T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/261 Esas
KARAR NO : 2024/307
DAVA :Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)
DAVA TARİHİ : 05/12/2023
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili şirketin temizlik kağıtları, bebek bakım, kişisel bakım, ev bakım, ev dışı tüketim ve cinsel yaşam alanlarında, pazarında lider konumda olan çeşitli markaların sahibi olduğunu, müvekkilinin cinsel sağlık sektöründe olan .... markasını TPMK nezdinde ilk kez ... tarih, ... sayı ile tescil ettirdiğini, davalı tarafça .... markalarını ihtiva eden taklit ürünlerin satışının yapıldığını, ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan ... D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne ilişkin karar verildiğini, müvekkilinin ... markalı ürünlerinin üretimi hususunda hiçbir kişi ve kuruma izin vermediğini beyan ederek müvekkilinin markalarına iltibas yaratan tüm kullanımların engellenmesine, el konulan ve konulacak ürünlerin imhasına, ihtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, seri numaralarının takibinin tarafınca mümkün olmadığını, şirketin yeni bir kuruluş olduğunu ve 1 yıldan fazladır varlığını sürdürdüğünü, faturası olmadan herhangi bir ürünün alınmadığını ve satılmadığını, e-ticaret üzerinde satılan ürünler dahil alışı ve satışı yapılan her ürün için alış faturasının ve satış faturasının maliye kayıtlarında olacak şekilde düzenlendiğini, davacı tarafın belirttiği veya belirtmediği kendilerine ait olan ürünlerin alış faturalarının ekte sunulduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, TPMK kayıtları getirilmiş, ... 4. FSHHM'nin ... Değişik iş sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık; marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması ve el konulan ürünlerin imhası taleplerine ilişkindir.
Davacı kendisine ait markayı davalının izinsiz ve hukuka aykırı olarak kullandığını, anılan markanın sahte ürünlerinin davalı tarafından satışa sunulduğunu, böylelikle marka hakkına tecavüzle birlikte haksız rekabetin şartlarının da oluştuğunu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
... 4. FSHHM'nin ... Değişik iş sayılı dosyasında alınan 15/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davalı işyeri sahibi tarafından satılmak üzere sergilenen ürünlerin herhangi bir yenilik ve ayırt edicilik unsuru olmaksızın kullanıldığı ve potansiyel ortalama tüketici kitlesi tarafından iltibasa yol açacak nitelikte olduğu, davalı fiillerinin davacının marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilebileceği görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller SMK Madde 29’da sayılmıştır. Marka hakkına tecavüz sayılan haller Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesine atıf yapılmak suretiyle 29. Maddesinde düzenlenmiştir.
6769 sayılı SMK madde 29’a göre, Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanılması ve yine madde 29/b’ye göre Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edilmesi marka hakkına tecavüz sayılmaktadır.
Marka hakkı sahibinin markasına zarar vermeye yönelik tüm fiilleri engelleme hakkı vardır. Marka hakkına tecavüz de bunların başında gelir. Marka hakkına tecavüzün varlığı için Sınai Mülkiyet Kanun’ da belirtilen eylemlerden birinin gerçekleşmiş olması ve somut olayda bu eylemin hukuka uygunluk sebeplerinden birinin bulunmaması gerekir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesinde ise; Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır.
a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmıştık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
6769 sayılı SMK’nın yukarıdaki ilgili maddeleri genel olarak, marka sahibinin tescilli markası ile iltibasa neden olacak işaretlerin kullanılmasını yasaklamaktadır. Madde metninde de belirtildiği üzere; tescilli marka ile aynı veya benzer olan bir işaretin tescilli markanın kapsadığı mal ve hizmetlerde kullanılarak halk tarafından karıştırılma ihtimaline yol açılması marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir. Ayrıca işaret ile tescilli marka arasında halk nazarında “ilişkilendirme” olduğu ihtimali de “karıştırılma ihtimali” kavramına dahil sayılmıştır. Marka sahibi tescilli markası ile bağlantı kurulması ve veya karıştırılma olasılığı taşıyan markaların aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılmasını önleme yetki ve hakkına sahiptir.
Başkasına ait marka hakkının doğrudan ya da dolaylı ve iltibaslı kullanımı marka hakkına tecavüz oluşturmaktadır. Somut olayda, tüm dosya kapsamı ve ... 4. FSHHM'nin... Değişik Sayılı dosya içeriği gözetilmekle, davacıya ait ... markasının sahte ürünlerinin davalı tarafından satışının yapıldığı, ticari amaçla elde bulundurulduğu, davacı nezdinde tescilli markaların ve şeklinin taklitlerinin davalı ürünlerinde kullanıldığı, markanın kullanış şekillerinin aynı olduğu, davalıya ait ürünlerde hem marka kullanımı hem de tasarım açısından herhangi bir ayırt edici yeniliğin bulunmadığı, davalının iştigal ettiği meslek sebebiyle ürünlerin sahteliğini bilebilecek durumda olduğu, böylelikle davalının SMK m. 29 b hükmü kapsamında davacının ürünlerini taklit ettiği ve davacının marka hakkına tecavüz ettiği, böylelikle davacının marka hakkına tecavüz davası yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf marka hakkına ilişkin hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümleri gereğince de istemde bulunmuştur. Bu noktada Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih, ... esas ve ... karar sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nın 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan SMK'nın uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu kanaatiyle haksız rekabetten kaynaklanan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Marka hakkına tecavüz davasının kabulüne, davalının eylemlerinin davacının TPMK nezdinde tescilli "..." marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, tecavüz teşkil eden kullanımların engellenmesine, davaya konu mütecaviz kullanımlara ilişkin ürün, tabela, ilan, reklam, broşür, afiş, kartvizit ve sair her türlü tanıtım malzemesinin; basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü ticari evrakın ve bu şekilde bastırılmış olan materyal ve benzeri el konulan ürünlerin hüküm kesinleştiğinde imhasına, kararın infazında ... 4. FSHHM'nin ...değişik iş sayılı dosyasında mevcut 15/12/2023 tarihli bilirkişi raporunun dikkate alınmasına,
2-Haksız rekabet davasının reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 427,60 TL harçtan daha önceden ödenen 269,85 TL peşin harç düşüldükten sonra eksik kalan 157,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından sarfedilen 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-1.002,00 TL tebligat, posta gideri yargılama giderinin kabul red oranı göz önüne alınarak takdiren 501,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İş sayılı dosyası üzerinden yatırılan 714,45 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası üzerinden yapılan 7.674,50 TL (Bilirkişi Reddiyatı + Posta-Tebligat Gideri) yargılama giderinin kabul red oranı göz önüne alınarak takdiren 3.837,25 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; marka hakkına tecavüz davası bakımından 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır