T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/19 Esas
KARAR NO : 2025/88
DAVA : Tazminat (Haksız İhtiyati Tedbirden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/01/2022
KARAR TARİHİ : 21/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız İhtiyati Tedbirden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, Davalı ...'ı .... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ...D.İş dosyasından talebi üzerine 16/08/2016 tarihinde "..." ibareli markası ile karıştırılmaya müsait olduğu tespit edilen "..." isimli sigara ürününün paketini, etiketini veya benzerini taşıyan ürünlerin ihracının, ithalinin, üretiminin satışının pazarlamasının, dağıtılmasının veya ticari amaçla elde bulundurulmasının, depolanmasının tedbiren engellenmesine karar verildiğini, Söz konusu ihtiyati tedbir kararına istinaden davalı tarafından cebri icra yoluyla 2780 adet paketlenmiş sigara paketi, 660 boş sigara dış kolisi ve 105.500 adet sigara dış paketi bulunmuş, toplanmış ve yed-i emine teslim edilmiş olduğunu, ayrıca müvekkilinin adına tescilli ürünün ürünlerin ihracı, ithali, üretimi, satışı, pazarlanması, dağıtılması, elde bulundurulması veya depolanması yasaklandığını, Davalının tedbir kararının akabinde Sayın Mahkemenizde ...E. Sayılı dosyasından tecavüzün tespiti, haksız rekabetin men'i, tecavüzün önlenmesi, söz konusu ürünlerin toplanması ve imha edilmesi ve manevi tazminat talepli dava açtığını, Sayın Mahkemenizin... E. Sayılı dosyasından yapılan yargılama sonucunda 09/05/2017 tarihli celsede verilen hükmün müvekkilinin lehine olup verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verildiğini, Yerel Mahkeme kararının davalı tarafından istinaf edildiğini, istinaf mahkemesinin, müvekkilinin kullanımından davacı markasına karşı tecavüz oluşturduğu yönünde karar verdiğini ve ihtiyati tedbir kararını yenilediğini, bunun üzerine kararın temyiz edildiğini, Yargıtay'ın temyiz incelemesi neticesinde sigara tüketicisinin 18 yaşının üzerinde ve dikkatli bir kullanıcı olduğuna, görsel unsurların sigara emtiası açısından iltibas gücünün zayıf olduğuna, telaffuza ilişkin benzerliklerin nazara alınması gerektiğine dair görüş bildirerek müvekkili lehine kararı bozduğunu, Temyiz incelemesi üzerine İstinafın Yargıtay kararına uyduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin Yargıtay kararına uyması üzerine verilen karar davalı tarafından temyiz edildi Yapılan temyiz incelemesinde ise Bölge Adliye Mahkemesi kararının onandığını, nihayetinde verilen ihtiyati tedbir kararının haksız olduğunun anlaşılmış olduğunu, İşbu sebeple haksız olarak tesis edilen ihtiyati tedbir kararı sebebiyle müvekkillerinin uğramış oldukları zararları tazmin etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, Müvekkilinin ihtiyati tedbir nedeniyle ağır maddi zarara uğradığını, cebri icra yoluyla 2780 adet paketlenmiş sigara paketi, 660 boş sigara dış kolisi ve 105.500 adet sigara dış paketi bulunduğunu ve toplandığını, Bununla birlikte müvekkilinin uzun arge çalışmaları sonucu yaratmaya çalıştığı ... markası ile üretim ve dağıtım yapamadığı için piyasa bilinirliğinin yok olduğunu ve halihazırda kazanılmış müşteri kitlesinin tedbir süresi içerisinde sigaraya ulaşamaması nedeniyle var olan potansiyel tüketici kitlesinin kaybedilmesine neden olunduğunu, bu nedenle tedbir dönemi içinde faaliyet gösteremeyen markanın yok olmaya mahkum edildiğini ve müvekkilinin markadan beklediği fayda ve ekonomik kar elde edemediğini uğranılan zararın tazminini, Müvekkillerinin ticari itibarlarının zedelendiğini ve manevi zarara uğradığını, uğranılmış olunan manevi zararın tazminini talep ve beyan etmiştir.
Davalı vekili, ...- şirketi tarafından ... paketinde kullanılan renk kombinasyonunun müvekkili tarafından kullanılan renk kombinasyonunun birebir aynı olduğunu, renklerin tertip tarzını, yani mavi dikdörtgen arka planı ve onun dışında kalan kırmızı/gri çizgileri ve de ana markanın beyaz renkteki yazımının kopyalandığını, ... şirketinin, müvekkilinin dava dilekçesinde listelenen tescilleri ile birlikte ve aynı zamanda ... sayılı tescili ile tek başına koruma altında olan ... tescilli markasının birebir aynını kopyaladığını, hataen benzer olamayacak şekilde, aynen müvekkilinin ... ürününde olduğu gibi, ... kelimesini ... markasının altına yerleştirdiğini, Ayrıca ... şirketinin, müvekkilinin dava dilekçesinde listelenen tescilleri ile korunan ve ... ürününde yer alan şekil unsurunu taklit ettiğini, Haksız olarak verilmiş bir ihtiyati tedbir kararı olduğu iddiasını reddettiklerini, müvekkilinin tamamen yasaların kendisine tanıdığı hakları kullanmış olmasının ve fikri mülkiyet hakkını korumak için hukuki yollara başvurmasının haksız olarak nitelendirilemeyeceğini, Davaya konu edilen ihtiyati tedbir kararlarının; İhtiyati tedbir kararının infaz edildiği 23 Ağustos 2016 tarihi ile bu kararın kaldırıldığı 9 Mayıs 2017 tarihi arasında ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin ... tarihli kararı ile bu kararın kaldırıldığı ... tarihine kadar uygulanmış olduğunu, İstinaf Mahkemesi'nce verilen tedbir kararında, paketlerin içindeki ürünlerin çıkarılıp ambalajlarının toplanmasına karar verilmesine rağmen; icra müdürlüğünce, tedbir kararının ambalajların yanı sıra ürünlere de uygulanmasından doğan ispatlanmış herhangi bir zarardan müvekkilin değil icra müdürlüğünün sorumluluğunun bulunduğunu, Tedbir uygulanan ürünlerin ve ambalajların hiçbirisi imha edilmemiş olduğundan, bu malların davacı yanlarca aynen iade alınması mümkün olduğundan, tedbir kararının uygulandığı dönemde ürünün raf ömrünün dolmamış olması halinde tedbir uygulanan ürünler bakımından da müvekkilin tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, Tazminat talebinde bulunulabilmesinin şartlarından olan "İhtiyati tedbir kararı ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunması" kapsamında; davacıların, Covid-19 pandemisi, döviz kurundaki dalgalanma ve ekonomik krizden kaynaklı olarak uğramış olduğu zararlar var ise, bu zararların da müvekkilimizden tazmin edilmesinin reddi gerektiğini, Davacıların haksız ihtiyati tedbir kararı veya müvekkilinin mevcut davadaki kusuruna ilişkin bir iddiada bulunabilecekleri veya bu konuda herhangi bir manevi tazminat talebinde bulunabilecekleri hiçbir hukuki veya fiili dayanak bulunmadığını, davanın reddini talep ve beyan etmiştir.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, bilirkişi raporları alınmıştır.
Mahkememizce aldırılan 06/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Somut olay bakımından haksız ihtiyati tedbir kararından kaynaklı tazminat istemi için gerekli koşulların oluştuğunun değerlendirilebileceği, ancak heyetimiz içerisinde bir mali uzmanı bulunmaması nedeni ile heyetimizce konu hakkında rakam bazında inceleme ve değerlendirme yapılamadığı, davacı yanın manevi tazminat talepleri bakımından ise takdir ve kanaat yalnızca Sayın Mahkemenize ait olduğu, Fiilen tedbir uygulamasına onu edilmiş olan 2780 adet paketlenmiş sigara paketi, 660 boş sigara dış kolisi ve 105.500 adet sigara dış paketinin yedieminde kalmasından sonra kullanılmayacağı, ilgili ürünlerin tedbir tarihindeki değerlerinin 77.102,00 TL, rapor tarihindeki değerlerinin ise 633.550,00 TL olduğunun değerlendirilebileceği, konu hakkındaki nihai takdirin yalnızca Sayın Mahkemenize ait olduğu görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 29/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle, Davacı, tedbir tarihi ile tedbir tarihinin kaldırıldığı tarih aralığında üretim ve satış yapamadığı tedbir konulmamış olsa idi ne kadar satış yapabileceğinin tespitinin imkansız olduğu, şöyleki dava konusu ürün satışına 2016 yılında başlandığı geçmiş yıllarda ürün satışı olmadığı, geçmişi bilmeden geleceği tahmin etmenin imkansız olduğu, bilinse dahi Davacının mali tablolarına göre mal satışından zarar ettiği, Takdirin Mahkemede olduğu yönünde görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Dava, Tazminat (Haksız İhtiyati Tedbirden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK.nın 399. maddesi hükmü uyarınca; İhtiyati tedbir kararı alan kimse, ihtiyati tedbir kararının haksız olduğunun belirlenmesi halinde ihtiyati tedbir kararı yüzünden karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğradıkları zararı gidermekle yükümlüdür.
Kural olarak giderim borcunun doğumu için kusur aranmamaktadır. Bu konuda öğretide, uygulamada ve yargısal inançlarda görüş birliği vardır. Diğer bir deyişle haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararların gideriminde kusursuz sorumluluk esası kabul edilmiştir.
İhtiyati tedbir kararı alan kişinin sorumluluğuna hükmedilebilmesi için ihtiyati tedbir kararının uygulanmış olması, ihtiyati tedbir kararının haksızlığının belirlenmesi, zarar ile ihtiyati tedbir kararının uygulanması arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...D.iş sayılı dosyasında hükmedilen ihtiyati tedbir kararının uygulandığı, mahkememizin 2016/182 esas sayısına kayıtlı asıl davanın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... E. ...K. 19.04.2021 tarihli ilamından anlaşıldığı üzere 01.07.2021 tarihinde kesinleştiği, asıl davada neticeten; huzurdaki dava davalısının tescilli markalarına yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin oluşmadığı tespit edilmekle, bu durumda uygulanan tedbir kararlarının haksız olduğu, ... 4. İcra Müdürlüğünce tanzim 23.08.2016 tarihli haciz tutanağından anlaşıldığı üzere, ihtiyati tedbir kararı üzerine uygulanmış olan işlemle, huzurdaki dava davacısının haksız ihtiyati tedbir kararı sonucu zarara uğratılmış olduğu, zararla ihtiyati tedbir kararı arasında uygun illiyet bağının var olduğu, böylelikle haksız ihtiyati tedbir nedeniyle tazminat talebinin yerinde olduğu, ihtiyati tedbir kararı verilen 2.780 adet paketlenmiş sigara paketi, 660 boş sigara dış kolisi ve 105.500 adet sigara dış paketinin mevcut tasarımları nedeniyle yedieminden kalmasından sonra piyasada bulundurulamayacağından kullanılmasının mümkün olmadığının 06/12/2023 tarihli bilirkişi raporu ile tespit olunduğu, yine ürünlerin tedbir tarihindeki değerlerinin 77.102,00 TL rapor tarihinde ise 633.550,00 TL olduğunun bildirildiği, 29/07/2024 tarihli raporda ise 24.288,29 TL tedbir tarihindeki davacı zararı, 183.089,80 TL ise rapor tarihindeki zarar olarak hesaplandığı, tedbir tarihi ile tedbir tarihinin kaldırıldığı tarih aralığında tedbir konulmamış olsa idi ne kadar satış yapabileceğinin tespitinin bilinemeyeceği, davacının 23.08.2016-03.06.2017 tarihleri arasında tedbirden dolayı üretim ve satış yapamadığı, aradaki zamanın yaklaşık 285 gün olduğu, arada geçen boş zaman için satış miktarının bilinemediği, dava konusı ürünün satışına 2016 yılında başlandığı geçmiş yıllarda ürün satışı olmadığı,davacının 23.08.2016 tarihi itibari ile haciz edilen ürünleri ile birlikte Resmi defterlerine göre ürünlerin üretimini ve satışını durduğu , satış faturaları ve defterlerine göre davacı 03.06.2017 tarihi ile birlikte satışlarına başladığı ilk aylarda satışlarının düşük adetlerde olduğu, 2017 yılının 11. ayında (kasımda) ise satışların yükseldiği, aralık ayında hiç satış yapmadığı, ihtiyati tedbir karar verilmemiş olsa idi kar noktasında ne kadar satış yapılmış olacağının bilinemeyeceği, ayrıca düşüşlerin de tedbirden bağımsız başkaca bağlı unsurlardan da gerçekleşebileceği, gelinen aşamada zararın tam olarak tespitinin mümkün olmadığının anlaşıldığı ve bilirkişi raporlarında belirlenen tutarların çelişki olarak değerlendirilemeyeceği, zararın TBK. m. 50 kapsamında hakkaniyet gereği belirlenmesi gerektiği anlaşılmakla, üretimin başladığı 2016 yılına ait 06-13-20/08/2016 tarihli faturalar ve satışlar ile tedbirin kaldırıldığı tarihten sonraki fatura tutarları ve satışlar gözetilmekle, 2016 yılı ile müteakip yıllardaki dalgalanmalar dikkate alınarak, yukarıda açıklanan sebepler ışığında 600.000,00 TL maddi tazminat dosya kapsamına uygun bulunmuş, 50.000,00 TL olarak talep olunan manevi tazminatın , eylemin ağırlığı, tarafların birbirlerine göre konumları ve hakkaniyet gereğince yerinde olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:
1-Maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, TBK m. 50 gereğince takdiren ve hakkaniyet gereği belirlenen 600.000,00 TL maddi tazminatın 23/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,fazlaya dair talebin reddine,
2-Manevi tazminat davasının kabulü ile, 50.000,00 TL manevi tazminatın 23/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 44.401,50 TL harçtan daha önceden ödenen 17.077,50 TL peşin harç düşüldükten sonra eksik kalan 27.324,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacılar tarafından sarfedilen 17.077,50 TL peşin harç ve 80,70 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-12.040,00 TL tebligat, posta gideri yargılama giderinin kabul red oranı göz önüne alınarak takdiren 8.026,66 TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
6-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; marka hakkına tecavüz davası bakımından 94.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; marka hakkına tecavüz davası bakımından 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; marka hakkına tecavüz davası bakımından 56.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
9- 1360 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre 906,66 TL'sinin davalıdan, 453,34 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır