T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/143 Esas
KARAR NO : 2025/152
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/07/2024
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2002 yılında, ...'deki küresel operasyon merkezinin ise 2021 yılında kurulduğunu ve kademeli olarak ... ve ...'ta şubeler açıldığını, ...'ın üst düzey butik cep telefonu yedek parça markası olan “...”, test kutuları, parlaklık ölçerler, tornavidalar ve diğer onarım ve inceleme araçları, kuyruk fişi kabloları, kameralar ve diğer cep telefonu aksesuarları, çok portlu kablosuz hızlı şarj USB şarj cihazları, temperli filmler ve diğer cep telefonu aksesuarları dahil olmak üzere ağırlıklı olarak cep telefonu ekranları ve pilleri üretimi ve ticareti yapmakta olduğunu, "..." markasının marka merkezi ve şubelerine dayalı resmi web sitelerini, “...”, “...”, “...” gibi uluslararası ana akım medya platformlarını da kapsamakta olduğunu ve marka etkisinin tüm dünyaya yayılmaya çalışmakta olduğunu, Türk Patent Ve Marka Kurumu nezdinde davalı adına ... tarih, ... sayı ile tescilli “...” markasının, müvekkilinin logosu da taklit edilmek suretiyle .... Sınıfta yer alan eşyalar ile .... Sınıfta yer alan hizmetler ile tescilli olduğunu, markanın gerçek hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu, müvekkili şirketin “...” markasını ...'de, hükümsüzlüğü talep edilen markadan önceki tarihli olmak üzere ... ve .... sınıfta tescil ettirmiş olduğunu ve “...” markasını tescil ettirmek üzere dünyanın pek çok ülkesinde marka tescil başvuruları yapmış olduğunu, müvekkili şirketin “...” markasını .... sınıfta yer alan eşyalarda hükümsüzlüğü talep edilen marka başvuru tarihinden önceki tarihli olmak üzere Türkiye'de de kullanmış olduğunu, markasını kullanmakla ayırt edici nitelik kazandırmış olduğunu, bütün bu belgeler ile müvekkili şirketin markanın gerçek hak sahibi olduğunu, davaya konu markanın müvekkili markasının aynısı olduğu ve bu şekilde marka oluşturmanın müvekkili markasından haberdar olunmaksızın hazırlanmasının mümkün olmadığını,davalı yanın markayı kötü niyetle tescil ettirdiğini belirterek Türk Patent Ve Marka Kurumu nezdinde davalı adına ... tarih, ...sayı ile tescilli “...” markasının hükümsüzlüğüne ve tescil kaydının Resmi Markalar Sicili'nden terkinine karar verilmesini, yargılama sürerken davalı sıfatının değişmesinin önlenmesi ve davanın etkinliğinin sağlanması bakımından, hükümsüzlüğü talep edilen ... tarih, ... sayı ile tescilli “...”sayılı marka tescilinin olası devrinin, kararın kesinleşmesi dahil dava sonuna dek önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve sicil kaydına ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, markanın kullanılacağı mal ve hizmetlerin müvekkilinin kullanımına ait marka olan ... ve .... nice sınıflarında tescile hak kazanmak üzere başvuruda bulunulduğunu, davacı yan firmanın itirazına mesnet olarak gösterdiği markanın tanınmış olduğunu iddia etmesinden hareketle davacı yanın kendi ülkesinde tanınmış bir marka olma ihtimali varken marka tescilinin ülkesellik prensibi uyarınca başka herhangi bir ülkede bilinirliği bulunmadığını, kelime grubunun ve kelimenin anlam ifade edebilmesi adına parçalanmaması gerektiğini, kötüleme yolu ile haksız rekabetin ve kötüniyetin gerçekleştiğine inandırmak için kuvvetli iddiaların varlığının gerektiğini, salt tanınmışlık iddiasının da bir önceki değerlendirmede yetersiz olarak öne sürüldüğü gibi kötüniyetin varlığı ve haksız rekabetin gerçekleştiğine dair Türk Patent ve Marka Kurumu’na güven çerçevesinde hareket eden müvekkilini karalama çalışmasından başka bir şey olmayacağını, muteriz firmanın hiçbir şekilde itibarının zedeleneceği bir durum söz konusu olmamakla beraber ayrıca; müvekkilinin muteriz firmanın markası üzerinden haksız kazanç kazandığı iddiasının gerçeği yansıtmayacağının bilincinde olan muteriz firmanın bu yönde bir delil sunmadığını, iddia sahibinin ortaya koymuş olduğu iddiasını kanıtlaması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Dosya kapsamında tarafların bildirmiş oldukları deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizin 11/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "... başvuru numaralı “...” ibaresini ihtiva eden markanın SMK m.6/3, 6/4 ve 6/5 bakımından hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, ... uzantılı internet alan ve ... başlıklı sosyal medya hesaplarının birbiriyle bağlantı linkleri, adres içeriği, alibaba satış sitesinde yer alan ticaret unvanı birlikte nazara alındığında, ... adresinin davacı yanın kullanımında olduğunun değerlendirilebileceği, Sayın Mahkemenizin kanaatinin bu doğrultuda olması halinde davalı yanın ... başvuru numaralı “...” ibaresinin ... sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için cep telefonları ve bunların kılıfları, şarj cihazları” bakımından SMK m.6/6 uyarınca hükümsüz kılınabileceği, davacı yanın kullanımında olduğu değerlendirilebilecek olan internet sitesi, sosyal medya hesapları ve satış sayfasında sayfa ismi ve cep telefon ekran kılıfları, sarj cihazları görsellerinde yer alan şeklindeki kullanım karşısında, birebir aynı görsel ve kelime unsurunun davalı tarafça ... sınıf ve .... sınıfta tescile konu edilmesinin hayatın olağan akısına aykırı olduğunun değerlendirilebileceği, davalı yanın da telekomünikasyon alanında faaliyet gösterdiği dikkate alındığında davalının, davacıdan haberdar olduğunun değerlendirilebileceği..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Dava; davalı adına ... sayı ile tescilli "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemlerine ilişkindir.
Davacı taraf, davalı tarafından tescil ettirilen ... numaralı markanın SMK m.6/3-4-5-6-9 uyarınca hükümsüz kılınmasını talep ve dava etmiştir.
Tüm dosya kapsamı yukarıda özetlenen bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar bilirkişi tarafından SMK m.6/3-4-5 uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, SMK m.6/6 uyarınca ise kısmen koşulların oluştuğu tespit edilmiş ise de, dosya kapsamında SMK m.6/9 doğrultusunda değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Kötü niyetli marka tescili 556 S. KHK'da bir hükümsüzlük nedeni olarak sayılmamış olmasına rağmen, doktrinde bir kısım yazarlar tarafından bu durum da hükümsüzlük nedeni olarak savunulmuş, nihayet SMK 6/9 maddesinde kötü niyetli tescil bir tescil engeli olarak yasal mevzuattaki yerini almıştır. Yargıtay HGK, 16.07.2008 tarih ve ...- E., ... K. Sayılı kararı ile tescilde kötü niyetliliği markanın hükümsüzlüğüne yol açacağı yönünde içtihat oluşturmuştur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de sonradan vermiş olduğu kararlarda bu hususu dikkate almıştır.
Bir markanın kötüniyetle tescil ettirildiğinden söz edebilmek için, o markanın tescil ettirilmesinin altında başkasına ait olduğunu bildiği bir markayı haksız olarak sahiplenme, başkasına ait markanın tanınmışlığından ve itibarından haksız olarak yararlanma, başkasının markasının piyasaya girmesini engelleme, tescil ettirilen markayı gelecekte gerçek hak sahibine markadan doğan hakları kullanmakla tehdit ederek satma amacı gibi dürüstlük kuralı (MK m d. 2) ile bağdaşmayan kanıtlanabilir niyetlerin yatması gerekir.
Kötü niyetin tespitinde önceki markadan haberdar olma veya bilebilecek durumda olma ciddi bir kötü niyet göstergesi iken, tek başına belirleyici değildir. Nitekim, ..., 2013 tarihli ... kararında, önceki markayı bilmenin, kötü niyetin varlığının kabulü için tek başına yeterli olmadığı ve bunun için başvuru anındaki tüm faktörlerin göz önüne alınarak bir değerlendirme yapılması gerektiğini ifade etmiştir. Avrupa Adalet Divanı bu konuda, “kendisinden önce bir başkasının diğer üye bir devlette aynı veya karışıklığa yol açacak kadar benzer bir markanın tescilli olduğunu bilip bilmediği, bilmesinin gerekip gerekmediği, bu kimsenin, bir başkasına ait markanın kullanılmasına engel olma amacı taşıyıp taşımadığı ve önceki markanın sahip olduğu hukuki korumanın ölçüsünün ne olduğu, önceki markanın kullanımının ne kadar eski olduğu, tescil konusu ürünleri pazarlamaktan alıkoyma, piyasaya girmesini engelleme amacı olup olmadığı” hususlarının ve tescil başvuru arihi itibariyle “markanın sahip olduğu ün”ün göz önünde bulundurulmasını içtihat etmiştir
2009 tarihli CJEU, C-529/07 sayılı ... kararı için bkz.: ÇOLAK, S.901, dn. 2239).
Bu açıklamalar ışığında dosya içerisindeki belgelere göre, davalının marka başvuru tarihinin 15/09/2023 tarihi olduğu, davacı yana ait olduğu anlaşılan... uzantılı alan adının 17.12.2021 tarihinde kayıt edildiği, ilgili sitede davalı yanın davaya konu markası birebir aynı kullanımının yapıldığının tespit olunduğu, davalı ...nin, marka başvuru tarihinden önce davacı şirket ile ticari ilişki kurduğu ve ürün satın aldığı, davacı şirketin, hükümsüzlüğü talep edilen markadan önceki tarihli sosyal medya kullanımlarında ve alibaba.com satış sayfasında da hükümsüzlüğü talep edilen markanın yer aldığı, davalı yanın da telekomikasyon alanında faaliyet gösterdiği ve aynı sektörde iş yapan davalının davacı markasını bilmemesinin mümkün olmadığı, başvuru konusu markanın tesadüfen seçilmediği, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığı ve kötü niyetli olarak davacı markasının aynısı aynı sınıflar için tescil ettirdiği vicdani kanaatine varılarak SMK m. 6/9 ve TMK m. 2 çerçevesinde davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davalı adına ... sayı ile tescilli "..." ibareli markanın SMK m. 6/9 kapsamında hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 615,40 TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 187,80 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan: 7.505,00 TL bilirkişi + posta gideri ve 855,20 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 8.360,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen hükümsüzlük talebi yönünden hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır