T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/17 Esas
KARAR NO : 2025/65
DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 16/01/2023
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili şirketin kozmetik ve estetik ürünleri alanında gerek ithal marka ve ürünlerin Türkiye'de ki tek distribütörü olarak gerekse T.C. Sağlık Bakanlığı ve ilgili idari birimlerince izin ve ruhsatlandırma süreçlerinden geçen sahibi olduğu markalara ait ürünlerin piyasaya arz, satış, reklam ve pazarlama dahil olmak üzere ticari faaliyetlerini gerçekleştirdiğini, davalı şirketin sahibi olduğu "..." internet sitesi nezdinde ticari faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin markalarına ait ürünlerin izinsiz satışının, teşhirinin ve pazarlama faaliyetlerinin davalı şirkete ait internet sitesinde gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin herhangi bir yetkilendirme ve icazetinin olmadığını, bu durumun müvekkilinin marka haklarına tecavüz niteliğinde olduğunu ve ihlal ettiğini beyan ederek karşı taraf aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddedilmesi gerektiği, müvekkilinin ... alan adlı internet sitesinin sahibi olduğunu, söz konusu sitenin müvekkilinden bağımsız üçüncü kişi site üyeleri arasındaki alım-satım işlemlerine/elektronik ticaret faaliyetlerine sadece aracılık eden, elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı olarak faaliyet gösteren bir site olduğunu, site üzerinde müvekkili tarafından herhangi bir ürün satışı yapılmadığı, müvekkilinin üçüncü kişi satıcılar ve diğer site üyeleri arasındaki söz konusu satış işlemlerine hiçbir şekilde taraf olmadığını beyan ederek ihtiyati tedbir talebinin reddine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirmiş oldukları tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır.
Mahkememizin 23/05/2024 tarihinde alınan bilirkişi raporunda; ".... web sitesi içeriğinde ..., ... ve ... markalı birçok ürünün satışa sunulduğu, bu ürünlerin ..., ..., ..., ..., ..., ..., gibi birçok kullanıcı tarafından satışa sunulmakta olduğu, bu kullanıcıların kimliklerinin tespitinin ise tarafımızca yapılamadığı, ... web sitesi içeriğinde ... ve ... markaları ve bu markalara ait ürünlere rastlanmadığı, "..." Instagram hesabı,..." ... hesabı ile "..." (...) ve "...) adreslerinden ulaşılan mobil uygulamalarında ..., ..., ..., ..., ... markaları ve bu markalara ait ürünlerine ait paylaşım veya satışına ait bir bulguya rastlanmadığı, davalıya ait ... internet sitesi ve mobil uygulamalarına yalnızca eczacılar faydalanabildiği, ... numarası olan eczacılarıne üye olunabildiği, bu sistemin teknik açıdan kapalı bir sistem olarak nitelendirilebileceği, sisteme dahil olan eczacı kullanıcılar kendi bünyelerinde bulndurdukları ürünleri satıp diğer eczacılardan isteyenlerin aldığı teknik açıdan Pazar Yeri uygulaması olduğu, ... adlı web sitesinin çalışma sisteminin yalnız eczacılar olan kullanıcılar arasında iletişimi sağlama ve yapılan alış verişlerde ödemenin güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesi üzerine kurulduğu, ürünlerin satış, pazarlama ve reklamının ...A.Ş. (...)tarafından yapılmadığı, “internet üzerinde teknik aracıların salt bu hizmetleri nedeniyle sorumlu olmadıkları, taklit satışı öğrendikten sonra erişimi engellememeleri veya uyarılara rağmen tedbir almamaları halinde istisnai olarak sorumlu olacaklarının benimsendiği, platform işleticiliği teknik alt yapı hizmetlerinin bizzat kendisinin “taklit fiillerini kolaylaştırmaya katkı” fiilleri kapsamında değerlendirilerek “marka/tasarım hakkına tecavüz sayılan fiillerin yapılmasını kolaylaştırma” olarak düşünülemeyeceği, bu yönüyle ... A.Ş.’nin marka hakkına tecavüz teşkil eden fiili bulunmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Mahkememizin 27/08/2024 tarihinde alınan bilirkişi raporunda; "...Kök raporda yer alan sırasıyla markaya tecavüz ve haksız rekabete ait görüş ve kanaatlerinde esasen bir değişiklik olmadığını, bununla birlikte kök raporun sonuç kısmında yer alan; ... A.Ş.’nin marka hakkına tecavüz teşkil eden fiili bulunmadığı yönündeki tespitlerin tekrarlanarak bu tespitlerin ek raporda SMK 29/1 maddesi gereğince marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Dava; marka hakkına tecavüzün tespiti ve durdurulması talebi ile "..." isimli internet sitesinde (ve sosyal medya platformları ile sair internet sitelerinde) yer alan ilgili ürünlere ilişkin tüm ticari faaliyetlerin durdurulması istemlerine ilişkindir.
Davacı kendisine ait "...", "...", "...", "...", "..." ibareli markalarının davalı tarafından ilgili internet sitelerinde kullanıldığını, böylelikle davalının haksız kazanç elde ettiğini ve marka hakkına tecavüzün şartlarının oluştuğunu belirterek tespitle birlikte maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı, taraflarca sunulan ihtarnameler ve sair deliller ile yukarıda özetlenen bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, davalıya ait ... adlı web sitesinin çalışma sisteminin yalnızca eczacılar olan kullanıcılar arasında iletişimi sağlama ve yapılan alışverişlerde ödemenin güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesi üzerine kurulduğu, ürünlerin satış, pazarlama ve reklamının davalı tarafından yapılmadığı, davalının somut olayda 6563 Sayılı Elektronik Ticaretin Güncellenmesi Hakkında Kanun'un 2/1-d maddesi anlamında "aracı hizmet sağlayıcı" konumunda olduğu, dava konusu marka hakkını ihlal oluşturan kullanımların bu sitedeki içerik sağlayıcı sanal mağaza sahiplerine ait olduğu, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 5/1-2 maddesindeki "Yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içeriği bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlüdür." şeklindeki yasal düzenleme uyarınca içerikleri kontrol yükümlülüğünün bulunmadığı, aynı yöndeki 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 9.maddesi ile yer sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların, tazminat sorumluluğu açısından, yayınlanan içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı, bu nedenle ihlalleri bilecek durumda da olmadığı, marka hakkına tecavüz eylemi esasen bir haksız fiil olduğundan, davalının sorumluluğuna gidilebilmesi için kusur şartının gerçekleşmesi ve dolayısıyla da davalının içerik sağlayıcısının fiiline iştirak halinde sorumluluğuna gidilebilmesi için önceden ihlal içeriği hakkında somut olarak usulüne uygun haberdar edilmesi ve buna rağmen haklı veya yasal bir neden olmaksızın ihlal oluşturan içeriğin davalı tarafından web sitesinden çıkartılmaması gerekli olup, davacı tarafından davalıya gönderilen ve davalı tarafından cevabi olarak davacıya gönderilen ihtarname içerikleri incelendiğinde davalının bu yönde kusurunun varlığı usulüne uygun ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın tümden REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan, daha önce ödenen 179,90 TL harcın düşümü ile kalan 435,50 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır