T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/193 Esas
KARAR NO : 2025/82
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/09/2023
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkillerinin ayakkabı ve tekstil sektöründe dünya çapında faaliyet gösteren, tanınmışlığı kitleleri aşmış ..., ..., ... ve... markalarının sahibi olduğunu, aleyhine tespit istenenlerin pek çok ülkede gerçek ve tüzel kişiler ile kurdukları iletişim ve ticari ilişkiler kapsamında kendilerini ..., ..., ... ve ... markalı ürünlerin yetkili tedarikçisi ve distribütörü olarak tanıttıklarını öğrenmiş olduğunu, aleyhine tespit istenenlerin kendilerinin asılsız bir şekilde tespit talep eden şirketler tarafından yetkilendirilmiş olduklarını yalnızca beyan etmekle kalmayıp, aynı zamanda kendilerinin tespit talep eden şirketler tarafından ..., ... ve ... markalı ürünlerin satışı bakımından yetkilendirildiğini gösteren sahte sertifikalar/belgeler ve proforma faturalar da düzenlemiş olduğunu, söz konusu bu sahte faturaların, tespit talep edenin aynı grup şirketler bünyesinde yer aldığı ...(güncel olarak ... tarafından düzenlendiğinin iddia edildiğini, sahte faturalara konu olması sebebiyle tespit talep eden şirketlerin ticari itibarının zedelendiğini ve tanınmış markalarının imajının zarar gördüğünü beyan ederek tedbir taleplerinin değerlendirilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesinde ve atıf yapılan ... D. İş, ... D.İş ve ... D.İş sayılı dosyaların tamamında taklit olduğu iddia ve rapor edilen müvekkili davalılara ait ürünlerin ve ambalajların malzeme, kalite, nitelik ve sair yönlerden incelenmediğini, tespit dosyalarının tamamında müvekkili davalıların işyerlerinde görüntülenen, fotoğraflanan ve tespitleri yapılan ürünlerin tamamının orijinal olduğunu, orijinal ürünlerin ve orijinal ambalajların üzerlerinde yer alan orijinal markaları altında ticaret mevkiine çıkartılmalarının marka ihlali olmayacağını beyan ederek müvekkilleri ..., ... Ltd. ve ... A.Ş.’nin dava konusu “..., ..., ..., ...” ibareli tanınmış nitelikteki markaları taklit etmek veya taklit edildiklerini bilmek suretiyle ticaret mevkiine çıkartmamış olmaları; ... ve ... alan adı üzerinden erişim sağlanan web sitelerinde marka ihlali ve haksız rekabet yaratacak asılsız beyan ve açıklamalarda bulunmamış olmaları; sahte yetki belgesi ve sertifikalar düzenleyip kendilerini ..., ... ve ... alan adı üzerinden erişim sağlanan web siteleri ile sosyal medya hesaplarında davacıların tedarikçileri, yetkili satıcıları, bayileri veya bağlı kuruluşları gibi göstermek ve bu algıyı oluşturacak şekilde tanıtım ve reklam yapmamış olmaları nedenleriyle açılan davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflarca mahkememize bildirilen tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır.
Mahkememizin 2023/79 D.İş sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporunda; "...Talep eden tarafından dosyada belirtilen ve bahsi geçen “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 25.01.2017 tarihinin kayıt olunduğu ve alan adı sahibinin açıkça belirtilmediği gizli tutulduğu, ilgili internet sitesi içerik saylayıcısı tespiti için detaylıca incelendiğinde sitede bulunan logonun “...” ibareli olduğu, açık adresinin “...” olarak belirtildiği ve web sitesi içerisinde tespite konu “...” ibarelerinin ve görsellerin kullanıldığı, Talep eden tarafından dosyada belirtilen ve bahsi geçen “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının ... (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 10.04.2021 tarihinin kayıt olunduğu ve alan adı sahibinin açıkça belirtilmediği gizli tutulduğu, İlgili internet sitesi içerik saylayıcısı tespiti için detaylıca incelendiğinde sitede bulunan logonun “...” ibareli olduğu, açık adresinin “...” olarak, E-posta adresinin "..." olarak belirtildiği, tespite konu belirtilen “...” sitesi ile ilişkili olduğu anlaşıldığı ve web sitesi içerisinde tespite konu “...” ibarelerinin ve görsellerin kullanıldığı, talep eden tarafından dosyada belirtilen ve bahsi geçen “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 15.05.2022 tarihinin kayıt olunduğu ve alan adı sahibinin açıkça belirtilmediği gizli tutulduğu, İlgili internet sitesi içerik saylayıcısı tespiti için detaylıca incelendiğinde sitede bulunan logonun “...” ibareli olduğu, açık adresinin “...” olarak, E-posta adresinin “...” olarak belirtildiği, tespite konu belirtilen “....” sitesi ile ilişkili olduğu anlaşıldığı ve web sitesi içerisinde tespite konu “...” ibarelerinin ve görsellerin kullanıldığı Talep eden tarafından dosyada belirtilen bahsi geçen “...” isimli ... sosyal medya hesabının güncel olarak yayında ancak içeriğinde yapılmış paylaşım bulunmadığı, ...” isimli ..., “...” isimli ... ve ...” isimli ... sosyal medya hesaplarına ait sayfaların kullanımda ve aktif olduğu ve genel profil sayfası ve paylaşımlar kontrol edildiğinde bahse konu sosyal medya içeriklerinde tespite konu “... ve ...” ibarelerinin ve görsellerinin kullanıldığı, Tespit talep eden ...firmasına ait ...dosya numaralı ... ibareli Markasının tanınmış markalar siciline kayıtlı olduğuna, Tespit talep eden ... firmasına ait ... dosya numaralı w/.mı. Markasının tanınmış markalar siciline kayıtlı olduğuna, Tespit talep eden ... firmasına ait ve marka sicil inceleme kısmında verilen Markalarının tespit konusu Nice Sınıflandırması .... Sınıf “..." emtiasında tescilli olduğu, koruma sürelerinin devam ettiğine, tespit talep eden ... firmasına ait ve marka sicil inceleme kısmında verilen markalarının tespit konusu Nice Sınıflandırması .... Sınıf “...” emtiasında tescilli olduğu, koruma sürelerinin devam ettiğine, Yapılan tüm incelemeler neticesinde: Aleyhine tespit istenen tarafın, tespit talep eden taraflara ait tescilli marka ve logoları ticari amaçla birebir şekilde kullandığı, bu kullanımları yaparken, talep eden tarafların yetkili bayii izlenimi verdiği, iş bu durumun nihai tüketiciler nezdinde gerek malların gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve bu malların kaynağının aynı işletme olduğu yönünde çağrışım yapabileceği veya malları sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğunda inanabilecekleri bunun da iltibas ihtimali yaratacağı...'' yönünde görüş ve kanaate ulaştıkları anlaşılmıştır.
Mahkememizin işbu sayılı dosyası üzerinden alınan 12/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...Ürünlerin orijinalliğinin taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığının BAM kararı ile de tespit edilmesinden hareketle, ithalat yoluyla yapılan orijinal mal satışının, marka hakkının tükenmesi söz konusu olduğu için marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı, davacının, markaya tecavüz ve haksız rekabet açısından, davalı tarafça “yetkili distribütör” izlenimi yaratıldığı hususundaki iddiaları incelendiğinde; her ne kadar orijinal malların satılması, marka hakkına tecavüz oluşturmamakta ise de davalıların RESMİ/YETKİLİ SATICI”, “TEK RESMİ DAĞITICISI”, “RESMİ/YETKİLİ TEDARİKÇİSİ”, “DİSTRİBÜTÖRLÜĞÜNÜ
YAPMAKTADIR” “RESMİ SATIŞ VE DAĞITIM YETKİSİNE SAHİP”, “...”, “...”, “....” şeklindeki kullanımlarının “orijinal mal satışı kapsamında marka hakkının tükenmesi” olarak değerlendirilemeyeceği, zira; davalıların dosya kapsamında resmi satış ve dağıtım yetkisine sahip “resmi/yetkili satıcı, tedarikçi, dağıtıcı, distribütör olduğunu destekler/kanıtlar nitelikte herhangi bir bilgi/belgenin mevcut olmadığı, davacıların da bunun aksini süreç içinde başvurdukları yasal başvurular ve
beyanlar ile savundukları, tespit edilen kullanımların ticari dürüstlük kurallarıyla bağdaştığını söylemenin mümkün olmadığı, gerek internet ortamında gerekse de yerinde inceleme esnasında tespit edilen kullanımların da bunun aksini gösterir nitelik arz ettiği, kullanımın mevcut şekliyle adil kullanım olarak değerlendirilemeyeceği, davacıların, markanın bu şekilde kullanılmasına ilişkin herhangi bir rıza ve kabullerinin mevcut olmadığı, dolayısıyla davalıların izinsiz mevcut kullanımının SMK m.7 kapsamında markaya tecavüz teşkil edeceği, davalıların, kendilerine davacı markalarına ilişkin olarak verilmiş herhangi bir resmi/yetkili satıcısı, tedarikçisi, dağıtıcısı, distribütörü olduğunu gösterir herhangi bir bilgi/belgenin mevcut olmadığı, 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-2 kapsamında, kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı ve yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya
aynı yollarla 3. kişiyi rekabette öne geçirmek eyleminin haksız rekabet teşkil edeceğinin düzenlendiği, bu kapsamda davacı markalarıyla bağlantılı olarak, gerçeğe aykırı ve aldatıcı beyanlarda bulunmak, gerçek dışı reklam ve tanıtımlar yapma şeklindeki davalıların izinsiz mevcut kullanımının TTK m. 55/1-a-2 kapsamında ayrıca haksız rekabet oluşturacağı, davacının haksız rekabet açısından, davalı tarafça “...” internet sitesinin ilk açılısında Pop-up (Açılır Bilgilendirme Penceresinde) site ziyaretçilerine verilen bilgilendirme mesajı hususundaki iddiaları incelendiğinde; ... ürünler üzerinde yapılan inceleme sonucunda ...” şeklindeki bölümün değişik iş tespit dosyası ve içeriği ile uyuşmadığı, zira;
davacı yetkilileri/uzmanları tarafından yapılmış herhangi bir inceleme olmadığı gibi, bu kişiler tarafından ürünlerin orijinal olduklarını belirten bir resmi kabulünde söz konusu olmadığı, ayrıca nike.net ve converse.net adresindeki bilgi masasından daha detaylı bilgi alabilirler.” şeklinde yer alan diğer kısım, metin bütünlüğü içindedeğerlendirildiğinde, “bu açıklamaya ilişkin teyidin davacılardan alınabileceği, dolayısıyla yayınlanan metinden/duyurudan, davacıların bilgisinin olduğu yönünde” algılandığı, 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-2 kapsamında, kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı ve yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla 3. kişiyi rekabette öne geçirmek eyleminin haksız rekabet teşkil edeceğinin düzenlendiği, bu kapsamda, davacı markalarıyla bağlantılı olarak, gerçeğe aykırı ve aldatıcı beyanlarda bulunmak şeklindeki duyurunun TTK m. 55/1-a-2 kapsamında haksız rekabet oluşturacağı, dosya kapsamında ayrıca dava dışı ... ile ... firmaları tarafından ... Cumhuriyet Savcılığı nezdinde dosyalanan ...soruşturma numaralı şikâyet dosyası içeriğine ilişkin ve ... 12.ATM nezdinde görülen ...E. sayılı dava dosyası içeriğine ilişkin taraflarca sunulan belgeler ve beyanlar bulunmakla birlikte, taraf iddia ve savunmalarının birbirinin aksi yönde olduğu, davacı iddialarının hiçbirinin davalı tarafça kabul edilmediği, ilgili dosyalar kapsamında belirtilen hususların, gerek Savcılık gerekse de Ticaret Mahkemesi kapsamında yargılamaya konu edilmiş oldukları ve işbu davadan bağımsız nitelik arz ettikleri, haksız rekabet kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceklerine ilişkin nihai hukuki değerlendirmenin ve takdirin mahkemeye ait olduğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıkları anlaşılmıştır.
Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması istemlerine ilişkindir.
Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller SMK Madde 29’da sayılmıştır. Marka hakkına tecavüz sayılan haller Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesine atıf yapılmak suretiyle 29. Maddesinde düzenlenmiştir.
6769 sayılı SMK madde 29’a göre, Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanılması ve yine madde 29/b’ye göre Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edilmesi marka hakkına tecavüz sayılmaktadır.
Marka hakkı sahibinin markasına zarar vermeye yönelik tüm fiilleri engelleme hakkı vardır. Marka hakkına tecavüz de bunların başında gelir. Marka hakkına tecavüzün varlığı için Sınai Mülkiyet Kanun’da belirtilen eylemlerden birinin gerçekleşmiş olması ve somut olayda bu eylemin hukuka uygunluk sebeplerinden birinin bulunmaması gerekir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesinde ise;
Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır.
a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmıştık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
6769 sayılı SMK’nın yukarıdaki ilgili maddeleri genel olarak, marka sahibinin tescilli markası ile iltibasa neden olacak işaretlerin kullanılmasını yasaklamaktadır. Madde metninde de belirtildiği üzere; tescilli marka ile aynı veya benzer olan bir işaretin tescilli markanın kapsadığı mal ve hizmetlerde kullanılarak halk tarafından karıştırılma ihtimaline yol açılması marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir. Aynca işaret ile tescilli marka arasında halk nazarında “ilişkilendirme” olduğu ihtimali de “karıştırılma ihtimali” kavramına dahil sayılmıştır. Marka sahibi tescilli markası ile bağlantı kurulması ve veya karıştırılma olasılığı taşıyan markaların aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılmasını önleme yetki ve hakkına sahiptir.
6102 sayılı TTK'nın 54 vd maddeleri ise Haksız Rekabete ilişkindir. Madde 54- "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. " hükümlerine amridir. Yine TTK Madde 55- (1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;....4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,... dürüstlüğe aykırı davranmış olur. Şeklinde düzenlenmiş Madde 56 da "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men'ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği düzenlenmiş kararların ilanının talep edebileceği öngörülmüştür.
TTK hükümlerinden de anlaşılacağı üzere başkasının haklı olarak kullandığı tanıtıcı işaretlerle kullanmak veyahut iltibasa meydan verecek eylemlerde kullanmak haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir.
Tacirin ticari hayatı ile ilgili olarak yaptığı işlerde diğer şahıslardan daha çok "özen göstermesi" gerektiği kabul edilmektedir. Tacir devamlı olarak yaptığı işlerle ilgili mevzuatı, ne yapması gerekeceğini tacir olmayan şahıslardan daha iyi bilir ve bilmek zorundadır. Tacirin bilmek zorunda olduğu şeylerin başında ticari hayatı için gerekli olan kanun hükümleri, ticari hayatın gerekleri ve teamülleri ile ticari örf ve adet gelir. Bu bağlamda, başvuru sahiplerinin tacir olması durumunda T.T.K. M.18/f.2 uyarınca "basiretli bir tacir gibi" hareket etme yükümü altında oldukları kabul edilmektedir. Fakat; bu yükümlülüğün çok katı ve sert değerlendirilmemesi her somut olayın özelliğine göre incelenmesi gerekmektedir.
Başkasına ait marka hakkının doğrudan ya da dolaylı ve iltibaslı kullanımı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmaktadır.
Somut olayda davacılar vekili, davacıların hak sahibi olduğu tescilli markaların davalılar tarafından haksız ve izinsiz bir şekilde ön planda kullanılmak suretiyle davalıların davacıların yetkili distribütörü izlenimi yarattıklarını ve kamuoyunu yanıltıcı ve asılsız beyanlarda bulunduklarını belirterek böylelikle davalıların eylemlerinin davacıların marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ve haksız rekabete sebebiyet verdiğini iddia etmiş, davalılar vekili ise, müvekkillerinin kendilerini davacıların tedarikçileri ya da yetkili satıcıları gibi göstermediklerini, bu algıyı oluşturacak şekilde tanıtım ve reklam yapmadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Talepler ve devam eden sürelere yönelik beyanların tespiti için taraflara tahkikatın tümüne yönelik beyanları ve son sözleri sorulmak sureti ile yargılama sonlandırılmıştır.
Dosya kapsamında mevcut değişik iş dosyaları ve bilirkişi raporlarında, davaya konu internet siteleri teknik açıdan incelenmiş, davalı tarafa ait ...web sitesinde , “...”, “...” “...” ve “...” ibarelerinin yer aldığı, ... web sitesinde, ...”, “...” “...” ibarelerinin yer aldığı, https://... .com web sitesinde , “...”, “...” ibarelerinin yer aldığı anlaşılmakla davalı tarafa ait <...>, <...> ve <...> isimli internet sitelerinde davaya konu davacıya ait markaların izinsiz kullanıldığının tespit olunduğu anlaşılmıştır.
Yine davalılara ait;
...
...
...
...
...
... adlı internet adreslerinde davacılara ait markaların davalılar tarafından izinsiz olarak kullanıldığı bilirkişi raporları ile tespit olunmuş, bu doğrultuda tanıtımın/kullanımın durdurulmasının da dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. (Davacılar vekili, hükümden sonra 08/04/2025 tarihli dilekçesi ile bu hususta karar verilmesini talep etmiş ise de, hükmün 2 nolu bendinin talebi karşıladığı anlaşılmıştır.)
Tüm dosya kapsamı yukarıda özetlenen bilirkişi raporları ile birlikte değerlendirildiğinde, davalıların yukarıda belirtilen internet sitelerindeki kullanımları ile davacıların yetkili kuruluşu izlenimi yarattıkları, tespit edilen gerçeğe aykırı kullanımların ticari dürüstlük kurallarıyla bağdaşmayacağı, davacıların, markalarının bu şekilde kullanılmasına ilişkin herhangi bir rıza ve kabullerinin mevcut olmadığı, dolayısıyla davalıların izinsiz mevcut kullanımının SMK m.7 kapsamında markaya tecavüz teşkil edeceği, davalıların, kendilerine davacı markalarına ilişkin olarak verilmiş herhangi bir yetkilendirmenin dosya kapsamında olmadığı, 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-2 kapsamında, kendisi, ticari işletmesi, işletme
işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı ve yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla 3. kişiyi rekabette öne geçirmek eyleminin haksız rekabet teşkil
edeceğinin düzenlendiği, bu kapsamda davacı markalarıyla bağlantılı olarak, gerçeğe aykırı ve aldatıcı beyanlarda bulunmak, gerçek dışı reklam ve tanıtımlar yapma şeklindeki davalıların izinsiz mevcut kullanımının TTK m. 55/1-a-2 kapsamında ayrıca haksız rekabet oluşturacağı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı sunulan deliller ve davaya dayanak kullanımlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının markaya tecavüz ve haksız rekabete yönelik açmış olduğu davanın kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalıların ... ve ... alan adlı internet sitelerinde yer alan söz konusu pop up duyuru kapsamındaki beyanlarının ve davacılara ait ..., ..., ... ve ... marka haklarının ihlaline yönelik her türlü fiillerinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,
2-Davacı şirketlerin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ..., ..., ..., ..., ...ve (ayrıca dava dilekçesi netice talep kısmının 4 nolu bendinde belirtilen şekillere yönelik) davacı şirketlere ait marka haklarını içerir yetkisiz ve izinsiz üretim, satış, ithalat, ihracat, dağıtım ve tanıtım olmak üzere hukuka aykırı her türlü kullanımın durdurulmasına ve önlenmesine, davalıların yetkili bayii izlenimi yaratan ve haksız rekabet teşkil eden ..., ..., ..., ..., ... ve (ayrıca dava dilekçesi netice talep kısmının 4 nolu bendinde belirtilen şekillere yönelik) davacı şirketlere ait markaları içeren ve yetkili bayii izlenimi yaratan işyeri tabelası, araç üzeri reklam/ reklam, ambalaj, broşür, fatura, katalog, poster, kartvizit vb. evrak ve bütün iş materyallerine dair her türlü kullanımının durdurulmasına ve önlenmesine ile sayılan tanıtım evraklarının görüldüğü yerde toplatılmasına, imhasına,
3-<...>, <...> ve <...> alan adlı internet sitelerine ait sunucuların karar kesinleştiğinde davalılar tarafından kullanılmasının durdurulmasına ve önlenmesine, bu amaçla içeriklerin tutulduğu ilgili özel veya kamu kurum ve kuruluşlarına içeriklerin çıkarılması için yazı yazılmasına,
4-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 269,85 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 345,55 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden;
-Marka hakkına tecavüz davası yönünden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 40.000 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
-Haksız rekabet davası yönünden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 40.000 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
6-Davacılar tarafından yapılan; 269,85 TL Başvuru Harcı, 269,85 TL Peşin/Nisbi Harcı, 20.075,00 TL Tebligat Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 20.614,70 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
7-Davacılar tarafça Mahkememizin ...D.İş sayılı dosyası üzerinden yapılan 2.356,00 TL (Bilirkişi Reddiyatı + Posta-Tebligat Gideri) yargılama gideri ile 476,30 TL harç giderinden oluşan toplam 2.832,30 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
8-Fazla yatan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
9-Mahkeme karar özetinin tüm Türkiye’de yayınlanan ve en yüksek tiraja sahip 3 gazeteden birinde bir kez ilanına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.20/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır