T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/255 Esas
KARAR NO : 2025/160
DAVA : Patent (Patent İsteme Hakkının ve Patentin Gaspı İddialı)
DAVA TARİHİ : 26/12/2011
KARAR TARİHİ : 30/05/2025
Mahkememizden verilen 13/02/2020 Tarih, ... Esas ile ...Sayılı Karar; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas ve ... karar sayılı ilamı ile bozulmuş olup, mahkememizde görülmekte bulunan patent isteme hakkının ve patentin gaspı, buluş sahibinin tespiti davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
Davacı vekili, dava dilekçesi ile davacının 1991 yılından beri üretim yapılamayan ... işletmeye almak üzere davalı şirket tarafından işe alındığını ve "..." statüsü ile 1 Mayıs 2007 ile 31 Aralık 2010 tarihleri arasında görev yaptığını, bu süre içerisinde projenin...’sini bitirip dava konusu patente konu buluşu yaptığını, ancak davacıya ait bu teknik buluş için davalının 20/07/2009 tarihinde ... nolu patent başvurusunda bulunduğunu ve buluş sahibi olarak ...'nın gösterildiğinin öğrenildiğini, keşide edilen ihtarnamelere olumsuz cevap verildiğini, 551 sayılı KHK’nın 11. maddesi uyarınca patent isteme hakkının davacıya ait olduğunu ileri sürerek... sayılı patent başvurusunda buluş sahibinin... olmadığının ve gerçek buluş sahibinin davacı olduğunun tespitine, ayrıca davacının patent isteme hakkının gasp edildiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 06.04.2012 cevaba cevap dilekçesinde ise, davaya konu buluşun, buluş sahibinin ... olmadığının, gerçek buluş sahibinin davacı müvekkili olduğunun tespitini; ... kod numaralı patent sicil dosyasında buluş sahibinin ... olarak düzeltilmesini, davalı şirketin, bu buluş karşısında elde ettiği kâr ve patentin korunma süresi devamınca elde edeceği kâr gözetilerek, davacının buluş bedeli rakamının ve gerçek buluş bedelinin tespitini, buluş bedelinin tespiti halinde şimdilik 1.000 TL buluş bedeli alacağının, dava tarihinden başlayacak yasal faizi ile tahsilini, buluş sahibi olarak, davacının belirtilmemiş olması sebebiyle uğradığı manevi zararın telafisi zımnında 10.000 TL Manevi Tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalı şirkette iş sözleşmesi ile çalıştığını, dava konusu patente konu buluşun ...’ya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkememizin,...Esas ve ... karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı bozma ilamı ile mahkememizce verilen karar bozulmuş, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılamada, mahkememizin... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile ispatlanamayan davanın yine reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas ve ... karar sayılı ilamı ile mahkememizce verilen bu kararın da bozulduğu anlaşılarak dava yukarıdaki esasa kaydolunmuş, bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.04.2017 tarihli ilk bozma ilamı ile, mahkemenin bozulan ilk kararında dava konusu buluşun hizmet buluşu olduğu, davacının buluşa ait unsurların fikir olarak ortaya çıkması ve akabinde buluşun verifikasyonu ve uygulanmasında katkısı olduğunun tespit edildiği benimsenerek hizmet buluşunda patent üzerinde tasarruf hakkının davalı şirkete ait olacağı, patent hakkının gasbının söz konusu olmadığı, 551 sayılı KHK’nın 15. maddesi gereğince hizmet buluşunda “buluş sahibi” sıfatının gösterilmesi gerektiği, bu kapsamda KHK 22. maddesi uyarınca makul bir bedelin ödenmesi gerekirse de davacının böyle bir talebinin de olmadığı bu çerçevede davacının patent hak sahipliği ve patent gaspının varlığı taleplerinin kanıtlanmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Mahkememizin ilk kararının bu gerekçesini davalının temyiz etmediği, Dairenin 24.04.2017 tarihli bozmasının ise; davacı yararına gerekçe ile oluşan bu müktesep hak kapsamında 551 sayılı KHK’nın 18/3. maddesine göre buluşa katkısının araştırılması yönünde olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce ilk bozmaya uyularak alınan bilirkişi kök ve ek raporunda; davacı ile davadışı ...’nın buluşun gerçekleşmesinde eşit oranda katkısının bulunduğu belirtilmiş, Dairenin 11/01/2022 tarihli bozması kapsamında davacının buluşa katkısının değerlendirilmesi açısından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği işaret olunarak yargılamaya bu doğrultuda devam olunmuştur.
Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi raporları alınmıştır.
Mahkememizin 22/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı ile davalı şirket arasında patent hukuku bağlamında şeklen bir çalışan-işveren ilişkisinin kurulduğu ve bu nedenle de davaya konu ... sayılı patente konu buluşun bir hizmet buluşu olduğunun söylenebileceği, davacının, davalı işletmedeki görev ve mevkii ve dava dosyası kapsamındaki delillerde kayıt altındaki beyanların, davacının buluşa katkı yapan kişi veya kişiler arasında olduğu, dolayısıyla
davacının dava konusu patentte “buluş sahibi” olarak belirtilmesi hakkının mevcut olduğu, dosya kapsamında buna ilişkin somut bir delil bulunmadığı için, ...’nın buluşçu olduğuna ve buluştaki katkı oranına yönelik bir belirleme yapılamadığı, buluşun geliştirilmesi sürecinde yapılan tüm yazışmalara ilişkin kayıtların davalı tarafın kontrolünde bulunmasına rağmen, davacı haricinde birisi veya birilerinin buluşçu olduğunu gösteren somut bir delili dava dosyasına
sunmamış olmasının, davacının buluşçu olduğu kanaatini güçlendirdiği..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını bildirmişlerdir.
Mahkememizin 07/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Dava konusu 20.07.2009 tarihinde başvuru yapılmış olan... nolu patentin buluş sahibi olarak ..., başvuru sahibinin ise davalı ... AŞ olduğu, 21.11.2013 tarihinde tescil edildiği, davacı tarafın davalı tarafa ait firmadaki görevi ve dava dosyası kapsamındaki deliller gereğince davaya konu buluşun esasına ilişkin olarak davacı tarafın buluşçu sıfatına haiz olacak şekilde katkı sağladığı, davacı tarafın buluşa katkı sağladığını, bu yönde laboratuvar çalışmaları, saha çalışmaları, ön denemeler yaptığını gösteren belgelerin dosyada bulunduğu, Mahkemenin ticari defterlerin incelenmesi için iki ayrı ara kararı bulunmasına ve davalıya bilirkişilerce bildirilmesine rağmen davalı vekili ...tarafından, hem 27.05.2024 hem de 27.07.2024 tarihinde inceleme için evrak veremeyeceklerinin taraflarına bildirilmesiyle davalı şirketin ticari defterlerinin incelenemediği, dolayısıyla davaya konu buluşun kullanılmasından elde edilen gelir miktarının hesaplanamadığı, dosya kapsamında ...’nın buluşçu olduğuna dair herhangi bir bilgi/belge/delil olmaması nedeniyle buluşa olan katkı oranının belirlenemediği, her ne kadar ...’nın buluşçu olmasına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir delile rastlanmamış olsa da sicilde buluşçu olarak kayıtlı olması nedeniyle buluşçu olduğu kabul edilirse, SMK 112/1 uyarınca, somut olayda katkı miktarlarının belirlenemediği durumlarda
buluşçuların eşit oranda katkı yaptıklarının kabulü gereğince, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere davacının buluş sahipliği konusunda %50 eşit pay oranına sahip olduğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını bildirmişlerdir.
Mahkememizin 17/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... projesinde üretimin 01.11.2011 tarihinde başladığı önceki dönem için kayıt olmadığı, bu nedenle 2009 ve 2010 yıllarında üretim olmadığı, 2011 yılının ise son 2 ayında
üretim olduğu, .... tesislerindeki 2011 yılı üretiminin ise 50.586 m3 olduğu, 2. fizibilite çalışmalarında açık havuz yöntemi kullanılarak çıkartılan madenin m3 birim maliyetinin 4,49$ / ton olduğu, çözelti madenciliği yöntemi kullanılması halinde ise m3 birim maliyetinin 3,87$ / ton olduğu, çalışan buluşlarına, yükseköğretim kurumlarında gerçekleştirilen buluşlara ve kamu destekli projelerde ortaya çıkan buluşlara dair yönetmelik doğrultusunda yapılan hesaplamada dava
tarihine kadar yapılan üretimlerden; davacının buluş sahibi olduğunun kabulü halinde buluşçuya ödenecek tutarın 370,31 TL olduğu, ek raporda belirtildiği üzere “SMK 112/1 uyarınca, somut olayda katkı miktarlarının belirlenemediği durumlarda buluşçuların eşit oranda katkı yaptıklarının kabulü gereğince, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere davacının buluş sahipliği konusunda %50 eşit pay oranına sahip olduğunun kabulü halinde 370,31/2= 185,16 TL buluşçuya ödenmesi gerektiği..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını bildirmişlerdir.
Yargıtay bozma ilamı neticesinde yargılamaya devam olunmuş, diğer kesinleşen talepler yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Gelinen aşamada uyuşmazlık 551 sayılı KHK hükümleri uyarınca açılmış patent sahipliğinin tespiti ile buna bağlı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı ile sunulan rapor içerikleri ; bozma ilamları ve bu çerçevede kazanılmış haklar ışığında bir arada değerlendirildiğinde, Yargıtayca da kabul gördüğü üzere buluşun hizmet buluşu olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.04.2017 tarihli bozmasının davacı yararına gerekçe ile oluşan müktesep hak kapsamında 551 sayılı KHK’nın 18/3. maddesine göre buluşa katkısının araştırılması yönünde olduğu, Mahkememizce bu bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi kök ve ek raporunda; davacı ile davadışı ...’nın buluşun gerçekleşmesinde eşit oranda katkısının bulunduğunun belirlendiği, Daire bozması kapsamında davacının buluşa katkısının değerlendirilmesi açısından yeniden oluşturulan bilirkişi kurulundan alınan yukarıda özetlenen raporların dosya kapsamına uygun olduğu, davacının, davalı işletmedeki görev ve mevkii ile dava dosyası kapsamındaki delillere göre buluşa katkı yapan kişi veya kişiler arasında olduğu, dolayısıyla davacının dava konusu patentte “buluş sahibi” olarak belirtilmesi hakkının mevcut olduğu, SMK 112/1 uyarınca, somut olayda katkı miktarlarının belirlenemediği durumlarda buluşçuların eşit oranda katkı yaptıklarının kabulü
gerektiği,böylelikle davacının buluş sahipliği konusunda %50 eşit pay oranına sahip olduğu, bu doğrultuda bilirkişilerce tespit olunan 370,31/2= 185,16 TL'nin buluşçuya ödenmesi gerektiği, tarafların birbirlerine göre konumları ve hakkaniyet gereğince 10.000,00 TL manevi tazminat isteminin de yerinde olduğu vicdani kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar davalı tarafça usuli kazanılmış hak iddiası ile mali inceleme yapılmasına itiraz olunmuş ise de, Yargıtay ilamı sonrası bozulan kısmın asli talep olduğu, dolayısı ile asli talebe bağlı feri talebin dayanaktan yoksun kalacağı için kesinleştiğinin kabul olunamayacağı, asli talebi doğrudan ilgilendiren maddi ve manevi tazminat istemlerinin de incelenmesi gerektiği anlaşılmakla bu yöndeki itirazlara itibar olunmamıştır.
Yine her ne kadar davacı tarafça maddi tazminat istemi yönünden dava tarihi sonrası inceleme yapılması talep olunmuş ise de, her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanacağından, başka bir ifade ile hükmün, uyuşmazlığın başlangıcından dava açılan güne kadar gerçekleşmiş olayları kapsaması gerektiğinden bu yöndeki davacı istemine itibar olunmamıştır.
Belirtilen itirazlar dışında, taraflarca bozma ilamı sonrası ileri sürelen sair itiraz konularının bozma ilamı öncesi de ileri sürüldüğü ve Yargıtay denetiminden geçtiği anlaşılmıştır.
Açıklanan tüm bu hususlar çerçevesinde kesinleşen konularda karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, davacının davaya konu ... kod numaralı buluşta buluşa katkı oranı %50 olarak tespit olunmuş, 185,16 TL buluş bedeli alacağı ile 10.000 TL manevi tazminat istemleri yerinde görülmüş, fazlaya dair talepler reddolunarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM; Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Kesinleşen konularda karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davanın kısmen kabulü ile, davaya konu ... kod numaralı buluşta davacının buluşa katkı oranının %50 olarak tespitine, fazlaya dair talebin reddine,
3-185,16 TL Buluş Bedeli alacağının, dava tarihinden başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,
4-10.000 TL Manevi Tazminatın dava tarihinden başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 695,75 TL harçtan peşin yatırılan 18,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 677,35 TL'nin tahsilde tekerrür olmamak koşuluyla davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Davacı tarafından peşin yatırılan 18,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 22.302,3 TL (bilirkişi, posta, tebligat gideri) yargılama giderinin davadaki haklılık durumuna göre takdiren 16.726,50 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan 4.324,00 TL (posta, tebligat gideri) yargılama giderinin davadaki haklılık durumuna göre takdiren 1.081,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, arta kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden;
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tespit davası yönünden hesap olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
-Maddi tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 185,16 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Manevi tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden;
-Reddedilen tespit davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-Reddedilen Maddi tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 185,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır