T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/77 Esas
KARAR NO : 2025/151
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 10/03/2023
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye ve dünyada özellikle havuz, wellness, içme suyu vb. alanlarda yıllardır ürün ve hizmet sunduğunu, global düzeyde bilinen ve tanınan ‘’...’’ ve ‘’...’’ markalarının ulusal ve uluslar arası tescilli sahibi olduğunu, müvekkili adına gerek Türkpatent gerekse ...ve diğer ülkelerin ulusal ofisleri nezdinde muhtelif tescillerle korunan ...markasının aynı zamanda müvekkili şirketin ticaret unvanının asli unsuru olduğunu, davalı tarafından gerek sektörde gerekse internet ortamında müvekkili ve markaları aleyhine marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ... kullanımlarının sürdürüldüğünü, tüketicilere anılan markalar altında ürün ve hizmetlerin sunulduğunu, satış ve pazarlamasının yapıldığını, davalı ticari unvanının asli unsurunun halen ... olduğunu, davalı şirketin sahibi olduğu ... alan adında müvekkili ve markaları aleyhine marka hakkına tecavüz ve hakız rekabet teşkil eden kullanımlarının sürdürüldüğünü, tüketicilere anılan markalar altında ürün ve hizmetlerin sunulduğunu, satış ve pazarlamasını yapıldığını, ... alan adında haksız ve yanıltıcı surette, gerçeğe aykırı olarak müvekkili şirket ve ürünlerine / hizmetlerine atıfta bulunulduğunu, müvekkilinin iş ortağı olarak gösterildiğini, bu yolla müvekkili şirket ve markaları, ürün ve hizmetleri aleyhine haksız rekabette bulunulduğunu, ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyasında yapılan tespit ve alınan bilirkişi raporlarıyla ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının mahkemece verilecek nihai kararın kesinleşmesine kadar devamını, davalı eylemlerinin, müvekkili markaları aleyhine iltibas teşkil ettiğinin, davalının markaya tecavüz ve bu suretle haksız rekabetinin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, yasaklanmasını, ... ibaresinin davalı şirketin ticaret unvanından çıkarılmasını ve ticaret sicilinden terkinini, davalının markaya tecavüz ile haksız rekabet yoluyla edindiği haksız kazanç miktarının tespiti ile şimdilik 60.000,00 TL maddi tazminatın 6769 sayılı kanunun 149/1-ç, 150, 150/2, 151/2-b, 151/4 maddeleri ile TTK’nun 52/1, 56 ve 18/2 maddeleri gereğince davalının haksız eylem tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, davalının fiilleri nedeniyle 30.000,00 TL manevi ve 20.000,00 TL itibar tazminatını eylem tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olup, davalının süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İş sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporunda; "...tespite dayanak yapılan ...ve ... sayılı markaların, talep eden ... sınıflarda yer alan mallarda ... adına tescilli oldukları, tespit talebi tarihi itibarıyla talep eden firma lehine 6769 sayılı SMK’dan doğan hakları sağladıkları, karşı tarafa ait olduğu ileri sürülen ‘...’ adresinde 26.04.2022 tarihi itibarıyla üçüncü şahıs ‘... A.Ş.’ unvanlı firmanın faaliyet gösterdiği ve işyerinde talep edenin markalarıyla ilintili olabilecek ve/veya iltibas teşkil edebilecek kullanımlara rastlanmadığı, teknik bilirkişi ...’in 25.05.2022 tarihli raporunda özetle ... internet adresinde inceleme yapıldığı, sitedeki iletişim alt sayfasından ‘... Ltd. Şti. H...ve "Hakkımızda" alt sayfasında havuz suyu ve içme suyu şartlandırmaları, atraksiyon macera duşları ve koku dozajlama, buhar odaları ve saunalar tuz odası ekipmanları ile yapımı, katı madde ve sıvı dozaj, ölçü ve ayar teknolojisi aktif karbon uygulamaları alanlarında üretici firma olarak faaliyet gösterdiği bilgilerine yer verildiği, alan adının 23.08.2011 tarihinde oluşturulduğu ve alana adı yetkisinin ... olduğu hususlarının tespit edildiği, ... internet sitesinde alan adı olarak ve site içeriğindeki wdteknoloji ibareli kullanımların, ticari etki yaratacak biçimde şekilde markasal kullanım mahiyetinde olması, talep edenin markaları sınıfsal yönden ayniyet bulunması ve ... sayılı marka görselinin aynısının, ... sayılı markasının ise ilişkilendirme ihtimali yaratacak derecede benzerinin kullanılması nedeniyle... sayılı markayla ve ... sayılı markayla iltibaslı kullanım teşkil edebileceği..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıkları anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında tarafların bildirmiş oldukları deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizin 23/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...davacıya ait ... ... nolu markasında ve davalının ticaret unvanında da ana unsur olarak...ibaresi söz konusu olmakla ve bu ibarenin davalı tarafça markasal şekilde kullanıldığı dikkate alındığında vaki kullanımın SMK 7/3-e bendinin ihlali olacağı bu çerçevede davacının SMK 149/1-ç bendi kapsamında terkin koşullarının oluştuğu, nihai takdirin Mahkemeye ait olacağı, taraf internet sitesi ...'de logosunun kullanılması, davalı tarafça kullanılan logonun davacı taraf logosu ile aynı olduğu ve ... sayılı markası ise ilişkilendirme ihtimali yaratacak şekilde derecede benzerinin kullanıldığı, davalı tarafa ait ... adresli internet sitesinde alan adı olarak ve site içeriğindeki “...” ibareli kullanımlar olduğu dikkate alındığında vaki kullanımların SMK 7/3-d bendinin ihlali sayılacağı, ilgili madde uyarınca davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması gerekmekte olup, davalı adresi ... il sınırlar dışında olması nedeniyle ticari defterler üzerinde inceleme gerçekleştirilemediği, ayrıca ... FSHHM'nin ... D.İş dosyasında davalının adreste bulunmadığı, 3 kişi konumunda dava dışı farklı bir şirketin adreste faaliyet gösterdiği tespitini yapıldığı, davalının Ticaret Sicil Gazetesi sorgulaması yapıldığında 2016 yılında Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı İlanının ... tarih ... sayılı gazetenin 941. sayfasında yapıldığı, Gelir İdaresi Başkanlığı’na yazılan müzekkere cevabında davalı firmanın 29.07.2008 tarihinde faaliyete başladığı 31.03.2015 tarihinde faaliyeti terk ettiği bilgisinin verildiği, dolayısıyla ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılamayacağı, mahkemece davalı aleyhine tazminata hükmedilmesi kanaatinin oluşması halinde tazminat tutarı takdirinin Mahkemeye ait olacağı..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıkları anlaşılmıştır.
Dava; marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması, ticaret unvanından markanın çıkarılması ve terkini, maddi, manevi ve itibar tazminat istemlerine ilişkindir.
Davaya konu uyuşmazlık davalının ticaret unvanının davacının tescilli marka haklarına tecavüz teşkil edip etmediği, ticaret unvanının terkini koşullarının oluşup oluşmadığı, davalının ... uzantılı internet sitesi içeriğindeki kullanımların davacının tescilli markalarına tecavüz teşkil edip etmediği ve haksız rekabete sebebiyet verip vermediği noktasında toplanmaktadır.
Davacı kendisine ait ’...’’ ve ‘’...’’ markalarının, davalı tarafından gerek sektörde gerekse internet ortamında ... olarak kullanıldığını, böylelikle marka hakkına tecavüzle birlikte haksız rekabetin şartlarının da oluştuğunu, davalının ticaret ünvanının da davacınnı marka hakkını tecavüz ettiğini belirtilerek maddi, manevi ve itibar tazminatı isteminde de bulunmuştur.
Markalar arasında ayniyet veya benzerliğin tespitinde markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınması gerekmektedir. Arkan' a göre; marka incelemesi, markayı oluşturan unsurlar parçalara bölünerek yapılmamalıdır. Markaların tek başına ayrım gücü bulunmayan tanımlayıcı işaretlerden oluşan kısımlarının aynı yada benzer olup olmadıklarının üzerinde durulmasına gerek yoktur. (Prof. Dr. Sabih Arkan, Marka Hukuku, cilt 1, s. 99).
İltibasın, karıştırılma olasılığının belirlenmesinde iki markanın bir bütün olarak bıraktıktan genel izlenime bakılmalıdır. Markanın esas unsurunun kullanılıp kullanılmaması iltibası belirlemede önemlidir.
Marka sahibi, markası hangi sınıflarda tescil edilmişse markasının başkası tarafından kullanılmasını ve tescilini önleme yetkisi, o mal veya hizmetler ve onlarla benzer olan mal ve hizmetlerle sınırlıdır. Davacının korunduğu sınıflar ile davalının kullanımının aynı sınıflarda olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, tüketicilerin bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde ve herhangi bir sebeple bağlantı kurma ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım veya bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” bunların karıştırılabileceği yönünde ise iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.06.2012 tarihli ve ...E. ...K. sayılı kararı). Başka bir deyişle karıştırılma ihtimali; görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın asıl unsurları ve tamamlayıcı unsurları, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine tüketicilerin, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller SMK Madde 29’da sayılmıştır. Marka hakkına tecavüz sayılan haller Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesine atıf yapılmak suretiyle 29. Maddesinde düzenlenmiştir.
6769 sayılı SMK madde 29’ a göre, Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanılması ve yine madde 29/b’ye göre Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edilmesi marka hakkına tecavüz sayılmaktadır.
Marka hakkı sahibinin markasına zarar vermeye yönelik tüm fiilleri engelleme hakkı vardır. Marka hakkına tecavüz de bunların başında gelir. Marka hakkına tecavüzün varlığı için Sınai Mülkiyet Kanun’ da belirtilen eylemlerden birinin gerçekleşmiş olması ve somut olayda bu eylemin hukuka uygunluk sebeplerinden birinin bulunmaması gerekir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesinde ise;
Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır.
a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmıştık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
6769 sayılı SMK’ nin yukarıdaki ilgili maddeleri genel olarak, marka sahibinin tescilli markası ile iltibasa neden olacak işaretlerin kullanılmasını yasaklamaktadır. Madde metninde de belirtildiği üzere; tescilli marka ile aynı veya benzer olan bir işaretin tescilli markanın kapsadığı mal ve hizmetlerde kullanılarak halk tarafından karıştırılma ihtimaline yol açılması marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir. Aynca işaret ile tescilli marka arasında halk nazarında “ilişkilendirme” olduğu ihtimali de “karıştırılma ihtimali” kavramına dahil sayılmıştır. Marka sahibi tescilli markası ile bağlantı kurulması ve veya karıştırılma olasılığı taşıyan markaların aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılmasını önleme yetki ve hakkına sahiptir.
6102 sayılı TTK'nın 54 vd maddeleri ise Haksız Rekabete ilişkindir. Madde 54- "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. " hükümlerine amridir. Yine TTK Madde 55- (1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;....4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,... dürüstlüğe aykırı davranmış olur. Şeklinde düzenlenmiş Madde 56 da "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men'ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği düzenlenmiş kararların ilanının talep edebileceği öngörülmüştür.
TTK hükümlerinden de anlaşılacağı üzere başkasının haklı olarak kullandığı tanıtıcı işaretlerle kullanmak veyahut iltibasa meydan verecek eylemlerde kullanmak haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir.
Tacirin ticari hayatı ile ilgili olarak yaptığı işlerde diğer şahıslardan daha çok "özen göstermesi" gerektiği kabul edilmektedir. Tacir devamlı olarak yaptığı işlerle ilgili mevzuatı, ne yapması gerekeceğini tacir olmayan şahıslardan daha iyi bilir ve bilmek zorundadır. Tacirin bilmek zorunda olduğu şeylerin başında ticari hayatı için gerekli olan kanun hükümleri, ticari hayatın gerekleri ve teamülleri ile ticari örf ve adet gelir. Bu bağlamda, başvuru sahiplerinin tacir olması durumunda T.T.K. M.18/f.2 uyarınca "basiretli bir tacir gibi" hareket etme yükümü altında oldukları kabul edilmektedir. Fakat; bu yükümlülüğün çok katı ve sert değerlendirilmemesi her somut olayın özelliğine göre incelenmesi gerekmektedir.
Başkasına ait marka hakkının doğrudan ya da dolaylı ve iltibaslı kullanımı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmaktadır.
Somut olayda, yukarıda özetlenen değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporu ile mahkememizce alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacıya ait ... nolu markasının ... şeklinde olduğu, davalının ticaret unvanında da ana unsur olarak ... ibaresi söz konusu olmakla ve bu ibarenin davalı tarafça markasal şekilde kullanıldığı dikkate alındığında vaki kullanımın SMK 7/3-e bendinin ihlali olacağı, bu çerçevede davacının SMK 149/1-ç bendi kapsamında terkin koşullarının oluştuğu, davalı tarafça internet sitesinde kullanılan logonun davacı taraf logosu ile aynı olduğu ve bu kullanımın davacının ... sayılı markası ise ilişkilendirme ihtimali yaratacak şekilde olduğu, davalı tarafa ait ... adresli internet sitesinde alan adı olarak ve site içeriğindeki “...” ibareli kullanımlar olduğu dikkate alındığında vaki kullanımların SMK 7/3-d bendinin ihlali sayılacağı, kullanımların TTK 54 vd. maddelerince haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla, davanın kabulü ile, davalının eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine ve yasaklanmasına, davalı tarafca, davacının markalarına ait haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan ibarelerin ürünlerde, ilan, reklam, katalog ve diğer basılı kağıtlarda, internet ortamında instagram ve facebook vd. sosyal medya / youtube hesapları ile sair alan adları ve dijital platformlarda vd. şekillerde kullanılmasının; dava konusu markaları taşıyan ürünlerin her türlü üretiminin, satış ve pazarlamasının, ithalat ve ihracatının durdurulmasına, önlenmesine ve yasaklanmasına, "...” ibaresinin davalı şirketin ticaret ünvanından çıkarılmasına ve ticaret sicilinden terkinine karar verilmiştir.
Maddi, Manevi ve İtibar Tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede ise; yukarıda da açıklandığı üzere davalının davacı markasını hukuka aykırı olarak kullandığı, kullanımında kusurlu olan davalının iyi niyetli olarak kabul edilemeyeceği, maddi tazminat açısından dosyadaki bilgi ve belgelere göre zararın miktarının tam olarak belirlenemeyeceği ve TBK m. 50 kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği, bu doğrultuda bilirkişi raporlarındaki tespitlerle birlikte TBK m. 50 kapsamında, olayların olağan akışı ve ihlalin ağırlığı gözetilerek davacının maddi tazminat istemine konu miktarın yerinde olduğu anlaşılmış, marka hakkına tecavüzden ve haksız rekabetten dolayı davacının şeref ve saygınlığı ile ticari itibarının ihlal edildiği, tecavüz eyleminin işleniş şekli, kusurun ağırlığı, tarafların birbirlerine göre konumları ve hakkaniyet gereği manevi ve itibar tazminat miktarı takdiren belirlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı sunulan deliller ve davaya dayanak kullanımlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının markaya tecavüz ve haksız rekabete yönelik açmış olduğu davanın kabulü ile, “...” ibaresinin davalı şirketin ticaret ünvanından çıkarılmasına karar verilmiş, eylem ve zarar ile orantılı maddi, manevi ve itibar tazminat taleplerinin kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile, davalının eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine ve yasaklanmasına,
2-Davalı tarafca, davacının markalarına ait haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan ibarelerin ürünlerde, ilan, reklam, katalog ve diğer basılı kağıtlarda, internet ortamında instagram ve facebook vd. sosyal medya / youtube hesapları ile sair alan adları ve dijital platformlarda vd. şekillerde kullanılmasının; dava konusu markaları taşıyan ürünlerin her türlü üretiminin, satış ve pazarlamasının, ithalat ve ihracatının durdurulmasına, önlenmesine ve yasaklanmasına,
3-“...” ibaresinin davalı şirketin ticaret ünvanından çıkarılmasına ve ticaret sicilinden terkinine,
4-TBK m. 50 gereği belirlenen 60.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-30.000,00 TL manevi tazminatın ve 20.000,00 TL itibar tazminatının dava tarihinden tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Dava konusu ürünlerin, etiket, ambalaj, katalog, ilan, reklam vd. tanıtma araç ve gereçleri ile bunların imalinde kullanılan tüm malzemelerin 6769 sayılı Kanun md. 149 ve TTK md. 56 uyarınca, nerede bulunursa bulunsun, davalıya ait yerler veya ticari amaçla elinde bulunduran 3. şahıslar yeddinde el konularak el koyma, muhafaza, yediemin vs. tüm masrafları davalıdan alınmak suretiyle imhasına,
7-Mahkeme hüküm özetinin, tüm yayın masraf ve ücretleri davalıdan alınmak suretiyle, Türkiye çapında yayınlanan en yüksek tirajlı üç gazeteden birinde ilanına,
8-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 7.514,10 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.878,53 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 5.635,57 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden;
a)Marka hakkına tecavüz davası yönünden; karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b)Haksız rekabet davası yönünden; karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c)Maddi tazminat davası yönünden; karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d)Manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e)İtibar tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davacı tarafından yapılan; 179,90 TL Başvuru Harcı, 1.878,53 TL Peşin/Nisbi Harcı, 16.342,00 TL Tebligat Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 18.400,43 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Davacı tarafça ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İş sayılı dosyası üzerinden yapılan 2.145,50 TL (Bilirkişi Reddiyatı + Posta-Tebligat Gideri) yargılama gideri ile 213,70 TL harç giderinden oluşan toplam 2.359,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-Fazla yatan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. Gereğince) davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır