T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/25 Esas
KARAR NO : 2025/158
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 26/01/2024
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, davalı aleyhine, davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden hukuka aykırı fiillerinin tespiti, men'i ve ref'i talepli dava açıldığı, davalarının ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... E.,... K. sayılı ilamı ile kabulüne karar verildiği, anılan dava dosyasında taraflarınca maddi ve manevi tazminat talep etme haklarının ve fazlaya dair diğer haklarının saklı tutulduğunu, ....1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ...E.,... K. Sayılı ilamda da yer alan tespitlerden bahisle; Davalı'nın marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet oluşturan hukuka aykırı fiilleri nedeniyle, 20.000 TL manevi tazminatın ve ayrıca SMK 151/2-C maddesi uyarınca yapılacak hesaplama sonucunda
HMK'nın 107. Maddesi uyarınca daha sonra artırılmak üzere, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın, haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın iddia ve talepleri hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı taraf asıl itibariyle ...'nin sahibi olduklarını ancak piyasada ... olarak bilindiklerini beyan ettiklerini, davacı tarafın Ticaret Ünvanı "...",Müvekkil davalının Ticaret Unvanı ise "..." olduğunu, müvekkil davalının, davacı tarafa maddi ya da manevi zarar verme gibi bir kastı bulunmadığı gibi ... unvanını alırken ne Ticaret Sicil'de ne de Vergi Dairesi'nde kendisine bu "unvanı kullanamazsın" şeklinde bir uyarıda bulunan da olmadığını, müvekkil davalı ... Tarihinde "..." olan iş yeri unvanını "..." olarak değiştirdiğini, müvekkil davalı davaya konu unvan nedeniyle ek bir maddi bir kazanç da sağlamadığını belirterek hukuka
ve hakkaniyete aykırı davanın ve tüm davacı taraf istemlerinin reddine, tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde, dava dilekçesinde talep ettikleri 1000 TL tazminat taleplerini 14.496,34 TL olarak ıslah ettiklerini belirtmiştir.
Dosyada taraflarca bildirilen tüm deliller toplanmış, TPMK kayıtları getirtilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılarak raporlar alınmıştır.
Mahkememizce alınan 11/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı ... Vergi numaralı mükellefi olduğu, İşletme Defteri esasına göre defter tuttuğu, defter beyan sisteminden alınan beyannamelerin ekte sunulduğu ve tablo özetlerinin aşağıda belirtildiği, iş yeri açılışının 15.02.2021 tarihinde yapıldığı, 30.06.2022 tarihinde kapatıldığı, 2021 ve 2022 yılları kanuni defterleri üzerinde yapılan incelemede net satışları ile net satış karı yada zararı 2021 yılında 120.191,39 TL hasılata karşılık 130.496,73 TL gider yapıldığı, 9.276 TL tutarında dönem sonu emtia stoğu olduğu, 1.029,34 TL ZARAR beyan edildiği, 2022 yılında 61.012.85 TL hasılata karşılık 61.135,00 TL gider yapıldığı, 122,15 TL tutarında dönem sonu emtia stoğu olduğu, 122,15 TL ZARAR beyan edildiği, Faaliyette olduğu dönem içerisinde toplam 181.204,24 TL Dönem içi hasılat elde ettiği, toplam 182.355,73 TL gider yaptığı ve toplam 1.151,49 TL tutarında ZARAR ettiği tespit edilmiştir.
Sayın Mahkemenizin, Davacı şirket lehine karar vermesi halinde; davalı ve davacı tarafın Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 151/2.c ( Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.) maddesine göre talepte bulunmuş oldukları göz önüne alınarak aşağıdaki şekilde hesaplama yapılmıştır.
Tarafımızdan yapılan mali araştırma ve inceleme sonucunda davalının hesaplamaya tabi kazancının 181.204,24 TL olduğu, Franchising anlaşmalarında, pastane gibi gıda sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin ana firmaya ödemesi
gereken franchising ücreti (royalty fee), genellikle gelir üzerinden belirlenen bir yüzdeye dayalıdır. Ancak bu oran, anlaşmanın türüne, sektöre ve işletme büyüklüğüne göre değişiklik gösterebilir. Gıda sektöründe bu oranlar yaygın olarak şu şekilde belirlenir:
1. Royalty Fee (Hasılat Payı): Bu, işletmenin aylık veya yıllık brüt gelirinden alınan bir yüzdelik paydır.
Türkiye’deki gıda sektöründe bu oran genellikle %4 ila %8 arasında değişir.
2. Reklam Katkı Payı: Bazı franchising anlaşmalarında işletmeden, markanın reklam ve pazarlama harcamalarına katkıda bulunmak amacıyla ek bir ücret talep edilebilir. Bu da genellikle %1 ila %3 arasında olur.
Bu oranlar, franchising sözleşmesinde net olarak belirtilir ve her markaya göre değişkenlik gösterebilir.
Örneğin, daha büyük ve tanınmış markaların talep ettiği oranlar genellikle daha yüksek olabilir. Royalty ücretleri, franchisor (ana firma) tarafından sağlanan sürekli destek, marka kullanımı, eğitim ve reklam gibi hizmetleri finanse etmek amacıyla alınır.
Franchising sisteminde yer alan işletmeler, satışlarından her ay belirlenen bu yüzdeyi ana firmaya öderler. Bu oranlar, franchisor'un sunduğu destek hizmetlerine, franchise'nin büyüklüğüne ve sektördeki rekabete göre değişiklik gösterebilir. Her franchise anlaşmasında bu oranlar sözleşmede detaylı bir şekilde belirtilir.
Davalı ile davacı arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığından iki farklı hesaplama ile en alt ve en üst oranlara göre hesaplama yapılmıştır.
181.204,24 TL hasılatın % 5 orana göre 9.060,21 TL 181.204,24 TL hasılatın % 11 orana göre 19.932,47 TL Ve bu iki oranın ortalaması 181.204,24 TL hasılatın % 8 orana göre 14.496,34 TL olabileceği kanaati ile hesap ve tespit edilmiş olup, nihai takdir Sayın Mahkemeye aittir.
Bilişim Yönünden İnternet Üzerinde Yapılan İncelemede Sonuç Olarak; davalıya ait olduğu belirtilen ... URL adresinde yer alan hesapta yapılan incelemede; hesap adının ... olduğu, hesabın Mart 2021 tarihinde oluşturulduğu,
hesapta firma isminin “...” olarak yer aldığı, firma adresinin “...” olduğu, firma iletişim numarasının ... olduğu, hesaptan 2 adet paylaşım yapıldığı, hesabın takipçi sayısının 26 olduğu, hesapta profil resminin ... olduğu tespit edilmiştir.
... adresinde yapılan incelemede;
“...” adlı restoranın halihazırda yer almadığı tespit edilmiştir.
Marka Yönünden Yapılan Değerlendirme;
davacı adına ... markası... tescil numarası ile ...sınıftan (Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar) tescille koruma altında olduğu, davacı sektörde ... üzerine nam saldığı, tüketici de ‘...’ denildiğinde ‘...’ genel bir algı ve çağrışım yarattığı, davalının ticaret ünvanının ‘...’ olduğu, 30.sınıfta benzer sektörlerde hizmet sundukları, davacının tanınmış marka oluşu, ‘...’ maruf hale getirdiği, davacı marka-davalı ticaret unvanı- davalı alan adı fonetik ve işitsel benzerlikte dikkate alındığında, davalının ... üzerinden ticaret ünvanı sınırını aşarak ticari etki yaratacak biçimde kullandığı, ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verebileceği, takdir ve Hukuki değerlendirme yetkisi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davalının davacının markasına 6769 s.k. kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığı, dürüstlük kuralına aykırı davrandığı, ticaret unvanı kullanımında bu sınırı aşarak, ticaret alanında marka ile karıştırılabilecek şekilde kullanıldığı, takdir ve hukuki değerlendirme yetkisi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, TTK md.55 -1 (A) 4 kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği kanaati ile tespit, görüş ve kanaatlerine varıldığı anlaşılmıştır.
Dava,davalının eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ve haksız rekabet yarattığından ve ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...E., ... K. Sayılı ilamda da yer alan tespitlerden bahisle, davalı'nın marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğu iddia olunan hukuka aykırı fiilleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı, yukarıda özetlenen bilirkişi raporu ve ... 1. FSHHM'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ile birlikte değerlendirildiğinde, davacıya ait “...” ve davalıya ait “...” ibaresinin asıl ve ayırt edici unsurları olan “...” ibaresinin ortak olduğu, bu yönüyle iki markanın görsel ve işitsel yönden benzer olduğu, iki markanın da aynı mal ve hizmet sınıflarında faaliyet gösterdiği, bu yönüyle iki marka arasındaki mal ve hizmet benzerliği ile markalar arasındaki kelime unsuru benzerliği nedeniyle son tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, tüketici gözünde davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın davacı markasına zarar vereceği ve bu durumun SMK 29/1 maddesi gereğince “marka hakkına tecavüz” oluşturacağı, dava konusu marka kullanımın tüketici gözünde davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği, iki marka arasındaki mal ve hizmet benzerliği ile markalar arasındaki kelime unsuru benzerliği nedeniyle son tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunması karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın TTK 55/1-a-4 maddesi anlamında haksız rekabete sebebiyet vereceği, dosya kapsamına alınan usul ve denetime uygun bilirkişi raporu ile de somut olaya ve mahkememiz kanaatine uygun tespitlerin yapıldığı, bilirkişilerce hesap olunan 14.496,34 TL maddi tazminatın SMK m.151/2-c doğrultusunda dosya kapsamına ve yüksek yargı kararlarına uygun olduğu, marka hakkı tecavüze uğrayan davacının dosya kapsamı değerlendirmekle SMK m.149/1-ç çerçevesinde 20.000,00 TL manevi tazminat isteminde de haklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere,
1-Davanın kabulü ile, 14.496,34 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 2.356,44 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL ile ıslah harcı olan 230,48 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.698,37 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 427,60 TL Başvuru Harcı, 427,60 TL Peşin/Nisbi Harç, 230,48 TL ıslah harcı, 12.450,00 TL Tebligat Posta, Bilirkişi ve Diğer Masraflar olmak üzere toplam 13.535,68 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen
-Maddi tazminat yönünden 14,496,34 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Manevi tazminat yönünden 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Fazla yatan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/03/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸