T.C.
İSTANBUL
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/58
KARAR NO : 2026/123
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 26/02/2024
KARAR TARİHİ : 15/05/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesi : Davacı vekilinin mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle; Davacı ....Şti Vekili ... tarihli .. sayfa dava dilekçesinde özetle; reklam, broşür vs. basılı materyallerin toplanması, duvarda asılı resimlerin kullanılmaması ve muhafazası yönünde ihtiyati tedbir talebinin yanı sıra; tespit sonunda el konularak bu ürünlerin imha edilmesini; Davalının eylemlerinin müvekkilinin tescilli ...” ibareli tescilli marka hakkından doğan haklarının 6769 s.SMK veTTK nın haksız rekabete ilişkin hükümleri uyarınca mahra hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini ve tecavüzün giderilmesini; SMK m.151/2-b hükmü gereğince ( sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca göre belirsiz alacak davasında şimdilik 1000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminata, haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline, mahkeme kararının özetin günlük gazete veya benzeri vasıtalarla ilan edilmesini talep etmiştir. Sultanahmet Meşhur Halk Köftecisi şekil” ibaresi ile tescil öncesi de tanınmış hale gelen markalarını ... sayı ile tescil ettirdiklerini; 2012 yılında tanınmış marka tescili (...) aldıklarını; ... ve ....sınıflarda çok sayıda marka tescili yaptırdıklarını; tanınmışlık ile ilgili mahkeme kararı, bilirkişi raporu ve haberlerin yer aldığını; davalı taraf kullanımlarının ise müvekkilinin markasından doğan hakları ihlal ettiğini; kullanımın kötü niyetli olduğunu; ihlalin olduğu restaurantta daha önce de benzer kullanımlar nedeniyle kesinleşmiş hukuk ve ceza davalarına ilişkin kararlar olduğunu; buna rağmen aynı yerde “...”, daha sonra “...” olarak kullanımlar gerçekleştirildiğini; Davalının bununla da yetinmediğini ...’ te yer alan müvekkile ait lokantasına ve görsellerine ait gazetede çıkan haberleri de çerçeveleterek duvarına astığı bu şekilde sangi ...’ teki lokantanın bir şubesi izlenimi yaratılmaya çalışıldığını bununda marka hakkının ihlali ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi: Davalı vekili cevap dilekçesinde, özetle; Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin gerekli şartları sağlamadığını, müvekkilinin tescilli ... nolu ....sınıfta ...acının markasının ise.....” ibareli olduğunu; “...” nin bir köfte
türü olduğunu, bu konuda bir çok internet sitesinde yazılar yer aldığını; TPMK nda “..." ibaresinin yardımcı unsur olarak kullanıldığını; ...sınıfta tescilinin TPMK’nca uygun görüldüğünü; davacının markasında yer alan “şekil” müvekkilince tespit sonrası ( ...1.FSHHM ... D.İş) müvekkilince kullanılmadığını; müvekkilinin faaliyet alanının ( ızgara, sulu yemek, zeytinyağlı yemek, salata, tatlı), Davacının faaliyet alanından ( ızgara salata, tatlı) geniş olduğunu; Davacının, Davalı müvekkilinin faaliyette bulundu ...’ na servisinin veya şubesinin de bulunmadığını; marka kullanımlarının tescile dayandığını; “Sultanahmet köftesi” ibaresinin bir ürün adı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin
bulunmadığını ( ... na açılan davaların reddedildiği ve kararların da kesinleştiğini) ; Davacının tazminat talebinin neye göre olduğunun açıklatılması gerektiğini; alınan uzman görüşünde Davacının markasının “zayıf marka” olduğunu çünkü bire bir kullanılmadığını da beyan ederek ihtiyati tedbir isteminin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevaba Cevap Dilekçesi: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davanın kabulüne dair karar verilmesini talep etmiştir.
İkinci Cevap Dilekçesi: Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; Cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
Islah Dilekçesi: Davacı vekili tarafından sunulan 19/02/2026 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini toplamda 858.559,90TL'ye arttırıldığı anlaşılmıştır.
Deliller:
Değişik İş Dosyası: ... 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası celp edilmiştir.
Taraflar arasında görülen mahkememizin 2011/107 Esas... 4. FSHHM'nin ... , ... Esas,... 1.FSHHM'nin ... ve ... Esas , ... 2.FSHCM'nin ...Esas sayılı dosyası dosya arasına getirtilmiştir. Bu hususta taraflar arasında görülen daha önceki dosyalar da incelendiğinde davalının söz konusu dosyalarda da dava konusu "..." ibaresini kullandığı anlaşılmakla davalı eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet niteliğinde olduğu tespit edilmiş ve kararların derecelerden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi Raporu: 22/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda " Davalı şirketin incelenen yıl brüt satışları 36.795.508,10 TL olduğu, brüt satışlar içinde bulunan Mal satışları gelirinin 36.664.582,81 TL ,diğer gelirlerinin 130.925,29 ,dönem net
karının 356.621,17 TL olduğu, ilgili gelirlerin ve ilgili yıl dönem net karının ne kadarının davacının markasını kullanma yoluyla elde edilen kazanç olduğunun tespitinin incelenen yasal defter ile eldeki veriler ile tespitinin mümkün olmadığı ve tazminat hesabına esas olmak üzere kaynak oluşamadığından, Nihai ve hukuki takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye aittir.
Davacının her ne kadar “...” den ibaret ....sınıfta tescilli (...) ve aynı zamanda TMPK’ unda 23.10.2012 tarihinden itibaren tanınmış marka (...) tescili var ise de, asıl tanınmışlığı markasının esaslı unsurlarını oluşturan ve işletme adı ile bütünleşen “...” ve “...” dir.
Davalı yanın tescilli markalarına uygun kullanımı “...” (...), “...” (...), “...” (...) markanın iptali /hükümsüzlüğü söz konusu olmadığı sürece marka hakkına tecavüz teşkil etmeyecektir. Ancak, gerek markanın işyerinde, reklam ve tanıtım evrak ve ürünlerinde ve gerekse internet ortamında kullanımında, marka kullanımının tescilli halinden farklılaştırılarak ve özellikle Davacı tarafın tescilli ve tanınmış markası ile halk/tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olacak şekilde kullanımı; tüketicinin Davalının (Nişantaşı) işyeri ve ürünleri ve marka kullanımında ile “...” ya da “...” gördüğünde bunun...’ teki ““...” ile ilişkilendirmesi SMK m.29 kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil eder. Bu aynı zamanda TTK.m.54 vd. anlamında rekabetin haksızlaştırılmasını diğer ifade ile haksız rekabet sonucunu doğurur. Ancak, Yargıtay’ ın son kararları doğrultusunda hukuka aykırılık hem SMK hükümleri hem de TTK hükümlerini ihlal etse dahi sadece SMK hükümlerine göre hüküm verilecektir. Herhangi bir şekilde SMK hükümlerine göre karar verilemediği durumda eğer şartları varsa mahkemenin TTK hükümlerine ( m.54 vd. –haksız rekabet-) hükümlerine göre karar vermesine engel olmayacaktır. Nihai ve hukuki takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye aittir.
Teknik ve özel bilgiden yararlanılmasının gerektiği durumlarda, bilirkişi sıfatıyla yaptığımız değerlendirme ve kanaatimiz mahkemenin görüşüne katkıda bulunuyor ise de marka hakkına tecavüz, haksız rekabet ve tazminat miktarına ilişkin değerlendirme ve kanaatlerimiz bakımından tüm dosya kapsamında hukuki ve nihai değerlendirme ve karar mahkemeye aittir." kanaatini bildirmiştir.
21/05/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda " Davalı işletme tarafından 2024 yılı Ocak ve Şubat aylarında elde edilen toplam ciro 9.003.496,98 TL'dir. 2024 yılı Ocak ve Şubat aylarına ilişkin toplam gelir kalemi işletme kayıtlarında 600.10 Mal Satışları” hesabında yer almaktadır. Muhasebe kayıtlarında bu cironun içeriğine dair (ürün/hizmet ayrımı) bilgi yer almadığından, doğrudan bir ayrıştırma yapılamamıştır. Ancak Mahkemenizce, davalının faaliyetinin ... sınıfa giren hizmet niteliğinde olduğu ve bu hizmetin tümünün markanın izinsiz kullanımına dayandığı kabul edilirse; yukarıda gösterilen oranlara göre tazminat hesaplanması mümkündür. Her ne kadar tarafların 22.11.2024 tarihli Kök rapora karşı beyan ve itirazlarını incelemiş ve mahkemenin bilirkişiye vermiş olduğu ek rapor kapsamında yeniden raporumuzu gözden geçirmiş isek de 6769 sayılı SMK kapsamında marka, markasal kullanım ve haksız rekabet ile ilgili değerlendirme ve kanaatimizi değiştirecek bir sonuca ulaşılamamıştır. Kısaca, Davalı İşyerinde “ ...” ibareli ve Davacının tanınmış markasını çağrıştıran her kullanım tüketici nezdinde markalar ve firmalar arasında ilişki olduğu izlenimini doğurmaktadır. Bu durumun iltibas ihtimali yaratması dahi SMK m.29 kapsamındadır ve marka hakkına tecavüz teşkil etmektedir. Davalının, Davacıya ait işyeri, marka ve ürünlere ilişkin gazete kupürlerini duvarına asmak suretiyle müşterilerini etkilemeye çalışması – mahkemenin tüm dosya kapsamını ve delillerini birlikte değerlendirmesi sonucuna bağlı olarak – TTK m. 55/1 hükmünü ihlal etmektedir. Ancak, SMK m.29, m.155, TTK m.55/1 vd. hükümlerini ve diğer ilgili mevzuatı uygulamak, nihai ve hukuki değerlendirmede bulunmak Sayın Mahkemeye aittir. " kanaatini bildirmiştir.
05/12/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda " sonuç ve kanaat (sektörel açıdan) Bilirkişi Kök Raporunda ve 1.Ek Raporda belirtilen hususlara ilave edilecek bir husus bulunmamaktadır. sonuç ve kanaat (marka ve haksız rekabet açısından) Tarafların marka kullanım mal ve hizmet sınıfları bakımından aynı mıdır? Davacının “...” markası TPMK unda ... no ile tanınmış marka olarak tescil edilmiştir.... nolu “...” markası Nice Sınıflandırmasına göre 35.hizmet sınıfındadır. 2015 72036 nolu “...” markası ise Nice sınıflandırmasına göre ... Hizmet sınıfında tescillidir. ... Sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görüp satın alabilmeleri için… mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri “ ve .... Sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” bakımından Davacı ve Davalı hizmet sınıflarının aynı olduğu görülmektedir.
Tüketici kitlesi bakımından iki markanın karıştırılma ihtimali (iltibas) var mıdır? Davacının markasının tanınmış marka olması davacı ve davalının marka ve firmaları arasında da irtibat olduğu izlenimi doğurur mu? Kök rapor ve 1.Ek rapordaki açıklamalarla uyumlu olarak belirtmek gerekir ise; ...’nda bir dükkanda tabelada, kartvizitte, mönüde, duvarda “...” ibaresi gören ilgili halk kitlesinin/tüketicinin “...” yazısı olsa da Davacı ve Davalının her iki firma ve ürünleri arasında iltibas ihtimali doğacağı açıktır. Kaldı ki Davacının markasının tanınmış marka olması bu ihtimali arttıran bir faktördür. Davacı markası zayıf marka mıdır? Tecavüz açısından birebir kullanılması mı gerekir? Marka hakkına tecavüz var mıdır?
Davalının beyanlarında ve uzman görüşünde belirtilen zayıf markaya ilişkin iddialar SMK m.29 vd. ında düzenlenen tescilli marka hakkına tecavüze ilişkin Kök Raporda ve 1.Ek Raporda belirttiğimiz açıklamaları etkilememektedir. Davalının Davacıya ait gazete küpürlerini duvara asması haksız rekabet suçunu oluşturur mu? Kök Raporda da belirttiğimiz gibi Davalının bu eylemi 6102 s.TTK m.55 vd. kapsamında yani haksız rekabet olarak değerlendirilebilecektir. Tüm dosya kapsamına göre hukuki takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye aittir.
sonuç ve kanaat (mali açıdan) İşletmenin elde ettiği bütün gelir marka kullanımına dayalı mıdır? 2023 ve 2024 yılı defter ve kayıtlarında markaya ilişkin ayrıştırılabilir nitelikte veri bulunmadığından markasal etkinin hesaplanması teknik olarak mümkün değildir. Davacının markasının Davalı tarafından hizmet markası olarak kullanılması nedeniyle toplam ciro üzerinden mi hesaplama yapılmalıdır? Kök rapor ve ek raporda yer alan “ayrıştırılamaz” tespiti, yapılan mali incelemeler doğrultusunda geçerliliğini korumaktadır. Davacının kıyaslama yolu ile yaptığı hesaplama yerinde midir? Fiili net kâr tutarları gerçekte oluşmuş kârlar olup maliyet düşümü yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Taraf itirazları doğrultusunda mahkemenin tam ihlal kabulü ihtimaline yönelik alternatif hesaplama tabloları hazırlanmış olup, hangi yöntemin uygulanacağı tamamen Sayın Mahkemenin takdirindedir. " kanaatini bildirmiştir.
Dava ve uyuşmazlık : Taraflar arasındaki dava davalınını eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet niteliğinde olup olmadığının tespiti, tecavüz eylemlerinin durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacı taraf TPMK nezdinde "..." ibareli markanın davacı adına tescilli olduğunu ve aynı zamanda ticaret unvanında kullanıldığını, TPMK nezdinde ... tescil numaralı ""..." ibareli marka ile ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,... tescil numaralı "...", " ...", "...", "..." ibareli markaların bulunduğunu, davalı tarafça dava dilekçesinde belirtilen adreste davacı tarafın markaları ile iltibas doğuracak şekilde ...ibaresinin kullanıldığını, ... 1.FSHHM'nin ... D.İş sayılı dosyasında yapılan tespitte davalı kullanımlarının tespit edildiğini, davalı aleyhine daha önce açılan davaların derecelerden geçerek kesinleştiğini belirterek davanın kabulünü savunmuştur. Davalı taraf ise TPMK nezdinde ... tescil numaralı "... " ibareli markanın tescil edildiğini, TPMK nezdinde "..." ibaresinin birçok markada yardımcı unsur olarak kullanıldığını, davacı markasında yer alan şeklin değişik iş dosyasında tespit yapıldıktan sonra kullanılmadığını, bu hususun ticari nezaket gereğince müvekkili tarafından yapıldığını, davacı markasında kullanılan şeklin marka olarak tescil edilemeyecek dini değer ve sembollerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında TPMK nezdinde "..." ibareli markanın davacı adına tescilli olduğunu ve aynı zamanda ticaret unvanında kullanıldığını, TPMK nezdinde ... tescil numaralı ""..." ibareli marka ile..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,... tescil numaralı "...", " ...", "...", "..." ibareli markaların bulunduğu, ... 1. FSHHM'nin...Değişik iş sayılı dosyasında yapılan delil tespiti sonrası alınan bilirkişi raporunda davalının iş yerinde "...", "..." ,"..." şeklinde tabelaların bulunduğu, ayrıca iş yerinde kullanılan personel kıyafetlerinde "..." , iş yerinde kullanılan ıslak mendil ve benzeri ürünlerde "..." ibareli ürünlerin kullanıldığı tespit edilmiştir. Hem değişik iş dosyasında hem de mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacı markaları ile davalı kullanımlarının ayrıntılı olarak karşılaştırıldığı, davacı markalarının tescil edildiği sınıflar ile davalının hizmet sınıfı dikkate alındığında her iki tarafında yemek hizmeti verilmesi alanında sektörel faaliyetinin bulunduğu, tarafların iştigal alanları bakımından sınıfsal benzerlik bulunduğu, ayrıca davacı markaları ile davalının kullanımları dikkate alındığında davacının tanınmış markasına konu edilen "..." ibaresinin davalı tarafça kullanıldığı, davalının TPMK nezdinde tescilli markasının "..." ibaresi olduğu ancak kullanımların " ...", "..." ,"...","..." , "..." şeklinde olduğu, davalının "..." şeklindeki kullanımlarının davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu, taraf kullanımlarının tüketici nezdinde her iki kullanımın birbiri ile ilintili olabileceği kanaatinin oluşturulduğu, bu nedenle davalı eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir. Bu hususta taraflar arasında görülen daha önceki dosyalar da incelendiğinde davalının söz konusu dosyalarda da dava konusu "..." ibaresini kullandığı anlaşılmakla davalı eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet niteliğinde olduğu tespit edilmiş ve kararların derecelerden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Haksız rekabet yönünden ise; yerleşik yargıtay içtihadları doğrultusunda kümülatif koruma ilkesi dikkate alınarak, haksız rekabete dayalı açılan davanın reddine karar verilmesine karar verilmiştir.
Davacının maddi tazminat talebi SMK'nın 151/2 b maddesi gereğince sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca dayalı tazminat hesabı yapılması istendiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında markasal etkinin net kazanç üzerindeki etkisinin tespitinin mümkün olmadığı, bilirkişiler tarafından %1.88, %15, %25,%30 üzerinden ayrı ayrı hesaplama yapıldığı, tarafların iştigal alanları göz önüne alındığında bilirkişiler tarafından yapılan %1.88 hesaplama üzerinden davacının talep edebileceği tazminat miktarının 2023 ve 2024 yılları için toplam 858.599,90 TL olduğu, davalı tarafça davanın bu miktara ıslah edildiği anlaşılmakla hakkaniyet gereği bu miktar üzerinden maddi tazminat davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat talebi bakımından ise; davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz eylemlerinin davacının manevi haklarına zarar verdiği ve manevi tazminatın şartları oluştuğundan, tazminata konu eylemlerin ağırlığı, eylemlerin davacının tüketici nezdindeki imajı üzerindeki etkileri dikkate alıanrak davacı lehine taktiren talep edilen 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı dikkate alınarak davalının davacı adına tescilli bulunan marka hakkına ilişkinm kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüzün niteliğinde olduğunun tespiti ile tazminat taleplerine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, davalının eylemlerinin davacı adına TPMK nezdinde tescilli bulunan ...tescil numaralı "..." ibareli marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüze konu eylemlerin durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacı markası ile iltibas yaratan herhangi bir ibareyi karşı tarafça mal ve hizmetler üzerinde, ticari iş evrakı, malzeme, tabelalar, bilboardlar ve diğer her türlü tanıtım ve reklam vasıtaları üzerinde kullanılmasının, ibarenin her türlü markasal kullanımının yasaklanması ve engellenmesine; yer aldığı karşı taraf yan ilan, reklâm, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin, basılı kâğıtlar, faturalar ve sair türlü ticari evrak üzerinde kullanılmasının önlenmesine ve bu şekilde bastırılmış olan materyalin, yine davalı şirket işyeri duvarlarında asılı müvekkile ait işyerine ve işyerine ait haberlere ait resimlerin el konularak imha edilmesine,
2- Davacının maddi tazminat davasının KABULÜ ile 858.559,90 TL'nin dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Davacının manevi tazminat davasının KABÜLÜ ile 50.000,00 TL'nin dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4- Haksız rekabet davasının REDDİNE,
5- Mahkememizin 29/04/2024 tarihli tedbir kararının aynen devamına,
6- Alınması gereken 62.066,45 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 870,96 TL'nin düşümü ile kalan 61.195,49 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Davacı tarafından yapılan; 427,60 TL başvuru harcı, 870,96 TL peşin harç,14.670,00 TL ıslah harcı, 380,00 TL posta ücreti , 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 31.348,56 TL'nin kabul ve ret oranı dikkate alınarak takdiren 3/4 oranında 23.511,42 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Tecavüz davası yönünden Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 55.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Maddi tazminat davası yönünden Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 134.783,99 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Manevi tazminat davası yönünden Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 50.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Reddedilen haksız rekabet davası yönünden Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 55.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
12-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/05/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy