T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/117 Esas
KARAR NO : 2025/90
DAVA : Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 06/06/2022
KARAR TARİHİ : 21/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili firmanın 1988 yılında kurulduğunu, inşaat boyaları, ısı yalıtım malzemeleri, yapı kimyasalları ve yardımcı ürünlerinin üretimini ve satışlarını yaptığını, sektörde “...”, “...”, “...”, “...”, “...” gibi çok sayıda saygın marka ile tanındığını, Türkiye'de 5000'den fazla bayi satış noktasının olduğunu, dünyanın çok sayıda farklı ülkesinde faaliyet gösterdiğini ve 2019 yılında ... tarafından satın alınarak global bir oyuncu haline geldiğini, “... markasının da tüketicide yarattığı sinerji sayesinde belirli bir güveni simgeleyen tanınmış bir marka olduğunu, müvekkilinin 2003'de AR-GE çalışmaları neticesinde binaları ısı yalıtımı ile ilgili yalıtım performansının yalıtım kalınlığından bağımsız olarak artışını sağlayacak klasik ve grafit (karbon) katkılı polistren taneciklerin yenilikçi ve özgün bir formda bir araya getirilmesi suretiyle “...” ısı yalıtım levhalarını bulduğunu, Türkiye'de ilk defa müvekkilinin piyasaya sunduğunu, müvekkilinin ürününün ... numara ile tasarım tesciline sahip olduğunu, ... numara ile ... “...” marka tesciline sahip olduğunu, müvekkilinin tasarım ve marka tescillerinde görülen ürünleri ağırlıklı “...” markası adı altında satışa sunduğunu, davalı tarafın mütecaviz kullanımları hakkındaki açıklamaları kapsamında, davalı tarafın müvekkili şirketin “...” ... ürün tasarımına, buna ilişkin markalarına, özgün logosuna ve özgün ürün ambalajına iltibas yaratacak derecede benzer nitelikte ... ürününü üretmekte ve piyasaya sunmakta, pazarlamasını yapmakta olduğunu, davalı tarafın ürününün müvekkiline ait tescilli tasarıma sahip ürününün ve tescilli markalarındaki ürün görselinin aynısı olduğunu, davalı tarafın kelime markası olarak dahi tescilli olmayan “...” markasının kullanım şeklinin müvekkilinin logosu birebir kopyalanarak oluşturulduğunu, davalı tarafın ambalaj seçiminin müvekkilinin özgün ambalaj tasarımı ile ayırt edilemeyecek kadar benzer nitelikte ve iltibas yaratmakta olduğunu, tüm bu hususların bir arada olmasının davalı tarafın müvekkilinin 20 yıla yakın süredir piyasada olan “...” ürünlerinin sektör ve tüketicilerle bilinirliği, piyasadaki ekonomik gücü, ayırt edici tasarımı ve yüksek marka imajından kötü niyetli bir fayda sağlama amacının açık, net ve şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ortaya koyduğunu, davalı tarafın eylemlerinin müvekkilinin tescilli tasarımına tecavüz oluşturmakta olduğunu, tasarıma hususiyetini veren özelliğin ısı yalıtım malzemesinin karbon/grafit katkılı gri ve beyaz renkte genleştirilmiş polistiren küreciklerin belirli teknik esaslar ve know-how'a uygun şekilde bir araya getirilmesi suretiyle oluşturulması olduğunu, bu durumun ürünün doğası gereği ve teknik bir zorunluluktan meydana gelen bir durum olmadığını, sektörde faaliyette bulunan birçok firmanın farklı renk ve tasarımda ısı yalıtım levhası üretmekte ve bizzat davalının da birçok farklı renk ve tasarımda ısı yalıtım malzemesinin olduğunu, davalı yanın davaya konu ürününde seçenek özgürlüğü olmasına rağmen özellikle müvekkilinin karbon katkılı gri ve beyaz renkte genleştirilmiş polistiren küreciklerle oluşturulmuş olduğu tasarımından faydalandığını, bilgilenmiş kullanıcının her iki ürün arasındaki farkı ayırt edemeyeceğini, hem müvekkilinin hem de davalının aynı sektörde ticari faaliyetlerini yürüttüğünü, müvekkiline ait tasarımı kötü niyetli şekilde aynen kendi ürününe kopyaladığını, kullandığını ve müvekkilinin piyasada uzun yıllar büyük emek harcayarak yarattığı güvenirliğinden (ticari itibarından) haksız bir şekilde yarar sağlamaya çalıştığını, davalıların “...” ibaresini kullanım şekillerinin marka tecavüzü teşkil ettiğini, davalı tarafı şekli kullanımın müvekkili markalarında yer alan ürün şeklinin aynen kullanımı olup tescil edildiği ve kullanıldığı mal üzerinde doğrudan kullanıldığını, davalı tarafın “...” şeklindeki kullanımının müvekkilinin markasına karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer bir kullanım olduğunu, dava konusu ürün üzerinde yer alan “...” ibaresinin müvekkilinin markalarına tecavüz yaratacak şekilde tasarlandığını, logolardaki kırmızı şerit ile gri şeridin oranının aynı olduğunu, davalı şirketin logosu üzerinde hiçbir tescil hakkı olmadığını, davalı tarafın “...” şeklinin ... tarih ve... sayılı bir marka başvurusu varsa da bu başvurunun henüz tescil edilmediğini, davalı ürünlerinin tek bir ambalaj altında piyasaya sunulsa da satış aşamasında ürünlerin “...” ayrımı ile tüketiciye sunulduğunu, davalı tarafın müvekkilinin ürün gamını da kopyalayarak müvekkilinin “...” “...” ürün yelpazesine benzer bir seçeneği tüketiciye sunarak benzerliği ve karıştırılma ihtimalini arttırdığını, ambalajlarda kullanılan renk kompozisyonlarının aynı olduğunu, dava konusu ürün, ambalaj ve markaları taşıyan tüm ürünlere ve bunları taşıyan her türlü tanıtım ve reklam materyallerine davalı yanın “...”, “...” adreslerindeki ve tespit edilecek diğer adreslerindeki, gümrüklerde, antrepolarda, yükleme mahallerinde, satıcılarda, her çeşit nakliye araçlarında ve görüldükleri her yerde el konulmasına, toplanması ve muhafaza altına alınması, Tedbir konusu ürün tasarımını, “...” logosunu (daha açık bir ifadeyle davalının kullandığı “...” ifadesinin işaret edilen “kırmızı üzerine beyaz yazı altında gümüş bir şerit halinde yer alan bant üzerinde siyah benekler bulunan görseli içindeki kullanımı” yahut ambalaj kompozisyonunu taşıyan ürünlerinin ve bu ürünler ile ilgili her türlü reklam ve tanıtım materyallerinin imalini, satışını ve dağıtımını yapmalarının, ithalinin ve ihracının, yurt içinde ve yurt dışına satışa sunulmasının önlenmesine, ihtiyati tedbir kararının hükmün kesinleşmesine kadar devam ettirilmesine, davalıların davacının ürün tasarımına ve markalarındaki ürün şekli unsuruna benzerlik arz eden ürünleri ile bu ürünlerin ambalajları ve ürünler üzerinde kullanılan markanın görsel unsuru nedeniyle yaratılan iltibas, tasarım tecavüzü, marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine ve sonuçların ortadan kaldırılmasına, davalı tarafın davaya konu tüm ürünlerinin üretim ve satışlarının önlenmesine, anılan ürünlerin toplatılmasına ve imhasına, davalı tarafın davaya konu tüm ambalajlarının üretim ve satışlarının önlenmesine, kararın Türkiye çapında yayınlanan tirajı en yüksek iç gazeteden birinde yayınlanmasına, masraf ve yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine, kötü niyetli davalının HMK m.422 uyarınca, yargılama giderlerinden başka, müvekkili ile arasında kararlaştırılan vekalet ücretinin tamamını ödemeye de mahkum edilmesine, karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili firmanın kendi tescilli markası ile kendi ürünlerini sattığını, davacı firma tarafından tekelleşme gayesiyle yapılan tüm itirazların reddedildiğini ve müvekkili firmaya ait markanın tescillendiğini, müvekkili firmanın davacı firmaya ait herhangi bir ürün satmadığını, ürünlerin aynı olmadığını, müvekkili firmaya ait ürünün kimyevi değerlerinin farklı olduğunu, müvekkili firmanın yerli ve milli firma olduğunu, kendisine ait ürünleri sattığını, mahkememizin 22/04/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini, itirazın kabulü ile müvekkili lehine olacak şekilde tedbir kararının verilmesini, müvekkili tarafından yatırılacak şekilde teminatın makul ve müvekkilinin ekonomik mahvına sebebiyet vermeyecek ölçüde arttırılmasına karar verilmesini ve davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirmiş oldukları delilleri toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılarak raporlar alınmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 25/07/2022 tarihli raporda; ''Davalı tarafa ait olduğu iddia edilen ve dosya kapsamında sunulan numunelerin tasarımlarının, davacı tarafa ait ... numaralı tescil içeriğindeki tasarım ve davacı tarafa ait “...” ve “...” isimli numunelerin tasarımları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, Davalı tarafa ait olduğu iddia edilen numunelerin “...” isimli ve ...- açıklamalı ambalajlarının, davacı tarafın “...” ve “...” açıklamalı ambalajları ile tüketici açısından iltibasa meydan verecek derecede benzer oldukları, SMK m. 29/1,b ve m.7/2,b,c hükümleri uyarınca davacıya ait ... tescil numaralı ve ... tescil numaralı markalarına karşı tecavüz eyleminin oluştuğunun kabul edilebileceği, Davacıya ait ... tescil numaralı ve... tescil numaralı markalarına yönelik davalı tarafından haksız rekabet hükümlerinin ihlal edildiği...'' yönünde görüş ve kanaate ulaştıkları anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 05/02/2024 tarihli raporda ise; "...“ Bu testlerin yapılabilmesi için mahkeme tarafından iki firmanın ürün örnekleri üzerinde yapılacak analiz sonuçlarına göre daha sağlıklı olarak iki malzemenin kimyasal açıdan benzerliğin ortaya konulabileceği, ... Davacı tarafa ait 20.01.2003 başvuru tarihli...no'lu tescilli izolasyon plakası tasarımı ve numune ürünler (..., ...) ile davalı tarafa ait (..., ...) numune ürünlerin arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin benzerlikler bulunduğunu, bu sebep ile iltibas yaratabilecek derecede benzer olarak algılandıkları, 25.07.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu ile aynı görüşte olunduğunu, ... Davacıya ait tasarımın dava konusu tasarımların benzer işlevleri benzer malzeme biçiminde farklı yüzey dokusu ve şekilleri ile karşılayabilmesi nedeniyle seçenek özgürlüğünü ortadan kaldırmadığı,...Davacı tarafa ait ... no'lu tescilli tasarıma tecavüz teşkil edecek şekilde davalı yanca ürün ve ambalajlarda kullanılmakta olduğu, davacı tarafa ait tescilli izolasyon plakası tasarımında kullanılan ambalaj ile davalı tarafa ait numune ürünlerde kullanılan ambalaj arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin benzerlikler bulunduğunu, bu sebep ile iltibas yaratabilecek derecede benzer olarak algılandıkları, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği, “ Dosyada bulunan 22/12/2022 tarihli ...'a ait uzman görüşü, 25.07.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu, 10/08/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu...'a ait uzman görüşü ile aynı kanaatte olunduğu, 17/10/2022 tarihli ... ve... 'a ait uzman görüşü ile aynı kanaatte olunmadığı, Davalı tarafça adına tescilli bulunan ...” markasının tescilli olduğu halinden başka şekilde kullanılmasının davacının marka hakkına iltibas yoluyla tecavüz teşkil ettiği..." yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 26/08/2024 tarihli raporda; "...
Taraflara ait ısı yalıtım ürünlerinin kimyasal yapılarının aydınlatılması için yukarıda ifade edilen kimyasal yapı testleriyle yapı ve bileşimleri ortaya konabileceği, bu testlerin yapılabilmesi için mahkeme tarafından iki firmanın ürün örnekleri
üzerinde yapılacak analiz sonuçlarına göre daha sağlıklı olarak iki malzemenin kimyasal açıdan benzerliğin ortaya konulabileceği, davacı tarafa ait ...başvuru tarihli ... no’lu tescilli izolasyon plakası tasarımı ve numune ürünler (..., ...) ile davalı tarafa ait (..., ...) numune ürünlerin arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin benzerlikler bulunduğunu, bu sebep ile iltibas yaratabilecek derecede benzer olarak algılandıkları, 25.07.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu ile aynı görüşte olunduğunu ve bu itibarla kök rapordaki görüşlerini değiştirmeleri gerektiren bir hususun mevcut olmadığı, davacıya ait tasarımın dava konusu tasarımların benzer işlevleri benzer malzeme biçiminde farklı yüzey dokusu ve şekilleri ile karşılayabilmesi nedeniyle seçenek özgürlüğünü ortadan kaldırmadığı ve bu itibarla kök rapordaki görüşlerini değiştirmeleri gerektiren bir hususun mevcut olmadığı, davacı tarafa ait... no’lu tescilli tasarıma tecavüz teşkil edecek şekilde davalı yanca ürün ve ambalajlarda kullanılmakta olduğu ve bu itibarla kök rapordaki görüşlerini değiştirmeleri gerektiren bir hususun mevcut olmadığı, davacı tarafa ait tescilli izolasyon plakası tasarımında kullanılan ambalaj ile davalı tarafa ait numune ürünlerde kullanılan ambalaj arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin benzerlikler bulunduğunu, bu sebep ile iltibas yaratabilecek derecede benzer olarak algılandıkları, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği ve bu itibarla kök rapordaki görüşlerini değiştirmeleri gerektiren bir hususun mevcut olmadığı, dosyada bulunan 22/12/2022 tarihli...’a ait uzman görüşü, 25.07.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu, 10/08/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu, ...’a ait uzman görüşü ile aynı kanaatte olunduğu, 17/10/2022 tarihli ... ve ... ’a ait uzman görüşü ile aynı kanaatte olunmadığı ve bu itibarla kök rapordaki görüşlerini değiştirmeleri gerektiren bir hususun mevcut olmadığı, davacı tarafça adına tescilli bulunan “...” markasının tescilli olduğu halinden başka şekilde kullanılmasının davacının marka hakkına iltibas yoluyla tecavüz teşkil ettiği ve bu itibarla kök rapordaki
görüşlerini değiştirmeleri gerektiren bir hususun mevcut olmadığı..." yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığı anlaşılmıştır.
Dava, marka hakkına ve tasarım hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, refi istemlerine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı, taraflarca sunulan deliller ve yukarıda özetlenen bilirkişi raporları bir arada değerlendirildiğinde ;
... nolu tasarım tescili ile, ... numaralı "...", ...numaralı “..." ve ... numaralı “...” markalarının davacı adına tescilli olduğu, ... sayılı marka tescilinin ise davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Her iki tarafın da markası ve markasal kullanımı .... ve .... sınıfta yer alan yalıtım ve kaplama emtialarını içermektedir. Davacıya ait... tescil numaralı Dalmaçyalı markası kırmızı zemin üstüne beyaz renkli ilk harf büyük diğerleri küçük şeklinde yazılan ... ibaresi ve bu ibarenin altında tümü büyük harflerle yazılmış ... ibaresi ile birlikte kırmızı zeminin altına gelecek şekilde gri zemin üzerine siyah beneklerden oluşan dalmaçyalı görünümlü dikdörtgen şeklinde bir şerit ve ... ibaresinin sonunda üstte markanın tescilli olduğunu gösteren ve İngilizce “...” ifadesinin kısaltması anlamına gelen (r) görselini içermektedir.
Yine davacıya ait ... tescil numaralı markası da bu kez daha büyük bir gri zemin üstüne gelecek şekilde ve kenarları beyaz renkle çerçevelenmiş kırmızı zemin üstüne beyaz renkli ilk harf büyük diğerleri küçük şeklinde yazılan ... ibaresi ve bu ibarenin altında tümü büyük harflerle yazılmış ...ibaresi ile birlikte kırmızı zeminin altına gelecek şekilde gri zemin üzerine siyah beneklerden oluşan ... görünümlü dikdörtgen şeklinde bir şerit, şeritin sağ alt tarafına gelecek şekilde yukarı doğru eğimli yerleştirilmiş ve tırnak işareti içinde belirtilmiş siyah zemin üstüne büyük harflerde beyaz renkli DOĞRUSU ibaresini ve ... ibaresinin sonunda üstte markanın tescilli olduğunu gösteren ve İngilizce “...” ifadesinin kısaltması anlamına gelen (r) görselini içermektedir.
Davalıya ait... başvuru numaralı ... marka tescilinin ise, tescilli halinden başka şekilde kullanıldığı, tescilden farklı kullanım şeklinde puantiyeli gri zemin üzerine dikdörtgen şeklinde kırmızı fon üstüne yazılmış beyaz harflerin bulunduğu, bu kullanımın doğrudan davacıya ait tescilli markalara benzer bir dizayna sahip olduğu, böylelikle davalının markasını davacının markasına yaklaştırarak kullandığı, bu durumun davacı yanın markasına iltibas oluşturacak mahiyette olduğu ve davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği, bilirkişilerce taraf ürünleri üzerinde yapılan incelemede davacı tarafa ait ... başvuru tarihli ... no'lu tescilli izolasyon plakası tasarımı ve numune ürünler (..., ...) ile davalı tarafa ait (..., ...) numune ürünlerin arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin benzerlikler bulunduğunun tespit olunduğu, bu sebep ile taraf ürünlerinin ve tasarımlarının iltibas yaratabilecek derecede benzer olarak algılandıkları ve tasarım hakkına tecavüz oluşturduğu, davacıya ait tasarımın dava konusu tasarımların benzer işlevleri benzer malzeme biçiminde farklı yüzey dokusu ve şekilleri ile karşılayabilmesi nedeniyle seçenek özgürlüğünü ortadan kaldırmadığı, davacı tarafa ait... no'lu tescilli tasarıma tecavüz teşkil edecek şekilde davalı yanca ürün ve ambalajlarda kullanılmakta olduğu, davacı tarafa ait tescilli izolasyon plakası tasarımında kullanılan ambalaj ile davalı tarafa ait numune ürünlerde kullanılan ambalaj arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin benzerlikler bulunduğu, bu sebep ile iltibas yaratabilecek derecede benzer olarak algılandıkları kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar davalı taraf ürün ham maddelerin farklı olduğunu ve kimyevi inceleme yapılmasını talep etmiş ise de, dava konusu gözetilmekle bu yöndeki talep yerinde görülmeyerek reddolunmuş, yine dosya kapsamında alınan, taraflarca sunulan uzman görüşlerini ve önceki raporları da teknik açıdan değerlendiren, içerisinde sektör bilirkişisinin de bulunduğu uzman bilirkişilerin hazırlamış oldukları raporun dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, aksi yöndeki uzman görüşü değerlendirmelerinin dosya kapsamı ile uyuşmadığı dikkate alınarak bu yöndeki değerlendirmelere itibar edilmemiş, yine her ne kadar davacı tarafça HMK m. 329 kapsamında vekalet ücreti talep olunmuş ise de, dosyadaki bilgi ve belgelere göre davalının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından bu yöndeki istemin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan tüm bu hususlar doğrultusunda, davacının marka ve tasarım hakkına tecavüz ile haksız rekabete yönelik açmış olduğu davanın kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının davacının ürün tasarımına ve markalarındaki ürün şekli unsuruna benzerlik arz eden ürünleri ile bu ürünlerin ambalajları ve ürünler üzerinde kullanılan markanın görsel unsuru nedeniyle yaratılan iltibas, tasarım tecavüzü, marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine ve sonuçların ortadan kaldırılmasına, davalı tarafın davaya konu tüm ürünlerinin üretim ve satışlarının önlenmesine, anılan ürünlerin toplatılmasına ve imhasına, davalı tarafın davaya konu tüm ambalajlarının üretim ve satışlarının önlenmesine, anılan ürünlerin toplatılmasına ve imhasına,
2-Davalı tarafın davaya konu davacının markalarının görsel unsuru kopyalanmak suretiyle oluşturulmuş kullanımlarının (Davalı'nın "...” ibaresinin “kırmızı üzerine beyaz yazı altında gümüş bir şerit halinde yer alan band üzerinde siyah benekler bulunan logo” içindeki kullanımlarının) önlenmesine, markayı taşıyan ürün ve ambalajların toplatılmasına ve imhasına,
3-Davalı tarafın davaya konu görüntüleri haiz tüm kullanımlarının, her türlü TV, radyo, internet, mobil, hizmetler ve mallar, ürünler; ambalajlar; ilan, reklam, broşür, afiş ve sair tanıtım malzemesi; basılı kağıtlar, faturalar ve ticari evrak ile sosyal medya hesapları ve alan adları da dahil olmak üzere internet üzerinde kullanmasının önlenmesine,
4-Davalının davaya konu görüntüleri haiz tüm mal, ambalaj; ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü basılı kağıtlar, faturalar, tanıtım malzemelerinin ve ticari evrakın bulundukları yerlerden toplanarak emin bir yerde muhafaza altına alınmasına ve imhasına,
5-Tecavüz oluşturan ürünler ile münhasıran bunların üretiminde kullanılan cihaz, makine gibi araçlara (tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde) el konulmasına, el konulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde tarafımıza mülkiyet hakkı tanınmasına, tecavüzün devamını önleyecek şekilde gerekli tedbirlerin alınmasına yahut imhasına,
6-Mahkeme karar özetinin tüm Türkiye'de yayınlanan ve en yüksek tiraja sahip ilk 3 gazeteden birinde bir kez ilanına, ilan ücretinin peşin olarak davalıdan alınmasına,
7-Hmk md. 329 çerçevesindeki davacı talebinin reddine,
8-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 80,70 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 534,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden;
-Marka hakkına tecavüz davası yönünden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 40.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Tasarım hakkına tecavüz davası yönünden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 40.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Haksız rekabet davası yönünden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 40.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davacı tarafından yapılan; 80,70 TL Başvuru Harcı, 80,70 TL Peşin/Nisbi Harc, 18.440,00 TL Tebligat Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 18.601,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Fazla yatan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/03/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır