T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/171 Esas
KARAR NO : 2025/60
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/01/2019
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
Mahkememizden verilen 17/09/2020 Tarih, 2019/8 Esas ve 2020/272 sayılı karar; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 13/07/2023 Tarih, ... Esas ve...Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; 06.11.2017 tarihli “...” ibareli marka başvurularının ... Sınıflarda tescili taleplerinin reddedildiğini, gerekçe olarak davalının ... sayılı “...”, ... sayılı “...” ve ... sayılı “...” ibareli markalarla karıştırılma ihtimalinin gösterildiğini, müvekkilinin ... no.lu “...” markasının 2013 yılından beri tescilli olduğunu, yoğun olarak kullanıldığını, bu nedenle müvekkilinin ibare üzerinde hak sahibi olduğunu, 2013 yılında karıştırılma ihtimalinin gerekçe olmayıp 2017 yılında redde gerekçe olarak gösterildiğini, ... başvuru no.lu “...” markasının tescil edilmemesi halinde müvekkilinin haklarının sekteye uğrayacağını, yatırımlarının boşa gideceğini, bu nedenle TPE kararının iptali için ... 4. FSHHM E.... dosyasıyla dava açtıklarını, müvekkilinin “...” ibaresini uzun yıllardır çorap imalatında kullandığını, itiraz eden davalının ise iç çamaşır sektöründe yer aldığını, ortalama tüketicinin her ikisinin ayrımını yapabileceğini, müvekkilinin 2003 yılından bu yana hizmet verdiğini, müvekkillerinin önceki tarihlerden doğan kullanımdan doğan hakkı olduğunu, müvekkilinin markasının ... olarak görülmesi gerektiğini, iki markanın esas unsurunun aynı olmadığını, aralarında iltibas olmadığını, markanın müvekkilinin ticaret unvanının aynısı olduğunu belirtmiş davalı adına kayıtlı olan ... sayılı (dava dilekçesinde 2014 olarak gösterilmiştir) “...” ibareli ve ... sayılı “...” ibareli ve ... numaralı “...” markasının hükümsüzlüğünü” talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili firmanın pek çok şehirde fabrikası olan tekstil sektöründe 1986 yılından beri faaliyet gösteren bir firma olduğunu,... sayı ile tescilli “...” markasını 13.05.2010 tarihinde benzerleriyle birlikte devralarak hak sahibi olduğunu, sonrasında diğer marka tescillerini yaptığını, yıllardır ... markasıyla tüketiciye ulaşıldığını, markanın herkesçe bilinen bir marka haline geldiğini, müvekkilinin ... ibareli seri markalarının bulunduğunu, TPMK tarafından davacının marka başvurusunda emtia listesinin düzenlendiğini, davacının bunu yeterli görmeyerek davayı açtığını, bunun sebebinin müvekkilinin markasına benzetilme çabasının olduğunu, davacının ... sayılı ... markası üzerinde hak sahibi olduğunu, ancak onu kullanırken de ... ibaresini büyük ve öne çıkaran, plus kelimesini küçük puntolarla kullandığını, davacının markanın tanınmışlığından yaralanmak istediğini, ... ibareli pek çok ticaret unvanının zaten var olduğunu, davacının kötü niyetle marka tescil numarasını 2004 değil 2014 gibi gösterdiğini, oysa markalarının...olduğunu, davacının sadece çorap değil ... Sınıfın tümünde tescil almaya çalıştığını, davacının 2003-2012 yılları arasında ürün imal etmediğini, davacı tarafça yine müvekkiline karşı ikame edilen ... 3. FSHHM E....dosyasında alınan bilirkişi raporunda “davalının markalarının hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı ve kullanımlarının haksız rekabet oluşturmadığı” sonucuna varıldığını belirtmiş davanın reddini savunmuştur.
Mahkememizden verilen 17/09/2020 Tarih, ...Esas ve... sayılı karar; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 13/07/2023 Tarih, ...Esas ve ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmış olup, davanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
İstinaf kaldırma ilamı öncesi;
Taraf delilleri toplanmış TPMK kayıtları dosya içerisine alınmıştır.
Türk Patent Enstitüsü tarafından gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde işbu davaya konu olan; ... numaralı “...” markasının 11.06.2015 tarihi itibariyle ... sınıfta, davalı adına tescil edilmiş olduğu, her hangi bir devir kaydı olmadığı, ...numaralı “...” markasının 13.04.2004 tarihi itibariyle ... sınıfta, davalı adına tescil edilmiş olduğu, her hangi bir devir kaydı olmadığı, ... numaralı “...” markasının 29.11.2011 tarihi itibariyle ... sınıfta, davalı adına tescil edilmiş olduğu, her hangi bir devir kaydı olmadığı, ... numaralı “...” markasının 06.10.2016 tarihi itibariyle .... sınıfta, davalı adına tescil edilmiş olduğu her hangi bir devir kaydı olmadığı anlaşılmıştır.
... 3. FSHHM E.... dosyası dosyası uyap üzerinden dosyaya getirtilmiş olup, verilen karar incelendiğinde; tarafların aynı olduğu, ayrıca TPE’nin de davalı olduğu ve dava konusunun YİDK kararının iptali ve davalı adına tescilli ... numaralı “...” markası ile ... numaralı “...” ibareleri markasının hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu, hükümsüzlüğe ilişkin talebin 12/09/2018 tarihli tefrik kararı ile aynı mahkemenin 2018/348 esas sırasına kaydının yapıldığı, iş bu dosyada davacının "...+şekil" ibareli ... nolu başvurusunun davalı adına tescilli ...numaralı “...” markası ile ... numaralı “...” ibareleri markası sebebiyle SMK 5/1-ç gereği kısmen reddedildiği, yapılan itirazın da reddolunduğundan bahisle...sayılı kurul kararının iptalinin değerlendirildiği, mahkemece markalar arasında ayniyet olmadığı gibi ayırt edici benzerlik de bulunmadığı gerekçe ve kabulüyle davanın kabulüne YİDK kısmi red kararının iptaline karar verildiği kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır.
... 3. FSHHM E.... dosyası uyap üzerinden dosyaya getirtilmiş olup, verilen karar incelendiğinde; davanın yukarıda izahı yapılan ... esastan tefrik edilen hükümsüzlük talebine ilişkin olduğu, tarafların aynı olduğu, talebin davalı adına tescilli ...numaralı “...” markası ile ... numaralı “...” markasının hükümsüzlüğüne ilişkin açıldığı, mahkemece davalının hükümsüzlüğü talep edilen markalarının davacının markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı, markalar arasında mal ve hizmet benzerliği bulunmadığı, taraf markalarının aynı veya devamı olduğu intıbaı uyandırmadığı, karıştırma tehlikesinin bulunmadığı, ticaret unvanından haksız yararlandığı, haksız rekabet iddia edilse de ispata yarar delilin bulunmadığı ve tescilli markasal kullanımların haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceğinden bahisle reddedilmiş olduğu, kararın istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporda özetle; "Davacının “...” ibareli markalar üzerinde üstün hak sahibi olmadığı, tescil tarihleri açısından ...Sınıflarda davalının önceliğe sahip olduğu, davalı adına kayıtlı olan ... no.lu “...” markası ve ... numaralı “...” markasının hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı" yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
İstinaf kaldırma ilamı sonrası;
Mahkememizin 25/06/2024 tarihli bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporda: "...Davacı adına tescilli “...” markaları ile davalı adına tescilli ..., ..., ... ve ... nolu “...” markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali
olduğu, tarafların markasal kullanımları incelendiğinde davacı tarafın “...” markasını ilk tescil yılı olan 2013 yılından beri kullandığı, davalının da ... markasını ilk tescil yılı olan 2004 yılından beri kullandığı, davacı tarafın 2004 yılından önce ... markasına ilişkin bir kullanımına rastlanmadığından gerçek hak sahipliği konusunda yeterli kanaate ulaşılamadığı, davalının tescilde öncelik ilkesi gereği 2004 yılından bu yana ... markasının sahibi olması sebebiyle ..., ..., ... ve ... nolu “...” markalarının hükümsüzlüğü için gerekli koşulların oluşmadığı..." yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 17/10/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile bilirkişi raporuna yapılan itirazların değerlendirilmesi için dosyanın önceki heyete tevdi ile ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Mahkememizin 24/01/2025 tarihli bilirkişi heyeti tarafından sunulan ek raporda: "...Davacı adına tescilli “...” markaları ile davalı adına tescilli ..., ..., ... ve ... nolu “...” markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali olduğu, tarafların markasal kullanımları incelendiğinde davacı tarafın “...” markasını ilk tescil yılı olan 2013 yılından beri kullandığı, davalının da ... markasını ilk tescil yılı olan 2004 yılından beri kullandığı, davacı tarafın 2004 yılından önce ... markasına ilişkin bir kullanımına rastlanmadığından gerçek hak sahipliği konusunda yeterli kanaate ulaşılamadığı, işyerinde yapılacak inceleme ile bu konuda bir kanaate ulaşmanın mümkün olmadığı, davalının tescilde öncelik ilkesi gereği 2004 yılından bu yana ... markasının sahibi olması sebebiyle ..., ..., ... ve ... nolu “....” markalarının hükümsüzlüğü için gerekli koşulların oluşmadığı..." yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Dava, 6769 sayılı SMK hükümleri uyarınca açılmış marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talebine ilişkindir.
Derdestlik dava şartının değerlendirilmesi;
6100 sayılı HMK 'nın Madde 114- (1) Dava şartları şunlardır:.. ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması..." hükmüne amirdir.
Yine aynı yasanın Madde 115- "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." hükümlerini içermektedir.
Davacı vekili dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında davalı adına kayıtlı olan ... numaralı “...” markasının hükümsüzlüğünü talep etmiş olmakla, dosya içerisine alınan kararlar incelendiğinde, ... 3. FSHHM ... esas sırasına kaydolunan davalı adına tescilli ... numaralı “..... numaralı “...” ibareleri markaların hükümsüzlüğü talebine ilişkin olarak mevcut davadaki taleplerin aynı olduğu, dava dilekçesinde dayanılan maddi vakıalara göre, ... başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğüne ilişkin davanın açılış tarihi itibarıyla önceki tarihli olduğu da gözetilerek, derdestlik oluşturduğu anlaşılan talep yönünden HMK md. 114/1-ı gereği dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.
Hükümsüzlük iddiası yönünden;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin ... Esas ve... Karar sayılı kaldırma ilamı ve sonrasında alınan bilirkişi raporlarındaki tespitler dikkate alındığında, davacının ... ibaresini davalının 2004 yılındaki tescillerinden önce kullandığına dair dosya kapsamında bir delile rastlanılmadığı, davacı tarafça dosyaya marka ürün etiketleri, ürün fotoğrafları, ambalaj fotoğrafları, tarihsiz fotoğrafların incelemesinde gerçek hak sahipliğine etki edecek bir kanıtın yer almadığının anlaşıldığı, davalının tescilde öncelik ilkesi gereği 2004 yılından bu yana ... markasının sahibi olması nedeniyle ... ve ... sayılı markaların hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, sonuç olarak davacının "..." ibaresi üzerinde üstün hak sahipliğini ispatlayamadığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin ... Esas ve ... Karar sayılı kaldırma ilamı ve sonrasında alınan bilirkişi raporları ile taraflara marka tescil belgeleri ile bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ... 3. FSHHM... esas sırasına kaydolunan davalı adına tescilli ... numaralı “...” ibareleri markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkin olarak mevcut davadaki taleplerin aynı olduğu, dava dilekçesinde dayanılan maddi vakıalara göre, ... başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğüne ilişkin anılan davanın açılış tarihi itibarıyla önceki tarihli olduğu ve bu yönden talebin HMK 114/1-ı doğrultusunda reddedilmesi gerektiği, davacının "..." ibaresi üzerindeki üstün hak sahipliğini ispatlayamadığı gibi kendisine ait markanın tescilli olduğu sınıflar yönünden dahi sunulan deliller ve kullanım durumu itibarı ile davalının üstün hak sahibi olduğu, ... ibaresinin üstün hak sahibi davalıya ait marka tescilleri dikkate alındığında seri marka olgusu yaratacağı, bu noktada davacının almış olduğu markanın sonraki marka başvurularında doğrudan bir savunma sebebi olamayacağı, İstinaf kaldırma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporlarındaki tespitler kapsamında ...ve ... sayılı markaların hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, bu yönden de davacının sübut bulmayan iltibas ve üstün hak sahipliğine dayalı hükümsüzlük davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-... başvuru numaralı marka yönünden açılan davanın HMK md. 114/1 ı gereği dava şartı yokluğundan REDDİNE,
2-1 numaralı bent dışında kalan dava konusu diğer markalar yönünden açılan davaların tümden REDDİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan, daha önce ödenen 44,40 TL harcın düşümü ile kalan 571,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 20,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, karşı tarafın yokluğunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır