T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/341 Esas
KARAR NO:2025/656
DAVA:Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:08/06/2021
KARAR TARİHİ:24/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 08/06/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; 2007/... Soruşturma, 2008/... iddianame, 2008/... esas sayılı ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianameye göre 09/07/2007 tarihinde ... ile birlikte ölen ... ... ... bira içtikten sonra saat 23:30 sularında ... kullandığı araçla oradan ayrılarak E-5 karayolu üzerinde iken olay yerine geldiklerinde hız kurallarına ve tedbirli araç kullanma gereklerine uymaması, alkollü (149 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir) araç kullanması sonucu önce yolun sağında bulunan ...'ın idaresindeki belediyenin temizlik aracına çarptığını, kontrolü kaybettikten sonra sol şeritte ... ... otomobiline çarptıktan sonra takla atarak diğer şeritlere savrulduğunu ve ... ... kullandığı araca çarptığını, meydana gelen kazada ...'ın büyük damar ve iç organ yırtılmasına bağlı olarak hayatını kaybettiğinı, şüphelinin anlatılan olayda sonucu istememesine rağmen alkollü biçimde araç kullanarak beyanlarda ileri sürülen başka bir araçla (... marka) karayolunda yarışması şeklinde meydana geldiği durumu da değerlendirildiğinde kendisinde bilinçli taksir halinin mevcut olduğunu böylece ...'nın atılı suçu işlediği açıklandığını, trafik kazası neticesinde ... hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yargılama yapıldığını, dosyada alınan bilirkişi raporuna göre %100 kusurlu bulunduğunu ve 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiğini, taraflarınca 13/04/2021 tarihinde işbu uyuşmazlık hakkında davalı ... Sigorta'ya başvuru yapıldığını, bir sonuç alınamadığını, arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmesi anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, işbu kaza neticesinde müvekkili ... ... kontrolündeki "..." Plaka Numaralı .... (...) marka ve modelde olan araç maddi zarara uğradığını, aracın hasar gören ve kullanılmaz hale gelen parçaları değiştirildiğini, müvekkili tarafından araçtaki parça değişim ve bakım işlemlerine ek olarak kaportadaki hasarlar nedeniyle yapılan onarım, boya ve bunlardan kaynaklı işçilik ücretleri de dahil olmak üzere yaklaşık 6500 TL masraf yapıldığını, araçta oluşan hasar aracın 2. el piyasalarında satışını da zorlaştırdığını, kazaya maruz kalan araçta maddi değer kaybı oluştuğunu, müvekkili ... kazanın gerçekleştiği tarihte 11 yaşında bir çocuk olduğunu, kaza neticesinde yüzünden yaralandığını, yüzündeki yaranın tedavisi için ...'nin yüzüne dikiş atıldığını, bu durum neticesinde ise ...'nin yüzünde kalıcı ve belirgin sabit bir iz oluştuğunu, müvekkili küçük yaşına rağmen iç dünyasında çok derin bir ızdırap ve keder çektiğini, müvekkili ... yaşı ilerlediğinde ise polislik veya askerlik mesleğini icra etmek üzere çeşitli başvurularda bulunmak istediğini, ancak bu sefer de kaza neticesinde yüzünde oluşan belirgin ve kalıcı iz yine karşısına çıktığını, müvekkili manevi zarara uğradığını, müvekkili ... ... aracında meydana gelen hasarların onarılması için yapmış olduğu masraflar, araç ikame bedeli, aracında oluşan değer kaybı gibi zararlardan, müvekkili ...'nin geçirmiş olduğu kaza sebebiyle uğramış olduğu yol masrafı, tedavi ücreti ve yaralanmayla ilgili diğer maddi zararlardan, denkleştirici adalet prensiplerine göre uyarlanarak yapılacak olan bilirkişi incelemesi ile hesaplanması sonucu alacak miktarı kesinleştikten sonra artırılmak üzere şimdilik 1.000 TL' sinin olayın gerçekleştiği tarih olan 09/07/2007 tarihinden itibaren işleyecek olan mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek ( sigorta şirketi için poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ) davacılar ... ... ve ...'ye verilmesine, manevi zararlarına karşılık 20.000 TL manevi tazminatın olayın gerçekleştiği tarih olan 09/07/2007 tarihinden itibaren işleyecek olan mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı ... 'dan tahsil edilerek davacı ...'ye verilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalı taraflar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVA DEĞERİ ARTTIRIM : Davacı vekili tarafından sunulan 04/07/2025 tarihli dava talep artırım dilekçesinde özetle; müvekkili ... ... aracında meydana gelen hasarların onarılması için yapmış olduğu masraflar, araç ikame bedeli, aracında oluşan değer kaybı gibi zararlardan, müvekkili ...'nin geçirmiş olduğu kaza sebebiyle uğramış olduğu yol masrafı, tedavi ücreti ve yaralanmayla ilgili diğer maddi zararlardan, denkleştirici adalet prensiplerine göre uyarlanarak yapılacak olan bilirkişi incelemesi ile hesaplanması sonucu alacak miktarı kesinleştikten sonra artırılmak üzere şimdilik 1.000 TL' sinin olayın gerçekleştiği tarih olan 09/07/2007 tarihinden itibaren işleyecek olan mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek ( sigorta şirketi için poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ) davacılar ... ... ve ...'ye verilmesine, manevi zararlarına karşılık 20.000 TL manevi tazminatın olayın gerçekleştiği tarih olan 09/07/2007 tarihinden itibaren işleyecek olan mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı ... 'dan tahsil edilerek davacı ...'ye verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalı taraflar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan 15/09/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Trafik kazalarından kaynaklanan tazminatlar için, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’un (KTK) 97. Maddesinde 26.4.2016 tarihinde yapılan değişiklikle, zarar görenlerin dava açmadan önce ilgili sigorta şirketine söz konusu zararla ilgili başvuru yapması gerektiğini, bu başvuru mahkemelerce dava şartı olarak değerlendirilerek, başvuru yapılmadan açılan tazminat davaları “dava şartı yokluğu” nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, davacı tarafça, yazılı başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın reddini talep ettiklerini, somut davada davalılar arasında zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan müvekkili sigorta şirketi de bulunduğunu, Sigorta hukuku 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 vd. maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 vd. maddelerinde düzenlendiğini, davacı tarafça sigorta şirketine karşı zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, zamanaşımı süresi dolduğunu, başvuru, zamanaşımı süresinin dolduğu tarihten sonra yapıldığından zamanaşımı def`i gereğince başvurunun reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafça zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmaması sebebiyle, taraflarınca işbu ihbar dilekçesi ile hasardan haberdar olunduğunu, teminatları poliçenin ön yüzünde kayıtlı olup sorumlulukları genel ve özel şartlar dahilinde poliçede yazılı limit ile sınırlı olduğunu, zamanaşımı Yönünden reddini, davanın usulden reddini, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ...'ya çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
Davalı ... duruşmada; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Kaza tespit tutanağı, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/... D.İş Esas sayılı dosyası, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ...-2020/...-Ceza Dava Dosyası, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtları, Araç sahiplik bilgileri, SGK hizmet cetveli, sosyal ekonomik araştırma formu, Hasar tespit formu, Hasar fotoğrafı, Sigorta şirketine başvuru dilekçesi, Tedavi kayıtları ... ... Fakültesi Hastanesi Başkanlığı 09/08/2024 t. ... sayılı muayene raporu, ... ...Fakültesi Hastanesi Başkanlığı 03/01/2025 t.. sayılı muayene raporu, bilirkişi raporları, bilirkişi ek raporu, ATK kusur raporu
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan kusur raporunda;
"...A)Sürücü ...'nın, %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu,
B)Sürücü Sürücü ...'ın, kusursuz,
C)Sürücü ... ..., kusursuz,
D)Sürücü ... ..., kusursuz, olduğu..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun 31/01/2025 tarih ... sayılı maluliyet durumu raporuna göre; Kişinin 21.10.2022 tarihinde Kurulumuzda yapılan muayenesinde yüz sınırları içerisinde tespit edilen yara izi belirli bir mesafeden, belirgin bir dikkat sarf etmeden, ilk bakışta fark edildiğine göre, yüzde sabit iz niteliğinde olduğu, ancak kişinin dava konusu olay (09.07.2007) tarihinde müracaat ettiği hastanede kişinin yüz bölgesinde yaralanma olup olmadığına dair herhangi bir tıbbi belge mahkeme dosyası içerisinde bulunamadığında bu lezyonların dava konusu olay ile illiyet bağının olup olmadığı yönünde yorum yapılamayacağı, olay tarihli tıbbi evrakların tarafımıza gönderilmesi halinde tekrar değerlendirilebileceği, B.Kişide mevcut yaralanmaların cerrahi müdahaleyi de içeren estetik tedavi yoluyla giderilmesinin mümkün olup olmadığı hususunun mahallinde mevcut bir tıp fakültesi ya da eğitim araştırma hastanesinin Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi bölümüne sevki sağlanarak görüş alınmasının uygun olacağı oy birliği ile mütalaa olunur.
... Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 03/01/2025 tarihli rapora göre; ... isimli 28 yaşında erkek hasta tarafımızca değerlendirilmiş olup; hastanın sağ kaş süperolateralinden başlayarak frontal bölge üzerinde devam eden ve temporal bölgeye doğru kavisli, yaklaşık 4 santimetrelik vertikal, komşu cilt ile benzer seviyede, rengi hastanın deri renginden hafifçe daha açık skar alanı ve çevresinde minimal hiperemi görüldü. Tariflenen skarın medialinde, yaklaşık 2 santimetrelik vertikal, komşu cilt ile benzer seviyede, rengi hastanın deri renginden hafifçe daha açık skar alanı görüldü.
Mevcut skar alanlarında hipertrofik skar veya keloid ile uyumlu muayene özellikleri görülmedi. Skar alanlarında atrofi görülmedi. Konuşma mesafesinden, belirgin bir dikkat sarf etmeden değerlendirildiğinde mevcut skarların ilk bakışta fark edilebilir olduğu izlendi. Tariflenen skarlar dışında ek lezyon görülmedi. Hastanın yanında anlatmış olduğu adli vaka günü başvurduğu hastane tarafından oluşturulmuş olan ön adli raporu mevcut değildi. Yukarıda tariflenen skarların, hastanın anlatmış olduğu adli vaka ile illiyet bağı, ön adli raporun mevcut olmamasından ötürü değerlendirilemediği, Mevcut skarın fizik muayene özellikleri göz önüne alındığında, bu skarların kalıcı olduğu fakat ek bir estetik cerrahi müdahale gerektirmediği tespit edilmiştir.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 28/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Hastanedeki işlemlere ilişkin tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanmış olduğu, SGK tarafından karşılanmayan ve belgelendirilemeyen paramedikal/dolaylı giderin kaza tarihi(2007) ve davacının yaralanması(yumuşak doku bozukluğu) dikkate alındığında yaklaşık 500 TL (beşyüz lira) olarak belirlenmesinin uygun olacağı, Söz konusu giderin belgelendirilmediği sürece net tutar tespitinin mümkün olmadığı..." görüş ve kanaatini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan trafik kazası neticesinde uğranılan maluliyet iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat isteminden ibarettir.
Davacı taraf davacı ...'nin meydana gelen trafik kazası sonrası yüzünden yaralandığını ve yüzünde sabit iz kaldığını bu nedenle davacının uğradığı zarara ilişkin maddi tazminatın ile manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraflar kusur durumunun tespiti gerektiğini, kazadan sorumlu olmadıklarını haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Diğer Davacı ... ... tarafından eldeki davada aynı zamanda trafik kazası sonrası aracında oluşan hasardan dolayı hasar bedeli ve değer kaybı yönünden açılan maddi tazminat isteminde bulunulmuş ise de bu isteme yönelik dava Mahkememizin 27/06/2025 tarihli ara kararı ile tefrik kararı verilerek Mahkememizin 2025/... Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu ihtilaf meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı tarafın maluliyet nedeniyle maddi ve manevi zararının bulunup bulunmadığı varsa tazminat miktarı ve davalıların zarardan dolayı kusurlu ve sorumlu olup olmadıkları hususundan kaynaklıdır.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 04/05/2021 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanakları ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu trafik kazası 08.07.2007 günü saat 23.50 sıralarında Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyoneti ile ... Mevki ... otoyolu takiben ... istikametine seyretmekte iken olay mahalli ... Bayii karşısına geldiğinde, yolun sağındaki emniyet şeridi üzerinde çalışma yapan Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı temizlik aracının sol arka kısmına çarparak kontrolünü kaybedip, takla atarak yolun soluna doğru yönelip, aynı istikamete doğru seyreden Sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ yan kısmına çarpması neticesi sadmenin etkisiyle savrulan ve sol şerit içine girerek duran her iki aracın, arkadan gelerek sol şeridi takiben düz seyreden Sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobili ile gelip, ... plakalı araca arkadan çarpması neticesi meydana gelmiştir.
Buna göre bedensel zarara ilişkin tazminat TBK 55. maddesindeki ; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz." şeklindeki düzenlemeye göre belirlenecektir.
Zorunlu mali mesuliyet sigortasında rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortacının ödeyeceği tazminat 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesinin yollamasıyla anılan Kanunun 85. maddesine göre belirlenmektedir. Buna göre; sigorta ettiren işleten tarafından motorlu aracın işletilmesi sonucu meydana gelen kişinin yaralanması veya ölmesinden kaynaklanan bedeni zararlara dayalı maddi tazminat ile tedavi giderleri ve maddi hasarlar sigortacının poliçe limitleri dahilinde tazminle zorunludur.
Mahkememizce kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durumlarının tespiti için alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 31/03/2022 tarih ... sayılı kusur raporunun incelenmesinde; kazanın gelişiminde Sürücü ...'nın, %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, Sürücü ...'ın kusursuz, Sürücü ... ... kusursuz, Sürücü ... ... kusursuz olduğu tespit edilmiş, dosya kapsamında bulunan kaza tespit tutanağı, soruşturma aşamasındaki görgü ve bilgi sahibi beyanları ile ceza dosyasında alınan bilirkişi raporu ile adli tıp tarafından tespit edilen kusur durumunun birbiriyle uyumlu olması ve ceza dosyasının kesinleşmiş olması nedeniyle kusur durumuna ilişkin Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 31/03/2022 tarih 1605 sayılı kusur raporundaki tespitlere itibar edilmiştir.
Davacının yaralanmasına sebep olan kazaya karışan ... plakalı aracın ... poliçe numarası ile 26/08/2006 - 26/08/2007 tarihlerini kapsar şekilde davalı ... Sigorta A.Ş. (Devrolan ... Sigorta A.Ş.) tarafından sigortalandığı ve poliçenin kaza tarihi olan 08/07/2007 tarihini kapsadığı anlaşılmıştır. Sigorta poliçelerine göre kişi başına bedensel zarardan dolayı belirlenen maddi tazminat tutarından davalı sigorta şirketi sigorta poliçesi gereği kaza tarihindeki sigorta poliçe limitleri dahilinde kusur durumuna göre müştereken ve müteselsilen sorumludur.
SGK müzekkere cevabı ile davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı bildirilmiştir.
Mahkememizce davacının trafik kazası sonrası yaralanmasından dolayı uğradıkları bedensel zarar tazminatının hesaplanması için Adli Tıp Uzmanı tarafından düzenlenen 28/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Hastanedeki işlemlere ilişkin tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanmış olduğu, SGK tarafından karşılanmayan ve belgelendirilemeyen paramedikal/dolaylı giderin kaza tarihi(2007) ve davacının yaralanması(yumuşak doku bozukluğu) dikkate alındığında yaklaşık 500 TL (beşyüz lira) olarak belirlenmesinin uygun olacağı, Söz konusu giderin belgelendirilmediği sürece net tutar tespitinin mümkün olmadığı tespit edilmiştir.
Bu haliyle davacı ... tarafından meydana gelen trafik kazası sonrası yaralandığı yüzünde iz kaldığı bu nedenle maddi zararının bulunduğu iddiasıyla maddi tazminat isteminde bulunmuş olup, meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü ...'nın tam kusurlu olduğu alınan kusur raporu ve ceza dosyası ile sabit olup, davacının maluliyet iddiasına ilişkin alınan adli tıp raporunda belirlenen maluliyet bulunmadığı, yüzde sabit iz kalıp kalmadığı hususunun Üniversitelerin plastik cerrahi bölümü tarafından değerlendirilmesi gerektiğinin bildirildiği, ... Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 03/01/2025 tarihli rapora göre; skarların, hastanın anlatmış olduğu adli vaka ile illiyet bağı, ön adli raporun mevcut olmamasından ötürü değerlendirilemediği, Mevcut skarın fizik muayene özellikleri göz önüne alındığında, bu skarların kalıcı olduğu fakat ek bir estetik cerrahi müdahale gerektirmediği belirlenmiş, bu haliyle davacının belirli maluliyet oranı bulunmasa da davacının yüzünden yaralandığı ve yüzünde bu yaralanmadan kaynaklı iz kaldığı, yüzündeki bu izin meydana gelen kazadan kaynaklı olup olmadığı tespit edilemediği belirtilmiş ise de davacının kaza tarihinde ... ... Hastanesi'ne başvurduğu, hastane kayıtlarına bakıldığında davacının yaralandığı açık olduğundan hastane kayıtlarına göre davacının yüzündeki izin meydana gelen kazadan kaynaklandığının bu nedenle sabit olduğu, davacının yüzündeki iz nedeniyle estetik cerrahi müdahale gerekmediği, adli tıp uzmanı tarafından davacının yaralanması(yumuşak doku bozukluğu) dikkate alındığında yaklaşık 500 TL (beşyüz lira) olarak tedavi masrafına ilişkin maddi zararının bulunduğu tespit edilmekle, davacının belirlenmiş sürekli ve geçici iş göremezlikten kaynaklı bir maluliyetinin bulunmadığı, tedavi masraflarından dolayı kaza tarihinde 500,00-TL maddi zararının bulunduğu anlaşılmakla, bu zararın kazada kusur ve sorumluluğu bulunan davalılardan ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'nın ve zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında ... plakalı aracı sigortalayan davalı ... Sigorta A.Ş. (Devrolan ... Sigorta A.Ş.)'den kaza tarihindeki poliçe limiti dahilinde bedensel zarar tazminatı talep hakkı mevcut olup, TBK ve KTK'da yer alan yasal düzenlemeler gereği sigorta şirketlerinin kaza tarihindeki sigorta poliçesindeki limite kadar meydana gelen trafik kazalarından dolayı sorumlu oldukları açık olup, KTK'nın 85/1 maddesinde işletenin sorumluluğu saptandıktan sonra aynı yasanın 88/1 maddesinde zarar görene karşı birden fazla işletenin sorumlu olduğu hallerde bunlar arasında teselsül hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmiştir. Yargılama sırasında alınan kusura ilişkin adli tıp raporundaki tespitler dosya kapsamına uygun olup, ceza dosyasında alınan kusura ilişkin rapor ile uyumlu olduğundan kusur raporuna itibar edilerek davacının yaralanması ile sonuçlanan kazada %100 (tam) kusurlu olan ... plakalı aracın sürücüsü ... ile aracı zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalayan davalı ... Sigorta A.Ş. (devrolan ... Sigorta A.Ş.)'nin davacı ...'nin uğradığı maddi zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmıştır. Kaza tarihinde davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti dahilinde maddi tazminat ile sınırlı olup davalı Sigorta şirketi tarafından hak sahibi olan davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Davacının maddi tazminat istemi yönünden;
Davacı tarafça yargılama sırasında bedensel zarara ve araç hasar değer kaybı bedeline ilişkin maddi tazminat talebi dava değeri artırım dilekçesi 1.000,00-TL talep edilmiş ise de araç hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı talebine ilişkin davanın tefrik edilmesi ve davacı vekili tarafından talep arttırım dilekçelerinde maddi tazminat 1.000,00-TL talep ettikleri, bunun 500,00-TL'si nin asıl dosyadaki maddi tazminat talebimi olduğu, geri kalan 500,00-TL'sinin tefrik edilen dosyadaki maddi tazminat talebi olduğu, bu doğrultuda davamızın kabulüne karar verilmesi talep ettiği anlaşıldığından, davacının meydana gelen trafik kazası sonucu uğradığı maddi zararın 500,00-TL olduğu anlaşıldığından Davacı ...'nin yaralanması nedeniyle uğradığı maddi zarar karşılığı olan 500,00-TL tazminatın kaza tarihi olan 09/07/2007 tarihinden itibaren (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe limitinden sorumlu olmak kaydı ile temerrüt tarihi olan 24/04/2021 tarihinden itibaren) kazaya karışan aracın ticari olması sebebiyle işleyecek avans faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ye verilmesine karar verilmiş, maddi tazminat isteminin kısmi dava olarak açılması belirsiz alacak davası olarak açılmaması nedeniyle miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verilmiştir.
Davacının manevi tazminat istemi yönünden;
Davacı ... trafik kazası sonrası yaralanması nedeniyle uğradığı manevi zararlara ilişkin manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmasına ilişkin gerekli araştırma yapılmıştır.
Manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber, hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli; manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Ayrıca Yargıtay HGK'nın 23.6.2004 tarih ve 2004/13-....-2004/... kararında manevi tazminat ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; "Manevi tazminat, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplarından çıkarılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir. Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır. Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla, caydırıcı olabilmektir." denilmek sureti ile manevi tazminatın belirlenmesine caydırıcılık unsuru ve insan yaşamının önemine özellikle vurgu yapılmıştır.
Davaya konu somut olay anılı yasal düzenlemeler ve yukarıdaki ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; davaya konu trafik kazası neticesinde davacının yaralandığı, yaralanmasının yüzünde gerçekleştiği ve yüzündü iz kaldığı, davacının yaralanması ile sonuçlanan kazada %100 kusurlu olan ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'nın davacının uğradığı manevi zarardan sorumlu olduğu, bu haliyle Mahkememizce olayın yüzde ize neden olan yaralanma ile sonuçlanması, olayının oluş şekli, kaza tarihi, tarafların kusur oranı ve sorumlulukları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının yaşı, ülkenin ekonomik koşulları, paranın alım gücü birlikte değerlendirilerek olay ve yaralanmanın davacıda yarattığı elem ve ızdırabın ağırlığı ve manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin tüm ilke ve kurallar nazara alındığında Davacı tarafından davalı sürücü ... aleyhine açılan manevi tazminat istemine yönelik davanın kısmen kabulü ile; Davacı ...'nin uğradığı manevi zarar karşılığı olan 15.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09/07/2007 tarihinden itibaren kazaya karışan aracın ticari olması sebebiyle işleyecek avans faizi birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı ... tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat istemine yönelik DAVANIN KABULÜ ile; Davacı ...'nin yaralanması nedeniyle uğradığı maddi zarar karşılığı olan 500,00-TL tazminatın kaza tarihi olan 09/07/2007 tarihinden itibaren (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe limitinden sorumlu olmak kaydı ile temerrüt tarihi olan 24/04/2021 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ye verilmesine,
2- Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat istemine yönelik DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; Davacı ...'nin uğradığı manevi zarar karşılığı olan 15.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09/07/2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3- Davacı tarafından yatırılan peşin harcın alınması gereken 1.058,80-TL harçtan mahsubu ile bakiye 987,08-TL karar harcının davalı ...'dan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4- Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk giderleri olan 1.360,00-TL'nin haksız çıkan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
5- Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan başvurma harcı 59,30-TL, peşin harç 71,73-TL olmak üzere toplam 131,03-TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
6- Davacı tarafından yargılamanın yürütülmesi nedeniyle yapılan tebligat-posta gideri 2.731,55-TL, bilirkişi ücreti 9.000,00-TL, adli tıp fatura bedeli 13.500,00-TL olmak üzere toplam 25.231,55-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red durumuna göre 15.643,56-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7- Davacı ... maddi tazminata ilişkin yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 500,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine,
8- Davacı ... manevi tazminata ilişkin yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 15.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'ye verilmesine,
9- Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve Davalı ...'nın yüzüne karşı, Davalı ... Sigortanın yokluğunda, maddi tazminat yönünden miktar itibariyle KESİN olmak üzere, manevi tazminat yönünden gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2025
Katip ...
e-imza*
Hakim ...
e-imza*