T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/626 Esas
KARAR NO:2025/652
DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının Yoklukla Malulü İstemli)
DAVA TARİHİ:30/09/2019
KARAR TARİHİ:23/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının Yoklukla Malulü İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan 30/09/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, Davalı ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin ... ile birlikte hissedarı olduğunu, ..., Şirket’in kuruluşundan bu yana yalnızca kendi menfaatine hareket ettiğini, şirket menfaatlerini yok saydığını, Türk Ticaret Kanunu’nun amir hükümlerine aykırı hareket ettiğini, şirketin içini boşaltmaya çalıştığını ve ...’i birçok zarara uğrattığını, ...’in faaliyet gösterdiği adresinde bulunan mecura ilişkin olarak, kira bedellerinin tam ve eksiksiz olarak ödenmediği iddiası ile tahliye talepli bir icra takibi başlatıldığını ve tahliye talep edildiğini, ...’in haksız ve hukuka aykırı bir şekilde tahliyesine karar verildiğini, tahliye kararından 1 buçuk ay sonrasında ise; önce; hisseleri dava dışı ...’a ait olan ... Deri San. ve Tic. Ltd. Şirket’i, ...’e devredildiğini, ...’in faaliyet gösterdiği adreste bulunan mağazanın, %100 hissesinin ...’e ait olan ...’a kiraya verildiğini, ...’in içini boşaltmaya başlayan ...'in, Müvekkilinin tüm genel kurul çağrı taleplerini cevapsız bıraktığını, ve şahsi adresini de değiştirerek tebligat yapılmasını da imkansız hale getirdiğini, Müvekkilini yok sayarak genel kurul kararı almaya karar verdiğini, 15.08.2019 tarihli ve ... karar numaralı sahte genel kurul kararında, Müvekkilinin imzasını taklit ettiğini ve ...’in adresini %100 hissesi kendisine ait olan ...’un eski adresi olan “...” adresine taşıdığını, bu nedenlerden dolayı; davanın kabulü ile, 15.08.2019 tarihli ... karar no.lu ... Genel Kurul Toplantısının ve bahsi geçen toplantıda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla taleplerinin kabul görmemesi halinde ise söz konusu kararın iptaline, Genel Kurul Kararında bulunan ve Müvekkili adına atılan imzanın sahteliğinin tespitine ve bu kapsamda dosyanın imza incelenmesi yapılmak üzere bilirkişiye tevdiine, yönetim kurulunun yasadışılığının tespiti ile faaliyetlerinin durdurulmasını ve ...’e ait tüm ticari kayıtlara el konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan 29/01/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının bahsettiğinin aksine şirketin adresinin hukuksuz olarak taşınmadığını, müvekkili şirketin davacı ile dava dışı diğer ortak ... ... tarafından, deri ve kürk alanında ticaret amacıyla kurulduğunu, şirketin kuruluşunda davacı iştigal konusu deri ve kürk ürün sağlayacağını, ... ...'in ise sağlanan ürünlerin satışı ile ilgileneceğini, davacının evli olduğu ve aynı zamanda kendisi de deri işinde iştigal eden ... ın sahibi olduğu ... Deri isimli şirketten sağlanacak ürünlere güvenilerek şirket kurulduğunu, şirkette davacıya münferiden müdürlük yetkisi dahi verildiğini, şirket kurulduğunda “... Fatih/İstanbul” adresinde iken, davacının kusurlu hareketleri neticesinde şirket ekonomik olarak zor duruma düştüğünü, şirket kuruluşunda davacının eşi olan ... tarafından gönderilecek ... ürünlerine güvenilse de gönderilen ürünler ... da satılamayan ürünler olduğunu, gerçek değerleri fatura değerlerinin altında olan ürünler olduğunu, ekonomik sıkıntı nedeniyle icra takiplerine de maruz kalan şirketin, dükkan sahipleri ... ve ... tarafından kira bedellerinin ödenmesi ve taşınmazın tahliyesi talebi ile .... İcra müdürlüğü 2018/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe ek olarak açılan .... İcra Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı dosyası ile açılan tahliye davasında şirketin adresten tahliyesine karar verildiğini, şirketin ticaret sicil kayıtlarında görüleceği üzere şirketin taşındığını, adres değişikliğine ilişkin genel kurul kararında şirket ortaklarının imzası bulunduğunu, davacının ...'e gönderilen ürünlerin kalitesini kontrol etmediğini, tahliye kararı gereğince yapılacak boşaltım işlemlerinde dahi şirkete gelip gitmediğini, genel kurul kararın altında ortaklardan ... ... ve ... tarafından atılan imzalar görüldüğünü, ... tarafından kararın imzalandığını, kararın imzası için bu adrese karar defteri ile birlikte gönderildiğini ve Irına tarafından atılan dava konusu imza ile personel aracılığı ile mali müşavire gönderildiğini, bu nedenlerden dolayı; davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Asli müdahil ... ... vekili tarafından sunulan 14/02/2020 tarihli müdahale dilekçesinde özetle; Davacı şirket ortağı olduğundan genel kurul kararının iptalini istediğinden usul gereği kendi şahsı adına şirkete karşı dava açtığını, şirkete karşı dava açıldığından bir anlamda diğer ortak müvekkili ve o tarihli münferiden müdür yetkisi olan ... karşı işlem yapıldığını, Irına şirkete karşı dava açmış olduğundan herhangi bir işlem yapmasının hukuka aykırı olacağını, şirketi temsilen vekil görevlendirme işi müdür ... ve ... ... e kaldığını, ... ... işleri ile ilgilendiği bir dönemde ...'ya verdiği talimatla bir vekille anlaşıldığını, dava sözde şirketteki yetkisini kullanarak vekili azlettiğini, genel kurul kararından imzası bulunan davacının daha sonra kötü niyetli olarak bu genel kurul kararının iptalini talep ettiğini, şirketi de savunmasız bırakarak kendi lehine karar alma çabasında olduğunu, şirketin ... deri den alınacak ürünlerin satışı ile yapılacak ticarete güvenilerek bu şirket kurulduğunu, tarafların kendi aralarında bu hususta sözlü olarak anlaştıklarını, ... ile ticaret yapıldığının aşikar olduğunu, ... tarafından ...'e fatura kesildiğini ve bu faturalara dayanılarak takip başlatıldığını, ... dan gelecek mallara güvenilse de gönderilen ürünler kalitesiz ve düşük ürünler olduğunu, muhasebesel olarak malları elinden çıkaran ...'nun bu durumdan yarar sağladığını, davacının ...'nun ... daki merkez binasındaki ofisinde genellikle vakit geçirdiğini, gönderilen ürünleri kontrol şansı varken bunları hiç kontrol etmediğini ve kötü ürün gönderilmesine neden olunduğunu, davacının genel kurula çağırılmadığını belirttiğini, şirket kuruluş amacı ortaklar arası güvene dayandığını, sermaye şirketlerinde özellikle 2 ortaklı şirketlerde bu güvenin daha fazla olduğunu, genel kurulda karar alındığını ve nisap gereği kararı imzalaması için Irına ya gönderildiğini, Irına'nın bu metne imza attığını, karar gereği yerine getirilerek adres değişikliği yapıldığını, bu nedenlerden dolayı; hukuka, usule ve dürüstlük kurallarına aykırı davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER: İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları, Davalı şirketin 15.08.2019 tarihli ... karar numaralı Genel Kurul Kararı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2021/... soruşturma sayılı dosyası, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/... soruşturma sayılı dosyası, Mahkememizin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası, .... İcra Hukuk Mah. ... E. 2018/... K. Sayılı kararı, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; müşteki ... tarafından şüpheliler ... ve ... hakkında genel kurul toplantı tutanağında müşteki adına imza attığından bahisle özel belgede sahtecilik suçundan yapılan soruşturma sonucunda aynı hususta 2019/... soruşturma sayılı dosya mükerrer olduğundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve kararın itiraz edilmeksizin 05/06/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; müşteki ... ... tarafından şüpheliler ... ve ... hakkında genel kurul toplantı tutanağında müşteki adına imza attığından bahisle resmi belgede sahtecilik suçundan yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasının incelenmesinde; karar çıktığı ancak kesinleşmediği, davalı ... ... San ve Tic Ltd Şti'ne temsil kayyımı olarak ...'nin atandığı ve kararın 12/07/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin ... Esas, ... Karar sayılı ilamının incelenmesinde; ... ... San. ve Tic. Ltd.Şti. Tarafından açılan hasımsız ... ... San. Ve Tic. Ltd. Ştine ait 2018 yılında basılan ve Şirket kuruluşu ile birlikte Şirkete teslim olunan Yönetim Kurulu Karar Defteri, Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri, Ortaklar Pay Defteri, Damga Vergisi Defteri, Envanter Defteri, Defteri Kebir ve Yevmiye Defteri ve Limited Şirketlerce tutulması zorunlu olan tüm defter ve evraklar hakkında zayi kararı verilmesini istemine ilişkin olduğu ve 27/11/2020 tarihli karar ile talep edenin saklamakla yükümlü olduğu dava konusu defterlerin dava dilekçesinden açıkça anlaşıldığı üzere şirketin diğer ortağı ...'da olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
.... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyasının incelenmesinde; davacılar ... tarafından davalı ... Deri Ltd.şti aleyhine kiralananın tahliyesine ilişkin davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Grafolog Bilirkişi ... tarafından sunulan 17/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Tetkik konusu ....Noterliği'nce 29.08.2019 tarihli ... yevmiye sayı ile onaylanmış ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 15.08.2019 tarihli 2019/1 sayılı “Genel Kurul Kararı” fatokopisindeki ... ismine atfen atılı imzanın ...'nın eli ürünü olmadığı sonuç ve kanaatine varmışlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı tarafça davalı şirket aleyhine açılan davalı şirketin 15/08/2019 tarihinde ... sayılı genel kurul kararın yoklukla malul olduğunun tespiti talebine ilişkindir.
Davacı taraf hissedarı ve yetkilisi olduğu davalı şirketin 15/08/2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantılarına katılmamasına rağmen yerine imza atılmak suretiyle genel kurul kararlarının alındığını, bu nedenle davalı şirketin 15/08/2019 tarihinde ... sayılı Genel Kurul Toplantısında alınan şirket merkezinin değiştirilmesine ilişkin kararın yoklukla malul olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili dava konusu genel kurul kararının altında her iki ortağın imzasının bulunduğunu, ortak ... tarafından kararın imzalandığını, diğer ortak ...'nın ise ... ilgili işlerini eşi ... ın sahibi olduğu ... ... firmasının “... Mah. 73/3 Sk. No:8 ....” adresindeki binadan yürüttüğünü, alınan kararın imzası için bu adrese karar defteri ile birlikte gönderildiğini ve ... tarafından atılan dava konusu imza ile personel aracılığı ile mali müşavire gönderildiğini, bu nedenlerle davanın haksız olduğunu ve reddi gerektiğini savunmuştur.
Asli Müdahil vekili ise belge aslını sunma yükümlülüğünün ve ispat külfetinin davacıda olduğunu, genel kurul kararından imzası bulunan davacının daha sonra kötü niyetli olarak bu genel kurul kararının iptalini talep ettiğini, şirketi de savunmasız bırakarak kendi lehine karar alma çabasında olduğunu, genel kurulda karar alındığını ve nisap gereği kararı imzalaması için ...'ya gönderildiğini, ...'nın bu metne imza attığını, karar gereği yerine getirilerek adres değişikliği yapıldığını, bu nedenlerden dolayı; hukuka, usule ve dürüstlük kurallarına aykırı davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin 22/10/2020 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı ile Davacı asilin aynı zamanda davalı şirketi temsile yetkili yöneticisi olmasından dolayı menfaat çatışması nedeniyle davalı şirketi bu davada temsil etmek üzere temsil kayyımı atanması için davacı tarafa verilen süre ve yetki üzerine Davacı tarafça açılan temsil kayyımı atanması istemli .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasının incelenmesinde; karar çıktığı ancak kesinleşmediği, davalı ... ... San ve Tic Ltd Şti'ne temsil kayyımı olarak ...'nin atandığı ve kararın 12/07/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davalı ... ... San ve Tic Ltd Şti'ne temsil kayyımı olarak ...'ye yapılan usulüne uygun davetiye tebliği sonrası davalı şirket temsil kayyımı duruşmadaki beyanıyla eksikliklerin giderilmesini ve bir diyeceğinin olmadığını beyan etmiştir.
Mahkememizin 22/10/2020 tarihli celsesinin 4 numaralı ara kararı ile Davacı asilin davalı şirketin tek yetkili temsilcisi olması nedeniyle dava konusu 15/08/2019 tarih ... karar numaralı genel kurul kararının aslını dosyaya sunması zayi olmuşsa bu hususta mahkemeye başvurarak zayi belgesinin dosyaya sunması için davacı vekiline 1 aylık kesin süre verilmesine aksi halde söz konusu belgedeki imzanın davacı asile ait olduğunun kabul edileceğinin ihtarına karar verildiği, bu hususta Davacı tarafça dava konusu genel kurul kararı hakkında zayi belgesi istemine ilişkin davanın Mahkememiz ... esasına kaydedildiği, Mahkememizin ... Esas, ... Karar sayılı ilamının incelenmesinde; ... ... San. ve Tic. Ltd.Şti. Tarafından açılan hasımsız ... ... San. Ve Tic. Ltd. Ştine ait 2018 yılında basılan ve Şirket kuruluşu ile birlikte Şirkete teslim olunan Yönetim Kurulu Karar Defteri, Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri, Ortaklar Pay Defteri, Damga Vergisi Defteri, Envanter Defteri, Defteri Kebir ve Yevmiye Defteri ve Limited Şirketlerce tutulması zorunlu olan tüm defter ve evraklar hakkında zayi kararı verilmesini istemine ilişkin olduğu ve 27/11/2020 tarihli karar ile talep edenin saklamakla yükümlü olduğu dava konusu defterlerin dava dilekçesinden açıkça anlaşıldığı üzere şirketin diğer ortağı ...'da olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 18/06/2020 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı gereği Davalı şirkete dava konusu 15/08/2019 tarih ve ... karar numaralı genel kurul kararının aslının imza incelemesine esas olmak üzere gönderilmesi veya bulunduğu yerin iki haftalık kesin süre içinde bildirilmesi aksi halde davacının genel kurul kararındaki imza inkarını kabul etmiş sayılacağının ihtarını içerir meşruhatlı davetiyenin davalı şirkete e-tebliğ yoluyla usulüne uygun tebliğ edildiği ancak genel kurul tutanağının aslının dosyaya sunulamadığı anlaşılmıştır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevabı ile dava konusu 15/08/2019 tarih ... karar numaralı genel kurul kararı suretinin .... Noterliği'nin 29/08/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı onaylı suret belgenin gönderildiği ve kasaya alındığı anlaşılmıştır.
.... Noterliği'ne yazılan müzekkereye cevabına göre .... Noterliği'nin 29/08/2019 tarih ve ... yevmiye numarasıyla onaylanan davalı şirketin 15/08/2019 tarih ... karar numaralı genel kurul kararının ıslak imzalı aslının bulunmadığının onaylı suretin .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyaya gönderildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 24/10/2024 tarihli 2 numaralı ara kararı ile .... Noterliği'nin müzekkere cevabı ile 29.08.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı belgenin onaylı suret olduğunun ve ıslak imza bulanmadığının noterlik tarafından bildirilmesi nedeniyle .... Sulh Hukuk Mahkemesi'ne yazılan müzekkere cevabının beklenilmesinden vazgeçilmiştir.
Mahkememizce yargılama sırasında dava konusu davalı şirketin 15/08/2019 tarihinde ... sayılı Genel Kurul Toplantısında alınan şirket merkezinin değiştirilmesine ilişkin kararın aslının temin edilememesi nedeniyle bu hususta davacı tarafça sahtelik iddiasına dayalı yapılan şikayetlere ilişkin ceza soruşturma dosyaların bekletici mesele yapılması yoluna gidilmiştir.
Bu hususta... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; müşteki ... ... tarafından şüpheliler ... ve ... hakkında genel kurul toplantı tutanağında müşteki adına imza attığından bahisle özel belgede sahtecilik suçundan yapılan soruşturma sonucunda aynı hususta 2019/... soruşturma sayılı dosya mükerrer olduğundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve kararın itiraz edilmeksizin 05/06/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; müşteki ... ... tarafından şüpheliler ... ve ... hakkında genel kurul toplantı tutanağında müşteki adına imza attığından bahisle resmi belgede sahtecilik suçundan yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu ihtilaf genel kurul kararının yoklukla maluliyetini tespiti talebine ilişkin dava nedeniyle davalı şirketin 15/08/2019 tarihinde ... sayılı Genel Kurul Toplantısında alınan şirket merkezinin değiştirilmesine ilişkin kararın yoklukla malul olup olmadığı hususlarından kaynaklıdır.
TTK 447. maddesinde Butlan halleri; " a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır." şeklinde belirtilmiştir.
Genel kurul kararlarını sakatlayan hukuka aykırılıklar bakımından yerleşmiş içtihatlar gereğince kararlar yoklukla malul, mutlak butlanla malul ve iptal edilebilir kararlar olarak üçe ayrılmaktadır. Emredici kurallara aykırı kararlar bakımından kararın şekil ve kurucu unsurları bakımından emredici kurallara aykırılık halinde (örneğin, toplantı ve karar yeter sayılarının bulunmaması) yokluk yaptırımı ile karşı karşıya kalacağı, maddi-öze ilişkin kanunun emredici kurallarına aykırılık halinde ise (örneğin, kararın ahlaka ve adaba aykırı olması, konusunun imkansız olması, kesin hükme ve kanunun emredici madde hukuk kurallarına aykırı olması) alınan kararların mutlak butlanla malul olacağı, kişisel hakları ilgilendiren ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı kararların ise iptal edilebilir kararlar olduğu kabul edilmektedir.
Davacı tarafça eldeki dava konusu davalı şirketin 15/08/2019 tarihli genel kurul toplantısına katılmadığı ve genel kurul kararının başkası tarafından imzalandığı, imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesiyle imza itirazında bulunması üzerine dava konusu genel kurul kararı üzerindeki imzaya ilişkin imza incelemesi hususunda bilirkişi raporunda dava konusu genel kurul kararının sureti üzerinden yapılması nedeniyle imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporuna itibar edilmesi mümkün olmamıştır. Bu kapsamda dava konusu genel kurul kararının aslının temini hususunda gerek taraflara süre verilerek gerekse ilgili kurumlarla yapılan yazışmalar ile genel kurul kararının aslına ulaşılmaya çalışılmış ise de yargılama sırasında genel kurul kararının aslının temini mümkün olmamıştır. Bu nedenle davacı tarafın dava konusu genel kurul kararında yerine sahte imza atıldığı iddiasıyla sahtecilik suçundan yapılan şikayetlere ilişkin ceza soruşturma dosyalarında verilecek kararlar maddi durum açısından Mahkememiz kararını etkileyecek nitelikte olduğundan ceza soruşturma dosyalarının sonucunun beklenilmesine karar verilmiş, bu kapsamda...Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2021/... soruşturma sayılı ile 2019/... soruşturma sayılı dosyalarda kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar verilmiştir. 2021/... soruşturma sayılı dosyanın 05/06/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. ...Cumhuriyet Başsavcılığı 2019/... soruşturma sayılı dosyasında dava konusu genel kurul kararındaki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda alınan bir bilirkişi raporu bulunmadığı, soruşturma sırasında alınan bilirkişi raporunda bahse konu genel kurul kararındaki imzanın şüpheliler ... ve ...'nun eli ürünü olduğu yönünde bir tespite yer verilmediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla, bu haliyle dava konusu genel kurul kararındaki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda gerek Mahkememizce yapılan yargılama sırasında ve gerek ceza soruşturma dosyalarında net bir tespit yapılamadığı, bekletici mesele yapılan ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/... soruşturma sayılı dosyasında davamız konusu genel kurul kararındaki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda alınan bir bilirkişi raporu bulunmaması ve soruşturma sırasında alınan bilirkişi raporunda bahse konu genel kurul kararındaki imzanın şüpheliler ... ve ...'nun eli ürünü olduğu yönünde bir tespite yer verilmediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği göz önüne alındığı anılı ceza soruşturma dosyasının eldeki dosyada verilecek karara bir etkisi kalmadığından kesinleşmesinin beklenilmesine gerek kalmadığından ve aksi yargılamayı daha da uzatacağından mevcut delil durumu itibariyle yargılamaya devam olunmuştur.
Bu haliyle dava konusu davalı şirketin 15/08/2019 tarihinde ... sayılı Genel Kurul Toplantısında alınan şirket merkezinin değiştirilmesine ilişkin karardaki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda Mahkememizce ve Savcılık tarafından net bir tespit yapılmasının mümkün olmadığı, davacı tarafın dava konusu 15/08/2019 tarihli genel kurul tutanağına katılmadığını beyan ettiği, davalı şirket vekili ve davalı şirketin diğer ortağı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçeleri ile davacının genel kurul toplantısına katılmadığı, hazırlanan 15/08/2019 tarihli genel kurul tutanağının davacının bulunduğu adrese götürülerek imzasının alındığı yönündeki beyanları ile davalı şirketin dava konusu genel kurul toplantısını fiziki veya elektronik ortamda yapmadığı sabit olup, ortaklar katılmaksızın tutanak düzenlenmek ve imza toplanmak suretiyle genel kurulların yapılmış gibi gösterildiği açıktır.
Benzer dava hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 20/04/2017 tarih 2017/134 Esas, 2017/161 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, " Butlanına karar verilmesi talep edilen ortaklar genel kurul kararı çağrısız toplanmıştır.Çağrısız genel kurulun toplanmasına ilişkin anonim şirketlere ilişkin hükümler TTK nun 617/3 gereği kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanacaktır.TTK 416/1 gereği bütün payların sahipleri ve temsilcileri ,aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde çağrı hükümlerine uyulmaksızın toplanıp ,toplantı nisabı varolduğu müddetçe karar alabilirler.Somut olayda davacı toplantıya katılmadığını ileri sürmüş, talep edilen imzası inkar edilen Ortaklar Kurulu kararı aslı ibraz edilmediğinden toplantıda davacıya atfen atılan imzanın sahte olduğu kabul edilmek gerekmiş , davalı şirket toplantının TTK 416/1 de yazılı usule uygun yapıldığını ispatlayamamıştır.Davacı her ne kadar %1 pay sahibi ise de , tüm pay sahipleri hazır olmaksızın genel kurul toplanamayacağından çağrısız bir genel kurulun var sayılması bütün pay sahiplerinin hazır bulunmaları ve toplantı şekline itiraz etmemeleri şartına bağlı olduğu ,aksi halde karar alınmış sayılmayacağı ,usulüne uygun toplantı yapılarak karar aldığını ispatlayamayan davalı şirketin dava konusu edilen kararın butlanına hükmeden İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı" belirtilmiştir. Benzer duruma ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 13/06/2024 tarih, 2021/1954 Esas, 2024/943 Karar sayılı ilamı ve bu ilamın onanmasına ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03/06/2025 tarih 2024/5921 Esas, 2025/3954 Karar sayılı ilamları da aynı yöndedir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin dava konusu genel kurul kararının aslının temin edilememesi nedeniyle imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda bir tespit yapılmasının mümkün olmadığı, bu hususta yapılan ceza soruşturmalarından da bir sonuç alınamamıştır. Davaya konu genel kurul kararının aslının ibraz edilmesi için HMK 220.maddesi hükümleri uyarınca mahkemeye ibrazı için hukuki sonuçları hatırlatır süreler verilmesine rağmen ibraz edilmemiştir. Karar aslı TTK hükümleri göz önüne alındığında davalı şirkette bulunması gerekli belgeler olup sahtecilik iddiasının doğru olup olmadığının araştırılması bu belgelerin ibrazına bağlı olduğundan, bu belgenin aslını verme ve sahtecilik olmadığının ispat yükü kanun gereği davalı şirket üzerindedir. Dosya kapsamıyla davalı şirketin bu yükümlülüğü usul hükümleri çerçevesinde yerine getiremediği anlaşıldığından HMK 211 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince sahtelik iddiası incelenememiştir. HMK 220.maddesi uyarınca elinde belge olan taraf verilen sürede belgeyi ibraz etmediği takdirde mahkemenin duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebileceği düzenlenmiş olduğu, dava konusu 15/08/2019 tarihli genel kurul toplantısının çağrısız genel kurul niteliğinde olduğu, şirket ortaklarının fiziki veya elektronik ortamda toplantı yapmaksızın tutanağın düzenlenmesi sonrası ortaklara götürülerek imza alınması şeklinde gerçekleştirildiği sabit olup, limited şirket olan davalı şirket açısından kanunun cevaz vermediği şekilde genel kurul toplantısının fiziki veya elektronik ortamda yapılmadığı, düzenlenen tutanağın sonradan ortaklara imzalatılması şeklinde toplantı dışında kullanılmış oylarla alınan dava konusus genel kurul kararının yoklukla malul olduğu anlaşıldığından Davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün ...-5 sicil numarasında kayıtlı davalı ... ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin 15/08/2019 tarihinde ... sayılı Genel Kurul Toplantısında alınan şirket merkezinin değiştirilmesine ilişkin kararın TTK 622 maddesi atfıyla TTK 447/1-a maddesi gereğince yoklukla malul olduğunun tespitine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-. Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün ...-5 sicil numarasında kayıtlı davalı ... ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin 15/08/2019 tarihinde ... sayılı Genel Kurul Toplantısında alınan şirket merkezinin değiştirilmesine ilişkin kararın TTK 622 maddesi atfıyla TTK 447/1-a maddesi gereğince YOKLUKLA MALUL OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
2- Karar kesinleştiğinde TTK 450 maddesi gereğince davalı şirketçe Ticaret Sicile tescil ettirilmesine ve varsa web sitesine konulmasına,
3- Davacı tarafça dava açılırken yatırılan peşin harcın alınması gereken 615,40-TL karar harcından mahsubu ile bakiye 571,00-TL karar harcının davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4- Davacı tarafça yargılama sırasında yatırılan 44,40-TL başvuru harcı ve 44,40-TL karar harcı olmak üzere toplam 88,80-TL harç gideri ile 20 adet tebligat-posta gideri 189,00-TL, bilirkişi ücreti 750,00-TL olmak üzere toplam 939,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davacı taraf asıl davanın yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davacı tarafça yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının davacı tarafa resen iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzlerine karşı, asli müdahil vekillerinin ve davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23/10/2025
Başkan ...
e-imza*
Üye ...
e-imza*
Üye ...
e-imza*
Katip ...
e-imza*