T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/151 Esas
KARAR NO : 2025/59
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 03/07/2023
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; Müvekkilinin davaya konu marka hakkının sahibi olduğunu, davalı tarafın söz konusu markaları hukuka aykırı şekilde kullandığını, tarafların aynı sektörde çalışıyor olması ve aynı ürünü sunması nedeniyle karıştırılma ihtimalinin olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardan beri güzellik veya estetik amaçlı sağlık merkezi faaliyetlerine devam ettiğini, yıllar içinde alanında önde gelen firmalardan biri olduğunu, müvekkilinin hak sahibi olduğu "...", "...” ve "..." markasının, davalı tarafça müşterilerin karıştırmalarına neden olacak surette “..." şeklinde aynen/benzer şekilde kullanıldığını, davalının tanıtım ve satışta kullandığı ürün adlarının, müvekkilinin tescil belgesinde kayıtlı marka ibareleri olduğunu, davalı şirketin, müvekkili şirket adına tescilli markayı iş yerinde ticari işletmesine münhasır şekilde kullandığını, bunun için, çok büyük boyutta puntolarla ve ön planda "..." ibaresini kullanarak ticari amaçla hareket ettiğini ve bu ibareleri işyerinde sunulan hizmetleri tanımlamak amacıyla kullandığını, internet kullanımlarının da bu mahiyette olduğunu beyan ederek tecavüzün önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilerek davalılarca müvekkiline ait markanın kullanıldığı her türlü eşya ve sair malların toplatılmasına, internet sitelerine erişimin engellenmesine ve haksız rekabetin men'ine, teminatsız olarak ihlalin durdurulmasına vaki ihtiyati tedbir kararı verilmesine, tecavüz konusu cihazlara el konularak üzerlerindeki markaların silinmesine ve tanıtım faaliyetlerinin durdurulmasına, geçici tedbir kapsamında güncel durumunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, arabuluculuk sürecinde müvekkilinin gerek konumu, gerek yaptığı iş gerek ise tanınırlığı gereği davacı tarafla hiçbir hukuki sürece girmek istemediği, davacının taleplerini karşılar nitelikte ''...'' ibaresini kullanmayacağını beyan ettiği, arabuluculuk son tutanağı dahi imzalanmadan söz konusu ibareyi kullanmaya son vermiş olduğunu, müvekkilinin davacı tarafça ihtar edilmesi üzerine hiçbir platformda söz konusu ibareyi kullanan yeni bir paylaşımı da bulunmadığını beyan ederek şartları oluşmamış davanın usulden reddine, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın tamamıyla esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirmiş oldukları tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır.
Mahkememizin 24/07/2023 tarihinde alınan bilirkişi raporunda; "...” isimli ... ve “@...” isimli ... sosyal medya hesaplarına ait sayfaların kullanımda ve aktif olduğu ve genel profil sayfası ve paylaşımlar kontrol edildiğinde bahse konu sosyal medya içeriklerinde tespite konu “...” ibarelerin kullanıldığı, sosyal medya hesaplarının detaylarına bakıldığında iletişim detaylarının aynı olduğu, bu sebeple ilgili sosyal medya sayfaları sahibinin aynı kişi/kişiler olduğunun anlaşıldığı, ilgili kullanımların “... cihazlarının kullanıldığı bildiriminden ibaret olduğu, ancak ilgili paylaşımlardan kullanımlara konu edilen cihazların orijinal markalı cihazlar olup olmadığının anlaşılamadığı, fotoğraf üzerinden yapılan inceleme ile bu minvalde bir neticeye ulaşılamayacağı, ilgili cihazların orijinal olmayan ürünler olmaları halinde markaya tecavüzün varlığından bahsedilebileceği, aksi halde, ilgili cihazların orijinal cihazlar olması halinde ise markanın tükenmesi gereği herhangi bir ihlalden bahsedilemeyeceği..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıkları anlaşılmıştır.
Mahkememizin 22/09/2023 tarihinde alınan bilirkişi raporunda; "...Tespit talep edilen ... adresinde tespit taleplerine konu herhangi bir ürün tespit edilemediği, adreste bulunan iş yerinde ibraz edilen Muayenehane Uygunluk Belgesinden mahalde ...’e ait muayenehanenin varlığının tespit edildiği, evvelce kök raporda da belirtildiği üzere heyetçe yapılmış olan bilişim incelemesi kapsamında ihtilaf konusu “...” isimli ... ve “...” isimli ... sosyal medya hesaplarına ait sayfaların kullanımda ve aktif olduğu ve genel profil sayfası ve paylaşımlar kontrol edildiğinde bahse konu sosyal medya içeriklerinde tespite konu “...” ibarelerin kullanıldığının anlaşıldığı, ilgili kullanımların ... cihazlarının kullanıldığı bildiriminden ibaret olduğu, ancak ilgili paylaşımlardan kullanımlara konu edilen cihazların orijinal markalı cihazlar olup olmadığının anlaşılamadığı, fotoğraf üzerinden yapılan inceleme ile bu minvalde bir neticeye ulaşılamayacağı, ilgili cihazların orijinal
olmayan ürünler olmaları halinde markaya tecavüzün varlığından bahsedilebileceği, aksi halde ilgili cihazların orijinal cihazlar olması halinde ise markanın tükenmesi gereği herhangi bir ihlalden bahsedilemeyeceği, kök raporda yer verdikleri görüş ve kanaatleri değiştirmeleri gerektirir herhangi bir durumun var olmadığı ..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıkları anlaşılmıştır.
Mahkememizin 20/07/2024 tarihinde alınan bilirkişi raporunda; "... tescil no.lu “...” markası ... ve ... sınıflarda davacı adına tescil edilmiş olduğu, davacının davaya dayanak yaptığı ... tescil no.lu “...” markası ve ,... tescil no.lu tescil no.lu “...” markasının dava dışı ... adına tescil edilmiş olduğu; davacı bu markalar üzerinde inhisari lisans hakkı olduğunu beyan etmişse de inhisari lisans hakkını ispat eder bir delil dosyaya sunulmamış olmakla, davacının bu iki markayı dayanak yaparak dava açma hakkı olup olmadığını takdirin mahkemeye ait olduğu, “...”, “...” ve “...” ibareleri elektriksel kas uyarımı ve bu yolla vücut şekillendirme amaçlı sektörde uzun yıllardır yaygın olarak kullanılmakta olduğu, davalının instagram hesabında “...”, “...” ve “...” ibarelerini elektriksel kas uyarımı uygulaması ve bu amaçla kullanılan cihazların genel adı olarak kullanmasının marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilemeyeceği..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıkları anlaşılmıştır.
Mahkememizin 02/01/2025 tarihinde alınan bilirkişi raporunda; "...Söz konusu itirazların kök raporda vardıkları sonuçlarda değişiklik yapılmasını gerektirecek nitelik taşımadığı..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıkları anlaşılmıştır.
Dava; marka hakkına karşı tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı, davalı tarafından kullanılan "..." ibaresinin kendisine ait "...", "...” ve "..." ibareli markası ile ayırt edilemeyecek benzerlikte olduğunu, böylelikle davalının haksız kazanç elde ettiğini ve marka hakkına tecavüzün şartlarının oluştuğunu belirterek tespitle birlikte maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı sunulan deliller, dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporu ve davaya dayanak kullanımlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, her ne kadar davacı kendisine ait "...", "... ” ve "..." ibareli markalarına davalının "emshape" şeklindeki kullanımının- tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu belirtmiş ise de, içerisinde sektör bilirkişisinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden alınan raporla tespit olunduğu üzere, "...”, “...” ve “...” ibarelerinin elektriksel kas uyarımı ve bu yolla vücut şekillendirme amaçlı sektörde uzun yıllardır yaygın olarak kullanılmakta olduğu, davalının ... hesabında “...”, “...” ve “...” ibarelerini elektriksel kas uyarımı uygulaması ve bu amaçla kullanılan cihazların genel adı olarak kullanmasının marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilemeyeceği ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği, emshape'in zayıflama ve vücut şekillendirme cihazı olarak dünyada bir çok ülkede kullanıldığı, bu noktada güzellik bakım hizmetlerine konu zayıflama hizmetleri bakımından ibarenin tamamlayıcı nitelikte olduğu, açıklanan tüm bu hususlar çerçevesinde dosyada mevcut somut olayda marka hakkına tecavüzden ve haksız rekabetten bahsedilemeyeceği anlaşılmakla davanın tümden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın tümden REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan, daha önce ödenen 888,03 TL harcın düşümü ile arta kalan 272,63 TL'nin davacıya iadesine,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen;
a-)Marka hakkına tecavüz davası bakımından 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
b-)Haksız rekabet davası bakımından 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
c-)Maddi tazminat istemleri bakımından 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
d-)Manevi tazminat davası bakımından 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır