T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/29 Esas
KARAR NO : 2025/72
DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 11/10/2016
KARAR TARİHİ : 14/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I. DAVA
1.Davacı/karşı davalı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin 14.02.1990 tarihinde "..." ibareli markasını tescil ettirdiğini, davalı/karşı davacının bu marka ile tesettürlü mayo satıp, tanıtım ve reklamını yaparak markayı haksız ve kötü niyetli olarak kullandığını, sattığı ürünlerin aşırı kalitesiz olduğunu tespit ettiklerini, bu kalitesiz ürünü sanki "..." markasının ürünüymüş gibi satarak tüketiciler nezdindeki müvekkilinin itibarına zarar verdiğini, haksız ve kötü niyetli kullanım sonrasında davacı/karşı davalı şirketin cirosunda %50'lik bir azalma meydana geldiğini belirterek markanın haksız kullanıldığının tespiti ve ihlalin önlenmesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100,00 TL kazanç kaybı tazminatı, 100,00 TL haksız kar kazancı ve 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek faiziyle davalıdan tahsilini, hükmün ilan edilmesini talep etmiştir.
2.Davalı/karşı davacı karşı dava dilekçesinde özetle; arapça ... kökünden gelen ve sözlük anlamı "..." olan ... kelimesinin ürünün adı olması nedeni ile 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 7 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (c) bendi gereği marka olarak tescil edilemeyeceğini belirterek markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı/karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; sattığı ürünlerin markasının "..." olmaması ve ürün etiketinde "..." yazması dolayısıyla markanın haksız kullanılmasının söz konusu olmadığını, yalnızca ürün tanıtımında ... kelimesinin giysi türü olarak kullanıldığını ve amacının vasıf bildirmek olduğunu, ... bir giysi türü olduğunu, sözlük anlamının "..." olması sebebiyle sektörde herkes tarafından kullanılan vasıf bildirici bir kelime olduğunu, bu kelimenin tek bir firmanın tekeline bırakılamayacağını, tazminat olarak hem kazanç kaybı hem de irketin elde ettiği kazancın birlikte talep edilemeyeceğini, bunlardan birinin seçilmesi gerektiğini, davacı/karşı davalı markasının tanınmış marka olmaması ve dava konusu markanın kötü ya da uygun olmayan şekilde kullanılması söz konusu olmadığı için itibar tazminatı şartlarının oluşmadığını ve talep edilen tazminatın fahiş miktarda olduğunu, davacı/karşı davalı ticari defterlerinin incelenerek elde edilen gelirde düşme olmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Sözlükte ... kelimesinin karşılığının olmadığını, bu kelimenin kendileri tarafından üretilen ve açılımı ''...'' olan, dolayısıyla vasıf bildiren bir kelime değil kendileri tarafından oluşturulan bir marka olduğunu, davalı/karşı davacı tarafından ürünün erkek giysisi olduğu iddia edilmesine rağmen ürünlerin yaklaşık %85 inin kadınlara yönelik %15 inin ise erkeklere yönelik olduğunu belirterek karşı davanın reddini talep etmiştir.
III.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki asıl davada markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat, karşı davada ise markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkememizce asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı/karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22/11/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılmış ve mahkememizce verilen karar bozulmuş, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda dosya yukarıdaki esasa kaydedilerek Yargıtay bozma ilamına uyulmak suretiyle yargılamaya devam olunmuştur.
Yargıtay bozma ilamında, davalı/karşı davacının dava konusu markayı 2016 yılı yaz sezonundan itibaren kullanmak suretiyle markaya tecavüz fiilini işlediğinin beyan edildiği, maddi manevi tazminat talebini bu döneme göre talep ettiği, ayrıca davalı/karşı davacının sattığı ürünler üzerinde "..." markası bulunması nedeniyle, bu ürünlerden elde ettiği kara, markaya tecavüz niteliğinde eyleminin ve "..." markasının oransal etkisi de değerlendirilerek davacının maddi tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği işaret edilerek aralarında tekstil bilirkişinin ve mali hesaplardan anlayan bilirkişinin de bulunduğu üç kişilik heyetten belirtilen esaslara göre rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiş, bu doğrultuda mahkememizce alınan 03/12/2024 tarihli raporda, mali inceleme ve değerlendirme neticesinde; 2016 yılı için SMK 151/2-b hükmünce kazancının 71.928,18 TL olduğu, % 10 marka etkisi tutarının kabulü halinde 7.192,82 TL nin tazminat bedeli olarak hesap edilebileceği görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmış, bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve Yargıtay bozma ilamına uygun olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan tüm bu hususlar doğrultusunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının ... ibareli markası ile davalı ticaret unvanının markasal kullanımının karıştırılma ihtimali de dahil olmak üzere iltibasa neden olabileceği, davacının tescilli marka hakkına tecavüz oluşturabileceği, davacının markasının hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluşmadığı, davalı tarafın ticari defterlerinin sahipleri lehine delil vasfına haiz olduğu, davalının 2016 yılı için SMK 151/2-b hükmünce kazancının 71.928,18 TL olduğu, % 10 marka etkisi tutarı değerlendirilmekle davacının 7.192,82 TL maddi tazminat hak kazanacağı, marka hakkı tecavüze uğrayan davacının dosya kapsamı değerlendirmekle 20.000,00 TL manevi tazminat isteminde haklı olduğu, fazlaya dair taleplerin reddinin gerektiği anlaşılmakla asıl davanın kısmen kabulü ile davalının ''...'' ibaresinin markasal kullanımı ile davacı marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesine, davacı yanın yoksun kaldığı kazanca ilişkin hesap edilen 7.192,82 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karşı davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
A-Asıl davada;
1-Davacı ... Ltd. Şti. Tarafından davalı ...AŞ, aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile,
2-Davalının "..." ibaresinin markasal kullanımı ile davacı marka hakkına tecavüzünün tespiti ve önlenmesine,
3-Davacı yanın yoksun kaldığı kazanca ilişkin hesap edilen 7.192,82 TL'nin dava tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,
4-Davacı yanın manevi zararına yönelik takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine,
5-Kesinleşen hüküm özetinin masrafı davalıdan alınmak üzere yurt çapında yayın yapan trajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 1.857,54 TL karar harcından peşin yatırılan 398,50TL'nin(ıslah+peşin harç) mahsubu ile kalan 1.459,04 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsiline,
7-Marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili yararına hesap olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
8-Kabul edilen yoksun kalınan kazanca ilişkin talep yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili yararına hesap olunan 7.192,82 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-Kabul edilen manevi tazminata ilişkin talep yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili yararına hesap olunan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
10-Red edilen manevi tazminata ilişkin talep yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı vekili yararına hesap olunan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
11-Red edilen maddi tazminata ilişkin talep yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı vekili yararına hesap olunan 7.192,82 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
12-Davacı tarafından yapılan: 2.054,45 TL (bilirkişi ücreti, posta gideri vb.) yargılama giderinin red ve kabul oranına göre takdiren hesaplanan 1.232,67 TL ve 398,50 TL harç (ıslah+peşin+başvuru) olmak üzere toplam 1.631,17 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
13-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
B-Karşı davada,
1-Davacı ...A.Ş tarafından davalı şirket aleyhine açılan markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talepli davanın reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 615,40 TL karar harcından peşin yatırılan 29,20 TL'nin mahsubu ile kalan 586,20 TL bakiye karar harcının davacıdan tahsiline,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı vekili yararına hesap olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okundu, usülen anlatıldı. 14/03/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır