T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/460 Esas
KARAR NO : 2025/74
DAVA : Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.), Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 10/03/2017
KARAR TARİHİ : 17/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.), Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin bir kamu kurumu olarak ... (...), Kapalı Alanlar için ... (...) olan “... (2015)” işi için personel istihdamına yönelik açtığı ihalenin 13.04.2015 tarihinde ... A.Ş, (karşı taraf) isimli firma lehine sonuçlanmış ve ilgili firmayla 06.05.2015 tarihinde sözleşme imzalandığını, buradaki teknik şarinamenin 3.5. maddesinde, “Merkez bünyesinde gerçekleştirilerek ... yazılımın kodları açık olarak merkeze teslim edilecektir. Bu yazılımdan doğacak her türlü fikri ve mülki haklar itü cağrati bilgi teknolojileri araştırma merkezi'ne aittir” düzenlemesi bulunduğunu, söz konusu yazılımın geliştirilmesi tamamlanmış ve uygulama haline getirilmiş olduğunu, hal böyle iken Davalı Yüklenici ...A.S. tarafından ihale konusu yazılımın, ... (... ve ... (...isimleri ile müvekkil Üniversite'den izinsiz ve habersiz olarak, 3. Kişilere, çeşitli kurum ve kuruluşlara satıldığı ve menfaat elde edildiğinin tespit edildiğin bu haksız ve izinsiz kullanımın delillerinin tespit edilmesi amacı ile ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mah."nin ... D.İş sayılı dosyasındaki bilikişi tespiti neticesinde, ...A.Ş. Tarafından, müvekkil üniversite'nin izin ve bilgisi bulunmadan yazılımın ... ve ... sistemlerine yüklenmiş olduğu, esasen hak sahibinin müvekkil üniversite olduğu isabetli bir şekilde tespit edildiğini, Davalının söz konusu eyleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespitine, Davalının eylemini dava tarihi itibariyle halen devam ettirdiği ve müvekkil Üniversite'nin zararının gün be gün artığı göz önüne alınarak, öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ...ve ...sistemlerinde ..., ... ve varsa benzeri isimli uygulamalarının söz konusu sistemlerden kaldırılmasına, Verilecek tedbir kararının halihazırda davalının anlaşma yapmış olduğu T.C, Soğlık Bakanlığı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu'na; ...projesinde yer almasını önlemek üzere, ...'na, uygulamalar içerisinde bulunan AVM'lerin yönetimine gönderilmesini, Fazlaya ilişkin talep haklanmız saklı kalmak kaydı ile, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Esedderi Kanunu'nun 68/1. Maddesi gereğince, Sayın Mohkeme tarafından belirlenecek olan huzurdaki dava konusu yazılımın rayiç değerinin 3 katı tutarında tazminat ile birlikte davalı tarafın dava konusu yazılımdan elde ettiği karın şimdilik 10.000 TL'sinin fonbinTürklirası) işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, 100.000TL (yüzbin Türk lirası) manevi tazminatın yasal faizi birlikte ödenmesine, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 78. Maddesi gereğince hükmün ilanına, yargılama masrafları ile ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 13.04.2017 tarihli dilekçesinde özetle, 06.05.2015 tarihinde imzalanan hizmet alım sözleşmesi ile 05.02.2016 tarihinde tamamlanmış ve sözleşmeye uygun olarak geliştirilen yazılım kodlarının aylık olarak düzenli raporlar ve 9 adet hakedişe uygun olarak teslim edildiğini ve ilgili kurum tarafından kabul edildiğini, bu yazılımdan doğacak fikri ve mülki hakların ...'ye ait olduğunu, tüm bileşenleri kaynak kodlardan oluşan 2 yazılımın benzer olduklarını anlamak için kesinlikle kaynak kodlarının incelenmesi gerektiğini, Davacı tarafın elinde kodlar bulunmasına rağmen dosyaya kasıtlı olarak sunulmadığını, projede artaya fikri, mülki veya patent gerektirecek herhangi bir ürün çıkmadığını, şartnamede bahsedildiği gibi açık kaynak uygulamalar incelenmiş ve kullanımı herkes tarafından serbest olan yazılımların kullanıldığını, dolayısı ile bu yazılımlardan ... lehine herhangi bir fikri veya mülki bir hak oluşmadığını, Davacı kurumun dilekçesinde geçen ve ...'ye ait bir yöntem algısı oluşturulmaya çalışılan yöntemin ... firması tarafından patentli bir yöntem olduğunu, yani gerçek hak sahibinin ... olduğunu, şirketlerine ait olan ... uygulamasının satıldığı ve menfaat elde edildiği iddialarının dayanağının belli olmadığını, tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda eksik inceleme yapılmış ve ... ile ...'ın içeriklerine bakılarak yazılımın aynı olduğu iddia edilmiş olsa da, firmolarının harita üretimi yapan bir firma olduğunu, bu nedenle 17/05/2016 ve 21/10/2016 tarihlerinde ... firmamızdan ...'da kullanmak üzere harita satın aldığını, dolayısıyla iddia edilenin aksine ... uygulaması içeriğinin kendilerine ait olduğunu ve ve ... tarafından kullanıldığını, bilirkişi ve Davacı tarafından ... da yer olan ... yazdığı iddia edilmiştir. Fakat ... uygulamasının ...'ye ait geogle hesabı üzerinden yayınlanmakta ve isim ve mail adresi kısmına yayıncının istediği mail yada ismi yazabildiğini, bilirkişinin bu konuda hatalı değerlendirmelerde bulunduğunu, iddia edilenin aksine sözleşme tamamlandıktan sonra davalı merkez Müdürü Prof.Dr. ... tarafından kodların kopyalandığını ve şahsi menfaat elde etmek için ... ismi ile şirket kurma çalışmalarına başlarmış ve firmalarını tehdit etliklerini, bu işin yasal olmadığı ve destek vermelerinin söz konusu olmadığını söylediklerinde, eğer destek verilmez ise ...'de bulunan konumlarını kullanarak kendilerini zarara uğratmak için çaba harcayacaklarını söylediklerini iddia ederek davanın esası hakkındaki itiraz hakkımız saklı olmak üzere davacının ihtiyati tedbir talebinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, tanıklar dinlenmiş, bilirkişi raporları alınmıştır.
Davacı tanığı ... : "Ben ...'nün proje çalışmasında yer aldım. Üniversite açmış olduğu ihale ile bina içi navigasyon sistemi ihalesini açtı. ... şirketi ihaleyi aldı. Biz sözleşmeleri imzalarken projeyi üniversitede takip eden ... toplantı yaptı. Toplantıda davalı ...'da vardı, proje ... ye aittir, siz sadece ... üzerinden maaşlarınız ödenecektir, ... nün proje çalışanısınız dedi ...'ın da burada herhangi bir itirazı olmadı, altında imzam olan 6 Kasım 2017 tarihli dosyadaki beyan bana aittir, Projeden ben üç ay öncesinde ... ile görüştüm. İhaleyi alıyoruz biz başlayalım dedi ve kendisi ile çalışmalara başladık. Ofis düzenlenmesi, bilgisayarların taşınması, geliştirilecek proje ile ilgili ön çalışmalar , araştırmalar yaptık, ben üç ay önce başladığımızı hatırlıyorum, projenin başlangıç tarihini tam olarak hatırlamıyorum ama üç ay önce başladığımızı hatırlıyorum , benim firmada sorumluluğum yazılım analistliği idi, başkaca ...'ın söylediği her türlü işi yapıyordum, imza yetkim vardı, ihaleye de girdim, firmada ... harita çizimi yapıyordu, ben benim dışımda öğrettiğim arkadaşlarımın da harita çizimi yaptığımı söylemiştim, şu anda bu projeyi devam ettirmek üzere ... ile birlikte çalışmalar yapıyoruz ,...nün projelerinin ticaretleştirildiği ... isimli bir şirket vardır, o şirket üzerinden birlikte çalışma yapıyoruz, şayet ticarileştirilecekse bu şirket üzerinden çalışma yapıyoruz " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... : "Ben bilgisayar mühendisiyim, bilgisayar yazılımı yaparım. itü de bu projeye 03.06.2015 tarihinde başladım. Bu yazılım bütün toplantılarda konuşulduğu şekilde... ye aittir, hem ...'in onayladığı şekilde hem de ...'in onayladığı gibi proje ...ye ait olarak geliştirildi ....ihalesinden haberim yoktur ben ihaleden sonra projeye katıldım. Tahminen 2,5 yıl kadar çalıştım. Sigortamı ... Bey yatırdı, bazen o yatırmadı, ... başka firmaya primi yatırttı, ancak projeye ayrılan bütün ödenekler ...den geldi, ... Bey'den 2017 yılı Ocak ayında ayrıldım. Şu anda ... nün içerisinde çalışmaya devam ediyorum, proje ... Beyin menfaatine geliştirilen bir proje değildir, ... bey kurumun müdürüdür, dosyada bulunan imzalı dilekçe bana aittir, içindeki beyanlar benim tarafımdan yazılmıştır, ...ile birlikte çalıştığımız şu anda herhangi bir iş yoktur,ileriye yönelik planlarımız vardır,... ile ilgili görüşmelerimiz vardır, ...'dan bana herhangi bir ortaklık teklifi veya komisyon teklifi yapılmadı, projeye ilişkin kodları ben hiç kimseye vermedim. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı..." ....... müdürü olarak görev yapmaktayım. Davalı şirket yetkilisi olan ... hatırladığım kadarı ile 2014 senesi içerisinde bize müracaat ederek bir takım fikirlerinin olduğunu bildirdi. Benimde kafamda kapalı alana ilişkin bir yazılım geliştirme fikrim vardı. Davalı ile üç aylık bir deneme sürecinden sonra bu yazılımı geliştirebileceğimize kanaat getirdim bu kapsamda yazılım çalışmalarında personel desteği amaçlı ihale düzenlendi ihale ile davalı şirket kazandı, yapılacak olan yazılımda davalı taşeron olarak personel desteği sağladı, yazılımın geliştirilmesi yönünden herhangi bir fikri yada mali hakkı söz konusu değildir. Ekibi davalı kurdu, davalı şirket üzerinden personel ödemeleri gerçekleştirildi. Sonrasında yaklaşık bir yıla yakın biz süreçte bir yazılımı tamamladık, aynı projenin geliştirilmesine ilişkin sonraki ihaleye davalı katılamadı davalının bizimle yapmış olduğu proje çalışmalarından edindiği yazılıma ilişkin kök kayıtlarla aynı özellikleri taşıyan bir yazılımla dava dışı şirketlere birlikte oluşturduğumuz projeyi pazarladığını duydum, rektör yardımcısı olan ...'la davalının da olduğu bir ortamda uzlaşma çalışmalarımız olmuşsa da bir sonuç elde edilemediğini biliyorum, uzlaşma çalışmaları sırasında davalı bahse konu uygulamayı sistemden kaldırmıştır ancak sonradan tekrardan faaliyete soktuğunu biliyorum davalı tarafından projenin ... bir hastaneye pazarlandığını duydum, proje kapalı alanlarda yer bulunmasını sağlayan bir projedir, projenin ismi kapalı alanda navigasyon geliştirme projesidir, projenin kısaltılmış aplikasyon ismi ...'dır, proje ...'ne aittir, benim herhangi bir hak sahipliğim yoktur, bu projenin ticari alanda daha da geliştirilmesi ve pazarlanması noktasında çalışmalar devam etmektedir. Bu çalışmalar ...'nin ... isimli şirketi üzerinden sürdürülmektedir, devletin bu proje üzerinde milyona yakın harcaması söz konusudur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
23/07/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Bilgisayar programlarının arkasında yatan düşünce ve algaritmanın FSEK kapsamında koruma dışında bırakıldığı, yani kullanılan yöntem dava dışı ... firmasına ait dahi olsa, aynı yöntemle hazırlanan ve sahibinin hususiyetini taşıyan tüm yazılımlar ayrı birer eser olup hukuki korumadan yaralanabileceği, harita ve benzeri ham verilerin yazılım tarafından kullanılıp işlenmesinin yazılımın eser niteliğini etkilemeyeceği, uyuşmazlık konusu ... isimli yazılımın ilim ve edebiyat eserleri alanında hukuken korumaya layık bir eser olduğu, bu eserin tüm mali haklarının davacı'ya ait olduğu, dosyamızda intihalin varlığını destekleyecek kaynak kodları bulunmadığından dolayı FSEK bakımından davalı'nın davacı'ya ait mali hakları ihlal ettiği sonucuna ulaşılamadığı, tüm fikri haklarının davacı'ya ait olduğunu ihaleye girerken kabul eden bir firmanın, bu ihale kapsamında hazıdanan bir işin argesinden, iş planından, hazıdık çalışmalarından ve diğer teknik sonuçlarından izinsiz faydalanmasının MK m.2'deki iyi niyet kurallarına ve TTK'da belirtilen basiretli bir tüccardan beklenen yaklaşım şekline uygun olmadığı, bu eylemlerin TTK'nın 55/1 ve 55/2 maddelerinde sayıldığı şekliyle haksız rekabet yarattığının kabul edilebileceği, tespit ve kanaatine ulaşıldığı anlaşılmıştır.
25/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Davalı tarafından heyetimize teslim edilen ... isimli uygulamaya ait yazılım kodları içerisinde Davacı tarafından heyetimize teslim edilen ... isimli uygulamaya ait yazılım kodlarının bir bölümünün yer almış olduğu, Davalı tarafın teslim etmiş olduğu ... isimli uygulamaya ait yazılım kodları içerisinde açıklama satırı olarak nitelendirilen bölümlerde yer alan tarih bilgilerinin taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında gerçekleştirilen işin yapım tarihi içerisinde yer aldığı gözlendiği, tarafların heyetimize teslim ettiği yazılımlar versiyon kontrol sistemi ile incelenmek istenmişse de davalı tarafından teslim edilen kodların versiyon geçmişinin silindiği anlaşıldığından böyle bir inceleme gerçekleştirilemediği, bu tespitler ışığında, davalı tarafından teslim edilen ... isimli uygulamada, davacı tarafa ait olan ... uygulamasının kodlarının kullanıldığı ve ... uygulamasının ... uygulamasının geliştirilmiş bir versiyonu olduğu, davacı'nın taraflar arasındaki sözleşmede açıkça tüm haklarının davacı'ya ait olduğu belirtilen ... uygulamasının kaynak kodlarını kullanarak ... uygulamasını geliştirmiş olduğu, bu bağlamda, ... uygulamasının kaynak kodlarının izinsiz kullanılmasının davacı'nın yazıtım üzerindeki haklarını ihlal olarak değerlendirilebileceği, görüş ve kanaatine ulaşıldığı anlaşılmıştır.
28/05/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle, dava konusu programın hususiyet taşıyan eser niteliğinde olduğu, yazılımdan doğan hakların davacıya ait olduğu ve davacının davaya konu yazılımın hak sahibi olduğu, davalı tarafından teslim edilen ... isimli uygulamada davacı tarafa ait olan ... uygulamasının kodlarının kullanıldığı, ... uygulamasının ... uygulamasının geliştirilmiş bir versiyonu olduğu, davalının taraflar arasındaki sözleşmede açıkça tüm haklarının davacıya ait olduğu belirtilen ... uygulamasının kaynak kodlarını kullanarak ... uygulamasını geliştirmiş olduğu, bu bağlamda ... uygulamasının kaynak kodlarının izinsiz kullanılmasının davacının yazılım üzerindeki mali haklarından FSEK 21 de düzenlenen işleme hakkının ihlali olarak değerlendirilebileceği, görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
02/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle, dava konusu yazılım programı kapalı alanlar için navigasyon sistemi olup programın algoritma, dili işlerliği ve genel yapısı ve özellikleri itibariyle dava konusu programın bu nitelikleri itibariyle FSEK m.2/1 kapsamında hususiyet taşıyan eser niteliğinde olduğu, dosyada mübrez taraflar arasında imzalanan 06.05.2015 tarihli sözleşmenin 3.5. maddesine göre, yazılımdan doğacak her türlü fikri ve mülki hakların davacıya ait olacağı öngörülmekle Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak kaydıyla davacının davaya konu yazılımın hak sahibi olduğu Davalı tarafından teslim edilen ... isimli uygulamada, Davacı tarafa ait olan ... uygulamasının kodlarının kullanıldığı ve ... uygulamasının ... uygulamasının geliştirilmiş bir versiyonu olduğu, Davacı'nın taraflar arasındaki sözleşmede açıkça tüm haklarının Davacı'ya ait olduğu belirtilen ... uygulamasının kaynak kodlarını kullanarak ... uygulamasını geliştirmiş olduğu, bu bağlamda, ... uygulamasının kaynak kodlarının izinsiz kullanılmasının Davacı'nın yazılım üzerindeki mali haklarından FSEK 21'de düzenlenen işleme hakkının ihlali olarak değerlendirilebileceği, . Davacı, FSEK m.68 çerçevesinde rayiç bedelin 3 katı tutarında tazminat, FSEK m.70 çerçevesinde karın iadesini talep ettiği, Yargıtay'a göre, hem FSEK.m.68, hem de FSEK.m.70.1.2 veya FSEK.m.70.1.3 kapsamında maddi tazminat talep edildiğinde, talep edilen toplam bedelin, anılan seçenekler uyarınca istenebilecek “en çok bedel” ile sınırlı olacağı, dolayısıyla davacının bu taleplerinden hangisi yüksek ise, en yükseğine hükmedilmesinin gerekeceği, Heyetimizce hazırlanan 28/05/2021 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda dosyada tazminata ilişkin emsal bir sözleşme veya başkaca bir bilgi ve belge bulunmadığından ...'nden (...) davalının davacı yazılımını kullanarak FSEK 21 çerçevesinde işleme hakkını ihlal ederek yazılımın versiyonunu geliştirmesi halinde talep edilebilecek emsal telif bedelinin sorulmasının uygun olacağı görüşü açıklanmış olup; bu kapsamda Sayın Mahkemece ilgili kuruma ve Davacı Şirket tarafından bildirilen 3 farklı şirkete emsal bedel sorulmuş olduğu görülmüştür. Ancak gelinen nokta itibari ile dosyaya sunulan bir emsal bedel miktarına rastlanmamıştır. Öte yandan Davacı tarafından, Davalı ile imzalanan sözleşme kapsamında alınan hizmet bedelinin 400.000 TL olduğu göz önüne alındığında; Davalı tarafından, Davacı için hazırlanan uygulama kodlarının haricen kullanımı nedeniyle talep edilebilecek tazminat miktarının sözleşme ile belirlenen işin bedeli olarak değerlendirilmesi , Davalı karının tespiti için davalı taraf ticari defterleri üzerinde mali bilirkişi tarafından incelemenin yapılması gerektiği, sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Dava, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince, davaya konu yazılımın davacının maddi ve manevi haklarına ihlal oluşturup oluşturmadığının tespiti ve bu doğrultuda talep olunan tazminat istemlerine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı, taraflarca bildirilen deliller ve yukarıda özetlenen bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde,“...” işi için personel istihdamına yönelik ihale neticesinde taraflar arasında 06.05.2015 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşmenin 3.5. maddesine göre, yazılımdan doğacak her türlü fikri ve mülki hakların davacıya ait olacağının kararlaştırıldığı ve ... projesinin davacıya ait olduğu , yukarıda özetlenen bilirkişi raporları ile de tespit olunduğu üzere, dava konusu yazılım programının nitelikleri itibariyle FSEK m.2/1 kapsamında hususiyet taşıyan eser niteliğinde olduğu,... 4. FSHHM'nin ... değişik iş sayılı dosyası ile de tespit olunduğu üzere, ... Rektörlüğü Coğrafi Bilgi Teknolojileri Kapalı Mekan ...Hizmeti Teknik Şartnamesi'nde belirtilen ve davalı... AŞ tarafından yüklenilen projenin, tespit edilen en yakın tarih olan 17.10.2016 tarihinden itibaren ... projesi olarak anılmakta olduğu, ... projesinin bu inceleme rapor tarihinde (07.02.2017), ... işletim sistemi program marketi olan ...'da bulunmakta olduğu, ... projesinin geliştiricisi olarak davalı ... AŞ'nin göründüğü, ...'da mobil kiosk amacıyla geliştirilmiş başka yazılımların da (...) bulunduğu,MOBİL ... isimli yazılımın geliştiricisi olarak yine davalı ... AŞ'nin göründüğü, her iki yazılımın (... ve ...) da büyük oranda aynı kurum ve kuruluşlara hizmet ettiği ve aynı menülere (Ulaşım, AVM. Belediye, Hastane, İş Merkezi, Etkinlik, Stadyum, Kampüs) sahip olduğu, her iki yazılımın da hizmet ettikleri kurum ve kuruluşların aynı bilgilerini ve logolarını kullandığı, aynı işlemleri gerçekleştirdiği, aynı kısaltmayı (...) kullandığı,... yazılımının, program kodları tamamen aynı olmasa bile gerek arayüzleri, gerek kullanıldıkları kurum ve kuruluşlar, gerek geliştiricisi açısından ... yazılımının daha gelişmiş bir versiyonu şeklinde değerlendirilmesi gerektiği,davalının davacıdan herhangi bir izin almamasına rağmen, yazılımın başka bir versiyonunu Google Play Store'a yüklediği ve kullanıma sunduğu, özetle davalının ... isimli uygulamada, davacı tarafa ait olan ... uygulamasının kodlarını kullandığı ve ... uygulamasının ... uygulamasının geliştirilmiş bir versiyonu olduğu, davalının taraflar arasındaki sözleşmede açıkça tüm haklarının davacıya ait olduğu belirtilen ... uygulamasının kaynak kodlarını kullanarak ... uygulamasını geliştirmiş olduğu, bu bağlamda, ... uygulamasının kaynak kodlarının izinsiz kullanılmasının davacının yazılım üzerindeki mali haklarından FSEK 21'de düzenlenen işleme hakkının ihlali olarak nitelendirilmesi gerektiği anlaşılarak, davanın kabulü ile, davacıya ait yazılımın davalı tarafından haksız kullanılmak sureti ile davalının eylemlerinin davacının FSEK'ten kaynaklanan haklarını ihlal ettiğinin tespitine, tecavüz fiilinin durdurulmasına ve ihlalin men'ine karar verilmiş, maddi tazminat istemi yönünden bilirkişi raporları ile tam bir tespit yapılamayacağı anlaşılmakla TBK m. 50 kapsamında zararın miktarı hakkaniyete göre -taleple de bağlı kalınmak suretiyle- 10.000,00 TL olarak belirlenmiş, davacının FSEK'ten kaynaklanan haklarının ihlali sebebi ile manevi hakkının da ihlal edildiği, eserin kullanım durumu, eser sahibinin bilinirliği ve eserin nitelikleri değerlendirilmekle 100.000,00 TL manevi tazminatın dosya kapsamıyla uyumlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, davacıya ait yazılımın davalı tarafından haksız kullanılmak sureti ile davalının eylemlerinin davacının FSEK'ten kaynaklanan haklarını ihlal ettiğinin tespitine, tecavüz fiilinin durdurulmasına, ihlalin men'ine,
2-10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesine,
3-100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesine,
4-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalıya ait olmak üzere bir kez ilanına,
5-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 7.514,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 5.888,75 TL (bilirkişi ücreti, Posta, tebligat vb.) yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen;
a-)Tespit davası bakımından 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-)Maddi tazminat davası bakımından 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-)Manevi tazminat davası bakımından 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.17/03/2025
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza