T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/589 Esas
KARAR NO :2025/352
DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:27/09/2019
KARAR TARİHİ:13/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan 27/09/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; Alacaklı olduğunu iddia eden davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile dava dışı borçlular; ... İnş. Yapı Mal. Tur. San. ve Tic. A.Ş, ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti, ... İnş. A.Ş. ve ... ... aleyhine icra takibi başlattığını, söz konusu borçlulardan alacağını alamayan davalının .../... İcra Müdürlüğü’nün ... Tal. sayılı dosyası üzerinden müvekkil şirkete ait fabrikada 30.07.2019 tarihinde menkul haczi yaptığını, yapılan hacize dair istihkak iddiasında bulunulması üzere, dosyanın tevdi edildiği.... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... E. ve ... K. sayılı icra takibinin devamı kararı uyarınca 29.08.2019 tarihinde tekrar üçüncü şahıs konumundaki davacı ... ... A.Ş.’nin işletmekte olduğu fabrika adresine gidilerek istihkak itirazlarına rağmen, muhafaza yapılmak istenmesi üzere, muhafaza baskısı altında haricen ekli protokol yapıldığını ve borcu kabul anlamına gelmemek ve istihkak davası açılmak üzere, davalıya ileri tarihli 6 adet çek ve 6.000 TL nakit para verilmek zorunda kalındığını ancak ilgili talimat dosyasında alacaklı vekilince 29.08.2019 tarihli haciz tutanağında 3. şahıs şirket ile anlaşma durumu vardır denilmek suretiyle 29.09.2019 tarihli harici protokol yapıldığını, davacı ... ... A.Ş.’nin sahibi davalı tarafından fabrika demirbaş eşyalarının muhafaza yoluyla kaldırılma/muhafaza tehdidi altında kendinin olmayan bir borcu ödemeye zorlandığını ve gece geç saatlere kadar süren bu hacizde dosya borcunu ödemesi mümkün olmayınca, mecburen dostu olan davacı ...’nu çağırarak ondan yardım istediğini, keşidecisi ... olan ... ... Şubesine ait; 67.000 TL bedelli 03.09.2019 ödeme tarihli ... çek nolu, 40.000 TL bedelli 03.10.2019 ödeme tarihli ... çek nolu, 40.000 TL bedelli 03.11.2019 ödeme tarihli ... çek nolu, 40.000 TL bedelli 03.12.2019 ödeme tarihli ... çek nolu, 40.000 TL bedelli 03.01.2020 ödeme tarihli ... çek nolu, 40.000 TL bedelli 03.02.2020 ödeme tarihli ... çek nolu toplam 6 adet çek ile 6.000 TL nakit parayı davalıya ödemek zorunda kaldıklarını, çeklerin keşidecisi ..., Arkadki cirolayan borçluları ise ... ile ... ... A.Ş olduğunu, müvekkillerinin alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, konuyla ilgili olarak icra takibinin yapıldığı yer olan.... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... E. Sayılı dava dosyası üzerinden istihkak davası açılarak yapılan haksız hacizlerin kaldırılması yoluna gidildiğini, söz konusu davanın halen derdest olduğunu, bu sebeplerle gerek ticari hayatı ve saygınlığı büyük bir sarsıntıya uğrayan ve gerekse de ekonomik olarak zarar gören davacıların alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafından haksız ve kötü niyetli bir şekilde haciz baskısı altında çek ve para tahsiline maruz bırakıldığını beyan ederek .... İcra Müd.’nün ... E. sayılı dosyası ve eklerinin incelenmek üzere gönderilmesinin istenmesine, .../... İcra Müd.’nün ... Tal. sayılı dosyası ve eklerinin incelenmek üzere gönderilmesinin istenmesine, .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... E. sayılı dava dosyası ve eklerinin incelenmek üzere gönderilmesinin istenmesine, .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... E. sayılı dava dosyası ve eklerinin incelenmek üzere gönderilmesinin istenmesine, öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, uygun görülmemesi halinde yatıracağımız teminat karşılığında; ihtiyati tedbir kararı verilerek, işbu dava konusu çeklere dair açılacak olan icra takibinin durdurulmasına, (ilk çek tarihi 03.09.2019 olup, arkası kaşelenmiştir. Sonraki çek tarihi ise 03.10.2019'dur) öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, uygun görülmemesi halinde yatıracağımız teminat karşılığında; ihtiyati tedbir kararı verilerek, ... ... konusu keşidecisi ... olan ; söz konusu bankaya ait 67.000 TL bedelli 03.09.2019 ödeme tarihli ... çek nolu, 40.000 TL Bedelli 03.10.2019 ödeme tarihli ... çek nolu, 40.000 TL bedelli 03.11.2019 ödeme tarihli ... çek nolu, 40.000 TL. bedelli 03.12.2019 ödeme tarihli ... çek nolu, 40.000 TL bedelli 03.01.2020 ödeme tarihli ... çek nolu, 40.000 TL bedelli 03.02.2020 ödeme tarihli ... çek nolu toplam 6 adet çekin ödenmesinin dava sonuna kadar durdurulması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkilimin davalıya borçlu olmadığının tespit edilmesi ile birlikte toplam 6 adet çekin davacı tarafa iadesine, haksızlığı ve kötü niyeti anlaşılan davalının, takip konusu alacağın % 20’si oranında davacıya tazminat ödemesine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı.
DELİLLER :
... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu, pay devri sözleşmesi, irsaliye fatura, .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi ... ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan 22/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda; "...Dava konusunun, davacı ...'nun keşidecisi olduğu davalı tarafa muhafaza baskısı altında verildiği iddia edilen ... ... şubesine ait toplam 6 adet çekin davacı tarafa iadesi talebinden ibaret olduğu, Sayın mahkemenizin 19.01.2022 tarihli duruşma tutanağında davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yerine inceleme yetkisi verildiği, buna istinaden tarafımca davacı şirketin dava dilekçesinde belirtilen “...” adresine gidilmiş ve söz konus adreste böyle bir firmanın yer almadığı tarafımca görüldüğü, diğer yandan davacı şirket vekilinin baro levhasında görünen numarası tarafımızca aranmış ve ulaşamamış olup akabinde internet üzerinden davacı şirketin iletişim bilgilerine ulaşılmaya çalışılmış ancak şirketin herhangi bir numarasının yer almadığı görüldüğünden davacı vekiline veya şirkete ulaşılamadığından davacı şirketin ticari defterleri üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı, Dava dışı şirket tarafından davacı adına tanzim edilen faturanın bedeli ödenmemiş (açık fatura) şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, davacı şirket tarafından davalı ve dava dışı takip borçluları aleyhine.... İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde başlatılan ... E. dosyasında alınan 10.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda davacının ticari defterleri usulüne uygun tutulduğu ve faturanın davacı ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı tespit edildiği, yine aynı dosyada makine mühendisi eliyle alınan 29.04.2021 tarihli raporunda faturada yer alan taşınırların haczedilen mallar olduğu tespit edildiği, yine aynı dosyada ... Vergi dairesine yazılan müzekkere sonucunda fatura düzenleyen dava dışı şirketin faturadaki satış tutarını vergi dairesine bildirdiği tespit edildiği, yapılan bu tespitler kapsamında fatura konusu haczedilen taşınırların davacıya olduğu kanaati edinildiği, Organik bağ açısından yapılan değerlendirme sonucunda, davacı şirket ile dava dışı ... İnşaat A.Ş. ile ... İnş. A.Ş. arasında organik bağ bulunmadığı fakat bu konudaki nihai kararın Muhterem Mahkeme ait olduğu, Netice itibariyle, Huzurdaki davada davacı şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamamış olup davacı şirket tarafından davalı ve dava dışı takip borçluları aleyhine.... İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde başlatılan ... E. dosyasında alınan 10.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda davacı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacı ile borçlular arasında herhangi bir ticari ilişki ve mal alım satımına ya da çek, bono, nakit veya banka aracılığı ile de para transferine rastlanmadığı, tarafarın birbirine sermaye katkısında bulunduğuna ilişkin muhasebe kaydının bulunmadığı tespitleri yapıldığı, davacı şirket ile borçlular arasında organik bağ olup olmadığı yönünde yapılan incelemede, davacı şirketin adresinin ... Mah. 14. Sokak no: 21 .../... olduğu, borçluların adresleri farklı olduğu, ticaret sicil kayıtlarından davacı şirketin 07.02.2018 tarihinde haciz yapılan adrese kurulduğu, daha sonra 31.10.2019 tarihinde ... Mah. ... Sok. No:4/3 .../... adresine taşındığı, şirket ortağı yetkilisinin 29.03.2019 tarihinden başlayarak ... olduğu, borçlulardan ... ...'in kardeşi olduğu anlaşılan ...'in 31.05.2018-05.11.2018 tarihleri arasında şirketin yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı görülmekte olup dava konusu çekler yönünden davacının menfi tespit talebinin ve çeklerin iade edilip/edilmeyeceği konusundaki son kararın ve Nihai Takdirin Mahkemenize ait olacağı.." görüş ve kanaatini bildirmiştirler.
Bilirkişi ..., ... ... ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan 03/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "...asıl takibe konu borçlu adres ile haciz tatbik edilen adresin ve borçlunun farklı kişiler olduğu, ayrıca davacı şirketin 28.03.2019 tarihinde ... tarafından, ... ... ve ... ... isimli şahıslardan devralınmış olduğu, Davalı şirketin %10'luk hisse satışı protokolünde görüleceği üzere devir alan ve imzası bulunan kişi istihkak iddiasında bulunan ... olduğunu buna karşılık şahit olarak yazılan ve imzası bulunan kişinin ise ... ... olduğu beyan edilmiş ise de anılan delile dosya kapsamında rastlanılamamış olduğu, Ayrıca, davacı şirket ile dava dışı ... inşaat anonim şirketi ile ... inşaat anonim şirketi yöneticileri ortakları yahut üyelerin aynı kişiler olmadığı, fakat ... inşaat anonim şirket yönetim kurulu üyesi ... ...'in davacı şirkette 31.05.2018-05.11.2018 tarihleri arasında yaklaşık 5 aylık zaman zarfında şirket yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan ...'in kardeşi olduğu, kuşkusuz borçlu ... ...'in, davacı şirkette 31.05.2018- 05.11.2018 tarihleri arasında yaklaşık $ aylık zaman zarfında şirket yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan ...'in kardeşi olması organik bağın varlığı açısından önemli bir veri ise de davacı şirketin 28.03.2019 tarihinde ... tarafından devralınmış olduğu gerçeğinin de gözardı edilmemesi gerekeceği, borçlunun ve davacının iştigal alanlarının da farklı olduğu, İştigal alanlarının farklı olmasının tarafların birbirlerinin mali durumunu ve alacaklılardan mal kaçırma kastını bilebilecek durumda olmadığını da ortaya koyar nitelikte olduğu, davalı yan vekili, ... inşaat anonim şirketine 6.3.2018 tarihinde ödenen tütün alım satım ruhsatı excel listesinin davacıya ait haciz mahallinde bulunmuş olmasının globos'un ile davacı şirket arasında bir organik bağı kurulmasına da imkan verir nitelikte olduğunu dermeyan etmişse de buna ilişkin bilgi ve belge dosya kapsamında tespit edilememiş olduğu, .... icra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas -... karar sayılı kararına konu dosyada 10.8.2020 tarihli bilirkişi raporunda davacı ile borçlular arasında herhangi bir ticari ilişki ve mal alımı satımına ilişkin çek, bono, nakit veya banka aracılığıyla para transferine rastlanmadığı, tarafların birbirinden sermaye katkısında bulunduğuna ilişkin muhasebe kayıtlarında bulunmadığı, yine aynı dosya kapsamında 29.4.2021 tarihli bilirkişi raporunda faturada yer alan taşınırların haczedilen taşınırlar olduğu hususunda tespit yapıldığı, Perdenin kaldırılması her ihtilafta kolaylıkla uygulanabilecek bir teori mahiyetinde olursa bunun bazı sakıncaları da beraberinde getirmesi kaçınılmaz olacağı, perdenin kaldırılmasının çok sıkı şartlar altında uygulanmasının zorunlu olduğu, bu bağlamda bir yandan alacaklıyı korurken diğer yandan da borçlunun mülkiyet hakkına ve kendisinin sorumlu olmadığı bir borçla karşı karşıya bırakılmamasının bir arada dengelenmesinin oldukça önemli olduğu, somut olayda, davacı şirket ile dava dışı ... ve ... arasında organik bağın varlığının izaha muhtaç olduğu ve fakat dellillerin takdirinin münhasıran sayın mahkemeye ait olacağı, eğer sayın mahkeme tarafından taraflar arasında organik bağ tespit edilmeyecek olur ise verilen kambiyo senetlerinin bedelsiz kalacağı ve iadesinin lazım geleceği, aksi halde, yani, davacı şirket ile dava dışı ... ve ... arasında organik bağın varlığı kabul edilecek olur ise senetlerin iadesi gereğinden söz edilemeyeceği..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişi ... ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi ek raporunda; "...Davalı vekilinin itiraz dilekçesinde belirttiği dosyaya sunulan belgelerin incelenmediği itirazları yönünden yapılan incelemede; Davalı yan vekili 22.06.2021 tarihli beyan dilekçesinde, “DETAY PATENT isimli firmadan ... ...'e gönderilen "Uluslararası Tescil Başvurusu İçin Gerekli Belgeler" yazılı evrak, İçinde dosya borçlusu ile birlikte iş yapan alakalı şirket ... ... Ltd. Şti'nin unvanlarının yer aldığı toplamda 2.096.800,00 TL'lik çek hesabı listesi, ... ... A.Ş. İçin borçlu şirket sahibi ve yetkilisi ... ...'e yapılan 05.02.2018 tarihli ve 125.000 TL ödemeyi gösteren excel listesi, ...'A 06.03.2018 tarihinde ödenen TÜTÜN ALIM SATIM RUHSATI ve ... ...'e 13.07.2018 tarihinde yapılan ödemenin gösterildiği muhasebe excel listesi, ...'in ... Çeki ile birlikte yer aldığı 20.18.2018 tarihli muhasebe excel listesi, ... İNŞAAT ile birlikte iş yapan ve aynı zamanda dosya borçlusu olan ... İNŞ. YAPI MALZ. TUR. SAN. VE TİC. A.Ş'nin adının geçtiği ödemeleri gösterir çek hesabı listeleri ve muhasebe excel listeleri,” sunulduğunu ifade etmişse de bahse konu excel listelerinin ve diğer evrakların dosya içeriğinde görülmediği, uyap bilişim sistemi üzerinde yapılan inceleme de beyan dilekçesi ekinin bulunmadığı, öte yandan tasdiksiz, kaşesiz veya imzasız her zaman düzenlenebilecek olan excel tabloları ibraz edilmesi halinde bu tabloların delil vasfına haiz olup olmayacağı yönünden Takdirin Mahkemenize ait olacağı kanaati edinilmiş olup kök rapordaki görüş ve kanaati değişmediği..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.
Davacı vekili 06.02.2025 tarihli dilekçesi ile .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosya borcunun asıl borçlular tarafından ödenerek hacizlerin kaldırıldığını icra dosyasının infaz edilerek kapandığını beyan etmiştir.
.... İcra Hukuk Mahkemesini ... esas sayılı dosyasında verilen karar istinaf edilmekle .... Hukuk Dairesinin ... esas sayılı ilamı istinaf başvurusunun reddine karar verildiği ve karar temyiz edilmekle Yargıtay 12 Hukuk Dairesinin ilamı ile '' ...Dava, üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Mahkemece, haciz mahallinde davalı borçlu adına belge bulunmuş olması karşısında, davacı ile borçlu arasında organik bağ bulunduğu yargısına ulaşıldığı, davacının haczedilen malların mülkiyetinin kendisinde olduğunu kanıtlaması gerektiği, davaya konu taşınır mallara ilişkin faturanın davacının ticari defter ve kayıtlarında yer alması ve söz konusu faturaya konu alım satım işleminin vergi dairesine bildirilmiş olması karşısında haczedilen taşınırların, davacıya ait olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, borçlulardan ... ...'in kardeşi olan ...'in 31.05.2018-05.11.2018 tarihleri arasında davacı şirketin yönetim kurulu üyesi olarak görev yapması, haciz mahallinde borçlu adına belge bulunmuş olması karşısında mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğu, davacının haczedilen mallara ilişkin fatura ile ticari defterlere dayandığı, bilirkişi raporu gereğince davacı 3. şahsın mahcuz mallar yönünden mülkiyet iddiasını ispatladığı gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Dava konusu 30.07.2019 tarihli haciz, davacı 3. kişinin ticaret sicil adresinde yapılmakla birlikte haciz mahallinde borçlu ... ...'in imzasının bulunduğu 02.04.2019 tarihli protokol, patent başvuru belgesi ve 05.02.2018- 22.10.2018 tarih aralığına ilişkin ‘’ ... için ...’a Ödeme; Ödeme- ... ...; Ödeme- ...; ... Çeki; şeklinde güncel ve muhasebesel evraklar görülmüştür. Öte yandan, davacı 3. kişinin 07.02.2018 tarihinde kurulduğu, dayanak takibin 23.11.2018 tarihli çekten kaynaklandığı, çeklerin ileri vadeli olarak düzenlenmesinin mümkün olduğu, borçlu şirketin tek ortağı ... ...’in kardeşi ...’in bir süre 3. kişi şirkette yönetim kurulu üyesi olarak görev aldığı, borçlunun ticaret sicile adresine çıkartılan ödeme emrinin TK 35 uyarınca tebliğ edildiği, borçlunun faaliyetine devam ettiğine dair dosyaya yansıyan bilgi belge bulunmadığı, Mahkemece davacı 3. kişinin dayandığı delil ve bilirkişi raporu nazara alınarak davacının mülkiyet karinesinin aksini ispatladığı kabul edilmiş ise de borçlu ile 3. kişi arasında mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlemler yapıldığının anlaşıldığı buna göre taraflar arasında muvazanın varlığının kabulü gerektiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken...'' şeklide verilen karar bozulmuş ve bozma sonrası.... İcra Hukuk Mahkemesini 2024/341 esas sayılı dosyasında icra dosya borcu ödendiğinden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
HMK madde 331- (1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.
Tüm dosya kapsamından, davacı taraf haklarında haksız haciz işlemi yapıldığını ve icra baskısı altında ödeme yaptıklarını ve senet verdiklerini savunmuş ise de.... İcra Hukuk Mahkemesini ... esas sayılı dosyasında verilen karar istinaf edilmekle .... Hukuk Dairesinin ... esas sayılı ilamı istinaf başvurusunun reddine karar verildiği ve karar temyiz edilmekle Yargıtay 12 Hukuk Dairesinin bozma ilamı ile yanlar arasında muvazaanın varlığının kabulü gerektiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği ve mahkemece bozma kararına uyulmasına karar verildiği görülmekle davacıların muvazalı işlemler yaptığından borçtan sorum oldukları yapılan haksız bir haczin bulunmadığı, protokol başlıklı belgede istirdat davasının alacaklı tarafından kazanılması halinde yapılan ödemelerin borçtan düşülerek dosyanın infaz edileceği konusunda tarafların anlaştığı görülmüş olup .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takip konusu alacak ödenerek dosyanın infaz edildiği anlaşılmakla menfi tespit talebinin konusuz kaldığı, istirdat talebinin ise taraflar arasındaki protokol gereği borçtan mahsup edildiği ve ayrıca kesinleşen mahkeme kararı ile yanlar arasında muvaazalı işlemler yapıldığı tespit edilmekle davacıların borçtan sorum oldukları anlaşıldığından istirdat taleplerinin reddine karar verilmiş ancak takip konusu borç ödendiğinden ... ... Şubeye ait ... nolu, 03/10/2019 ödeme tarihli, 40.000,00 TL bedelli, ... ... Şubeye ait ... nolu, 03/12/2019 ödeme tarihli, 40.000,00 TL bedelli, ... ... Şubeye ait ... nolu, 03/01/2020 ödeme tarihli, 40.000,00 TL bedelli, ... ... Şubeye ait ... nolu, 03/02/2020 ödeme tarihli, 40.000,00 TL bedelli tahsil edilmediği anlaşılan çeklerin davacı keşideci ...'na iadesi gerektiği anlaşıldığından çeklerin keşideci davacıya iadesine karar verilmiş ve davacı taraflar davanın açıldığı tarih itibari ile taleplerinde haksız olduğu anlaşıldığından davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Menfi tespit talebi yönünden konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2- ... ... Şubeye ait ... nolu, 03/10/2019 ödeme tarihli, 40.000,00 TL bedelli, ... ... Şubeye ait ... nolu, 03/12/2019 ödeme tarihli, 40.000,00 TL bedelli, ... ... Şubeye ait ... nolu, 03/01/2020 ödeme tarihli, 40.000,00 TL bedelli, ... ... Şubeye ait ... nolu, 03/02/2020 ödeme tarihli, 40.000,00 TL bedelli ÇEKLERİN davacıya İADESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Alınması gereken harç 615,40TL olmakla peşin harçtan mahsubu ile artan 4.046,76TL in karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
4-Davacılar tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana resen iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 13/06/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı