T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/234
KARAR NO : 2025/196
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 22/07/2020
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/08/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkememiz asıl dava dosyasında;
Dava dilekçesi: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... ve ... isimli markalarının sahibi olduğunu, ... ve ... numara ile müvekkili adına tescilli olduğunu, ...markasının müvekkilinin markalarına benzer olduğunu, müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, ... tespit ettikleri ... hem sosyal medyada hem de hem de bulunduğu ilde tabela değerini kullanarak müvekkilinin marka hakkını ihlal ettiğini, öncelikle delillerin yok olma ihtimaline binaen delil tespiti talep ettiklerini, rapor alınmasını istediklerini, müvekkilinin Türkiye genelinde tanınmış olduğunu, müvekkilinin uzun yıllar kuyumculuk sektöründe hem imalat hem de satış yapan bir çok kuyumcuya ürün tedarik eden bir firma olduğunu, davalının müvekkilinin ününü kullanarak marka hakkına tecavüz ettiğini, markalarını izinsiz kullandığını, davalının ... videolarında tatvan... olarak markalaştıklarını dile getirdiğini, Kuyumculuk alanında müvekkilinin..., ... ve ... olarak markalaşarak bu alanda hizmet verdiğini, davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, müvekkilinin üretim kalitesinin haklı bir üne kavuştuğunu, aranan ve bilinen bir marka olduğunu, iyi bir Pazar payı olduğunu, davalının adresinde kuyumculuk sektöründe faaliyet gösterdiğini, tescilli marka gibi davrandığını, tescilli ... ibaresinin davalının ticaret unvanında yer alamsının müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, ... isminin marka olarak tabelalarda, basılı evraklarda, kataloglarda, internet sitelerinde kullanıldığını, davalıya gönderilen ihtarnameye cevap verilmediğini, ... ibaresini tüm sosyal medya hesaplarında tescilli marka gibi kullandığını, müvekkilinin izni olmadan ticaret unvanı işletme adı olarak kullanıldığını, davalının müvekkiline ait markaya tecavüzün önlenmesini menini, müvekkiline ait tescilli markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesini, reklam vasıtası basılı evrak ürünlerin toplatılmasını, interet ve sosyal medyadan ... ibaresinin kaldırılmasını, kararın ilanını, 5.000,00.-TL maddi, 45.000.-TL manevi tazminat talep ettiklerini talep ve dava ederek açmış oldukların davanın kabulüne dair karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap dilekçesi: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yaklaşık olarak 35 yıldır kuyumculuk sektöründe hizmet verdiğini, tanınırlığının yüksek olduğunu, ... davacının sektördeki geçmişinden yaklaşık 35 yıllık fazla geçmişe sahip olduğunu, davacının markasının hükümsüzlüğü ve terkini talepli dava açacaklarını, davacının marka tescili ve devamındaki hak iddia edişlerinin tamamen kötüniyetli olduğunu, ... adlı işyerinin açılışının 2019 senesinde olduğunu, müvekkilinin işyerinin 1993 senesinden beri... olarak faaliyet gösterdiğini, ticaret sicile kayıtlı olduğunu, sektörde... olarak müvekkilinin tanınıp bilindiğini, davacının müvekkilinin sektördeki geçmişinden, haksız tazminat taleplerinden ve iş hacmi ile potansiyelinden faydalanmak isteyerek müvekkilinin 35 senelik olan firma adını tescil ettirerek kötüniyetli davrandığını, müvekkilinin 1990 yılından bu yana ... ismini kullanmakta olduğunu, tanınmış bir marka olduğunu, Davalı tarafın 2018 tarihinde her ne kadar tescil ettirdikleri iddiasında bulunmuş olsa da müvekkilinin ... olarak kaydının 1993 tarihinde Ticaret Sicili gazetesinden görüldüğünü, karşı tarafın müvekkilinin ürünlerini ve iş alanını, isminin halk nezdindeki tanınırlığını kullanarak haksız rekabet oluşturduğunu, Müvekkilinin 30 yıldır aynı sektörde aynı isimle çalışmakta ve tanındığını, davacı tarafin İstanbul ilinde hizmet vermekte olduğunu, müvekkilinin müşteri kitlesi ile kendisinin müşteri kitlesi arasındaki tek ortak kesişimin müvekkilinin İstanbul ilindeki müşterileri olabileceğini, ... ve .... isimlerinin... ile arasında iltibas ilişkisinin bulunup bulunmadığının Öncelikle mahkemece tartışılması gereken konu olduğunu, davacının ticari ismi ve marka hakkının kapsamının müvekkilinin... adını kapsayıp kapsamadığını tespit edilmesi gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir.
Cevaba Cevap Dilekçesi: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; ... un 2019 yılında kurulmuş ve tescil süreci halen inceleme aşamasında olduğunu fakat ... isminin müvekkilinin aile büyüklerince kuyumculuk sektöründe 30 yılı aşkın bir süredir kullanıldığını, 2018 yılında tescil edildiğini, ... isminin kullanım hakkının müvekkiline verildiğini,...başvuru numarasıyla ülke sınırlarında tescil ettirildiğini, mevcut itirazım dayanaksız kaldığını, 30 yılı aşkın süredir davacının aile geleneği olan pırlanta ve kuyumculuk sektöründe büyüyen müvekkilinin şubesinin dahi vergi açılışının 2010 yılında gerçekleştiğini, müvekkiline ait tescilli ... markasının türkiye sınırlarında tanınmış bir marka olduğunu, tanınmışlık için gerekli TPE nezdinde tanınmış marka kararı veya tanınmış marka olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğunu, dünyanın pek çok ülkesinde tescilli olduğunu, Yoğun reklam faaliyetlerinin bulunduğunu, bu marka için yüksek bir sermaye ve yatırım yapılmış olması gerektiğini, bu özelliklerin müvekkilinin markasında olduğunu, davalı markasının tanınmış olmadığınım, davalının... iline bağlı olan kadirli isimli küçük bir ilçede faaliyet gösterdiğini, Müvekkiline ait markanınsa istanbul ve tüm türkiyede bilindiğini, müvekkilinin markası ve şubeleri bir çok ulusal televizyon dizisinde geçtiğini, bir çok dizi ve tanınmış kişilere sponsorluk yaptığını, Türkiyenin en büyük ve en lüks avm” lerinden biri olan ...” da müvekkilinin şube açarak müşteri kitlesini genişlettiğini, markasını tescilleyerek yılların emeğinin ve tanınmışlığını gerekli tüm aşamaları geçerek tescillediğine dair cevaba cevap dilekçesini sunmuştur.
İkinci Cevap Dilekçesi: Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; Cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarlar davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin Birleşen 2020/367 Esas Sayılı Dosyasında;
Dava dilekçesi: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 35 yılı aşkın süredir kuyumculuk sektöründe faaliyet gösterdiğini, ... isim ve markasını tanınır hale getirdiğini ve ayırt edicilik kazandırdığını, davalının ... ve ... markalarını kendi adına tescil ettirdiğini ve marka hakkının kendisine ait olduğunu iddia ettiğini, davalı tarafın kullanımının müvekkilinin kullanımından çok sonra dayandığını belirterek davalı adına tescilli ... ve ... isimli markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap Dilekçesi: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;... isiminin müvekkilince kuyumculuk sektöründe 30 yılı aşkın bir süredir kullanıldığını, 2018 yılında TPE nezdinde tescil edilen ... isminin kullanım hakkının müvekkiline verildiğini, davacının küçük bir ilçede faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin ise dünyanın en çok turist ağırlayan mekanlarından biri olan Kapalıçarşı'da faaliyet gösterdiğini bu yönden davacının tanınmışlık iddiasının yersiz olduğunu, müvekkilinin davaya konu markasının bültende yayınlanmasından sonra herhangi bir itiraz olmadığını, aradan yaklaşık üç yıl geçtikten sonra dava açılmasının kötü niyetli olduğunu, gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller:
TPMK kayıtları:
Dava konusu markalara ilişkin TPMK kayıtları celp edilmiştir. Yapılan incelemede esas dosyada davacı adına tescilli ... tescil numaralı ... ibareli marka ile... tescil numaralı ... ibareli markanın bulunduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi Raporu: 16.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Dava dösyasındaki bilği ve belğeler ile davalının işyeri mahallinde yapılan tespitlerde; Ticari Defter ve Belğeleri u zerinde yapılan incelemelerim sönucu; Davalının Ticari Defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal su resi içerisinde tasdik edilmiş ölmasına karşılık, yevmiye defteri dışındaki, defteri kebir ve envanter defterlerine her hanği bir kayıt yapılmaması nedeniyle, TTK 64 maddesi ğereğ ince Davalı lehine dava konusu dönemlere ilişkin ticari defterlerinin “sahibi lehine kat’i delil olma” özelliğine sahip olmadığı, Davalının ...döneminde mal alışlarını, 213 sayılı Vuk’nun 234 maddesinde belirtilen belge ile nihai tüketicilerden mal alışlarını belgelendirildiği, özellikli marka ürün alışları olmadığı, Davalı adına, “...” ticaret ünvanını, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde 23.02.2010 tarihinde ilan ve tescil edildiği, Davalının 2018-2023 yıllarında; Gelir İdaresi Başkanlığına her yıl mart ayında verilen yıllık gelir vergisi beyanname ve eki belgeler üzerinde yapılan tespitlerde, yıllar itibarıyla kazancının; -2018 takvim yılında vergiye tabi ticari kazancının 33.422,65 TL. olduğu, -2019 takvim yılında vergiye tabi ticari kazancının 10.444,36 TL. olduğu, -2020 takvim yılında vergiye tabi kazancının 10.734,65 TL. olduğu, -2021 takvim yılında vergiye tabi kazancının 9.928,40 TL olduğu, -2022 takvim yılında vergiye tabi kazancının 31.301,71 TL olduğu, -2023 takvim yılında vergiye tabi kazancının 100.570,67 TL. olduğu tespit edilmiştir." kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi Raporu: 20.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Mahkemenizin davacı ... ile davalı ve davacı ... ... arasındaki ...Esas sayılı dosyasında WEB ortamında davalıya dair inceleme yapılması ve mahkemeye sunulması istenmiş olup, iki tarafa ait sosyal medya hesapları ve davacıya ait WEB sitesi incelendiğinde rapor içeriğinde detaylandırıldığı üzere paylaşılan gönderilerde, görsel konseptinde ve gönderi paylaşım tarzlarında benzerlik görülmemiştir." kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi Raporu: 08.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Davalının işyeri girişinde, camekanında, tabelasında, “...”, ... uygulamasında iş yerine dair 2 adet fotoğrafta , “...”; ... sosyal medya ortamında yapılan incelemede davalıya ait kullanılan hesap adının ...olduğu, kullanılan ismin “...” olduğu, ... hesabında “...”, “...”; ... sosyal medya ortamında yapılan incelemede davalıya ait kullanılan hesap adının “... “ olduğu, facebook hesabında , “...”; , “...” şeklinde yer alan marka kullanımları ile Davacı tarafın tescilli ... numaralı “...”, ... numaralı “...” ibareli markaları ile benzer olmadığı, iltibas oluşturmadığı, Birleşen dosya yönünden; dosya kapsamından gerçek hak sahipliği tespit edilemediğinden
Davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numaralı “...”, .... numaralı “...” ibareli markalarının hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluşmadığı" kanaatini bildirmiştir.
Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki dava; Esas dosya bakımından davalının eylemlerinin davacı adına TPMK nezdinde tescilli bulunan ... tescil numaralı marka ile ... tescil numaralı markalara tecavüz niteliğinde olup olmadığını tespiti, tecavüz eylemlerinin durdurulması, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Birleşen dava bakımından ise davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediğine ilişkindir. Esas dosyada davacı TPMK nezdinde ... tescil numaralı ... ibareli marka ile ...tescil numaralı ... ibareli markalarının bulunduğunu, davalının instagram isimli sosyal medya platformunda ve iş yerinde davacı markaları ile benzer nitelikte... ibareli kullanımlar yaptığını, bu kullanımların marka hakkına tecavüz ettiğini belirterek davanın kabulünü, davalı ise davacının markayı haksız olarak tescil ettirdiğini, davalının 1993 senesinden itibaren... olarak hizmet verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleşen dosya bakımından ise davacı TPMK nezdinde davalı adına tescil edilen markaların gerçek hak sahibinin kendisi olduğunu belirterek kötü niyetli tescil iddiası yönüyle davanın kabulünü savunmuştur. Davalı ise davanın reddini savunmuştur.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; esas dosyada davacı birleşen dosyada davalı adına TPMK nezdinde ... tescil numaralı ... ibareli marka ile ... tescil numaralı ... ibareli markanın bulunduğu, mahallinde yapılan delil tespiti sırasında esas dosyada davalı birleşen dosyada davacının iş yerinde ... ibareli iş yerinin bulunduğu, ayrıca ... isimli platformda ... isimli hesapta hesap adının... olduğu ve paylaşımlarda... ibareli kullanımların bulunduğu, bu kullanımların markasal nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Esas dosyada tecavüz iddiası bakımından yapılan incelemede davacı markalarının "...+ şekil " ile "... + şekil" olarak tescil edildiği, davalı kullanımlarının ise "..." ve "..." şeklinde kullanımların bulunduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu da irdelendiğinde markaların karıştırılma ihtimali bakımından her iki markanın bir bütün olarak ele alınması gerektiği, davacı markasında şekil unsuru olmasına rağmen davalı kullanımlarının yalnızca yazıdan ibaret olduğu, tarafların aynı sektörde faaliyet göstermesine rapmen davacı adına tescilli ... ibareli ... tescil numaralı markanın ... Sınıfta tescil edildiği ve kuyumculuk alanında koruma sağlamadığı, davacı adına tescilli diğer marka olan ... ibareli markanın kuyumculuk alanında koruma sağladığı, anlaşılmakla tarafların markaları ile markasal kullanımlar dikkate alındığında tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varıldığından esas dosya bakımından davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz niteliğinde olmadığı kanaatine varılmakla esas davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dosya bakımından hükümsüzlük iddiası ve gerçek hak sahipliği bakımından yapılan incelemede Yargıtay tarafından “Gerçek Hak Sahipliği İlkesi” ile ilgili olarak verilmiş olan bir kararda; “Marka üzerindeki öncelik hakkı, o markayı ihdas ve istimal eden ve piyasada maruf hale getiren kişiye aittir. Buna gerçek hak sahibi denilir ve bu tescil açıklayıcı etkiye sahiptir. Buna mukabil bir markayı ihdas ve istimal etmeksizin seçip tescil ettiren kimsenin bu tescili kurucu etkiye sahiptir. Ancak, bu tescil sadece hak sahibine başlangıçta şarta bağlı bir hak sağlayabilir. Gerçek hak sahibinin dava açıp bu markayı tescil ettireceği tarihe kadar kurucu etkiye sahipliği devam eder. Çünkü, hakiki, gerçek hak sahipliği
ikinci bağımsız ve münferit mülkiyete hak vermez, markanın hakiki hak sahibi markasının aynısını veya tefrik edilemeyecek benzerini, her nasılsa marka olarak tescil ettiren kimsenin, bu tecavüz TTK’nun 56. da yer alan haksız rekabet hükümlerine ve 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki KHK’nin 8/III ve 42/f ve 551 sayılı Markalar Kanunu’nun 47. maddesine göre sonradan tescil edilmiş markanın terkininin istenebileceğini kabul edilmektedir.” (11. HD, ..., E...., K. ..., C.1 s.149).
Davacının ilk markasının başvuru tarihi 20.03.2018’ dir. Davalı tarafından bu tarihten önce... ibaresinin davacı markasının tescil edildiği mal ve hizmetler açısından kullanımlar, gerçek hak sahipliği açısından davalıya hak sağlayacaktır. Her iki taraf da ... ibaresini diğer taraftan önce ve yıllardır kullandığını iddia ederek bazı deliller ibraz edeceğini dilekçelerinde beyan etmişse de; dosya gerek uyap’ tan gerekse fiziki olarak incelenmiş ancak dilekçe ve delil listelerinde belirtilen delillerin bazılarının ibraz edildiği bazılarının ibraz edilmediği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından vergi dairesine yazılan müzekkereye verilen 16.11.2022 tarihli cevabi müzekkerede; davacı ...’ ın 01.09.2009 tarihinden itibaren kuyumculuk faaliyetinde bulunduğu ve mükellef kaydının devam ettiği anlaşılmaktadır. Davalı ...’ nin Vergi Levhasından işe başlama tarihinin 02.12.2010 olduğu görülmektedir. Dosya kapsamında tarafların “...” ibaresinin markasal kullanımının ilk ne zaman olduğu tespit edilemediği ve buna ilişkin taraflarca bir delil sunulmadığı anlaşılmakla davacı tarafça açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda esas ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Esas ve birleşen davanın ayrı ayrı REDDİNE,
2-Esas davada; Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 862,42 TL peşin harcın düşümü ile kalan 247,02 TL harcın davacıya iadesine,
3-Birleşen davada; Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 54,40 TL peşin harcın düşümü ile 561,00 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Esas ve birleşen davada yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5- Esas davada davalı tarafından yapılan 6.062,45 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Birleşen dosyada davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Esas davada;
a- Reddolunan Marka hükümsüzlüğü davası yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
b- Reddolunan maddi tazminat davası yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 5.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
c- Reddolunan manevi tazminat davası yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Birleşen davada;
a- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.17/07/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır