T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/703 Esas
KARAR NO:2025/770
DAVA:Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/05/2021
KARAR TARİHİ:04/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan 02/05/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında iki tarafa da borç yükleyen sözleşmenin imzalandığını, akdedilen sözleşme gereği müvekkili şirketin davalı şirkete ait ürünlerin İtalya, İsviçre ve Çek Cumhuriyetinde pazarlanmasını ve satılmasını gerçekleştirdiğini, davalı şirketin verilen hizmetlerden duyulan memnuniyetinden dolayı sözleşmede belirlenen coğrafi bölgenin de dışına çıkarılarak Bulgaristan'da da hizmet verilmesini talep ettiği bu hizmet dolayısıyla müvekkili şirkete komisyon ödemesinin yapıldığını, 2019 yılı içerisinde müvekkili şirket tarafından sağlanan acentelik hizmeti sonucunda 8.597.450-ABD doları tutarında satış yapıldığını, davalı şirketin müvekkili şirketin hizmetlerinden azami ölçüde faydalanmakta iken sözleşmenin yenilenmeyeceğinin bildirildiğini, ancak bu bildirimin süresinde yapılmadığını, ürün satışlarında müvekkili şirketin devre dışı bırakıldığını, acentelik faaliyetlerini yerine getirmesinin engellendiğini, 2019 yılında yapılan ve müvekkil şirkete bildirilen satışlar üzerinden hesaplanan komisyona ilişkin müvekkili şirketin düzenlemiş olduğu toplam 171.949 ABD doları tutarındaki fatura bedelinin sadece 20.498,03 ABD doları tutarındaki kısmının ödendiğini, bakiye 151.445 ABD doları tutarındaki ödemenin yapılmadığını, 2019 yılının Eylül ayından itibaren, 2020 yılının tamamında ve 2021 yılının sözleşme süresinin sonuna kadar müvekkili şirketin hak ettiği diğer komisyon ücretlerini de bildirmeyip ödemediğini beyanla öncelikle ödenmeyen fatura alacaklarının tahsil için ihtiyati haciz kararı verilmesini, 151,44-ABD doları komisyon alacağının, şimdilik 1.000-TL cezai şart ve 1.000-TL denkleştirme alacağının faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH : Davacı vekili tarafından sunulan 07/10/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı arasında akdedilen genel olarak Avrupa pazarında ve özel olarak da İtalya, İsviçre ve Çek Cumhuriyeti’ni kapsayan bir coğrafi bölgede ürünlerinin tanıtımı ve müşteri ediniminin temini için müvekkili şirketten alınan hizmetlere ilişkin imzalanan sözleşmeler kapsamında, müvekkili şirketin düzenlediği faturalara istinaden ödenmeyen tutar 29.633,97 USD ve 71.157,21 USD denkleştirme tazminatını davalıdan talep edebileceği mahkemece hüküm kurmaya elverişli kabul edilen bilirkişi raporu ile açıkça tespit edildiğini, bilirkişi incelemesi sonucunda; 29.633,97 USD'nin, talepleri doğrultusunda, dava tarihinden itibaren hesaplanacak devlet bankalarınca Amerikan Doları cinsinden açılış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte, 2.970.813,52 TL denkleştirme tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte, 1000 TL cezai şartın yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya hükmen ödenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 06/08/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı şirketin ilişkisinin 2017 yılında başladığını, taraflar arasındaki sözleşmede davacı şirkete satış üzerinden verilecek komisyonun müvekkili şirketin kendi markası dışında başka firmalara ait olan markalı ürünlerin satışlarını kapsadığını, davacı şirketin hukuki ilişkiye aykırı olarak hareket ettiğini, müvekkili şirket ile hiçbir alakası olmayan Mehmet ... adındaki şahıs adına müvekkili şirketin satış yaptığı şirketlere fiyat teklifi götürdüğünü, sözleşmeler yaptığının tespit edildiğini, müvekkili şirketi hiçbir şekilde temsil yetkisi bulunmaya bu şahıs ile yapılan sözleşmelerin müvekkili adına sonuç doğurmayacağının açık olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise sözleşmenin kabulü anlamına gelmemek üzere davacı tarafça açılan iş bu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemelerini olduğunu beyanla davanın öncelikle yetkisizlik nedeni ile usulden reddine, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLER : 05.03.2019 tarihli satış acentesi sözleşmesi ve çevirisi, 06.02.2018 tarihli sözleşme, Davalı tarafın 03.06.2020 tarihli fesih bildirimi, Taraflar arasındaki e-posta yazışmaları, Ticaret Sicil kayıtları, Gümrük kayıtları, Yurtdışı istinabe evrakları, Tarafların ticari defter ve kayıtları, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı.
Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 24/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen Acentelik Sözleşmesinin davalı şirketi tarafından haksız olarak feshedildiği iddiası ile 151,44-ABD doları komisyon alacağının, şimdilik 1.000-TL cezai şart ve 1.000-TL denkleştirme alacağının davalı yandan tahsili talebinden ibaret olduğu, davalının 2017-2018-2019-2020-2021-2022 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, Davalının incelenen ticari defterlerine göre; davalı yan davacı ile olan cari hesap hareketlerini 320. Satıcılar hesap kodunda takip ettiği, davalı yanın cari ekstre bitim tarihi (20.12.2019) itibariyle davacı yan ile borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı, Davalı yanın ticari defterlerinin ve sunulan banka dekontlarının tetkikinde, taraflar arasında acentelik sözleşmesinin imzalandığı 2018 yılından sözleşmenin fesih olduğu 2020 yılına kadar toplamda 142.314,43 USD karşılığı 734.751,49 TL komisyon ödemesi yapıldığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5.4 maddesinde “..., sözleşmenin tüm süresi boyunca ve bir sonraki yıl ... tarafından iletilen müşterilerle ne doğrudan ne de dolaylı olarak iletişime geçmemeyi taahhüt edeceğini, bu maddeye uyulmaması durumunda ..., ilgili müşterinin toplam proforma tutarının %10’u oranında tazminat ödeyecektir.” şeklinde kararlaştırıldığı görülmüşse de davacının hangi müşterilere aracılık ettiği ve davalının iletilen müşterilerle iletişime geçip geçmediği, geçti ise hangileriyle geçtiği dosya kapsamı belgelerle ve ticari defterleri üzerinden net kesin olarak anlaşılamadığı, davacı iddiasının hesaplama elverişli nitelikte olmadığı, davalı şirketin davacının ilettiği müşterilerle tam olarak hangi zamanda veya nasıl ne şekilde iletişime geçtiğinin tespiti bilirkişi heyetinden beklenemeyeceği, bu bağlamda davacı yanın cezai şart talebi yönünden hukuki değerlendirmenin Mahkemeye ait olmak üzere taraflarınca herhangi bir hesaplama yapılamadığı, davacı yanın dava dilekçesinde davalı adına düzenlediğini iddia ettiği 171.949ABD doları tutarındaki fatura dosya kapsamı belgeler tetkikinde görülmediği, taraf beyanında fatura içeriğinin komisyon bedeline ilişkin olduğu anlaşıldığı, davalının incelenen ticari defterleri ve kayıtlarında söz konusu bedelli faturanın mevcut olmadığı, davalının ticari defterlerinde tüm fatura bedellerinin ödenmiş olduğu ve ödeme belgelerinin de dosyaya sunulduğu, dosyada mübrez ödeme belgeleriyle ticari defter kayıtlarının uyumlu olduğu, bu bağlamda davacı yanın komisyon alacağını dayandırdığı fatura dosya içeriğinde görülmediğinden ve davalı ticari defterlerinde böyle bir fauranın da kayıtlı olmadığından davacı yanın bakiye komisyon alacağı yönünden bir değerlendirme yapılamadığı, öte yandan taraflar arasında sözleşmenin feshi yönünden hukuki ihtilaf bulunmakta olup durumun hukuki değerlendirmesinin mahkemeye ait olacağı kanaati hasıl olduğu, Mali yönden yapılan incelemeler neticesinde, rapor içeriğinde yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında davacı yanın cezai şart ve komisyon alacağı talepleri yönünden muhasebel yönden bir değerlendirme yapılamamış olup portföy tazminatı talebi yönünden ise Mahkemece davacı yanın davasında haklı görülmesi halinde/olasılığında, davacı şirkete acentelik ilişkisinin süre geldiği 2 yıl içerisindeki ödemeler dikkate alındığında hesaplanan portföy tazminatı tutarının ise 71.157,21 USD olduğunun sonuç ve kanaatine varmışlardır.
Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 25/11/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen Acentelik Sözleşmesinin davalı şirketi tarafından haksız olarak feshedildiği iddiası ile 151,44-ABD doları komisyon alacağının, şimdilik 1.000-TL cezai şart ve 1.000-TL denkleştirme alacağının davalı yandan tahsili talebinden ibaret olduğu, Davalının 2017-2018-2019-2020-2021-2022 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, Davalının incelenen ticari defterlerine göre; davalı yan davacı ile olan cari hesap hareketlerini 320. Satıcılar hesap kodunda takip ettiği, davalı yanın cari ekstre bitim tarihi (20.12.2019) itibariyle davacı yan ile borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı, Davalı yanın ticari defterlerinin ve sunulan banka dekontlarının tetkikinde, taraflar arasında acentelik sözleşmesinin imzalandığı 2018 yılından sözleşmenin fesih olduğu 2020 yılına kadar toplamda 142.314,43 USD karşılığı 734.751,49 TL komisyon ödemesi yapıldığı, Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5.4 maddesinde “..., sözleşmenin tüm süresi boyunca ve bir sonraki yıl ... tarafından iletilen müşterilerle ne doğrudan ne de dolaylı olarak iletişime geçmemeyi taahhüt eder. Bu maddeye uyulmaması durumunda ..., ilgili müşterinin toplam proforma tutarının %10’u oranında tazminat ödeyecektir.” şeklinde kararlaştırıldığı görülmüşse de davacının hangi müşterilere aracılık ettiği ve davalının iletilen müşterilerle iletişime geçip geçmediği, geçti ise hangileriyle geçtiği dosya kapsamı belgelerle ve ticari defterleri üzerinden net kesin olarak anlaşılamadığı, davacı iddiasının hesaplama elverişli nitelikte olmadığı, davalı şirketin davacının ilettiği müşterilerle tam olarak hangi zamanda veya nasıl ne şekilde iletişime geçtiğinin tespiti bilirkişi heyetinden beklenemeyeceği, bu bağlamda davacı yanın cezai şart talebi yönünden hukuki değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğunu, taraflarınca herhangi bir hesaplama yapılamadığı, Davalı yanın ticari defterlerinin ve sunulan banka dekontlarının tetkikinde, taraflar arasında acentelik sözleşmesinin imzalandığı 2018 yılından sözleşmenin fesih olduğu 2020 yılına kadar toplamda 142.314,43 USD karşılığı 734.751,49 TL komisyon ödemesi yapıldığı, görülmekle yapılan ödemelerin fatura karşılık olarak değil de toplu/kısmen olarak yapıldığından eşleştirilen (fatura tutarı-ödeme tutarı) kayıtlar hariç olmak üzere diğer ödemelerin davacının düzenlendiği komisyon alacağı faturalarına karşılık olarak yapılıp yapılmadığı tarafımızca tespit edilememekle birlikte sunulan faturaların davalının ticari defterlerinde kaydına rastlanmamış olup mevcut faturalar üzerinden davacının komisyon alacağının bulunup bulunmadığı da tam ve kesin olarak belirlenemediği, Mali yönden yapılan incelemeler neticesinde, rapor içeriğinde yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında davacı yanın cezai şart ve komisyon alacağı talepleri yönünden muhasebel yönden bir değerlendirme yapılamadığını, yukarıda izah edilen münhasırlık kavramı bağlamında, Mahkemenin davacının münhasır yetkili olduğu yönünde bir kanaate varması durumunda davacının portföy tazminatı talebi yönünden ise Mahkemece davacı yanın davasında haklı görülmesi halinde/olasılığında, davacı şirkete acentelik ilişkisinin süre geldiği 2 yıl içerisindeki ödemeler dikkate alındığında hesaplanan portföy tazminatı tutarının ise 71.157,21 USD olduğunun sonuç ve kanaatine varmışlardır.
Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 19/05/2025 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda özetle; Kök rapordaki görüşlerle bağlı kalındığını, Cezai Şart Bakımından Gümrükler Genel Müdürlüğünden gelen yazı ekinde bulunan listelerdeki “İstatistiki Kıymet” tutarlarının bu noktada fatura tutarı olarak esas alınabileceği, buradan hareketle davalı tarafından Bulgaristan’a 4.409.926,28USD, Çek Cumhuriyeti’ne 19.682,35USD ve İtalya’ya ise 41.321.143,33USD tutarında istatistiki kıymet ile bedelli ihracat yapıldığı göz önüne alındığında, adı sayılan bu ülkelere davalı tarafından yapılan bedelli ihracatlar için toplamda 45.750.751,96USD tutarının dikkate alınabileceği, Dosya içerisinde davalının Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti ve İtalya da yaptığı ihracatın ne kadarının davacının müşterileri ile yapıldığına dair bir veri olmayıp; Mahkemece davalının yapmış olduğu bütün satışın davacının müşterileri ile yapıldığının kabulü halinde, 45.750.751,96 USD’ lik ihracatın %10 u 4.575.075,19 USD ye tekabül ettiği, Komisyon Ücreti Bakımından, davacının kesmiş olduğu faturaların davalıya tebliğ edildiğine, tebliğ edilen faturalara süresi içinde davalı tarafından itiraz edilmediğine dair dosya içerisinde bir veriye rastlanılmadığı, yine davalının ticari defterlerinde de bu faturalara ilişkin kayda rastlanılmadığı, Mevcut durumda Mahkemece davacının davalıya düzenlediği faturalardaki işi yaptığına kanaat edilmesi halinde, davacının davalıdan 29.633,97 USD alacaklı olacağı, Denkleştirme Talebi Bakımından, Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin münhasırlık içerdiğinin kabulü halinde davacının 71.157,21 USD denkleştirme tazminatını davalıdan talep edebileceğinin sonuç ve kanaatine varmışlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı tarafça davalı aleyhine açılan davalı ile aralarındaki acentelik sözleşmesinden kaynaklı, komisyon alacağı, cezai şart ve denkleştirme tazminatı isteminden ibarettir.
Davacı taraf davalı ile aralarındaki acentelik sözleşmesinden kaynaklı sözleşme süresinin bitimine kadar davalı tarafça komisyon alacağının ödenmediği, sözleşmenin 5.4 maddesine aykırılıktan kaynaklı cezai şart alacağı ile davalının müvekkilin müşteri çevresinden faydalanmaya ve menfaat elde etmesi nedeniyle hak ettiği denkleştirme tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf ise taraflar arasında imzalandığı öne sürülen sözleşmedeki imza sahibi Mehmet ...'nın davalı şirket yetkilisi olmadığından davalı şirketi bağlamadığı, davacının iddia ettiği satışların olmadığını, davacının yürüttüğü faaliyetlere ilişkin iddiaların dayanaksız olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin münhasır acentelik sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceğini, davacının komisyon, cezai şart alacağının bulunmadığını ve denkleştirme tazminatına hak kazanmadığını bu nedenle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 30/11/2020 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların görüşme sonrası anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu ihtilaf tazminat davası nedeniyle davacı ile davalı arasındaki acentelik sözleşmesinden kaynaklı davacı tarafın davalıdan komisyon, cezai şart alacağı olup olmadığı ve denkleştirme tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ve varsa davacının bu zararlarından dolayı davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarından kaynaklıdır.
Mahkememizce yargılama sırasında taraf delilleri toplanılmış, taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi heyet raporları alınmıştır.
Düzenlenen bilirkişi heyet raporunda özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5.4 maddesinde “..., sözleşmenin tüm süresi boyunca ve bir sonraki yıl ... tarafından iletilen müşterilerle ne doğrudan ne de dolaylı olarak iletişime geçmemeyi taahhüt edeceğini, bu maddeye uyulmaması durumunda ..., ilgili müşterinin toplam proforma tutarının %10’u oranında tazminat ödeyecektir.” şeklinde kararlaştırıldığı görülmüşse de davacının hangi müşterilere aracılık ettiği ve davalının iletilen müşterilerle iletişime geçip geçmediği, geçti ise hangileriyle geçtiği dosya kapsamı belgelerle ve ticari defterleri üzerinden net kesin olarak anlaşılamadığı, davacı iddiasının hesaplama elverişli nitelikte olmadığı, davalı şirketin davacının ilettiği müşterilerle tam olarak hangi zamanda veya nasıl ne şekilde iletişime geçtiğinin tespiti bilirkişi heyetinden beklenemeyeceği, bu bağlamda davacı yanın cezai şart talebi yönünden hukuki değerlendirmenin Mahkemeye ait olmak üzere taraflarınca herhangi bir hesaplama yapılamadığı, davacı yanın dava dilekçesinde davalı adına düzenlediğini iddia ettiği 171.949ABD doları tutarındaki fatura dosya kapsamı belgeler tetkikinde görülmediği, taraf beyanında fatura içeriğinin komisyon bedeline ilişkin olduğu anlaşıldığı, davalının incelenen ticari defterleri ve kayıtlarında söz konusu bedelli faturanın mevcut olmadığı, davalının ticari defterlerinde tüm fatura bedellerinin ödenmiş olduğu ve ödeme belgelerinin de dosyaya sunulduğu, dosyada mübrez ödeme belgeleriyle ticari defter kayıtlarının uyumlu olduğu, bu bağlamda davacı yanın komisyon alacağını dayandırdığı fatura dosya içeriğinde görülmediğinden ve davalı ticari defterlerinde böyle bir fauranın da kayıtlı olmadığından davacı yanın bakiye komisyon alacağı yönünden bir değerlendirme yapılamadığı, öte yandan taraflar arasında sözleşmenin feshi yönünden hukuki ihtilaf bulunmakta olup durumun hukuki değerlendirmesinin mahkemeye ait olacağı kanaati hasıl olduğu, Mali yönden yapılan incelemeler neticesinde, rapor içeriğinde yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında davacı yanın cezai şart ve komisyon alacağı talepleri yönünden muhasebel yönden bir değerlendirme yapılamamış olup portföy tazminatı talebi yönünden ise Mahkemece davacı yanın davasında haklı görülmesi halinde/olasılığında, davacı şirkete acentelik ilişkisinin süre geldiği 2 yıl içerisindeki ödemeler dikkate alındığında hesaplanan portföy tazminatı tutarının ise 71.157,21 USD olduğunun tespit edilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda özetle; Cezai Şart Bakımından Gümrükler Genel Müdürlüğünden gelen yazı ekinde bulunan listelerdeki “İstatistiki Kıymet” tutarlarının bu noktada fatura tutarı olarak esas alınabileceği, buradan hareketle davalı tarafından Bulgaristan’a 4.409.926,28USD, Çek Cumhuriyeti’ne 19.682,35USD ve İtalya’ya ise 41.321.143,33USD tutarında istatistiki kıymet ile bedelli ihracat yapıldığı göz önüne alındığında, adı sayılan bu ülkelere davalı tarafından yapılan bedelli ihracatlar için toplamda 45.750.751,96USD tutarının dikkate alınabileceği, Dosya içerisinde davalının Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti ve İtalya da yaptığı ihracatın ne kadarının davacının müşterileri ile yapıldığına dair bir veri olmayıp; Mahkemece davalının yapmış olduğu bütün satışın davacının müşterileri ile yapıldığının kabulü halinde, 45.750.751,96 USD’ lik ihracatın %10 u 4.575.075,19 USD ye tekabül ettiği, Komisyon Ücreti Bakımından, davacının kesmiş olduğu faturaların davalıya tebliğ edildiğine, tebliğ edilen faturalara süresi içinde davalı tarafından itiraz edilmediğine dair dosya içerisinde bir veriye rastlanılmadığı, yine davalının ticari defterlerinde de bu faturalara ilişkin kayda rastlanılmadığı, Mevcut durumda Mahkemece davacının davalıya düzenlediği faturalardaki işi yaptığına kanaat edilmesi halinde, davacının davalıdan 29.633,97 USD alacaklı olacağı, Denkleştirme Talebi Bakımından, Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin münhasırlık içerdiğinin kabulü halinde davacının 71.157,21 USD denkleştirme tazminatını davalıdan talep edebileceğinin tespit edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı taraf davalı ile aralarındaki acentelik sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshedildiği iddiasıyla ödenmeyen komisyon alacağı, sözleşme 5.4 maddesi gereği cezai şart alacağı ve denkleştirme tazminatı isteminde bulunmuş, davalı taraf ise taraflar arasındaki sözleşmenin münhasır acentelik sözleşmesi olmadığı, davacının komisyon ve cezai şart alacağının bulunmadığı denkleştirme tazminatına hak kazanmadığını savunarak davanın reddini talep etmiş olup, davacı tarafça taraflar arasında davalı şirketin ürünlerinin İtalya, İsviçre ve Çek Cumhuriyeti ülkelerinde pazarlanması, satılmasına ilişkin acentelik sözleşmesi bulunduğunun iddia edildiği, taraflar arasında 2018 tarihli sözleşme ve dava konusu 05/03/2019 tarihli sözleşme bulunduğu, sözleşmede bitiminden 6 ay önce fesih bildirimi yoksa periyodik 1 yıl süreyle uzamış sayılacağı, davalı tarafça 05/03/2021 de sözleşmenin sona ereceğine ve 03/06/2021 de yenilenmeyeceğine ilişkin fesih bildirimi yapıldığı sözleşmenin bu şekilde 05/03/2021 tarihine yürürlükte kaldığı öne sürülmüş olup, davalı tarafça sözleşmenin şirketi temsile yetkili kişi tarafından imzalanmadığı, Mehmet ...'nın davalı şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı yönündeki beyanları kapsamında davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre sözleşmede davalı şirket adına imzası bulunan Mehmet ...'nın davalı şirketi temsile yetkili olmadığı açıktır. Davalı tarafça davacı ile aralarında müvekkili şirketin ilgili coğrafi pazardaki satışlarının büyük bir kısmını oluşturan kendi markası altındaki satışlar haricinde OEM (OEM satış, müvekkil şirketin kendi markası dışında başka firmalara ait olan markalı ürünler üreterek bu firmalara ilgili firmanın markası ile yapılan satışları ifade etmektedir) Satışlarda” davacıya satış üzerinden yüzde olarak belirlenecek bir bedelin ödenmesinin kararlaştırıldığını, ancak taraflar arasındaki ilişki bu şekilde devam ederken, davacı tarafın davalı şirket ile hiçbir ilgisi bulunmayan “Mehmet ...” adına davalı şirketin satış yaptığı şirketlere fiyat teklifi götürdüğü, yine dava dışı bu şahıs ile müvekkil şirketin yönetim kurulu başkanı sıfatı ile sözleşmeler imzalandığı tespit edildiğinden davacı ile taraflar arasındaki ticari irtibatın geçmişi göz önüne alınarak taraflar arasındaki hukuki ilişkiye devam etmeme kararı alındığı bildirildiği beyan edilmekle, dava konusu ihtilafın temelinin taraflar arasında geçerli bir acentelik sözleşmesi bulunup bulunmadığından kaynaklandığı, davacı tarafça davalı şirketin ürünlerinin İtalya, İsviçre ve Çek Cumhuriyeti ülkelerinde hatta bölge dışı Bulgaristan ülkesinde de pazarlanmasına ve satışına aracılık iddia ettiği belirtilmiş ise de yargılama sırasında yurt dışı istinabe ile İtalya ülkesinde faaliyet gösteren Graetz Italia S.r.L. şirketinin yetkilisinin ... Elektronik şirketini tanıdığını, eskiden beri çalıştığını, davacı şirketin davalı şirketin ürünlerinin satışına aracılık ettiği hususunu inkar ettiğini, diğer hususlarla ilgili bilgisinin olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, taraflarca sunulan deliller ve davalı şirketin incelenen ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonrası düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporları ile de davalı yanın cari ekstre bitim tarihi (20.12.2019) itibariyle davacı yan ile borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı, Davalı yanın ticari defterlerinin ve sunulan banka dekontlarının tetkikinde, taraflar arasında acentelik sözleşmesinin imzalandığı 2018 yılından sözleşmenin fesih olduğu 2020 yılına kadar toplamda 142.314,43 USD karşılığı 734.751,49 TL komisyon ödemesi yapıldığı, Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5.4 maddesinde “..., sözleşmenin tüm süresi boyunca ve bir sonraki yıl ... tarafından iletilen müşterilerle ne doğrudan ne de dolaylı olarak iletişime geçmemeyi taahhüt eder. Bu maddeye uyulmaması durumunda ..., ilgili müşterinin toplam proforma tutarının %10’u oranında tazminat ödeyecektir.” şeklinde kararlaştırıldığı görülmüşse de davacının hangi müşterilere aracılık ettiği ve davalının iletilen müşterilerle iletişime geçip geçmediği, geçti ise hangileriyle geçtiği dosya kapsamı belgelerle ve ticari defterleri üzerinden net kesin olarak anlaşılamadığı, davacı iddiasının hesaplamaya elverişli nitelikte olmadığı ve dosyada mübrez ödeme belgeleriyle ticari defter kayıtlarının uyumlu olduğu, bu bağlamda davacı yanın komisyon alacağını dayandırdığı fatura dosya içeriğinde görülmediğinden ve davalı ticari defterlerinde böyle bir fauranın da kayıtlı olmadığından davacı yanın bakiye komisyon alacağı yönünden bir değerlendirme yapılamadığı, öte yandan taraflar arasında sözleşmenin feshi yönünden hukuki ihtilaf bulunmakta olup yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında davacı yanın cezai şart ve komisyon alacağı talepleri yönünden muhasebel yönden bir değerlendirme yapılamamış olup portföy tazminatı talebi yönünden ise Mahkemece davacı yanın davasında haklı görülmesi halinde/olasılığında, davacı şirkete acentelik ilişkisinin süre geldiği 2 yıl içerisindeki ödemeler dikkate alındığında hesaplanan portföy tazminatı tutarının ise 71.157,21 USD olduğunun tespit edilmiş olup, davacı tarafça taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan komisyon ve cezai şart alacağı ile denkleştirme tazminatına ilişkin eldeki dava açılmış ise de dosya kapsamına sunulan sözleşmelerdeki davalı şirket adına imza atan Mehmet ...'nın davalı şirketi temsile yetkili olmadığı gibi davacı tarafça davalı ile aralarında belirlenen bölgelerde münhasır acentelik sözleşmesi kapsamında hizmet verildiğini ispata yarar somut bir delil dosyaya sunulmadığı, celp edilen gümrük kayıtlarının tek başına davacı tarafça davalıya acentelik hizmeti verildiği iddiasını ispata elverişli olmadığı, yurt dışı istinabe evrakı ile dinlenen tanık beyanı ile de davacının İtalya'da davalının ürünlerinin satış ve pazarlamasına aracılık ettiği olgusunun inkar edildiği açık olup, davacı tarafça aksini ispatlar nitelikte ticari defter ve kayıtların dosyaya sunulmadığı, bu kapsamında toplanan deliller ile düzenlenen bilirkişi raporundaki tespitler karşısında davacı tarafça davalıya acentelik hizmeti verildiği iddiası somut delillerle ortaya konulmadığından ve davacı tarafın davalıdan komisyon ve cezai şart alacağı ile denkleştirme tazminatı talep hakkının bulunmadığı sabit olduğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafça açılan DAVANIN REDDİNE,
2- Davacı tarafça yatırılan peşin harçtan maktu 615,40-TL karar harcının mahsubu ile fazla yatırılan 72.859,43-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,
3- Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.360,00-TL'nin haksız çıkan davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4- Davacı tarafça yargılama sırasında yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
5- Davalı tarafça yargılama sırasında yapılan tebligat/posta giderinden oluşan 200,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
6- Davalı taraf yargılama maddi tazminata ilişkin davanın yargılaması sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/4 uyarınca maktu 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
7- Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/12/2025
Başkan ...
e-imza*
Üye ...
e-imza*
Üye ...
e-imza*
Katip ...
e-imza*