T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/461 Esas
KARAR NO:2025/295
DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/09/2020
KARAR TARİHİ:14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında elektrik dağıtım şebekeleri yapım işleri sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkilinin, iş sahibi davalının ihalesini aldığı elektrik yapım işlerini yapacağını, müvekkilinin sözleşme uyarınca üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, yapılan işlerin davalı tarafından teslim alınmış olmasına rağmen müvekkiline hak edişi ödenmediğini, müvekkilinin alacağının daha fazla olduğunu söylemesi üzerine açıklamasını yapmadıklarını, belgelerini sunmadıklarını ve müvekkiline bildirmedikleri bir takım kesintiler yapıldığını, bu yüzden alacağının 48.000,00-TL - 50.000,00-TL kaldığını söylediklerini, dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşamama ile sonuçlandığını, bu sebeplerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, yargılama sonucunda ortaya çıkacak alacakları için şimdilik 50.000,00-TL kısmının her bir hak edişinin ödenmesi gereken tarihten itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmiş olmasının usul ve yasalara aykırı olduğunu, bu sebeple davanın esasa ilişkin inceleme yapılmadan, usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu alacak talebi bakımından zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, bundan ötürü zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 11/04/2019 tarihli Elektrik Dağıtım Şebekeleri Yapım İşleri Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin konusu İstanbul ili elektrik dağıtım şebekeleri tesis yapım işi olduğunu, davacı şirketin, müvekkili şirketin taleplerini dikkate almayarak, sözleşme konusu ibranameyi müvekkili şirkete sunmadığını ve sözleşme’nin 9.3. madde hükmü gereğini yerine getirmediğinden işin geçici kabulü onaylanamadığını, davacı şirkete ödemesi gereken teminat kesintileri, müvekkili şirket ile malzeme mutabakatı yapılmaması, ibraname, SGK ilişiksiz belgesi ve teminat mektubu ibraz edilmemesi sebebiyle ödenemediğini, taraflar arasında akdedilen 06/02/2020 tarihli protokol gereği, bu süreçte, davacı şirket aleyhine başlatılan icra takiplerinden müvekkili şirkete haciz ihbarnamesi gönderilenler için dosya borçlusu davacı şirket adına ödemeler yapıldığını, .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına 44.706,98-TL, ... 2. İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyasına 338,25-TL, .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına 11.840,62-TL, .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına 43.216,88-TL, .... İcra Müdürlüğü’nün 2018/30409 E. sayılı dosyasına 25.162,50-TL ödeme yapıldığını, davacı şirketin, borçlusu olduğu icra dosyalarına itiraz edeceğini belirtmişse de, söz konusu itirazlarıyla ilgili müvekkili şirketi bilgilendirmediğini, söz konusu ödemelerin, davacı şirket ile olan cari hesaptan düşüldüğünü, davacı şirketin huzurdaki dava ile talep ettiği alacak miktarının gerçekliği yansıtmadığını, davacı şirketin, müvekkili şirkete borçlu bulunduğunu, müvekkili şirketin Genel Muhasebe Ekstresi 320 hesabına göre davacı şirketten 211.568,75-TL alacaklı olduğunu, tüm bu sebeplerle; huzurdaki davanın alacağın belirlenebilir olması ve davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddine, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, sözleşmeye konu yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediğinin ve teminat ödeme yükümlülüğünün doğup doğmadığının tespit edilmesi adına dosyanın uzman bilirkişilere tevdiine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TALEP ARTIRIM: Davacı vekili tarafından sunulan talep artırım dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıdan 52.548,50-TL bakiye alacağı, davalı tarafından belgelendirilemeyen 77.651,36-TL ceza kesintisinden kaynaklı alacağı ve 264.117,25-TL teminat alacağı olmak üzere toplam 394.317,25-TL alacaklı olduğu tespit edildiğini, bu sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak talebinin kabul edilmesine, toplam 394.317,11-TL alacağının, ticari faiziyle birlikte tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: ...'tan gelen davacı ile davalı arasındaki hakediş formları, davalı şirketin kestiği kurum hakedişlerini içerir müzekkere cevabı, ... Bankası'ndan gelen dekont bilgileri ve hesap hareketleri, taraflar arasında akdedilen Yapım İşleri Sözleşmesi, taraflar arasında akdedilen Sulh ve İbra Protokolü, ...'tan gelen davacı şirkete kesilen ceza ve yansıma faturaları, tanık beyanları, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı ile davalı arasında imzalanan 2019 tarihli Elektrik Dağıtım Şebekeleri Yapım İşleri Sözleşmesi kapsamında davacı tarafından yüklenici olarak üstlendiği edimlerin yerine getirildiği iddiası ile ödenmeyen hak ediş alacağı uyarınca alacak istemine ilişkindir.
Davacı taraf taraflar arasında akdedilen sözleşme çerçevesinde, hakediş ödemelerinin yapılmaması nedeniyle davalı tarafından yapılan kesintilerin bilinmemesi sebebiyle belirsiz alacak davası olarak şimdilik 50.000,00-TL kısmının her bir hak edişin ödenmesi gereken tarihten itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf ise davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, belirsiz alacak davası şartlarının oluşmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, ibraname sunulmadığından ve sözleşmenin 9.3 madde hükmü yerine getirilmediğinden işin geçici kabulünün onaylanmadığını, davacının cari hesap alacağının bulunmadığını tüm bu sebeplerle davacı tarafın tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava konusu ihtilaf taraflar arasındaki 2019 tarihli Elektrik Dağıtım Şebekeleri Yapım İşleri Sözleşmesi kapsamında belirlenen hak edişlerin belirlendiği şekilde ve vadesinde ödenip ödenmediği, ödenmemesi nedeniyle davacının davalıdan alacağının olup olmadığı ve varsa miktarı ile temerrüt tarihinin tespiti hususundan kaynaklıdır.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 28/05/2020 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 28/05/2021 tarihli celsesinde davacı tanığı ... beyanında; "Davacı şirket ... Elektrik için elektrik hattı döşüme işini üslenmiştir, davalı şirket ile ... elektrik birbirinin alt kollarıdır, ben nakliyecilik işi yaparım davacının yaptığı elektrik hattı döşenme işi esnasında işin en başından beri bulunurum bu iş yaklaşık 3 yıl sürmüştür, davacı şirket sözleşme kapsamında yapması gereken işleri fazlasıyla yapmıştır, aynı anda 5 farklı noktada çalışıldığını biliyorum, davacı yaptığı işlerinin karşılığında davalıdan parasını alıp almadığını net olarak bilmiyorum, zaman zaman aralarında itilaf çıkıyordu, biz ...'ın yönlendirmesi ile sarıyerde yaklaşık 100 metrelik kazı işlemi yapmıştık ancak bizi yanlış yönlendirmişler, bundan dolayı ceza kesildi bu ceza davacı şirket tarafından ödendi, bildiğim kadarıyla taraflar arasındaki sözleşmeden dolayı davalının %10 kesinti yapma hakkı vardır bunun dışında ücrette başka bir kesinti yapılıp yapılmadığını bilmiyorum, Sultangazi de başka bir şirketin yarım bıraktığı işi biz tamamlamıştık, yarım bırakan şirketin ücreti davalı tarafça fatura edilirken ben davalı şirket müdürünün yanındaydım, davacının yaptığı kısım için herhangi bir fatura kesilmedi, aynı anda bir kaç yerde çalışmak zorunda kaldığımız için davalının talebi üzerine başka bir muhitteki çalışma alanına geçtiğimizde, Belediye ekipleri tarafınca geride bıraktığımız çalışma yerleri ile ilgili cezalar kesilmiştir, bu cezalar davacı şirkete bildirilmeden davalı tarafından ödenmiş, bu ceza bedelleri yönünden davacı şirkete iade faturası düzenlendi ve bu sebeple 3 ay işçilik ücretimizi alamadık çünkü davacı şirket davalı şirketten para alamadığı için bizim ücretlerimizi ödemedi, benim davacı şirketten alacağım olduğundan aleyhine icra takibi başlattım ve davalı şirkete avukatım aracığıyla haciz ihbarnamesi gönderdik, gönderdiğimiz 2 ihbarnameye de davacının davalıdan alacağı olmadığı şeklinde beyanda bulunuldu, ben bunun üzerine davalı şirketi yalan beyandan şikayet ettim, icra ceza mahkemesinde yargılama devam ederken davalı şirket yetkilisi beni çağırarak o zaman ki alacağım 50.000,00 TL ve 15.000,00 TL avukatlık ücreti olduğu halde, davacının kendisinden alacağı olmadığını söyleyerek ancak yine de 73.000,00 veya 75.000,00 TL para vererek benim icra dosyasını kapatmıştır," şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
.... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/43 Talimat sayılı dosyasının 02/07/2021 tarihli celsesinde davacı tanığı ... beyanında; "... adi ortaklık ticari işletmesi Elektrik ihalesi alarak işlerini başka şirketlerle anlaşarak onlara yaptırıyordu, işini yaptırdığı bir şirkette ... Elektrikti, ben ... Elektrikte 2010-2018 arasında çalıştım, daha önce İstanbul da ... ... ve ... ... projesi, ... ... projelerini ... Elektriğe yaptırdı, bunlar çok ... projelerdi, bu projelerde ben de çalıştım, davacı şirket bu projelerin tamamın bitirdi, 2018 yılının 8. Ayından ve 2019 yılının 1. Ayına kadar, davalı şirket davacı şirkete hak edişleri ödemedi, bu hak edişler ödenmediği için davacı şirkette işçilerin maaşlarını ödemekte zorlandı, hatta davacı şirket sahibi ... ... kalp krizi geçirdi, işçilerinin maaşlarını ödemek için İstanbul da ki 1 evini satmak zorunda kaldı, bu hak edişlerin miktarını tam olarak bilmiyorum, ancak 1 milyon TL vardır, bilgim ve görgüm bundan ibarettir," şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi heyeti kök ve ek raporları karar vermeye elverişli nitelikte olmadığından dosyanın farklı bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek, Davacının iddiası, davalının savunması, sözleşme, faturalar, hakediş belgeleri ihtarnameler, tarafların ticari defter ve kayıtları, vergi kayıtları, tanık beyanları, dosya kapsamındaki tüm delillere göre taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı davacı tarafın davalıdan alacağı olup olmadığı varsa alacak miktarı hususunda rapor düzenlenmek üzere dosyanın yeni bir heyete tevdi edilerek dosya kapsamı ile taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları üzerinde HMK 218. maddesi gereği yerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mali Müşavir bilirkişi ..., Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişi ... ve Elektrik Mühendisi bilirkişi ... tarafından hazırlanan 31/01/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; "Dava konusu somut olayda davacı tarafından; davalı ile elektrik dağıtım şebekeleri yapım işleri sözleşmesi imzalandığı, davacının sözleşme uyarınca üzerine düşen edimleri yerine getirdi yapılan işlerin davalı tarafından teslim alınmış olmasına rağmen hakkedişin ödenmediği, beyanla hakkedişlerin tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği, buna karşılık davalı ise; taraflar arasındaki sözleşmeye göre kesintiler yapıldığını, sözleşmenin ilgili maddesinde yer alan kesintilerin iadesinin koşullarının gerçekleşmediğinden iade de bulunulmadığını savunduğu, Hakkediş Alacağı Talebinin İncelenmesi Yönünden; somut olayda evvelce kaleme alınan raporlarda taraf kayıtlarındaki farka sebep olan işlemlerin, davacı tarafından davalı adına yapılan maaş icra ve ceza ödemelerinden kaynaklandığı şeklinde tespitlerde bulunulmuştur. Heyetimiz mali üyesi taraflar arasındaki borç alacak ilişkisini incelemiş; davalı kayıtlarına göre cari hesabın: 211.568,75 TL, teminat hesabının: -264.117,25 TL, genel toplamın ise -52.548,50 TL olduğu hesaplanmıştır. Teknik üyemiz ise: davalı tarafın cari hesabında tespiti yapılan 211.568,75TL borç bakiye tutarının kabul edilebileceği şeklinde değerlendirmede bulunmuştur. Şu halde gerek teknik gerek mali açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde davalının 211.568,75 TL alacaklı olduğu tespit edilse de açıklamalarımıza uyuşmazlık konusu olan “Teminat Bedeli İadesi" edilecektir. ... Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi Elektrik Dağıtım Şebekeleri Yapım İşleri Sözleşmesi'nin “Geçici Teminatın İadesi Başlıklı Maddesinin İncelenmesi Yönünden, Taraflar arasında akdedilmiş olan ... Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi Elektrik Dağıtım Şebekeleri Yapım İşleri Sözleşmesi'nin 9.3. Maddesinin: 9.3.Geçici Teminatın İadesi İşin geçici kabulünün onaylanması, malzeme mutabakatının yapılması, istihdam ettiği işçilerden alınmış tüm işçilik hak ve alacakları ile iş kazaları ve benzeri durumlardan dolayı hakkedilmiş ve hakkedilecek her türlü alacak ve tazminattan dolayı ödeme yapıldığını gösteren ibranamenin Şirkete sunulmasını ve Sosyal Güvenlik Kurumundan ilişiksiz belgesi getirilmesini müteakip 1 yıl süreli banka Teminat Mektubu karşılığı iade edilecektir. şeklinde olduğu görülmüştür. Buna göre; geçici teminatın davacıya ödenmesinin İşin geçici kabulünün onaylanması, Malzeme mutabakatının yapılması, İstihdam ettiği işçilerden alınmış tüm işçilik hak ve alacakları ile iş kazaları ve benzeri durumlardan dolayı hakkedilmiş ve hak edilecek her türlü alacak ve tazminattan dolayı ödeme yapıldığını gösteren ibranamenin davalıya sunulması, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan ilişiksiz belgesi getirilmesi Bunlara mütcakip, davalıya 1 mektubunun getirilmesi banka yıl süreli teminat koşuluna bağlandığı görülmektedir. Bilindiği üzere hukuki işlemin sonuç doğurması veya sonuçlarının ortadan kalkması gerçekleşmesine bağlı “gelecekteki belirsiz olaya” şart adı verilir. Hukuki işlemin sonuçlarını meydana getirmesi gelecekteki belirsiz bir olayın gerçekleşmesine bağlı ise “geciktirici koşul” (taliki şart) söz konusu olur. TBK m. 170'ye göre “Bir sözleşmenin hüküm ifade etmesi, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bilinmeyen bir olguya bırakılmışsa, sözleşme geciktirici koşula bağlanmış olur. Mamafih, somut olayda davacının, geçici teminatın iadesini talep edebilmesinin geciktirici koşullara bağlandığı düşünülmektedir. Buna göre yukarıda mali başlık altında tespit edilen davacının 264.117,25 TL teminat iadesi alacağının taraflar arasındaki sözleşmede yer alan 9.3. maddedeki şartlara bağlı olduğu görülmektedir. Dolayısıyla davacının, davalıdan teminat iadesi talebi hakkına sahip olup olmadığının tespitinin sözleşmenin 9.3 hükmünde taraflarca kararlaştırılan geciktirici koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğine göre irdelenebileceği söylenebilecektir. Şu halde Sayın Mahkemece davacının, geçici teminatın iadesini talep edebilmesi için kararlaştırılan sözleşmenin 9.3 hükümdeki geciktirici koşulların gerçekleştiği kabul edilir ise davacının TBK m. 170/11 hükmü gereğince "koşulun gerçekleştiği andan başlayarak” geçici teminatın iadesini isteyebileceği bu kapsamda davalı alacağı olarak tespit edilen 211. 568,75 TL'den teminat iadesi olan 264.117,25 TL çıkarıldığında heyetimiz mali üyesince 52.548,50 TL alacak hesaplandığı; Şayet Sayın Mahkemece sözleşmenin 9.3 hükmü gereğince davacının geçici teminatın iadesini talep edebilmesi için kararlaştırılan geciktirici koşulların gerçekleşmediği kabul edilir ise bu halde TBK m. 170 hükmü gereğince davacının bu yöndeki alacak hakkının muaccel olmadığı, geciktirici koşulun gerçekleşmediği söylenebilecektir. Heyetimiz mali üyesi taraflar arasındaki borç alacak ilişkisini incelemiş olup; davalı kayıtlarına göre cari hesabın: 211.568,75 TL, teminat hesabının: -264.117,25 TL, genel toplamın ise -52.548,50 TL olduğunun hesaplandığı; teknik üyemizin: davalı tarafın cari hesabında tespiti yapılan 211.568,75TL borç bakiye tutarının kabul edilebileceği şeklinde değerlendirmede bulunduğu; gerek teknik gerek mali açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde davalının 211.568,75 TL alacaklı olduğu tespit edildiği ve fakat bu kapsamda sözleşmede yer alan teminat bedeli iadesinin incelenmesi gerektiği, davacının, davalıdan teminat iadesi talebi hakkına sahip olup olmadığının tespitinin sözleşmenin 9.3 hükmünde taraflarca kararlaştırılan geciktirici koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğine göre irdelenebileceğinin söylenebileceği, Sayın Mahkemece davacının, geçici teminatın iadesini talep edebilmesi için kararlaştırılan sözleşmenin 9.3 hükümdeki geciktirici koşulların gerçekleştiği kabul edilir ise davacının TBK m. 170/11 hükmü gereğince "koşulun gerçekleştiği andan başlayarak” geçici teminatın iadesini isteyebileceği bu kapsamda davalı alacağı olarak tespit edilen 211. 568,75 TL'den teminat iadesi olan 264.117,25 TL çıkarıldığında heyetimiz mali üyesince 52.548,50 TL alacak hesaplandığı Şayet Sayın Mahkemece sözleşmenin 9.3 hükmü gereğince davacının geçici teminatın iadesini talep edebilmesi için kararlaştırılan geciktirici koşulların gerçekleşmediği kabul edilir ise; TBK m. 170 hükmü gereğince davacının bu yöndeki alacak hakkının muaccel olmadığının, geciktirici koşulun gerçekleşmediğinin söylenebileceği," şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalı aleyhine taraflar arasındaki 2019 tarihli Elektrik Dağıtım Şebekeleri Yapım İşleri Sözleşmesi kapsamında hakediş ödemelerinin yapılmamasından kaynaklı alacağı talep edilmiş, davalı tarafça sözleşme konusu ibranamenin davacı tarafından sunulmadığını ve sözleşmenin 9.3 madde hükmü gereğini yerine getirmediğini bu sebeple işin geçici kabulünün onaylanmadığını, davacı tarafın cari hesap kayıtlarında borçlu olduğunu davacının talebinin haksız olduğunu savunmuştur. Dava konusu olan taraflar arasındaki 2019 tarihli Elektrik Dağıtım Şebekeleri Yapım İşleri Sözleşmesinin 9.3. maddesinde; “İşin geçici kabulünün onaylanması, malzeme mutabakatının yapılması, istihdam ettiği işçilerden alınmış tüm işçilik hak ve alacakları ile iş kazaları ve benzeri durumlardan dolayı hakedilmiş ve hakedilecek her türlü alacak ve tazminattan dolayı ödeme yapıldığını gösteren ibranamenin şirkete sunulmasını ve Sosyal Güvenlik Kurumundan ilişiksiz belgesi getirilmesini müteakip 1 yıl süreli banka teminat mektubu karşılığı iade edilecektir." şeklinde düzenleme getirilmiştir. Görüldüğü üzere taraflar arasındaki sözleşme kapsamındaki açık düzenleme ile hakediş ödemelerin ve geçici teminat mektubunun iadesinin talep edebilmesinin koşullara bağlandığı, buna göre cari hesap olarak tespit edilen davacının 264.117,25 TL teminat iadesi alacağının ki dava dilekçesinde talebin yalnızca sözleşme kapsamında davacı tarafından yapılan edimlerin karşılığı olan hakedişlerden ibaret olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan 9.3. maddedeki şartlara bağlı olduğu, bu şartların taraflar arasındaki malzeme mutabakatının yapılması, işçilerden alınmış tüm işçilik hak ve alacakları ile iş kazaları ve benzeri durumlardan dolayı hakedilmiş ve hakedilecek her türlü alacak ve tazminattan dolayı ödeme yapıldığını gösteren ibranamenin sunulması, Sosyal Güvenlik Kurumundan ilişiksiz belgesinin getirilmesi şeklinde olduğu, dosya kapsamında şarta bağlı bu koşulların gerçekleştiğine dair herhangi bir tespitin yapılmadığı anlaşılmakla tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarında yapılan inceleme sonrası düzenlenen dosya kapsamına ve denetime elverişli bilirkişi raporundaki taraflar arasında kurulu sözleşmede hakediş ve geçici teminat iadesi taleplerinin koşula bağlandığı ve bu koşulların gerçekleşmediğine dair değerlendirmeler ile de davacının hakediş ve teminat iadesi alacağı talep edemeyeceği tespit edilmiş olup, davacı tarafın sözleşme şartları kapsamında davalıdan alacaklı olduğu hususu ispata elverişli delillerle ispatlanamadığından davacı tarafça açılan hakediş alacağı davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın REDDİNE,
2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 6.118,55-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine,
3-)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 63.090,74-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-)Davalı tarafından yapılan; 18.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 100,00-TL Tebligat, Posta masrafları, olmak üzere toplam 18.100,00-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-)Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 14/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır