T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/66 Esas
KARAR NO : 2024/299
DAVA : Marka (Maddi Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 27/02/2023
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi-Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, davacı vekili ilk olarak şirketin kurucusu ...’ın ülkemizin ilk üniversiteye hazırlık dershanesi olan ve ... A.Ş. tarafından kurulmuş olan "..." isimli ticari işletmeyi ... 3. Noterliği'nin ...tarih ve ...yevmiye numaralı sözleşmesi ile ... A.Ş.'den devir aldığını, daha sonra zamanla 140 şubeye ulaştığını, ..., eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yapılması amacıyla 1997 yılında ... HİZ. A.Ş.' yi, 2005 yılında ise müvekkilinin ... EĞİTİM HİZ. A.Ş.'yi kurduğunu ve müvekkil şirketinin dava dilekçesinde bahsettiği tescilli markalara sahip olduğunu,... esaslı unsur markaları devraldıktan sonra tanınmış marka haline getirdiğini, söz konusu işaretlerin ... ve ... ibarelerinin tüm baskılı evrak ve tabelalarında kullanıldığını, ... markasının tanınmışlığına ilişkin Türkpatent ve Mahkeme kararları bulunduğunu, şu anda müvekkil şirketinin adına kayıtlı olan "...." markaları benzer isimleriyle veya aynen İstanbul ve Türkiye çapında haksız olarak başkaları tarafından kullanıldığını, daha önceki dava kararlarını emsal göstererek kendi işaretleri ve sembollerinin davalı tarafça "..." adresinde,...isimli internet sitesinde ve sosyal medya hesaplarında kullanıldığını, davalı tarafça bulunulan bu eylemlerin Medeni Kanunun 3. Maddesi gereğince meslekten olarak bilmesine veya bilmesi gerekmesine rağmen, kötü niyetli olarak birebir aynısını haksız ve hukuka aykırı surette kullanarak müvekkilinin marka haklarını ihlal ettiğini, davacı müvekkilinin itibarından haksız bir biçimde yararlandığını, usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkının sadece sahibine ait olduğunu beyan ederek davacı müvekkilinin...sayı ile tescilli ve tescilsiz marka haklarına, tescilli ticaret unvanı ve işletme adına karşı gerçekleştirilen vaki tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, men’ine, durdurulmasına, kaldırılmasına, tecavüz ve haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına, alan adı ve içeriği ihlal oluşturan ... isimli sosyal medya hesabına erişimin engellenmesine, maddi ve manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili firma ... Şti.'nin eğitim alanında hizmet veren bir kurum olduğunu, ...'nın (müvekkili şirket ortağı) Türk Patent Kurumu'na başvurarak ... numaralı marka tescil emtia sınıfında olan "..." markasının
kullanım hakkını "..." markasının kullanım hakkını 25.09.2030 tarihine kadar ...numarası ile tescil ettirdiğini, müvekkili firmanın da bu markayı kullandığını, "..." ifadesinin tek başına bir marka teşkil etmeyeceğini, genel olarak kullanılan bir
kavram olduğunu, davacı tarafın "..." kavramının kullanımında marka hakkı sahibi olmadığını, mutlaka bu kavramın başına veya sonuna ayırt edici bir ifade veya sembol eklenilerek kullanıldığını, müvekkili firmanın firma sahiplerinden ...'nın kardeşi olan ...'ya ait "..." markasını kendi kurumunda ve internet sayfasında kullandığını, dosyaya sunulan fotoğraflar ve marka logolarına bakıldığında müvekkili firma tarafından kullanılan logonun davacı logosundan farklı olduğunun anlaşılacağını, "..." alan adının, "..." kullanıcı adlı instagramhesabındaki içeriklerde "...", "..." ifadelerinin yer aldığını, bu ifadelerin kullanımının da davacının marka hakkını ihlal etmediğini, ayrıca tüm dünya tarafından tanınan ve halka mâl olmuş bilim adamlarının kurumda kullanılmasının da marka ihlali olarak değerlendirilemeyeceğini, benzer olmamasına rağmen davacı tarafın delil tespiti davasından sonra müvekkili firma eğitim kurumlarımdaki tabela, internet sitesi ve broşürlerden kullanmış olduğu logoyu ve aynı bilim adamları olmamasına rağmen afişteki bilim adamları görsellerini tamamen kaldırdığını, müvekkili firmanın tabelalarda, sitede ve broşürlerde sadece şirket ortağı ...'nın kardeşi olan ...'ya ait lisanslı markayı (...) kullandığını, müvekkilinin kullanmış olduğu "..." markasının davacı tarafın markalarıyla karıştırılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın tüketici tarafından "..." olarak tanınmayıp "..." olarak tanındığınnı, yani davacı tarafın tanınırlığı ve bilinirliğinin "..." isminden kaynaklandığını, "..." kavramının eğitim sektöründe kullanılan öğretim programının genel adı olduğunu, Yargıtay’ın "..." ibaresinden sonra "..." ya da "..." ibarelerinin kullanılmasını markanın ayırt edici özelliği kabul ettiğini, dolayısıyla yargıtay içtihatlarına göre de "..." ibareli markanın iptalini veya hükümsüzlüğünü gerektirecek bir ibare barındırmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin 19/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...Davalı kullanımının SMK 29/1 maddesi gereğince marka hakkına tecavüz oluşturduğu, marka hakkına tecavüz oluşturan bu durumun ayrıca tüketici gözünde davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın TTK 55/1-A-4 maddesi anlamında haksız rekabet oluşturacağı, bu tespitler karşısında davacı tarafça SMK 149/1 maddesi gereğince anılan tedbirlerin ve tazminatların talep edilebileceği, dosyada görevlendirilen bilirkişi heyetinin içerisinde mali bilirkişi bulunmaması ve mevcut bilirkişi heyetinin tazminat hesabı konusunda uzmanlığı bulunmaması nedeniyle maddi tazminatın
miktarı tespit edilemediği..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Mahkememizin 19/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...Davacı şirketin isim ve logosunu kullandırmak üzere davacının davalıdan talep edeceği maddi tazminat tutarının 386.571,57 TL + KDV olabileceği kanaatine varıldığı, kök raporda tespit edilen sonuç ve bulguları değiştirecek mahiyette yeni bir bilgi ve belge dosyada olmaması sebebiyle kök rapora yapılan itirazlara yönelik ek raporda da tüketici yönünden davacı ve davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısı yaratabileceği ve karıştırılmanın haksız rekabet oluşturacağı ve marka hakkına tecavüz oluşturacağı şeklindeki kök rapordaki kanaatlerinin değişmediği...." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
KANAAT VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, kaldırılması, maddi ve manevi tazminat talepleri ile davalıya ait internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesi istemlerine ilişkindir.
Türk Patent Kurumundan marka tescil belgeleri celp edilmiş ve incelenmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde, dava dilekçesinde talep ettikleri 5.000,00 TL maddi tazminat taleplerini 117.610,02 TL arttırarak 122.610,02 TL olarak neticelendirmiş olup, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafça, davadan önce ... 3. FSHHM'nin ...D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırıldığı, mahkemece alınan tespit raporunda davalı tarafın kullanımlarının tespit edilerek, kullanımların davacı markaları ile iltibas yarattığı görüşünün açıklandığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamında yapılan incelemede,mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında ve ... 3. FSHHM'nin ... Değişik iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalı adresinde ve internet adreslerinde yapılan kullanımların davacı markası ile iltibas yarattığı, davalı kullanımlarının markasının tescilli halinden farklı olduğu, her ne kadar davalı ... ibaresinin zayıf ibare olduğunu ve markaların kullanıldığı sınıfın bilinçli tüketici kitlesine hitap ettiğini ileri sürmüş ise de, bir markanın zayıf olmasının, söz konusu markanın hiçbir markasal korumadan yararlanmayacağı sonucunu doğurmayacağı, yalnızca korumanın daha dar kapsamda değerlendirmesini gerektirdiği, somut olay bakımından davalı fiili markasal kullanımlarının davacıya ait markalar ile ortalama tüketici nezdinde karıştırma, işletmesel ya da ekonomik bağlantı kurma, çağrıştırma ihtimallerini yaratacağı, fiili bir zorunluluk bulunmaksızın sektörel bilinirliği bulunan davacı markalarına yaklaşma iradesinin, aynı sektörde ticari faaliyet gösteren ve "basiretli bir tacir" gibi davranma yükümlülüğü altında bulunan davalı bakımından marka tecavüzü ile haksız fiil sorumluluğunu doğuracağı, davalı kullanımlarında ... ibaresinin büyük yazılarak ön plana çıkarıldığı, ... ibaresinin ise kurumlarda kullanılmadığı, bu şekilde kullanımların davacı adına tescilli bulunan ... tescil numaralı "..." ibareli marka ile ... tescil numaralı "...", ...tescil numaralı " ...", ... tescil numaralı " ..." ve... tescil numaralı " ..." ibareli markaları ile benzerlik oluşturduğu ve davacı markası ile karışıklık ve iltibasa sebebiyet verdiği, bu şekildeki kullanımların davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu anlaşılmakla marka hakkına tecavüz davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, davaya konu internet adreslerinde davacının marka hakkına tecavüz niteliğindeki kullanımlar nedeniyle internet adreslerine erişim engellenmesine karar verilmiş,maddi tazminat talebi yönünden davacı taraf ... eğitim dönemi için talepte bulunmuş, mahkememizce alınan yukarıda özetlenen ek bilirkişi raporunda 2017 yılından 2023 yılının tamamına göre hesap yapıldığı anlaşılmakla, tazminat hesabında 2023 yılı için mahkememizce dava tarihi olan 27/02/2023 tarihi göz önünde bulundurulmuş, bu doğrultuda davalının dava konusu özelinde haksız kullanımları nedeniyle davacı zararının tam olarak belirlenemediği ve maddi tazminat isteminin TBK m.50 doğrultusunda belirlenmesi gerektiği kanaatine varılarak 75.000,00 TL maddi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmış ve fazlaya dair talep reddolunmuş, manevi tazminat talebi yönünden ise, davalının davacının marka hakkına yönelik haksız eylemlerinin davacının markalarına olan güvenirliği, tüketici nezdinde oluşan algıyı zedelediği dikkate alınarak ihlalin ağırlığı hak ve nesafet gözetildiğinde 25.000,00 TL'nin yerinde olduğuna kanaat getirilmekle bu miktar üzerinden talebin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı taraf marka hakkına ilişkin hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümleri gereğince de istemde bulunmuştur. Bu noktada Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih, ... esas ve ... karar sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nın 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan SMK'nın uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu kanaatiyle haksız rekabetten kaynaklanan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen KABULÜ İLE, davalı kullanımlarının davacıya ait marka haklarına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile bu kullanımların durdurulmasına, önlenmesine, menine, kaldırılmasına, markaya tecavüz teşkil eden davalıya ait araçların ve malların imhasına, kararın infazında mahkememizin 19.02.2024 tarihli bilirkişi raporu ile ... 3. FSHHM'nin ... değişik iş sayılı dosyasında mevcut 08/12/2022 tarihli bilirkişi raporunun dikkate alınmasına,
2-... ve ... adresli internet sitelerine erişimin engellenmesine,
3-Maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 75.000,00 TL maddi tazminatın 06/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,
4-Manevi tazminat davasının kabulü ile, 10.000,00 TL manevi tazminatın 06/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,
5-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalıya ait olmak üzere bir kez ilanına,
6-Haksız rekabet davasının reddine,
7-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 5.806,35 TL harçtan daha önceden ödenen peşin harç + ıslah harcı olmak üzere toplam da 2.261,72 TL düşüldükten sonra eksik kalan 3.544,63 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
8-Davacı tarafından yapılan 256,17 TL peşin harç + 2.005,55 TL ıslah harcı + 179,90 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-12.045,00 TL yargılama giderinin (bilirkişi ücreti ve posta gideri) kabul red oranına göre hesaplanan 7.528,12 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
10-... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyasında yapılan 133,00 TL peşin harç + 80,70 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyasında yapılan 8.000,00 TL bilirkişi ücreti + 175,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.175,00 TL yargılama giderinin 5.109,375 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
12-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
13-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen;
a-)Marka hakkına tecavüz davası bakımından 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-)Maddi tazminat davası bakımından 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-)Manevi tazminat davası bakımından 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
14-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen;
a-)Maddi tazminat davası bakımından 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
b-)Haksız rekabet davası bakımından 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
15-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, karşı tarafın yokluğunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır