T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/397 Esas
KARAR NO : 2024/266
DAVA : Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 17/12/2021
KARAR TARİHİ : 14/11/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili,davalı tarafın müvekkilinin tescilsiz dava konusu tasarım ürünü ile iltibas yaratacak derecede ve hatta ayniyet derecesinde birebir benzeyen ürünlerini müvekkili tarafından kendisine herhangi bir hak tanınmaksızın veya arada herhangi bir lisans sözleşmesi olmaksızın haksız ve hukuka aykırı bir şekilde üretilmekte ve/veya satılmakta olduğunu, söz konusu ürünlerin bilgilendirilmiş bir tüketici nezdinde karışıklığa yol açacak derecede birebir benzediğini, açıklanan hususların tespiti amacıyla ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin ... D İş sayılı dosyasında keşif yapıldığını, keşif esnasında davalının “...' adresindeki “...” mağazasında davaya konu ürünlerin mağazada tespit edilemediğini, bunun üzerine dosyaya sundukları karşı tarafa ait faturalı ürün üzerinden bilirkişi marifetiyle tespit yapıldığını, bilirkişi raporunda her iki ürün detaylı olarak incelendiğinde tecavüzün tespit edildiğini, küçük dikim ve kumaş kalite farkı dışında elbise tasarımlarının ayniyete yakın benzer bulunduğunu, davalının, davaya konu müvekkilinin 7 farklı renkte ürettiği ... ürünlerinin benzerlerini ticari amaçla ürettiğini, perakende şekilde piyasaya sunduğunu, tüketiciye arz ettiğini, bu haksız kullanım sayesinde ticari kar elde ettiğini ve basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, bu taklit ürünlerin piyasada olmasının, satışının yapılmasının haksız rekabete vücut vermekte olduğunu ve müvekkili şirketi zarara uğrattığını belirterek müvekkiline ait dava konusu tasarıma yönelik fiilin tecavüz olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün önlenmesini, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından dava konusu ürünün üretimi ve/veya satışının yapılmadığını, davacıya yönelik herhangi bir haksız rekabet oluşmadığını,... D. İş sayılı dosyasında 21.09.2021 tarihli karar doğrultusunda atanan bilirkişi ... ve davacı vekilinin müvekkiline ait iş yerine gelerek, inceleme ve araştırma yaptıklarını, müvekkilinin iş yerini hatta deposunu bilirkişiye ve davacı vekiline açtığını ve her tarafını gezdirdiğini, davacı vekili ve bilirkişi tarafından yapılan araştırma ve inceleme sonucu müvekkiline ait iş yerinde davacının tespit istediği abiyelere veya benzer herhangi bir ürüne rastlanmadığını, bu durumun tüm tarafların imzası ile tutanak altına alındığı , müvekkilinin konfeksiyon sektöründe uzun süredir iş yapan, son yıllarda iş hacmi büyüyen hatta davacı şirketle aynı müşterilere hitap eden bir firma olduğunu, müvekkilinin tüm iş ve işlemlerini hukuka ve yasalara uygun olarak yapan bir işletme olduğunu, davacının ne şekilde elde ettiği bilinmeyen ürünün müvekkili ile bir ilgisinin bulunmadığını, delil tespit dosyasında bilirkişinin kıyaslama yaptığı ve benzerlik olduğunu ifade ettiği her iki ürünün de bilirkişiye davacı tarafından verildiğini, raporda davacıdan alındığı ifade edilen "..." etiketli ürüne ait fişin müvekkilinin işletmesiyle bir ilgisi bulunmadığını, rapora derc edilmiş fiş/fatura incelendiğinde "...- ..." adına düzenlenmiş olduğunu ve ürün içeriğinin "..." olduğunun anlaşıldığını, gerek fiş sahibi firma unvanının gerekse adresinin davalı müvekkili ile bir ilgisinin bulunmadığını, ayrıca söz konusu fişin kıyaslama yapılan ürüne ait bir fiş olduğunun dahi belli olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 26/10/2022 tarihli dilekçesi ile, dava konusu tasarımın tescil edildiğini ve müvekkiline ait dava konusu ürünlerin TPMK nezdinde tescilli korumaya sahip olduğunu beyan etmiştir.
İşbu dava; tasarım hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi ve ortadan kaldırılması taleplerine ilişkindir.
Mahkememizin ... değişik iş sayılı dosyasında aldırılan 06/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; orijinal ve taklit ürün görselleri ile sınırlı olmak üzere; “...” adresindeki “...” isimli iş yerinde tespit isteyene ait elbisenin benzerine rastlanmadığı, Tespit isteyene ait “...” etiketli elbise ile tespit isteyenin önceden satın almış olduğu “...” etiketli elbise karşılaştırıldığında ayniyete yakın benzer olduğu, sonuç ve kanaatlerine varıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 04/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından sunulan faturanın dava dışı “...” tarafından 20/09/2021 tarihinde düzenlediği ve “...” başlıklı bir ürüne ait olduğu, fatura içeriğinde davalının ticaret ünvanının yahut “...” etiketli bir ürünün satıldığını gösterir herhangi bir ibarenin yer almadığı, söz konusu faturanın davacı tarafında dosyaya sunulan davalıya ait olduğu iddia edilen ürüne ait olup olmadığı hususundaki takdirin Sayın Mahkeme'de olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulan üründe “...” etiketinin yer aldığı, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda davacı (..., LTD. ŞTİ.) tarafından 01.11.2021 tarihinde başvurusu yapılmış ve tescil edilmiş davaya konu olan ... numaralı çoklu tasarım tescil dosyasına ait ... nolu Abiye tasarımı ile ... 2. FSHHM ... D.İş Bilirkişi Raporundan alınan davalı (...) tarafa ait olduğu iddia edilen ... tasarım görsellerinin karşılaştırılması sonucunda; tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafça dosyaya sunulan ve davalıya ait olduğu iddia edilen “...” etiketi ün Sayın Mahkemece davalı tarafa ait olduğu kabul edildiği taktirde davalıya ait olduğu iddia edilen elbisenin tasarımı ile davacıya ait ... nolu elbise tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları sonucuna varıldığı, davacı adına tescilli tasarımın aynısının tasarım sahibinin izni olmaksızın satışa sunulması nedeniyle SMK 81/1-a maddesi gereğince tasarım hakkına tecavüzün oluşacağı, davacı adına tescilli olan elbise tasarımı ile davalı tarafa ait olduğu iddia edilen “...” etiketli ürünün Sayın Mahkemece davalı tarafa ait olduğu kabul edildiği taktirde, elbise tasarımları karşılaştırıldığında davacı adına tescilli tasarıma genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzediği bu durumun davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği, tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın TTK 55/1-a-4 maddesi anlamında haksız rekabet oluşturacağı, görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı vekili davalının satmış olduğu ürünlerin müvekkilinin tescilsiz tasarım haklarını ihlal ettiğini belirterek işbu davayı açmış ise de, mahkememizin 2021/244 değişik iş sayılı dosyasında mevcut bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalıya ait iş yerinde mütecaviz herhangi bir ürüne rastlanmadığı, gerek değişik iş dosyasında gerekse de dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda iltibasa yönelik yapılan değerlendirmelerin, davacının sunmuş olduğu fatura kapsamında yapıldığı, davacı tarafından sunulan faturanın davalı şirketle bağının dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre ispatlanamadığı, davacı tarafça sunulan faturanın davalıya ait olduğu iddia edilen ürüne ait olduğu hususunun da davacı tarafından ispat olunamadığı, bu haliyle tasarım hakkına tecavüzün usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın tümden REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60 TL karar harcından peşin yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile kalan 368,30 TL eksik harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini avukatla temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T' ye göre hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.14/11/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır