T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/139 Esas
KARAR NO : 2025/22
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 01/07/2022
KARAR TARİHİ : 23/01/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili ...'ın spor yorumcusu olarak Türk futboluna dair gerek dergicilik gerek dijital haber içerikleri hazırlayan bir gazeteci olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardan beridir spor medyasında görev yaptığını, ...'da editörlük, ...'de spor yorumcusu, ...adlı programın genel yayın koordinatörü ve Kasım 2017'de çıkan “..." isimli derginin çıkış tarihinden itibaren...kullanıcı adlı ... hesabının ve 11 Temmuz 2017'de kurula... isimli ... kanalının yöneticisi olduğunu, Kasım 2017'den bu yana da ... isimli derginin kurucusu ve genel müdürü olarak görev yaptığını, ... ismiyle dergi çıkarılmasında aktif rol oynadığını, bu dergilere yönelik olarak ...'nda 2018 ve 2019 yılında teşekkür belgesi aldığını, ...'de Temmuz 2020-2021 arasında 1 yıl boyunca haftasonları 14.00-16.00 saatleri arasında “...” adıyla program yaptığını, dolayısıyla “...” markasının yıllarca verilen emek ve çabaların sonucunda müvekkili ile özdeşleştiğini, ... ile 31 Aralık 2022'ye kadar sponsorluk anlaşması yaptığını, davalı şirkete ait yayın kuruluş olan ... internet sitesi üzerinden ... isimli derginin tanıtımının yapıldığını, ... markasıyla yapılmış yayınlar ve paylaşımlar ile futbol camiasında tanınır markalaşmış bir platform haline geldiğini, ... isimli markanın adına tescil edilmesi yönünde Marka ve Patent Kurumu'na başvuruda bulunduğunu ve bu başvurusunun herhangi bir itirazla karşılaşmadan kabul edilerek müvekkil adına Mal ve Hizmet Sınıflandırma Belgesi Listesi'nin ... Sınıflardan tescil olunduğunu, mevcut hak sahiplikleri ve yayınlar neticesinde ...'de gerçekleşen Müsabakaları konu alan bir platform olan ...'nun marka isminin kullanımının münhasıran müvekkilinde olduğunu bu ismin ancak müvekkil tarafından verilecek lisans hakkı ile kullanımının mümkün olabileceğini, hal böyle olmasına rağmen davalı şirkete ait ... tarafından müvekkile ait isim hakkı ve ilgili derginin ve müvekkilin bu isim altında yaptığı programların konu edindiği alan, konsept ve içeriklerin tamamının taraflar arasında herhangi bir lisans sözleşmesi olmaksızın kullanılmakta olduğunu müvekkil tarafından davalı tarafa ... 10. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile ihlal bildirildiğini, davalının marka hakkına tecavüzde ısrar ettiğini, müvekkilin ... 2. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile tekraren ilgili ihlalin durdurulması yönünde ihtar çektiğini ancak ihlalin devam ettiğini, durum böyle olunca davalı tarafından Sınai Mülkiyet Kanunu'nun çeşitli hükümlerini, TTK ve FSEK hükümlerini ihlal etmesinin işbu davanın konusunu oluşturduğunu, marka hakkının müvekkile tescil edildiğini, ilgili markanın reklamının ...'ta da yapıldığını, buna rağmen bir lisans sözleşmesi imzalanmadan '...” markasının aynı konsept ve isim ile davalı şirket bünyesinde faaliyet gösteren ... kanalından ve internet sitesi üzerinden TV Programı olarak yayımlandığını, ihlalin önlenmesine yönelik de davalı tarafından herhangi bir girişim olmadığını, ihtarnamelerin davalı tarafından dikkate alınmadığını, çeşitli Yargıtay kararlarında müvekkilinin haklı olduğuna dair emsal ararlar verildiğini, mahkemeden markaya tecavüzün önlenmesini ve tespitini talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, buna göre müvekkilin kişilik haklarına zarar verdiğinden 150.000 TL manevi tazminatın, şimdilik 1.000,00 TL olmak kaydıyla yoksun kalınan kazanç tutarına göre de maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde davacının hak sahipliği ve izinsiz kullanım iddialarını ispatlaması gerektiğini, ...'taki “...” isimli televizyon programı yayınlamaya başladıktan ve tüm kamuoyu nezdinde bu program tanınır hale geldikten sonra davacının bu ismi kendi adına tescil ettirmek için marka başvurusu yaptığını, sonrasında tescil ettirdiğini, tescil tarihinden önceki dönemle ilgili talepte bulunulmasının mümkün olmadığını, yapılan tescilin hukuka aykırı olduğunu, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davacı'nın markayı tescilden önce de kendisinin kullandığı ve gerçek hak sahibi olduğu yönündeki iddiasının yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca isabetsiz olduğunu, ...'un markayı davacı'nın tescilinden önce kullanarak kamuoyu nezdinde tanınır hale getirdiğini, marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, davacı'nın “kendisine ait alan, konsept ve içeriklerin” izinsiz kullanıldığı şeklindeki iddiasının isabetsiz ve yanıltıcı olduğunu, davacının manevi tazminat talebinin dayanaksız ve fahiş olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, karşı davada da gerçek hak sahipliğine ve SMK 5-1-d bendine dayalı hükümsüzlük talep etmiştir.
Dosya kapsamında tarafların bildirmiş olduğu deliller toplanmış, bilirkişi raporları alınmıştır.
26/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
A. Karşı Dava yönünden; somut olay bakımından, davacı adına ... ibareli markanın 18.08.2021 tarihinde başvurusunun gerçekleştirildiği, davacı tarafından sunulan deliller arasında ... isimli dergiler bulunmakta olup bu dergilerin Aralık 2017, Şubat 2018 olduğu , bilişim incelemesi kısmında davacının sosyal medya hesaplarında da “...” ibaresinin 2016 tarihinden beri kullanılması, cevap dilekçesinde davalının ... isimli programının ilk yayın tarihinin 17.08.2021 tarihli olarak belirtilmesi karşısında davacı/karşı davalının “...” ibaresi yönünden davalı/karşı davacıya nazaran öncelik hakkına sahip olacağı ve bu sebeple de SMK 6/3 hükmüne dayalı hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı , davacının “... ibareli markasının 38 inci sınıfın tamamı yönünden ... inci sınıfın ise “Spor, kültür ve eğlence hizmetleri, Dergi, kitap, gazete v.b. Yayımlama hizmetleri, Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri, Haber muhabirliği hizmetleri” yönünden SMK 5/1-d bendi gereğince hükümsüzlük koşullarının oluştuğu,
B. Asıl Dava Yönünden; karşı dava yönünden değerlendirmeler kısmında davacı/karşı davalının ... nolu markasının SMK 5/1-d bendi gereğince hükümsüzlüğü kanaati hasıl olmakla davacının asıl davadaki markaya tecavüz iddialarının gerçekleşmeyeceği, içerik benzerliği iddiası açısından, dava konusu ... isimli programın bir çok kişi tarafından yapılmakta ve genellikle aynı özellikleri taşımakta ve harc-ı alem nitelik arz etmekte olduğu, davacı programı ile davalı programı arasında temel benzerliğin harcıalem nitelik arz eden ve bu tür programlarda sıkça kullanılan benzerlikler olması nedeniyle ortada haksız rekabet teşkil eden bir eylemin bulunmadığı, SMK 151/2-b yönünden gerekli belgelerin heyetimize sunumu olmadığından tazminat aşamasına geçilemediği yönünde görüş ve kanaate varılmıştır.
16/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
A. Karşı Dava yönünden; somut olay bakımından, davacı adına ... ibareli markanın 18.08.2021 tarihinde başvurusunun gerçekleştirildiği, davacı tarafından sunulan deliller arasında ... isimli dergiler bulunmakta olup bu dergilerin Aralık 2017, Şubat 2018 olduğu , bilişim incelemesi kısmında davacının sosyal medya hesaplarında da “...” ibaresinin 2016 tarihinden beri kullanılması, cevap dilekçesinde davalının süper lig yolu isimli programının ilk yayın tarihinin 17.08.2021 tarihli olarak belirtilmesi karşısında davacı/karşı davalının “...” ibaresi yönünden davalı/karşı davacıya nazaran öncelik hakkına sahip olacağı ve bu sebeple de SMK 6/3 hükmüne dayalı hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı , davacının “... ibareli markasının 38 inci sınıfın tamamı yönünden ... inci sınıfın ise “Spor, kültür ve eğlence hizmetleri, Dergi, kitap, gazete v.b. Yayımlama hizmetleri, Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri, Haber muhabirliği hizmetleri” yönünden SMK 5/1-d bendi gereğince hükümsüzlük koşullarının oluştuğu,
B. Asıl Dava Yönünden; karşı dava yönünden değerlendirmeler kısmında davacı/karşı davalının ... nolu markasının SMK 5/1-d bendi gereğince hükümsüzlüğü kanaati hasıl olmakla davacının asıl davadaki markaya tecavüz iddialarının gerçekleşmeyeceği, İçerik benzerliği iddiası açısından, dava konusu ... isimli programın bir çok kişi tarafından yapılmakta ve genellikle aynı özellikleri taşımakta ve harc-ı alem nitelik arz etmekte olduğu, davacı programı ile davalı programı arasında temel benzerliğin harcıalem nitelik arz eden ve bu tür programlarda sıkça kullanılan benzerlikler olması nedeniyle ortada haksız rekabet teşkil eden bir eylemin bulunmadığı, 3. Mali ve sektörel inceleme yönünden maddi tazminata hükmedilmesi halinde; ... program gelir/gider kayıtlarına ilişkin yayıncı kuruluş (...) ... A.Ş. den tazminat hesaplamaya yarar bilgi/belge temin edilemediği TBK 50,51 maddeleri hükmünce takdiren tazminata hükmedilebilecei İlgili tazminatın hesaplanması adına, program bazınca reklam yayınlama süreleri ve Reklam gelirleri yönünden ölçümler yapabilen piyasadaki yayıncı kuruluşların da sık sık kullandığı “...” firmasından sahip oldukları ... sistemi kapsamında İlgili kanalın ve/veya programın verilerinin reklam süresi/ücreti oranının öğrenilmesi amacıyla müzekkere yazılabileceği, Benzer şekilde, bir diğer firma olan "...” üzerinden de müzekkere talep edilebileceği yönünde görüş ve kanaate varılmıştır.
Dava, 6769 sayılı SMK hükümlerine göre açılan marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, kaldırılması ve maddi-manevi tazminat talepleri ile "..." markası üzerinde hak sahipliği belirlenerek karşı davada markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemlerine ilişkin olduğunun tespitine ilişkindir.
Asıl davada davacı taraf, ... ibareli ... nolu markasına dayalı olarak marka hakkına tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuş, karşı davada ise işbu anılan markanın hükümsüzlüğü talep olunmuştur. Bu yüzden öncelikle karşı davadaki hükümsüzlük talebi değerlendirilmelidir.
SMK'nın 5/1-d maddesi, ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği hükmünü düzenlemiştir.
Tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler yukarıda özetlenen bilirkişi raporları ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının "..." isimli markasındaki “...” ibaresinin markanın esas unsuru olduğu, ayrıca... ibaresinin ... kategorilerinden biri ve tasviri nitelikte olduğu, SMK 5/1-d bendinin konulmasındaki amacın marka olarak kullanılmak istenen işaretin kullanılacağı mal veya hizmet sınıfı açısından tasviri niteliği gereğince tekel durum yaratılmasının önlenmesi olduğu, karşı davalının “..." ibareli markasının ... sınıfın tamamı yönünden, ...1. sınıfın ise “Spor, kültür ve eğlence hizmetleri, Dergi, kitap, gazete v.b. Yayımlama hizmetleri, Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri, Haber muhabirliği hizmetleri” yönünden SMK 5/1-d bendi gereğince hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, bilirkişi raporları ile teknik olarak tespit edildiği üzere, 18/08/2021 tarihinde marka başvurusunu gerçekleştiren karşı davalının 2016-2017-2018 yıllarında kullanımlarının bulunduğu ve karşı dava davacısı tarafından ... ibaresi yönünden gerçek hak sahipliği iddiasının ispatlanamadığı, böylelikle karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği,asıl davada dava konusu ... isimli programın harc-ı alem nitelik arz etmekte olduğunun tespit olunduğu, karşı davada davalıya ait markanın hükümsüzlük koşulları oluştuğundan asıl davada işbu markaya dayalı olarak açılan marka hakkına tecavüz ve bağlı taleplerin reddinin gerektiği anlaşılmakla asıl davanın reddi ve karşı davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklanacağı üzere,
1-Asıl davanın tümden reddine,
2-Karşı davanın kısmen kabulü ile, karşı dava davalısı adına kayıtlı ... nolu "..." ibareli markanın ... Sınıfının tamamı yönünden, .... Sınıfının ise "Spor,kültür,eğlence hizmetleri, Dergi,kitap, gazete v.b yayımlama hizmetleri, Film televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri, Haber muhabirliği" hizmetleri yönünden kısmen iptaline ve sicilden terkinine, gerçek hak sahipliğinin tespiti ve kararın ilanı taleplerinin reddine,
3-Asıl dava yönünden ;
a-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın, daha önce ödenen 2.578,71 TL peşin harçtan mahsubu ile artan kalan 1.963,31 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
b-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
c-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; marka hakkına tecavüz davası bakımından 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; maddi tazminat davası bakımından 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; manevi tazminat davası bakımından 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
f-Arabuluculuk sırasında suç üstü ödeneğinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Karşı dava yönünden;
a-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın, daha önce ödenen 80,70 TL peşin harçtan mahsubu ile artan kalan 534,70 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
b-Davacı tarafından sarfedilen 80,70 TL peşin harç, 80,70 başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-10.000,00 TL tebligat, posta gideri, bilirkişi ücreti v.b yargılama giderinin kabul red oranı göz önüne alınarak takdiren 5.000,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
d-Kabul edilen kısım yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e-Reddedilen kısım yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır