrultuda dava dışı Bay Müzik, FSEK kapsamında dava konusu müzik albümlerinin ilk tespiti üzerinde hak sahibi olarak eser sahipleri ve icracı sanatçıdan aldığı izinlerle birlikte söz konusu eserlerin çoğaltma, yayma, temsil, yayın ve yeniden yayın ve kamunun erişimine sunma yoluyla umuma iletim hakkının münhasıran sahibi olduğunu, nitekim dava konusu müzik eserlerine ilişkin eser işletme belgelerinde de dava dışı ...'in bu eserler üzerinde yapımcı sıfatıyla eser sahibi olduğunun görüleceğini, 2006 yılında ...tarafından müvekkili...'e dava konusu albümlere ve albümlerde bulunan müzik eserlerine ilişkin hem ...'dan muvafakatname ile devralınan mali hakları hem de FSEK madde 80/B kapsamında sahip olduğu fonogram yapımcısı hakları usulüne uygun şekilde devredildiğini, davacının iddialarının aksine dava konusu müzik eserleri üzerinde münhasıran hak sahibi davacının olmadığı, dava konusu müzik eserlerinin umuma iletim hakkının sahibi münhasıran müvekkili ... olduğunu, müvekkilinin dava konusu müzik eserleri üzerindeki hak sahipliği resmi belge olan eser işletme belgelerine ve noter huzurunda yapılan devir ve satış sözleşmelerine dayandığını, müvekkilinin FSEK'te yapılan 2001 değişikliği öncesinde meydana getirilen müzik eserleri üzerinde de fonogram yapımcısından devraldığı haklar doğrultusunda hak sahibi olduğunu, umuma iletim hakkının 2001 yılında FSEK'te yapılan değişiklikle kanuna girmediğini, zaten mevcut hakka 2001 yılında yalnızca bazı eklemeler yapıldığını, davacının dava konusu eserlerin 2001 yılından önce meydana getirildiğini, bu sebeple müvekkilin dijital umuma iletim hakkının olmadığını iddia ettiğini, davacının dava konusu ettiği "..." isimli albümün çıkış tarihinin 20.07.2001 tarihinden sonraya tekabül ettiğini, hal böyle iken, müvekkilin albüme ilişkin dijital umuma iletim haklarını devraldığının ve hak sahibi olarak bu şarkıları umuma ilettiğinin kabulü gerektiğini, dava konusu diğer eserlere ilişkin olarak ise müvekkilin (bu doğrultuda müvekkilin bu eserlere ilişkin hakları devraldığı ...) dijital umuma iletim hakkına müzik eserlerinin vücuda getirildiği anda ve müzik birliklerinin vermiş oldukları yetkiler kapsamında sahip olduğunu, bununla birlikte; müvekkilinin dijital umuma iletim hakkına sahip olmadıgı ve icracı sanatçılardan yeniden alması gerektiği farz edilse dahi, aynı şekilde icracı sanatçı ve/veya izin vereceği üçüncü kişilerin de dijital umuma iletim hakkını kullanabilmesi için fonogram yapımcısı olarak hak sahibi olan müvekkilden izin alması gerektiğini, davacı sanatçının üye olduğu müzik meslek birliklerine dijital umuma iletim haklarına ilişkin münhasıran yetki verdiğini, dijital yayınlara ilişkin izinler, müzik meslek birlikleri tarafından verildiğini ve gelirlerin müzik meslek birlikler rafından tahsil edildiğini, FSEK madde 42/A gereğince meslek birlikleri, meslek birliği üyelerinin haklarının idaresine ilişkin faaliyetlerden elde ettikleri gelirleri, dağıtım planlarına uygun olarak hak sahiplerine dağıttığını, bu kapsamda davacı, dava konusu eserler üzerinden meslek birlikleri aracılığıyla telif gelirlerini elde ettiğini, herhangi bir hak kaybı yaşamadığını, davalı sanatçının üye olduğu müzik meslek birliklerinin kayıtlarının, üyelik sözleşmesi, dijital umuma iletim yetkisi ve dijital yayınlardan elde edilen gelir ile sanatçıya yapılan ödemeler ... ve ... kayıtlarında yer aldığını, anılan bu kayıtların meslek birliklerine yazılacak müzekkereler ile istenmesi gerektiğini, müvekkilinin davacının haklarına tecavüz etmediğini, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiğini, dava konusu eserlerin hak sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin herhangi bir hak ihlali yapmadığını FSEK kapsamında kendisine verilmiş haklarını kullandığını, bununla birlikte davacı meslek birliklerine üye olduğundan dava konusu müzik eserlerinin umuma iletiminden kaynaklı telif gelirleri meslek birlikleri tarafından tahsil edilerek davacıya ödendiğinii bu bağlamda davacının uğramış olduğu herhangi bir zarar da bulunmadığını, bu hususta meslek birliklerine müzekkere yazılarak durumun araştırılması gerektiğini, bu durumun açığa kavuşturulması ve yargılamayı gerektirdiğini, esasında davacının kötü niyetli olduğu müvekkilinin münhasıran hak sahibi olduğu eserleri izinsiz şekilde yayınladığını, karşı dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, esasında davacı sanatçı umuma iletim yetkisini devretmiş olduğu dava konusu müzik eserlerini, izinsiz şekilde kendisine ait "..." isimli ... kanalında yayınlamaya başladığını, davacının müvekkili tarafından devralınan dava konusu eserleri müvekkilden izin almadan kendisine ait ... kanalında yayınlayarak müvekkilinin eser üzerindeki haklarına tecavüz ettiğini, haksız kazanç elde ettiğini, esas kötü niyetli olarak hareket eden davacının kendisi olduğu, müvekkili tarafından devralınan haklara davacı tarafından tecavüz edildiği ve açıklanan nednelerle davacının haksız, hukuka aykırı ve şartlarının gerçekleşmemiş ihtiyati tedbir talebinin reddine, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Cevaba Cevap Dilekçesi: Davacı vekili cevaba cevap ve ihtiyati tedbire ilişkin cevap dilekçesinde özetle; İşbu davaya konu albümün içerdiği eserler ve müzik eserleri icralarına ilişkin olarak dijital müzik platformlarında (... vb dijital müzik mecralarında) umuma iletimine ilişkin olarak davalıya herhangi bir izin verilmediğini, dijital müzik platformlarında umuma iletimine ilişkin davalının her hangi bir hak ve yetkisi olmadığını, iş bu dilekçede isimleri yazılı albüm ve içerdiği müzik eserleri ve icralar davalı tarafından izinsiz, hukuka ve FSEK”e aykırı şekilde ..., Spotify, Apple Music vb dijital müzik mecralarında umuma iletildiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, söz konusu albümün içerdiği eserler, müzik eseri icraları, video klipler, görüntüler üzerinde davalının hiçbir hakkı olmadığını, davalının eser işletme belgelerine dayalı olarak davaya konu eserler üzerinde fonogram yapımcılığından doğan münhasır hak sahibi olduğu ve bu sebeple dijital hakları kullanma yetkisinin bulunduğu iddiasının da hukuka aykırı olduğunu, davalı her ne kadar cevap dilekçesinde davacı sanatçının üyesi olduğu meslek birliklerine dijital umuma iletim haklarına ilişkin münhasıran yetki verdiğini ve dijital yayınlara ilişkin izinlerin meslek birlikleri tarafından verildiği ve gelirlerinin meslek birlikleri tarafından tahsil edildiği savunmasında bulunmuş ise de, bu savunmaya itibar edilemeyeceğini, her ne kadar cevap dilekçesinde davacı sanatçının üye olduğu meslek birliklerine dijital umuma iletim haklarına münhasıran yetki verdiği, dijital yayınlara ilişkin izinlerin meslek birlikleri tarafından verildiği ve gelirlerin meslek birlikleri tarafından tahsil edildiği iddia ve savunmasında bulunulmuş ise de, gerek FSEK gerekse Yönetmelik hükümlerinde meslek birliklerine verilen yetkinin kapsamı ve içeriği açıkça düzenlendiğini ve bu kapsamda çıkartılan yönetmeliğe dayalı olarak verilen yetki belgelerinin mali hak devir sonucu doğurmayacağının açık olduğunu, müvekkil tarafından davaya konu eserleri açısından meslek birliğine verilen herhangi bir yetki belgesi olmadığı gibi tam aksine yukarıda ifade edilen ihtarnameyle, meslek birliğinin mali hak devir noktasında hak sahibi olmadığı hususu açıkça ihtar edildiğini, davalının meslek bizliklerine verilen yetki belgesini FSEK.m.S2'ye uygun mali hak devir sözleşmesi olarak nitelendirmesi ise tamı bir talihsizlik olduğunu. Kanun'un ve Yönetmelik'in meslek birliğiyle üye arasındaki ilişki açıkça düzenlendiğini, FSEK.m.80/B kapsamında hak iddia eden davalının, icraçı safifiçıyla mali hak devrine ilişkin herhangi bir sözleşme yapmaksızın bu hakkı kullanamayacağını bitmesine rağmen, meslek birliğiyle üyesi arasındaki ilişkiyi FSEK.m.52 kapsamında mali hak devri niteliğinde tanımlamasının kanunun amir hükümlerini görmezden gelerek, mahkemeleri yanıltmaya, kanunu dolanmaya yönelik kötü niyetli ve hukuka aykırı bir savunma olduğunu, bu noktada davalının meslek birliklerine yönelik savunmalarının dinlenilemeyeceğinin açık olduğunu, meslek birlikleri'nin takip yetkisinin fsek'e aykırı kullanımlarının yasal hale getirmeyeceğini, eser sahibinin ve icracı sanatçının fsek'e uygun yazılı izni olmaksızın yapılan kullanımlar, meslek birlikleri eli ile hukuka uygun şekle dönüşmeyeceğini, eser sahibi ve icracı sanatçının yazılı izni ön koşul olduğunun geçerlilik şartı olduğunu, davalı yapımcının somut uyuşmazlık icracı sanatçı haklarına ilişkin olmasına rağmen, meslek birlikleri ve bu meslek birliklerinin dijital mecralarla yapmış oldukları sözleşmelere ilişkin iddia ve savunmalarının mevcut yargılamayla ilgili herhangi bir bağlantısı olmadığını, davayı uzatmaya ve mahkeme nezdinde kafa karışıklığı yaratmaya yönelik beyhude çabalar olup, kötü niyetli bu taleplerin mahkememizce dikkate alınmayacağını, meslek birliklerinin takip ettiği haklar bakımında mevcut uyuşmazlığın dışında kaldığını, tedbir talebiyle ilgili olarak mahkamenin murafaa açtığı ve kullanımını haklı kılan varsa sözleşme ve belgelerin de dosyaya sunulması için süre verildiğini, davalı tarafın murafaa duruşmasından önce dosyaya sunduğu cevap dilekçesi içeriği ve ekleriyle, davaya konu eserleri dijital mecralarda kullanımının haklı olmadığının ortaya çıktığını, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat dahi yelerliyken, somut uyuşmazlıkta yaklaşık ispatın da ötesinde, davayı esastan da çözecek derecede haklılıklarının ortaya konulduğundan davalının ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazın reddine karar verilmesini ve arz ve izah edilen ve mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerden ötürü öncelikle davalının ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazlarının reddine açmış oldukları davanın kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine dair karar verilmesini talep etmiştir.
İkinci Cevap Dilekçesi: Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle: Davacının her ne kadar işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkının 21.02.2001 tarihinde kabul edildiğini ileri sürmüş ise de bu hususun gerçeği yansıtmadığını bahsi geçen madde olan FSEK madde 25'te bu husus öncesinde işaret, ses yahut resim nakline yarayan diğer teknik tesislerle yayma hakkı şeklinde düzenlemişken; 2001 değişikliğinden sonra işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayınlanması şeklinde düzenlendiğini, umuma iletim hakkının 2001 yılında FSEK'te yapılan değişiklikle kanuna girmediğini ve zaten mevcut hakka 2001 yılında yalnızca bazı eklemeler yapıldığını, teknolojinin gelişmesi ile birlikte, müzik eserlerinin de yayınlandığı platformların zamanla değişiklik gösterdiğini ve dijital platformlar yaygın şekilde kullanılmaya başlandığını, bu doğrultuda yapılan kanun değişikliğinde iddia edildiğinin aksine yepyeni bir hak tanımlanmadığı gibi, ''umuma iletim hakkı''nın çatısı altında, yalnızca bu hakkın kullanılabileceği araç/platformların kapsamı genişletildiğini, dolayısıyla yapılan kanun değişikliği ile daha önce tanımlanmamış bir hakkın tanımlandığı ve bu hakka yalnızca eser sahipleri ile icracı sanatçıların sahip olacağı iddiası hukuki mantık ve dayanaktan yoksun olduğunu, bu bağlamda, müzik eserleri üzerinde, mali haklar teker teker sayılarak düzenlenen noter onaylı muvafakatnameler ile hak sahibi olan müvekkilin, internet ortamında yapılacak yayınlar bakımından hak sahibi olmayacağının iddia edilmesi hukuken makul ya da mantıklı olmadığını, bir müzik eserinin hangi platformda yayınlanırsa yayınlansın, fonogramı üzerindeki tüm hakları müvekkil şirkete ait olacağını ve bu haklara ''dijital'' araçları da kapsayan umuma iletim hakkının da dahil olduğunu, FSEK'te yapılan 2001 değişikliğinin yalnızca icracı sanatçı ve eser sahiplerine doğrudan dijital hakları kullanım yetkisi vermediğini, aksi bir düşünce, 2001 öncesi yapılan tüm müzik albümleri ve hatta dijital alanda yayınlanabilecek tüm eser türleri üzerinde yapımcıların ve yayıncıların haklarının ortadan kalkması gibi abes bir sonuca meydan vereceğini, bu kapsamda 2001 öncesinde vücuda getirilen bir bilgisayar programı üzerindeki hak ve yetki devirlerinin ortadan kalkması gerektiğini, bilgisayar programlarının 1995 yılında kanunumuza dahil edildiği ve bilgisayar programların sadece dijital ortamda kullanılabildiği göz önüne alındığında davalının iddiasının mantığa ve kanuna aykırılığı daha da net bir şekilde ortaya çıkacağını, FSEK'te 2001 yılında yapılan değişikliğin yalnızca müzik eserleri üzerinde yapılmadığını kanun kapsamındaki tüm eserlere yönelik olarak düzenlendiğini ve bu denli geniş bir yorumun, 2001 öncesinde yapılan tüm ilişkileri ortadan kaldıracak nitelikte olduğunun açık olduğunu, internetin dünyada 1950'li yıllarda geliştirilmeye ve kullanılmaya başlandığını, 1980'lerde ise günümüzdeki halini aldığını, Türkiye'de ise 1990'lardan itibaren oldukça yaygın şekilde internet kullanıldığını, İnternetin 2000'li yıllardan önce de hayatımızda yer alan bir teknoloji olmakla birlikte bu durumun 1995 yılında FSEK kapsamında bilgisayar programlarının düzenlenmesi ile de paralellik gösterdiğini, bu bağlamda, 2001 öncesinde de müzik sektöründe halihazırda internet kullanılıyor olmasına karşın, umuma iletim hakkına yalnızca ekleme yapılması ile yeni bir hak ihdas edildiği kabulünün FSEK'in amacına da aykırı olacağını, aynı zamanda böylesine bir kabulün 2001 dönemi öncesinde meydana gelen tüm sanat eserleri üzerindeki hak sahipliğini değiştirecek ve geçersiz kılacak nitelikte olduğunu ve bu kabulün sonucu olarak günümüzde ...'nin dahi dijital arşivini kullanamamasına sebebiyet verebileceğini, 2001 değişikliği ile FSEK'e dijital umuma iletim hakkı olarak yeni bir hak getirilmediğini, yalnızca hali hazırda kanunda mevcut olan umuma iletim hakkının kullanılabileceği alanlara ilişkin olarak düzenleyici bir ifade eklendiğini, bu kapsamda yeni bir hak ihdas edilmemesi yalnızca kullanım alanına ilişkin bir tanımın yapılmış olması FSEK madde 51/1 hükmünün bu hususta uygulama alanı bulmayacağını gösterdiğini, kanunda yapılan işbu değişikliğin, icracı sanatçı ve eser sahiplerine doğrudan dijital umuma iletim hakkını sağladığının kabul edilmesi halinde, bu hakkın müvekkil tarafından tespiti gerçekleştirilen fonogram üzerinde de doğacağının aşikar olduğunu, dosyada mübrez muvafakatnameler incelendiğinde "..." isimli albümünde bulunan müzik eserlerine ilişkin muvafakatnamenin 13.07.2001 tarihinde yani 21 Şubat 2001 tarihli FSEK değişikliğinden sonra yapıldığını, davacının iddiaları doğrultusunda diğer albümlerde dijital mecralar için umuma iletim hakkının olmadığını kabul anlamına gelmemekle birlikte, bu albüm için hak devirleri değişiklikten sonra yapıldığından dijital mecralar için umuma iletim hakkını müvekkilin haiz olduğunu, tüm bu izah edilenler ışığında, müvekkil ...'in dava konusu eserler üzerinde fonogram yapımcısı sıfatı ile umuma iletim hakının sahibi olduğu ve davacı tarafından müvekkilin hak sahipliğinin kötü niyetli ve gerçeğe aykırı iddialar ile reddedildiği açık olduğunu, davacının her ne kadar ne kadar müvekkilin dava konusu müzik eserlerine tecavüz ettiğinin tespitini, FSEK madde 66 kapsamında tecavüzün ref'ini ve madde 69 kapsamında tecavüzün men'ini talep etmiş ise de müvekkilin yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere dava konusu eserlerin tespitleri üzerinde münhasıran hak sahibi sıfatıyla FSEK madde 80/B kapsamında haklarını kullandığını, müvekkilin söz konusu müzik eserlerini yayınlaması hakkın kullanımı kapsamında olduğunu, müvekkil davacının haklarına tecavüz etmediğini yalnızca yapılan devirlerle birlikte kanundan doğan haklarını kullandığını, açıklanan nedenlerle ortada bir hak tecavüzü değil hakkın kullanımı mevcut olduğundan davacının tecavüzün tespiti, tecavüzün ref'i ve tecavüzün men'i taleplerinin reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen ... 1 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin Birleşen ...Esas sayılı dosyası
Dava dilekçesi: davacı dava dilekçesinde özetle Davalılardan ...Tic. Ltd. Şti. huzurdaki davaya konu haksız eylemi dışında Müvekkiline ait 50'ye yakın müzik eseri ve icralarını izinsiz ve FSEK'e aykırı şekilde, umuma iletmekte olması nedeniyle davalılardan ... Ltd. Şti.'ne karşı ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açıldığını, müvekkilinin eser sahibi ve sanatçının ... sayfasının kapatılmasından kaynaklı zararının artamaması, HMK ve usul ekonomisi gereği ivedilikle birleştirme kararı yerilerek iş bu davanın ... 2.FSHHM"nin ... nolu dosyasında birleştirilmesine karar verilmesini, müvekkilinin eser sahibi ve icracı sanatçı sıfatı ile münhasır hak sahib olduğu ekli liste ve dilekçesinde yer alan eserler, icralar video klipler ve linklere ilişkin davalılarca ... yapılan haksız bildirimlerden kaynaklı, erişimi engellenen linklerin derhal engelinin kaldırılarak, müvekkil ...'nun ... kanalının kapatılmasının önlenmesini ve dilekçe ekindeki detaylı listesi yazılı şarkıların ... sayfasına yönelik haksız ve hukuka aykırı şekilde engellemenin kaldırılmasını, haksız eylemin tedbiren önlenmesine kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi: davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu eserlerin FSEK 80/b kapsamında fonogram yapımcısı haklarının davalıya ait olduğunu, davacının dava konusu eserleri ... isimli kanalda müvekkilinin izni olmadan kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Cevaba cevap dilekçesi: davacı dava dilekçesini tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İkinci cevap dilekçesi: davalı ... vekili dilekçesinde özetle davanın reddini savunmuştur.
Tefrik kararı: Birleşen İstanbul ... 1 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında davalı olarak yer alan ... şirketine karşı açılan davanın takipsiz bırakıldığı ve 3 aylık süre sonucunda mahkememizin ... Esas sayılı sırasına kaydının yapılarak bu davalı yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
... 1 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin Birleşen ... Esas sayılı dosyası
Dava dilekçesi: davacı dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin fonogram yapımcısı olarak mali haklarına sahip olduğu "...", "..." isimli müzik albümlerinin izinsiz ... adlı müzik platformlarında fonogram yapımcısı haklarına sahip müvekkilden izinsiz yayınlandığını, müvekkilin fonogram yapımcısı olarak sahip olduğu haklara tecavüz teşkil edildiğini ileri sürerek halen sürdürülmekte olan davalının kötüniyetli eylemleri sebebiyle müvekkil şirketin maruz kaldığı tecavüzün durdurulması ve önlenmesine, dava sonuçlanıncaya kadar yapılan yayınların tüm platformlarda durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı ile davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap Dilekçesi: cevap dilekçesinde özetle; Davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemekle dava konusu albümlerin ilk tespit edeninin davacı olmadığını, ilk tespit eden fonogram yapımcılarının davalılar olduğunu, aynı taraflar arasında ve aynı hukuki ihtilafa ilişkin ... 2. FSHHM'de ...Esas sayılı dosyası ile açılmış dava bulunduğunu ileri sürerek dosyaların birleştirilmesine karar verilmesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirme Kararları: ... 1 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının 27/01/2023 tarihli kararı ile yine ... 1 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının 23/01/2024 tarihli kararı ile dosyaların mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
İhtiyati Tedbir Kararı:
A- mahkememizin 2022/252 Esas sayılı dosyası bakımından Dava konusu edilen eserlere ilişkin linklere erişimin mahkememizce verilen 27/12/2022 tarihli ara karar ile erişimin engellenmesine yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, davalının istinaf talebi üzerine istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
B- Birleşen ... 1 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davacının tedbir talebi üzerine 10/01/2023 tarihli karar ile dava konusu eserlere atılan telif bildirimlerinin ve davacıya ait kanalın kapatılmasının takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
C-Mahkememiz 30/04/2024 tarihli duruşma zaptının 4 nolu ara kararı gereği birleşen 1. FSHHM'nin ... E. Sayılı dosyası arasında bulunan ... D.iş sayılı dosyasına sunulan 02/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen dava konusu eserlere ilişkin linklere Erişimin Engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiği, itiraz üzerine 04/07/2024 tarihli duruşma sırasında ters teminat kararı verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine yapılan başvurunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Deliller:
- ... 1 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden dosyamız arasına alındığı anlaşılmıştır.
- ... 1 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden dosyamız arasına alındığı anlaşılmıştır.
- ... 3 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden dosyamız arasına alındığı anlaşılmıştır.
- ... 4 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden dosyamız arasına alındığı anlaşılmıştır.
- ... 4 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...Değişik İş sayılı dosyasının UYAP üzerinden dosyamız arasına alındığı anlaşılmıştır.
- Kültür ve Turizm Bakanlığına yazılan müzekkereye cevap verildiği ve yazı cevabının dosyamız arasına alındığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi Raporu:19/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda;"Bilişim Kapsamındaki Değerlendirmeler Işığında: Dosyaya konu olan .... isimli dijital platformlarından yalnızca ... platformunda yayınlanan linklerinin yayında olduğu, raporumuz inceleme bölümünde detaylı olarak yer verildiği üzere Spotify platformunda yer verilen linklerde davacıya ait eserlerin kamuya arz edildiği, davacı tarafından dosya kapsamında bildirilen;
-... URL adresinde “...” isimli albümün,
-... URL adresinde “...” isimli albümün davalı şirket unvanı“...” ibaresinin yer aldığı,
-..., URL adresinde “..." isimli albümün şirket unvanı “...” ibaresinin yer aldığı,
-... URL adresinde “...” isimli albümün içerik detay sayfasında davalı şirket unvanı “...” ibaresinin yer aldığı, ... platformunda tespit edilen içeriklerin davalı şirket tarafından yüklenmiş olduğu anlaşıldığı,
FSEK Kapsamındaki Değerlendirmeler Işığında: Davalı ... Ltd. Şti.'nin söz konusu eserleri FSEK m.25/2 kapsamında davacı icracı sanatçıdan/eser sahibinden herhangi bir izin almadan ilgili linklerde dijital olarak umuma ilettiği, davacının icracı sanatçı olarak bağlantılı hak sahibi olduğu ve aynı zamanda eser sahibi olduğu müzik eserlerinin internet üzerinden ve dijital platformlar vasıtasıyla umuma iletimine ilişkin mali hakkın 2001 yılında yapılan değişiklikle FSEK kapsamında ihdas edildiği, dosya kapsamında celp edilen kayıt-tescil belgelerine göre dava konusu edilen albümlerde yer alan eserlerin kayıt ve tescilinin tarihlerinde tespit araçlarının ... disc, ses kaseti olarak belirlendiği, dava dışı firmaların belirlenen tespit araçları ile kayıt-tescil belgesi aldığı, dijital iletimini içermediği, fonogram yapımcısı dava dışı firmaların ve diğer devralan/kullanım hakkı edindiği iddia edilen davalıların FSEK m. 25/2 kapsamında eserlerin dijital iletimine ilişkin davacıdan izin aldığına ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığı, keza eserin dijital iletimine ilişkin mali hakkın FSEK'in 25. maddesinde 2001 yılında yapılan değişiklikle ihdas edilmiş olması, dosyada mevcut mali hakların devrine/lisansına ilişkin muvafakatname ve beyanların FSEK m. 25 kapsamındaki değişiklikten önceki tarihlerde gerçekleşmesi ve değişiklik sonrasındaki dosyada mevcut evraklarda da FSEK m. 25/2 kapsamında davacıdan alınmış bir izne rastlanmadığı ve FSEK'in 51. maddesinin ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine/icracı sanatçıya tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmelerin batıl olduğuna ilişkin hükmü bir arada değerlendirildiğinde, davacının dijital iletim hakkının ihlal edildiği, davalıların yasa değişikliğinden sonra eserlerin dijital platformlarda yayınlanması için icracı sanatçı/eser sahibinden izin aldığı, mali hakları devir/lisans aldığı yönünde de herhangi bir belge dosyada yer almadığından davacının davaya konu albümlerde yer alan eserler üzerinde icracı sanatçılıktan kaynaklanan komşu hakları ve yine eser sahipliğinden kaynaklı haklarının bulunduğu ve davacıdan izin alınmadan dijital mecralarda davalılarca eserlerin umuma iletildiği, davalılarca bahsi geçen albüm/eserlerin dijital ortamda yayınlanması halinde davacının dijital iletim haklarının ihlal edilebileceği"ne dair kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişi Ek Raporu: 05/04/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; "Dosyada mündemiç deliller ışığında davacı/birleşen davalı ve davalı/birleşen davacının kök rapora karşı ileri sürdüğü beyan ve itirazlarının incelenmesi neticesinde, kök raporumuzda yer verdiğimiz görüş ve kanaatlerimizde herhangi bir değişiklik olmadığı, hem birleşen dosyalar hem esas dosyadaki dava konusu edilen eserlerin ilk tespitini gerçekleştiren davalı ... olmadığından (dava dışı ... ve ... olduğundan) davalı/birleşen dosya davacısı fonogram yapımcısı olarak kabul edilemeyeceğinden Mahkemeniz dosyası ile birleşen ... | FSHHM ...E. sayılı dosyasının fonogram yapımcısı olduğu iddiası ile davalı ... tarafından açılmış olduğu gözetildiğinde ...'in fonogram yapımcısı olmaması sebebiyle birleşen .... sayılı dosyadaki taleplerinin kök raporda ve yine işbu raporda incelenmediğini bir kez daha belirtmek isteriz. Yine kök raporda dava konusu edilen eserlere yönelik davalının devralan/kullanım hakkı edinen konumunda olduğu ve FSEK kapsamındaki gerekli izinleri alıp almadığı ile FSEK m. 25 ve FSEK m. 51 gereğince hakları edinemeyeceğinin ayrıntılı bir şekilde izah edildiği"ne dair kanaatlerini bildirmişlerdir.
Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki dava;
Mahkememizin 2022/252 Esas sayılı dosyası bakımından davacı ... tarafından davalı ... karşı açılan ve davacının icracı sanatçı olduğu ... isimli albümlerde yer alan şarkıların davalı tarafça izinsiz olarak dijital alanda umuma iletildiğinin tespiti, davalının tecavüz eylemlerinin durdurulması, önlenmesi ve ref'i nin gerekip gerekmediğine ilişkindir.
Birleşen ... 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası bakımından ise davacı ... tarafından davalı ...şirketine açılan davacının icracı sanatçı olduğu eserlerin ... isimli platformda ... isimli sayfada paylaşılması nedeniyle davalının ilglili platforma telif bildiriminin davacının FSEK den kaynaklanan mali haklarına tecavüz niteliğinde olduğu ve tecavüz eylemlerinin durdurulması, önlenmesi ve ref'i nin gerekip gerekmediğine ilişkindir.
Birleşen ... 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davacı ... bakımından Davalı ... ile ...şirketine karşı açılan ... isimli albümlerde yer alan şarkıların davalı tarafça davacının fonogram yapımcısı hak sahipliğini tecavüz edecek şekilde izinsiz olarak dijital alanda umuma iletildiğinin tespiti, davalının tecavüz eylemlerinin durdurulması, önlenmesi ve ref'i nin gerekip gerekmediğine ilişkindir.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; esas ve birleşen dosyalarda taraflar arasındaki temel ihtilaf icracı sanatçı ve fonogram yapımcısı haklarının 5846 sayılı kanunda 4360 sayılı kanunda yapılan değişiklik sonrası dijital umuma iletim hakkının eser sahibi ya da fonogram yapımcısına ait olup olmadığına ilişkindir.
FSEK kapsamındaki uyuşmazlıkta dava konusu fikri ürünün "..." niteliği taşıyıp taşımadığı re'sen araştırılmalıdır. FSEK'in 1/B maddesinde öngörülen tanım dikkate alındığında bir fikir ve sanat ürününün eser olarak nitelendirilebilmesi için iki unsuru haiz olması gerekir. Bunlardan ilki, fikir ve sanat ürününün "sahibinin hususiyetini taşıması. ikincisi ise "kanunda sayılan eser kategorilerinden birine dahil olması"dır. Doktrinde, bu unsurlardan İlkine "sübjektif unsur" veya "esasa İlişkin şart", ikincisine ise "objektif unsur" veya "şekle ilişkin şart' denilmektedir. Subjektif unsur gereğince, bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilebilmesi için bu ürünün onu meydana getiren kişinin "hususiyetini" taşıması gerekmektedir. Başka bir deyişle eser onu yaratan zihnin bireyselliğini gösteren özellikler taşımalıdır. Objektif unsur gereğince, bir fikir ve sanat ürününün hukuk alanında korunmayı hak edebilmesi için sahibinin hususiyet arz eden fikri çabasının somut neticesi olması gerekir. Başka bir deyişle bu fikri çaba gözle görülebilir, elle tutulabilir, kulakla duyulabilir, kısaca algılanabilir olmalıdır. Fikir ve düşünceler, ancak bir şekle büründüğünde yani eser formunda açıklığında fikri hukuk kapsamına girer. Diğer taraftan eserde algılanabilir olma dışında düşüncenin açıklanış formatı da önemlidir. Yani fikir ve sanat ürününün FSEK'te öngörülmüş olan düşünceyi ifade formatlarından birine dahil olması gerekir. FSEK'te eser formatları olarak; İlim ve edebiyat eserleri, musiki eserleri, güzel sanat eserleri, sinema eserleri ve bağlı eser olarak kabul edilen işlenme eserler gösterilmiştir. Dolayısıyla bir fikir ve sanat ürününü bu formatlardan birine sokmak mümkün değilse, onu kanuna göre eser saymak ve korumak da mümkün olmayacaktır.
5846 sayılı yasanın 80. maddesinde: "Eser sahibinin hakları ile bağlantılı haklar" başlığı altında eser sahibinin haklarına komşu haklar kapsamında "Eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla ve eser sahibinin izniyle bir eseri özgün bir yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden sanatçılar" icracı sanatçılar olarak sayılmış bulunmaktadır. Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği m.4/ f.1-b de icracı sanatçı "Sanat eserleri ile folklor eserlerini düzgün biçimde yorumlayan,söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden oyucuları, ses sanatçılarını, müzisyenleri ve dansçıları vb. diğer kişiler" olarak tanımlanmıştır. Mevzuat uyarınca bir kişinin icracı sanatçı olarak kabul edilebilmesi için bazı koşullar vardır. Öncelikle gerçek kişiler icracı sanatçı olabilmektedir. Tüzel kişilerin icracı sanatçı olabilmesi mümkün değildir. İkinci koşul yaratılmış bir eserin mevcut olmasıdır. Zira icracı sanatçı yaratılmış eseri yorumlamak, tanıtmak, söylemek ve çalmak suretiyle icra eden kişidir. Şiir ve hikayeleri özgün biçimde seslendirip anlatanlar, şarkıcılar, icraları sanatsal katkıları ile şekillendirenler icracı sanatçılar olarak kabul edilmelidir (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 2021, s. 273-274, İlhami Güneş, "FSEK'te Yer Alan İcracı Hakları ve Uygulama", s.173). Bu kişiler yaratılmış eserlerin umuma arz edilmesine bir anlamda köprü görevi görürler. Tablo gibi, roman gibi bazı eserlerin umuma arzında icracı sanatçılara ihtiyaç yoktur. Ancak bir müzik eserinin umuma arzında icracı sanatçılara ihtiyaç duyulmaktadır. Üçüncü koşul ise eserin icracı sanatçı tarafından icra edilmesidir. Bir kişinin bağlantılı hak sahibi olarak nitelendirilebilmesi için icracı sanatçı olması ve bu sıfatla icrayı gerçekleştirmiş olması gereklidir. İcraya elverişli bir eserin umuma arzında kameraman, ses ve görüntü teknisyenleri gibi teknik hizmet ve yardımlarda bulunan kişiler de görev alabilirler. Ancak bu kişiler icracı sanatçı kabul edilmezler. Zira icracı sanatçı eseri profesyonel bir şekilde, sanatsal faaliyet olarak icra eden kişiye denilmektedir. Yine bu sebepten bir eseri bir düğünde amatörce icra eden kişiler de icracı sanatçı sayılmamaktadır. Dördüncü koşul Kanun m. 80 ve Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği m. 4 uyarınca eserin özgün şekilde icra edilmiş olması gerekliliğidir. Yönetmelik m. 4'te komşu hak "Eser sahibinin haklarına zarar vermeden ve onun rızası ile bir eseri özgün biçimde icra eden veya icrasına katılan, bir icrayı ya da sesleri ilk defa tespit eden, yayınlayan gerçek ve tüzel kişilerin münhasıran sahip oldukları; icrayı tespit etme, çoğaltma, kiralama, telli-telsiz her türlü araçla yayınlama ve kamuya açık yerlerde temsil suretiyle bundan faydalanma hakları" olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla özgün şekilde icra etme unsuru da de icracı sanatçı nitelendirmesi için bir diğer önemli unsurdur. Son koşul icracı sanatçının eseri, eser sahibinin izni doğrultusunda icra etmiş olmasıdır (Kılıçoğlu, s. 239- 240). Yargıtay bir kararında, icracı sanatçıyı, "kendisinin olmayan bir eseri, eserin sahibi tarafından yaratılmış şekilde ve fakat kendi sanatçı becerisi ile başkalarına aktaran, eser sahibi ile eserden yararlanacakla arasında aracı kimse" olarak tanımlamıştır.
5846 sayılı yasanın 80. maddesine göre icra sahibi: İcrasının tespit edilmesine, icranın canlı verilmesine, temsiline, tespitin çoğaltılmasına, kiralanmasına ve veya ödünç verilmesine, yayılmasına, radyo-TV, uydu veya kablo gibi telli veya telsiz yayın kuruluşlarında yayınına ve yeniden yayınına, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayın veya yeniden yayınına, dijital ortamda umumun erişimine açmaya, telli ve telsiz araçlarla umuma İletimine izin verip vermeme konusunda hak ve yetki sahibidir. Eser sahiplerinin yararlandığı mali haklar icracılar açısından da işin mahiyetine göre olabildiği ölçüde geçerlidir. İcracı sanatçılar bu haklarını uygun bir bedel karşılığında sözleşme yaparak yapımcıya devredebilirler. Tespit işlemi, icranın işaret, ses ve görüntü nakline yarayan cihazlar yoluyla kaydedilmesidir. Bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden gerçek veya tüzel kişilere fonogram yapımcısı denilmektedir.
FSEK 80/B maddesi uyarınca; Bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra aşağıda belirtilen haklara sahiptir.
(1) Eser sahibinin ve icracı sanatçının izni ile yapılan tespitin, doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması, dağıtılması, satılması, kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi hususlarında izin verme veya yasaklama hakları münhasıran fonogram yapımcısına aittir. Yapımcılar tespitlerinin işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine izin verme hususunda münhasıran hak sahibidir.
(2) Fonogram yapımcısı, yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış tespitlerinin aslının veya çoğaltılmış nüshalarının satış yoluyla veya diğer yollarla dağıtılması hususunda izin verme ve yasaklama hakkına sahiptir.
(3) Fonogram yapımcısı, icraların tespitlerinin telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda tespitlerine ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına sahiptir. Umuma iletim yoluyla tespitlerin dağıtım ve sunulması yapımcının yayma hakkını ihlal etmez. Fonogram yapımcıları eser niteliğinde olsun olmasın, bir ses icrasını veya diğer sesleri ilk olarak ses taşıyıcısına kayıt eden yapımcılardır. Eğer kayıt edilen ses, eser niteliğinde ise eser sahibi veya icracı sanatçıdan izin alınması gerekir. Dolayısıyla fotogram yapımcısının bağlantılı hak sahibi olarak korunabilmesinin ön şartı eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devralmış olmasıdır. Yargıtay kararları da bu yöndedir (Y. 11. HD T: 20.4.2006, E: ..., K: ...). Ancak belirtmek gerekir ki fonogram yapımcısının devraldığı, mali hakların kendisi değildir. Bunları kullanma yetkisidir. Burada bir hakkın değil, kullanım hakkının devrine (ruhsata) ilişkin bir durum vardır. Fonogram yapımcısının bağlantılı hak sahibi olabilmesi için “icra ürünü ve sair sesleri ilk defa tespit eden” olması gereklidir. İkinci defa tespiti yapanlar bu kapsamda değerlendirilmezler (Kılıçoğlu, s. 242-243).
5846 sayılı yasanın 25. maddesi 2001 yılında 4630 Sayılı Kanunla değiştirilmiştir, madde başlığı; "İşaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı" şeklinde, içeriği ise; "Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, radyo-televizyon, uydu ve kablo gibi telli veya telsiz yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayınlanması ve yayınlanan eserlerin bu kuruluşların yayınlarından alınarak başka yayın kuruluşları tarafından yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletilmesi hakkı munhasıran eser sahibine aittir" şeklinde değiştirilmiştir. Böylece görüntü nakline yarayan araçlarla ve yine bu kapsamda dijital platformlar yoluyla umuma iletim hakkı eser sahibine tanınmış bir hak olarak düzenlenmiştir.
5846 sayılı yasanın 51. maddesi ile mali hakların devrine ve kullanımının devrine ilişkin sözleşmelere bir kısıtlama getirmiştir. Buna göre ilerde çıkarılacak kanun ile tanınacak mali hakların peşinen devrine ya da başkaları tarafından kullanılmasına ilişkin sözleşmeler batıldır. FSEK 51.maddesinde; "İleride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına mütaallik sözleşmeler batıldır. İleride çıkarılacak mevzuatla mali hakların şümulünün genişletilmesi veya koruma süresinin uzatılmasından doğacak salahiyetlerden vazgeçmeyi yahut bunların devrini ihtiva eden sözleşmeler hakkında aynı hüküm caridir." hükmü düzenlenmiştir.
Kanun koyucu FSEK 51. madde ile eser ve bağlantılı hak sahiplerini korumak istemiştir. Böylece ilerde çıkarılacak kanun ile kendilerine tanınacak hakları peşinen devretmeleri hukuka aykırı sayılmış ve butlan yaptırımına tabi tutulmuştur (Kılıçoğlu, s. 320).
FSEK 52.maddede: "Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi" şart koşulmuştur. Dolayısıyla dijital iletimi içine alan umuma iletim hakkını da içerecek şekilde mali hakların devrine ilişkin sözleşme de hüküm bulunması gerekmektedir.
FSEK 25. madde işaret, ses ve/ veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı başlığını taşımaktadır. 4630 sayılı kanunla 21/02/2001 tarihinde kabul edilmiştir. Bu hükme göre, telli-telsiz uydu kablolu araçlarla veya radyo televizyonla yayınlar, dijital iletim ve sair ses, görüntü nakli yapan araçlarla yayın konusunda münhasır hak eser sahibinindir. Bilindiği üzere çağın ve toplumsal alışkanlıkların değişmesi ile 2001 yılında hükmün kapsamı genişletilmiş ve düzenlenmiştir. Buna göre, internet ortamında ve dijital gereçlerle dağıtım kendine özgü yeni bir hak tasarruf alanıdır. Müzik eserlerinin internet üzerinden umuma iletimine ilişkin mali hakkın 5846 sayılı FSEK’in 25. maddesinde 2001 yılında yapılan değişiklikle ihdas edilmiş olması, mali hakların devrine ilişkin sözleşmenin ve davacı yanca verilen muvafakatin değişiklikten önceki tarihlerde gerçekleşmesi ve FSEK’in 51. maddesinin, ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmelerin batıl olduğuna ilişkin hükmü bir arada gözetilmesi gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... E., ... K.)
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararında " FSEK'in 80/I, 1, B maddesi hükmünde fonogram yapımcısının "eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devralması" gerektiği ifade olunmaktadır. Fakat, fonogram yapımcısının ilk defa gerçekleştirdiği tespit üzerinde yasada yazılı haklara (FSEK m.80/I, 1, B) sahip olabilmesi için, eser sahibi veya icracı sanatçıdan sahip oldukları tüm mali hakların (FSEK m.22-25, 80/I, 1, A) kullanma yetkisini devir almasına gerek bulunmamaktadır. Fonogram yapımcısının icrası gerçekleştirilen eserin sahibi ile esere ilişkin icranın sahibi olan icracı sanatçıdan, "sadece icrayı içeren seslerin tespiti için izin alması", FSEK'in 80/I, 1, B maddesi ile tanınan mutlak nitelikteki bağlantılı haklara sahip olabilmesi için yeterlidir.Fonogram yapımcısı, eser sahibi ve icracı sanatçıdan esrein icrasına ilşikin seslerin tespit iznini almakla, gerçekleştirdiği tespit üzerinde FSEK'in 80/I, 1, B maddesinde yazılı mutlak nitelikteki bağlantılı hakları aslen iktisap eder. Fonogram yapımcısı, eser sahibi ve icracı sanatçının izni ile gerçekleşen icranın tespiti ile birlikte doğan mutlak hakları, eser sahibi ve icracı sanatçıdan devir alınmamakta, aksine kendiliğinden ve aslen kazanılmaktadır. Bu konuda devir alınmamakta, aksine kendiliğinden ve aslen kazanılmaktadır. Bu konuda fonogram yapımcısı ile eser sahibi ve icracı sanatçı arasında halef selef ilişkisi yahut bir ortaklık bulunmamaktadır." belirtilmiştir.
Dosya kapsamına göre fonogram haklarına sahipliğin tespiti talebi yönünden, aşağıda hüküm kısmında belirtilen davaya konu albüm ve albümdeki icralar yönünden Kültür ve Turizm Bakanlığı'na müzekkere yazılarak eser işletme belgelerinin dosya içerisine alındığı, eser işletme belgeleri incelendiğinde ...'nun davaya konu albümlerdeki icraların icracı sanatçısı olduğunun belirtildiği, yine eser işletme belgelerinden yapımcısının dava dışı ...ve ... olduğunun anlaşıldığı, .... dava dışı ... ve ... müzikten devraldığı, bu haliyle dava konusu albümlerdeki eserlerin ilk tespitinden sonra mali hakların ...devredildiği, icracı sanatçı ... tarafından davaya konu albümler ve bu albümlerde yere alan eserlerin tespitine ilişkin olarak icracı sanatçı tarafından verilen muvafakatnamenin sunulduğu, bu muvafakatnamenin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından gönderilen müzekkere cevabında da bulunduğu, bu muvafakatname yönünden icracı sanatçının herhangi bir itirazının bulunmadığı, dijital umuma iletim hakkının yukarıda belirtildiği üzere 2001 yılında yapılan değişiklik ile birlikte FSEK'nda düzenlendiği, muvafakatname ile davalı sanatçının davaya konu icraların mali haklarını 5840 saylı FSEK madde 80/B kapsamında ilk tespiti yapan yapımcı dava dışı şirkete devrettiği, bu albüm ve icralar yönünden muvafakatnamenin ve eser işletme belgesinin düzenlenme tarihinin değişikliğin yapıldığı 2001 yılından önce olduğu, bu nedenle FSEK’in 51. maddesinin, ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmelerin batıl olduğuna ilişkin hükmü kapsamında muvafakatnamede dijital iletim hakkının devredildiğine ilişkin beyan ve düzenleme bulunsa bile geçersiz olacağı, 2001 yılındaki düzenlemeden sonra da davalı icracı sanatçı yönünden dijital umuma iletim hakkının devredildiğine ilişkin yazılı sözleşme veya belgenin davacı tarafça sunulmadığı ve ispat edilemediği, bu albüm ve icralar yönünden muvafakatnamelerdeki devirlerin FSEK madde 52 kapsamında yazılı olarak yapılmakla geçerli olduğu, yukarıda belirtilen ilk tespiti yapan yapımcı dava dışı şirketten ... şirketine kadar yapılan devirler yönünden, bilirkişi raporunda davalı icracı sanatçının yazılı muvafakatı bulunmadığından bu nedenle sonraki devren iktisapların geçerli olmayacağı yönünde değerlendirme yapılmış ise de yukarıda belirtilen istinaf ilamında da açıklandığı üzere fonogram yapımcısının, eser sahibi ve icracı sanatçının izni ile gerçekleşen icranın tespiti ile birlikte doğan mutlak hakları, eser sahibi ve icracı sanatçıdan devir almadığı, aksine kendiliğinden ve aslen kazandığı, bu konuda devir alınılmadığı, aksine kendiliğinden ve aslen kazanıldığı, fonogram yapımcısının devir almadan aslen kazandığı bu hakları bilirkişi raporunda belirtildiğinin aksine icracı sanatçının ayrı yazılı muvafakati bulunmaksızın, aranmaksızın üçüncü kişilere devredebileceği, bu nedenle somut olaydaki dava dışı şirketten ... kadar yapılan devirlerin geçerli olduğu, FSEK madde 52 kapsamında yazılı olarak yapılan devirle ilk tespiti yapan dava dışı şirket ile birlikte devir alan .... FSEK 80/B kapsamında fonogram yapımcısı olarak bağlantılı hak sahibi olacağı, davaya konu albüm ve albümdeki icralar yönünden her ne kadar davacı dava konusu icraların dijital umuma iletimi hakkı sahibi değil ise de, davalıların dava konusu tespitleri dijital yolla umuma iletimini önleme imkanı sair münhasır bağlantılı hakları (FSEK m. 80/1B.3 uyarınca icra tespitlerinin telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda tespitlerine ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkı) nedeniyle mevcut olduğu, öyle ki dijital yolla umuma iletim, umuma iletim hakkının özel bir görünüm şekli olduğundan;Yapımcı tarafından dava konusu tespitlerin icracı sanatçından izin almadan dijital platformlarda umuma iletilmesi mümkün olmadığı gibi, bu eylemin yapımcıdan izin alınmadan icracı sanatçı tarafından gerçekleştirilmesi de mevcut yasal düzenlemeler uyarınca mümkün olmadığı, dava konusu icra tespitinin dijital yolla umuma iletilmesi için, ya icracı sanatçının, icrasının daha önceden yapılan bu tespitinin dijital platformlarda yayınlanması için umuma iletim hakkını icrayı tespit eden fonogram yapımcısına devretmesi veya ruhsat (lisans) vermesi, ya da fonogram yapımcısının tespit ettiği bu icra üzerindeki umuma iletim hakkını icracı sanatçıya veya icracının izniyle (ya da ondan umuma iletim hakkını devralan) üçüncü kişiye devretmesi veya ruhsat (lisans) vermesi gerektiği, esas ve birleşen dosyalarda ne yapımcı tarafından ne de icracı sanatçı tarafından bu yönde bir devir veya lisans verme hali bulunmadığı, sonuç olarak dava konusu bu icraların icracı sanatçıdan FSEK m. 80/1A.4’de düzenlenen dijital umuma iletim hakkını devralmadan yapım şirketi tarafından dijital platformlarda umuma iletilmesi mümkün değil ise de; bu tespitler üzerinde fonogram yapımcısı sıfatıyla davacının münhasır hak sahipliği de dikkate alındığında, yapılan tespitlerin, FSEK m. 80/1B.3 uyarınca icra tespitlerinin telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda tespitlerine ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına davacı sahip olduğundan; davacının hak sahibi olduğu tespitlerin, davacının izni olmadan gerek davalı şirket gerek diğer üçüncü kişilerce herhangi bir şekilde (digital yolla dahil) umuma iletilmesi de mümkün olmadığı, kanaatine varılmakla ;
Esas dosya bakımından icracı sanatçı ...'nun icracı sanatçı olarak bulunduğu ... isimli albümlerde yer alan şarkıların davalı tarafça izinsiz olarak dijital alanda umuma iletildiğinin tespiti, davalının tecavüz eylemlerinin durdurulması, önlenmesi ve ref'ine,
Birleşen 2022/286 Esas sayılı dosya bakımından davalı tarafça icracı sanatçının ...'da yapmış olduğu paylaşımlara telif bildiriminin davacının icracı sanatçı olarak FSEK'den kaynaklanan haklarına tecavüz niteliğinde olduğunun tespiti ile tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine, ve ref'ine,
Birleşen 2023/57 Esas sayılı dosya bakımından davacının dava konusu edilen ... isimli albümlerde yer alan şarkıların FSEK madde 80/b kapsamında dijital yolla umuma iletim hakkı dışındaki fonogram yapımcısı olarak davacıya ait olduğunun tespitine, davacının tespit edilen fonogram yapımcısı hakları yönünden davalının tecavüz oluşturacak eylemlerinin önlenmesine, durdurulmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar vermek gerekmiştir. Ayrıca yargılama sırasında verilen tedbir kararlarının aynen devamına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
A-Mahkememizin 2022/252 Esas sayılı dosyası bakımından;
1-Esas dava bakımından açılan davanın kabulü ile davacı ...'nun icracı sanatçı olduğu ".... isimli albüm (albümde yer alan şarkılar; ... isimli albümler ve bu albümlerde yer alan eserlerin davalı tarafça dijital müzik platformlarında kullanılmasının davacının FSEK'den doğan haklarına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine, ref'ine ;bu kapsamda adı geçen albümler ve albümlerde yer alan eserlerin davalı tarafından dijital platformlarda kullanılmasının yasaklanmasına, durdurulmasına, önlenmesine
2- Yargılama sırasında verilen tedbir kararının aynen devamına,
3- Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 161,40 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 454,00 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Esas davada yapılan 161,40 TL peşin harç, 161,40 TL başvuru harcı, 9.424,25TL bilirkişi ücreti, 2.573,25 TL posta/ müzekkere ücreti olmak üzere toplam 12.326,30TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Esas davada; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
B-Birleşen ... 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosya bakımından;
Açılan davanın kabulü ile davacı ...'nun icracı sanatçı olduğu "... isimli eserleri ... üzerinden davacı tarafça yayınlanması sonrasında davalı tarafça ilgili şarkıların paylaşıldığı ... isimli sayfaya ilişkin olarak ... Platformuna telif bildirme eyleminin davacının FSEK den kaynaklanan mali haklarına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine, ref'ine
2- Yargılama sırasında verilen tedbir kararının aynen devamına,
Birleşen dava yönünden; Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 534,70 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Birleşen davada yapılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı, 313,50 TL posta ücreti olmak üzere toplam 474,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Birleşen davada; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
C- Birleşen ... 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosya bakımından;
Açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ...'nun icracı sanatçı olduğu "... isimli albüm (albümde yer alan şarkılar; ...isimli albüm (albümde yer alan şarkılar: ... isimli albüm (albümde yer alan şarkılar:... isimli albüm (albümde yer alan şarkılar:... isimli albümler ve bu albümlerde yer alan eserlerin FSEK madde 80/b kapsamında dijital yolla umuma iletim hakkı dışındaki fonogram yapımcısı olarak davacıya ait olduğunun tespitine, davacının tespit edilen fonogram yapımcısı hakları yönünden davalının tecavüz oluşturacak eylemlerinin önlenmesine, durdurulmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2- Yargılama sırasında verilen tedbir kararının aynen devamına,
3-Birleşen dava yönünden; Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 435,50 TL harcın davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Birleşen davada yapılan 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı, 415,25 TL posta ücreti olmak üzere toplam 775,05 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Birleşen davada; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Reddolunan kısım yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.10/07/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır