T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/69 Esas
KARAR NO : 2025/200
DAVA : Fikir ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi ve Tazmini
DAVA TARİHİ : 01/03/2023
KARAR TARİHİ : 17/07/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ... logosu ile yayın yapan televizyon kanalının yayın hakkı sahibi olduğunu, yayınları üzerinde doğrudan veya yapmış olduğu sözleşmeler kapsamında devren eser sahibi ya da hak sahipliği bulunduğu gibi 5846 sayılı yasa kapsamında televizyon yayıncısı sıfatı ile hak sahipliğine haiz olduğunu, davalı şirketin ise ... logosu ile yayın yapan televizyon kanalının yayın hakkı sahibi olduğunu, işbu dava açısından da ... isimli programı yayınlayan olduğunu, müvekkili şirketin Ana Haber bülteninde yayınlamış olduğu haberlerin çeşitli haber ajanslarından bedeli mukabili alınan bilgi ve görseller üzerinden hazırlandığı gibi ağırlıklı olarak da kendi personeli muhabirlerin araştırmaları neticesinde hazırlanıp yayınlandığını, müvekkili şirketin Ana Haber Bülteninde ... tarihinde Özel Haber duyurusu ile ‘...’ başlıklı bir haberin yayınlandığını, bu haberin müvekkili şirket çalışanı ...’nın özel araştırmaları sonucunda elde ettiği bilgiler ve olaya konu şahıs ile yapılan röportaj ve bu röportajın kameraman Uğurcan İncegül tarafından görüntülenmesi suretiyle hazırlanıp, montaj ve editör denetimini takiben de yayınlandığını, haberin genç bir kadının sevgilisi tarafından terk edilmesini takiben internet üzerinden bulduğu bir medyum ile irtibata geçmesinden sonra yaşadığı olayları konu aldığını, genç kadının haberden önce dolandırıldığından bahisle adli makamlara başvurduğunu ve olaydan haber alan muhabirin genç kadınla irtibata geçerek benzer olaylar ile karşı karşıya gelebilecek kişileri uyarmak amacını da taşıyan haberini hazırladığını, davalıya ait ... televizyon kanalında hafta içi saat 09:00-11:00 saat dilimi arasında
yayınlanmakta olan ‘...’ isimli programın... tarihli bölümünde işbu müvekkili şirkete ait özel haber bağlamından koparılarak yeniden kurgulanmak suretiyle kullanılmış, yayınlanmasından önce tanıtım ve az sonra duyuruları yapılmış ardından farklı görüntüler eklenerek, montajlanarak ve seslendirilerek bambaşka bir algı yaratılmak üzere yayınlandığını, davalının yayınladığı kurgu ile olayın genç kadının eski sevgilisini geri döndürmek için büyücüye gittiği ve yaptıracağı büyüler için para kaptırdığı şekline getirildiğini, habere konu genç kadının program sunucularından ... tarafından acımasızca eleştirildiğini, davalı tarafın haksız eylemlerinin; izinsiz yayın, izinsiz işleme ve/veya eserde izinsiz değişiklik yapma, kişilik haklarına tecavüz (bu konuda şikayet hakkı genç kadına ait olmakla birlikte bu husus dolaylı da olsa müvekkilinin kişilik haklarına ve ticari itibarına tecavüz oluşturduğunu), basının haber verme hakkının ihlali, kaynak belirtme yükümlülüğüne aykırılık oluşturduğunu, yapılan araştırma sonucu anılan programda müvekkilinin haber bültenlerinden başkaca kullanımların da yapıldığının tespit edildiğini, 04.12.2022 tarihli ‘...’ başlıklı haberin de davalı tarafından 05.12.2022 tarihli programda izinsiz bir şekilde kullanıldığı, haberin yeniden kurgulanıp montajlanarak işbu haberin de izinsiz olarak işlendiği ve yayınlandığının tespit edildiğini beyan ederek davalının haksız eyleminin men ve ref’i ile anılan yayınların internet dahil tüm mecralardan kaldırılmasına ve tekrarlanmamasına, belirsiz alacak davası olarak FSEK 68/1 hükmü gereğince müvekkilinin rayiç bedel itibariyle uğradığı zararın üç katı oranında tazminat talebinin kabulü ile şimdilik 50.000,00 TL’nin, manevi haklarının ihlali sebebiyle FSEK 70 uyarınca 100.000,00 TL manevi tazminatın izinsiz yayın tarihinden itibaren hesap edilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı yana yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihlale neden olduğu iddia olunan haberin, FSEK uyarınca eser niteliğinde olmayıp, ilgili görüntülerin hukuka uygun olarak kullanıldığını, davacı yanın taleplerinin haksız nitelikte olduğunu, müvekkili şirketin kanalında yer alan haber ve yorumların, ifade hürriyeti kapsamında olup, davacının haklarını ihlal niteliği taşımadığını, manevi tazminata ilişkin yasal koşulların oluşmadığını, Yargıtay kararları ve doktrin uyarınca yansıma yolu ile manevi tazminat talep edilemeyeceğini, davacının haberde röportajına yer verilen kişinin kişilik haklarının ihlal edildiğini ihlal edilmesi ve buna dayanarak manevi tazminat talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, müvekkili şirketin ... logolu televizyon kanalının yayıncı kuruluşu olduğunu, program yapımcılığını üstlenmemekle birlikte, programlarda kullanılacak görüntü ve müzik seçimi, başta olmak üzere kurgu ve kompozisyon, seslendirme, montaj, stüdyo çalışmaları çekimler ve tüm görsel tasarımların seçimi ve kullanılması gibi tüm konuların yapımcının sorumluluğunda olduğunu, davanın yapımcı şirkete ihbarını talep ettiklerini beyan ederek haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmilini talep ve beyan etmiştir.
Dosya kapsamında tarafların bildirmiş oldukları deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Kültür ve Turizm Bakanlığı kayıtları dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizin 27/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "... davacı vekili tarafından dosyaya sunulmuş CD içeriklerinde mevcut olan ve ... bağlantı adresi üzerinden kamunun serbest erişimine açık şekilde umuma iletilmiş olduğu görülen 18 Aralık 2022 tarihli ...Haberde yayınlanan davaya konu haber içeriğindeki ifade, ibare ve görseller incelendiğinde habere konu kişilerle yapılmış olan röportajlar ile anlatımları içerdiği, içeriklerin herhangi bir eser sahibinin hususiyetini yansıtacak mahiyette olmadığı, düşük düzeyi anlatım içeren, güncel olay ve havadisleri anlatan haber içerikleri olduğu ve anılan tüm nedenlerle FSEK kapsamında herhangi bir eser niteliğini haiz olmadığı, davacının davaya konu haber yayınları FSEK kapsamında eser niteliğinde olmasa da; FSEK md. 80/I-1-C kapsamında yayın olarak korunduğu ve davacının davaya konu haber yayınları üzerinde radyo-TV kuruluşlarına tanınmış mali nitelikli bağlantılı hakların sahibi olduğu, davacı yayıncı kuruluşun 18/12/2022 tarihli ANA HABER BÜLTENİ’nde yayınlanmış olan ... başlıklı haberinde yayınlanan mağdurun röportaj görüntüleri ve beyanlarını içeren kimi röportaj görüntüsü parçaların, davalının 20/12/2022 tarihinde yayınlamış olduğu ve ...bağlantı adresi üzerinden de kamunun erişimine açık olarak İnternet ortamında umuma arz edilmiş ... isimli programın 798. Bölümüne ... isimli programında kullanılmış ve davalının yayınlamış olduğu programda programın sunucusu iki kişinin habere konu olaya ilişkin kişisel görüş ve yorumlarını ifade ederek topluma sunmuş olduğu, davaya konu her iki yayında da güncel olaylarla ilgili haber niteliğini taşıyan bir konuya ilişkin röportaj içeriklerinin sunulmasının toplumda yaygın olarak görülebilen dolandırıcılık eylemlerinin mağduru olunmamasına ilişkin örnek teşkil etmesi yönünden kamu yararına elverişli halkın haber alma hakkı kapsamında güncel ve günlük olaylara ilişkin haber yayınları oldukları, güncel ve aktüel bir olayla ilgili olarak kamu yararı ve halkın haber alma özgülüğü kapsamında davacı tarafından daha önce televizyon yayınlarına sunularak alenileşmiş olan davaya konu röportaj ve haberler görsellerindeki bazı parçaların davalı tarafından yayınlarda yine haber niteliğinde sunulmasının FSEK md. 37 hükmü bağlamında haber serbestisi kapsamında olduğu, davacının kullanımlarının FSEK md. 36 kapsamında aynen veya işlenme suretiyle yayım niteliğinde olmadığı; FSEK md. 37 hükmü kapsamındaki davalının yayınlarında kullandığı parçaların özgün ve hususiyet içermemesi nedeniyle işleme veya intihalin söz konusu olmadığı ve davalının FSEK md. 37 hükmü kapsamındaki kullanımlarına ilişkin kaynak gösterme zorunluluğunun bulunmadığı, davacının mali nitelikli bağlantılı haklarının ihlal edildiği iddiasının ve maddi tazminat talebinin haksız olduğu, FSEK kapsamında yalnızca eser sahibi ve icracı sanatçı gerçek kişilere maddi hakları yanında birtakım manevi hakların tanındığı, FSEK’te sayılan diğer bağlantılı hak sahipleri fonogram yapımcısı, film yapımcısı ve radyo TV yayıncısı kuruluşlarına yalnız maddi hakların tanındığı herhangi bir manevi hakkın tanınmamış olduğu, manevi hakların ancak eser sahibi ve icracı sanatçı gerçek kişiler açısından ileri sürülebileceği, manevi hakların kişiyle sıkı sıkıya bağlı haklar olduğu ve devre tabi olmadıkları, mali hakların devri ile eser sahibi veya icracı sanatçıların manevi haklarının devrinin söz konusu olamayacağı ve mali hakka sahip olsa dahi tüzel kişi olan şirketlerin manevi hakların devri kabil olmadığından davacı firmanın FSEK’te tanımlı herhangi bir manevi hakkının bulunmadığı dikkate alındığında davacı firmanın manevi hak ihlali iddiası ve manevi tazminat talebinin haksız olduğu ve manevi tazminat talebinde bulunamayacağı, davacının daha önce yayınladığı haber ve röportaj içeriklerinin bütününün ve parçalarının FSEK kapsamında eser niteliğini haiz olmaması, davalının davaya konu haber ve röportajdaki kimi parçaları yine haber maksadıyla kaynak göstermeksizin kullanmasının FSEK md. 37 hükmü kapsamında haber olarak kullanmasının serbest olması ve FSEK md. 86 hükmünde günlük hadiselere ilişkin resimlerin radyo ve film haberlerinde kullanılmasında muvafakatin alınmasının şart olmaması nedenleriyle davalının davaya konu kullanımlarının haksız rekabet oluşturabilecek bir durumunun bulunmadığı ve davacının haksız rekabet iddiasının haksız olduğu, davacının haber yayınından davalı tarafından alınmış olan parçalar üzerinde davacı yayıncı firmanın logosu, özel haber ibaresi, Show Haber ibaresi ve akranın alt köşesinde sunulan haber başlığı yazısının bulutlanarak okunamaz hale getirildiği ve davalının programının sonunda yayınlanan jenerikte davacının görüntülerinin kullanıldığına ilişkin herhangi bir ifade ve
ibarenin bulunmadığı, ancak röportaj esnasında muhabirin tuttuğu görülen mikrofonun üzerinde yazılı ... ibaresinin bulutlanmamış olduğu, davalının yapmış olduğu bulutlanma işlemi nedeniyle; davacının FSEK kapsamı dışında başka
herhangi bir hukuki menfaatine zarar verip vermediği, verilmiş ise hangi hukuki menfaat veya menfaatlerine zarar verildiği, bir zarar var ise tazminat yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı ve tazminat miktarının ne olduğu hususları bilirkişi heyetimizin teknik bilgisi, uzmanlık alanı ve görev kapsamı dışında kaldığından bu hususlarda bilirkişi heyetimizce bir değerlendirme yapılabilmesi mümkün olmadığı ve bu hususlardaki değerlenme ve takdirin mahkemeye ait olduğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Mahkememizin 12/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...davacı vekili tarafından dosyaya sunulmuş CD içeriklerinde mevcut olan ve ... bağlantı adresi üzerinden kamunun serbest erişimine açık şekilde umuma iletilmiş olduğu görülen 18 Aralık 2022 tarihli ...Haberde yayınlanan davaya konu haber içeriğindeki ifade, ibare ve görseller incelendiğinde habere konu kişilerle yapılmış olan röportajlar ile anlatımları içerdiği, içeriklerin herhangi bir eser sahibinin hususiyetini yansıtacak mahiyette olmadığı, düşük düzeyi anlatım içeren, güncel olay ve havadisleri anlatan haber içerikleri olduğu ve anılan tüm nedenlerle FSEK kapsamında herhangi bir eser niteliğini haiz olmadığı, davacının davaya konu haber yayınları FSEK kapsamında eser niteliğinde olmasa da; FSEK md. 80/I-1-C kapsamında yayın olarak korunduğu ve davacının davaya konu haber yayınları üzerinde radyo-TV kuruluşlarına tanınmış mali nitelikli bağlantılı hakların sahibi olduğu, davacı yayıncı kuruluşun 18/12/2022 tarihli ANA HABER BÜLTENİ’nde yayınlanmış olan ... başlıklı haberinde yayınlanan mağdurun röportaj görüntüleri ve beyanlarını içeren kimi röportaj görüntüsü parçaların, davalının 20/12/2022 tarihinde yayınlamış olduğu ve ...bağlantı adresi üzerinden de kamunun erişimine açık olarak internet ortamında umuma arz edilmiş ... isimli programın 798. bölümüne ... isimli programında kullanılmış ve davalının yayınlamış olduğu programda programın sunucusu iki kişinin habere konu olaya ilişkin kişisel görüş ve yorumlarını ifade ederek topluma sunmuş olduğu, davaya konu her iki yayında da güncel olaylarla ilgili haber niteliğini taşıyan bir konuya ilişkin röportaj içeriklerinin sunulmasının toplumda yaygın olarak görülebilen dolandırıcılık eylemlerinin mağduru olunmamasına ilişkin örnek teşkil etmesi yönünden kamu yararına elverişli halkın haber alma hakkı kapsamında güncel ve günlük olaylara ilişkin haber yayınları oldukları, güncel ve aktüel bir olayla ilgili olarak kamu yararı ve halkın haber alma özgülüğü kapsamında davacı tarafından daha önce televizyon yayınlarına sunularak alenileşmiş olan davaya konu röportaj ve haberler görsellerindeki bazı parçaların davalı tarafından yayınlarda yine haber niteliğinde sunulmasının FSEK md. 37 hükmü bağlamında haber serbestisi kapsamında olduğu; davacının kullanımlarının FSEK md. 36 kapsamında aynen veya işlenme suretiyle yayım niteliğinde olmadığı; FSEK md. 37 hükmü kapsamındaki davalının yayınlarında kullandığı parçaların özgün ve hususiyet içermemesi nedeniyle işleme veya intihalin söz konusu olmadığı ve davalının FSEK md. 37 hükmü kapsamındaki kullanımlarına ilişkin kaynak gösterme zorunluluğunun bulunmadığı, davacının mali nitelikli bağlantılı haklarının ihlal edildiği iddiasının ve maddi tazminat talebinin haksız olduğu, FSEK kapsamında yalnızca eser sahibi ve icracı sanatçı gerçek kişilere maddi hakları yanında birtakım manevi hakların tanındığı; FSEK’te sayılan diğer bağlantılı hak sahipleri fonogram yapımcısı, film yapımcısı ve radyo TV yayıncısı kuruluşlarına yalnız maddi hakların tanındığı
herhangi bir manevi hakkın tanınmamış olduğu, manevi hakların ancak eser sahibi ve icracı sanatçı gerçek kişiler açısından ileri sürülebileceği, manevi hakların kişiyle sıkı sıkıya bağlı haklar olduğu ve devre tabi olmadıkları, mali hakların devri ile eser sahibi veya icracı sanatçıların manevi haklarının devrinin söz konusu olamayacağı ve mali hakka sahip olsa dahi tüzel kişi olan şirketlerin manevi hakların devri kabil olmadığından davacı firmanın FSEK’te tanımlı herhangi bir manevi hakkının bulunmadığı dikkate alındığında davacı firmanın manevi hak ihlali iddiası ve manevi tazminat talebinin haksız olduğu ve manevi tazminat talebinde bulunamayacağı, davacının daha önce yayınladığı haber ve röportaj içeriklerinin bütününün ve parçalarının FSEK kapsamında eser niteliğini haiz olmaması, davalının davaya konu haber ve röportajdaki kimi parçaları yine haber maksadıyla kaynak göstermeksizin kullanmasının FSEK md. 37 hükmü kapsamında haber olarak kullanmasının serbest olması ve FSEK md. 86 hükmünde günlük hadiselere ilişkin resimlerin radyo ve film haberlerinde kullanılmasında muvafakatin alınmasının şart olmaması nedenleriyle davalının davaya konu kullanımlarının haksız rekabet oluşturabilecek bir durumunun bulunmadığı ve davacının haksız rekabet iddiasının haksız olduğu, davacının haber yayınından davalı tarafından alınmış olan parçalar üzerinde davacı yayıncı firmanın logosu, özel haber ibaresi, ... ibaresi ve akranın alt köşesinde sunulan haber başlığı yazısının bulutlanarak okunamaz hale getirildiği ve davalının programının sonunda yayınlanan jenerikte davacının görüntülerinin kullanıldığına ilişkin herhangi bir ifade ve ibarenin bulunmadığı, ancak röportaj esnasında muhabirin tuttuğu görülen mikrofonun üzerinde yazılı ... ibaresinin bulutlanmamış olduğu, davalının yapmış olduğu bulutlanma işlemi nedeniyle; davacının FSEK kapsamı dışında başka herhangi bir hukuki menfaatine zarar verip vermediği, verilmiş ise hangi hukuki menfaat veya menfaatlerine zarar verildiği, bir zarar var ise tazminat yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı ve tazminat miktarının ne olduğu hususları bilirkişi heyetimizin teknik bilgisi, uzmanlık alanı ve görev kapsamı dışında kaldığından bu hususlarda bilirkişi heyetimizce bir değerlendirme yapılabilmesi mümkün olmadığı ve bu hususlardaki değerlenme ve takdirin mahkemeye
ait olduğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Mahkememizin 25/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...davaya konu edilen; “..”, ...” ve “...” haberlerinin içerikleri dosyadaki CD içerikleri incelendiğinde, içeriğin herhangi bir kurgu içermediği, yapılan çekimin herhangi bir hususiyet arz etmeyen herhangi bir sistematik içerik barındırmayan röportaj ve görüntülerden oluşan haber içeriğinin eser olarak tanımlanamayacağı olmakla sinema eseri vasfını haiz olmadığı ancak FSEK m.84 çerçevesinde korunabileceği,
davacının davaya konu haberlerin hak sahibi olduğu, davalının kullanımlarının maksadın haklı göstereceği nispette değil yoğun şekilde kullanılıp ayrıca ... logosunun buğulanıp haber kaynağının belirtilmemesi de dikkate alındığında FSEK 84 atfı ile TTK m. 55/1-c-3 bendinde düzenlenen; “Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak” şeklinde iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma sayılacağı, dosya kapsamında zarar miktarı net tespit edilemediğinden ve ayrıca taraf ticari defterleri incelense bile zarar kalemlerinin ayrıştırılmasının somut uyuşmazlık bakımından mümkün olmaması dikkate alındığında TBK 50 ve 51. maddelerinde yer alan ilkeler uyarınca uygun bir tazminatın taktir edilmesine Sayın Mahkemece karar verilmesi ihtimalinde, somut olaydaki ihlalin şekli, kullanım amacı, kullanım davalı programına katkısı göz önüne alındığında maddi tazminatın her bir kullanım için 30.000 TL olabileceği, manevi tazminat talebi yönünden; davacı “...” isimli haberinin davalı tarafça 20.12.2022 tarihli izinsiz kullanımı sırasında habere konu genç kadının ağır şekilde eleştirilmesinin kendi müvekkili açısından manevi zarara sebebiyet verdiğini iddia ettiği, davalının haber programındaki kullanım sırasında davacının haberine, röportajı yapan davacı muhabirinin kişiliğine yönelik bir değerlendirme yer almamakla birlikte davacının bu yönden manevi tazminat talebi koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği hususundaki takdirin mahkemeye ait olduğu, bununla birlikte somut uyuşmazlıkta davacıdan izin alınmayarak izinsiz “iş ürünlerinin kullanılmasının, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırılık teşkil edip etmeyeceği, bu nedenle davacının manevi tazminat talep hakkının mevcut olup olmayacağı hususundaki takdirin de mahkemeye ait olacağı..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Dava 5846 sayılı kanundan kaynaklanan tecavüzün tespiti ve önlenmesi ve tazminat istemlerine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu görüntülerin 5846 sayılı kanunun 5. maddesinde belirtilen sinema eseri niteliğinde olmadığı, eser sayılmasa dahi davacı yayın kuruluşunun gerçekleştirdiği dava konusu görüntüler üzerinde FSEK’nun 80.maddesi uyarınca komşu hak sahipliği bulunduğu, radyo ve TV kuruluşunun eser sahibine komşu hakkının doğumu için söz konusu yayını gerçekleştirmiş olması yeterli olup, FSEK kapsamında koruma elde edilmesi için yayın konusunun mutlaka eser olması gerekmediği, davalının eylemini FSEK’nun 35. maddesindeki iktibas serbestisi içinde değerlendirme imkanı da bulunmadığı, maddede düzenlenen hususun belli şartlar altında özellikle güzel sanat eserleri ile ilim ve edebiyat eserlerinin, bazı eser türlerinde iktibas edilmesine yönelik olduğu, somut olayda ise görüntülerin eser niteliğinde bulunmadığı, davacının görüntülerinin neredeyse tamamının tekrarlanarak ve davacının logosu buzlanma yapılıp gizlenmek suretiyle yayınlanması karşısında davalının eyleminin FSEK’nun 36. maddesi kapsamında da değerlendirilemeyeceği, görüntüler ticari mahiyette görüntüler olup, olayda 5846 sayılı kanunun 84.maddesi uyarınca haksız rekabete ilişkin hükümlerin uygulanacağı, somut olaydaki ihlalin şekli, kullanım amacı, kullanım davalı programına katkısı göz önüne alındığında maddi tazminatın her bir kullanım için 30.000 TL olabileceğinin 25/03/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tespit olunduğu, tespit edilen kullanım sayısı birden fazla olmakla, davacının 50.000,00 TL maddi tazminat isteminin yerinde olduğu, davalının eyleminin davacının 5846 sayılı Kanun’dan kaynaklanan haklarına haksız tecavüz oluşturduğu anlaşılmakla, bu çerçevede, tecavüz eyleminin işleniş şekli, kusurun ağırlığı, ihlal sayısı, tarafların birbirlerine göre konumları ve hakkaniyet gereği manevi tazminat miktarı belirlendiği ve fazlaya dair talebin reddolunuğu, her ne kadar yukarıda özetlenen bilirkişi raporları arasında çelişki var gibi görünüyor ise de hukuki zeminde kalan hususların çelişki olarak nitelendirilemeyeceği, ayrıca Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... esas ve ...Karar sayılı emsal kararı çerçevesinde yukarıda özetlenen aksi yöndeki bilirkişi raporlarına itibar olunamayacağı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının eyleminin davacının 5846 sayılı Kanun’dan kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile tecavüzün men'ine, 50.000,00 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın 22/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 6.831,00 TL harçtan peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.651,10 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından peşin yatırılan 179,90 TL harç ile 179,90 TL başvuru harcının toplamında oluşan 359,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-25.830,00 TL (bilirkişi, posta, tebligat gideri) yargılama giderinin davadaki haklılık durumuna göre takdiren 17.220,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden;
a)5846 sayılı Kanun’dan kaynaklanan haklara tecavüz davası yönünden; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b)Maddi tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c)Manevi tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; reddedilen manevi tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır