T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/150 Esas
KARAR NO: 2023/801
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/03/2022
KARAR TARİHİ: 01/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 09/03/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı yanca 07.04.2021 tarihinde davacı aleyhine dava konusu olan bononun ciro edilmesi suretiyle .... İcra Müdürlüğünün 2021/... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, icra takibi davacıyı sırf zarara uğratmak ve tahsilde tekerrür amacıyla açıldığını, davacının kozmetik sektöründe hizmet verdiğini, davacının mal varlığına haciz konulduğunu, takip yersiz ve hukuka aykırı bir şekilde yapıldığını, icra takibi yapılmadan önce zorunlu unsur olan protesto da çekilmediğini, takip öncesi faizlerden sorumlu olmadığını, davacının alacaklı olan davalı şahsa borcu bulunmadığını, taraflar arasında bazı ticari alışverişler yapıldığını, bu süre zarfında güvene dayalı ticari ilişki korunduğu için hiçbir şekilde bir sorun yaşanmadığını, sıralı olarak verilen senetlerin hepsinin düzenleme tarihi 02.05.2019 olduğunu, bu tarihten sonra davacının hamiline gelen bu senetleri cirolayıp davalıya teslim ettikten sonra aynı ay ilk taksit borcunun bir kısmı 27.05.2019 tarihinde 2.500 TL ödediğini, peş peşe yaklaşık bir ay sırayla vade günü olan senetleri davacı düzenli olmasa da parça parça ödeme yapıp senet miktarı olan 37.500 TL borcun tamamını nizami bir şekilde ödediğini, dekont içerikleri tarihleri ve ödenen miktarlar incelendiği vakit gönderilen paraların senetlere ilişkin borca yönelik olarak gönderildiği anlaşılacağını, açıklanan nedenlerle icra takibine konu edilen senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve senetlerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 13/04/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının davalı alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla hareket ettiğini, davaya konu icra takibi 07.04.2021 tarihinde başlatıldığını, davacı icra takibine hiçbir surette itiraz etmediğini, davacının eşi ve çocuklarıyla ikamet ettiği aile konutuna 03.08.2021 tarihinde hacze gidildiğini, haczi kabil mallar haczedildiğini, davacının bu işleme de bir itirazı olmadığını, davacının takipten ancak 11 ay sonra borçlu olmadığı iddiasında bulunarak Mahkeme huzurunda menfi tespit davası ikame ettiğini, davacının takibe konu senetlere ilişkin borçlar da dahil olmak üzere davacıya 100.000,00 TL borcu bulunduğunu, ekte sunulan mesajlaşma kayıtları ile de davacı davalıya toplam 100.000,00 TL borcu olduğunu kabul ettiğini, davacının iddia ettiği ödemeler icra takibine konu senetlerin dışındaki borçlara ilişkin olduğunu, kambiyo senetlerinde borç sebepten bağımsız olduğunu, davacı borcu ödediğini iddia etmiş ise de bugüne kadar takibe konu kambiyo senetlerinin zıyaı ve iptaline dair hiçbir girişimi olmadığını, ne zaman ki icra takibinde taşınmaz satışı işlemlerine başlanmış o zaman hukuki girişimlere başladığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, ... İcra Dairesine ait 2021/... esas sayılı icra dosyası, Banka kayıtları, Ticari defterler, Mesajlar, Bilirkişi raporu, Bilirkişi ek raporu alınmıştır.
Serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 04/11/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; Davacı vekili dilekçesi ve dosya kapsamına ibraz edilen senetler toplamının 35.500,00 TL olduğu, Davacı ...'ün Davalı ...'a 28.500,00 TL ödeme yaptığına dair dekontları dosya kapsamına ibraz ettiğini, davalının cevap dilekçesinde belirttiği senet suretlerini dosya kapsamına ibraz etmediği, dosya kapsamına ibraz edilen senet ve dekont karşılaştırmasında Davacının 35.500,00 TL senede karşılık 28.500 TL ödeme yaptığı ve Davalıya 7.000,00 TL borçlu olduğu hesaplandığını, davalının bu 7.000,00 TL eksik kalan senet borcuna ilişkin 05.06.2020 vade tarihinden 07.04.2021 Takip tarihine kadar (269 Yasal Faiz Oranı) 528,16 TL faiz talebinde bulunabileceği takdirin mahkememize ait olduğunu, davalı vekil dilekçesinde belirtmiş olduğu toplam tutarları 55.500,00 TL olan senetlere karşılık davacının dosya kapsamına ibraz ettiği dekontlarda toplamda 28.500,00 TL ödeme gerçekleştirdiği görüldüğünü, davalı cevap dilekçesine dayanak senet suretlerini dosya kapsamına ve incelememe ibraz etmemiş olup beyanları doğrultusunda yapılan hesaplamalarda Davalı ...'ın 55.500 TL tutarındaki senet karşılığı 28.500 TL ödeme aldığı, buna göre senetlere ilişkin 27.000,00 TL daha alacaklı olduğu hesaplandığını,
¸Davalının eksik kalan 27.000,00 TL senet borcuna ilişkin (vade tarihleri sondan başa doğru alınmıştır) vade tarihlerinden 07.04.2021 Takip tarihine kadar (269 Yasal Faiz Oranı) 2.469,21 TL faiz talebinde bulunabileceğinin görüş ve kanaatine varılmıştır.
Serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 18/09/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; Dava konusunun, davalı yan tarafından davacı aleyhine ikame edilen .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyasında takibe konu senetlerden dolayı davacı yanın borcunun bulunmadığının tespiti talebinden ibaret olduğu, borçlusu dava dışı ... ..., alacaklısı davacı ... olan davacı tarafından davalıya ciro edilen 8 adet toplamda 35.500,00 TL bedelli senedin 31.673,00 TL'lik kısmı takibe konu edildiği, 05.12.2019 vadeli senedin ise 673,00 TL'lik kısmı takibe konu edildiği, davacı tarafından davalı yana ciro edilen 4 adet toplamda 16.000,00 TL bedelli senedin davalı yan tarafından takibe konu edilmediği, davacı yan tarafından dosyaya ibraz edilen tüm dekontların incelenmesinde, davalı hesabına toplamda 32.500,00 TL ödemenin yapıldığı, tabloda koyu renk ile işaret edilen ödemelerin takibe konu senetlerin vade tarihlerini kapsadığı, yapılan ödemelerin açıklamalarına bakıldığında hangi senede istinaden yapıldığı yönünde bir açıklamanın mevcut olmadığından ödemelerin hangi senede karışıklık olduğu tespit edilemediği, takibe konu senetlerin vade tarihleri ile dosyaya sunulu dekontlardaki ödeme tarihlerinin genel olarak uyumlu olmadığı, dosyaya ibraz edilen whatsapp uygulamasından alınan de, ismi ... (davacı) olan şahıs ile olan 29.07.2020 tarihli yazışmada ...'ün davalıya 100.000,00 TL borcunun bulunduğu hususunun “ok” yazmak suretiyle kabul edildiği, netice olarak, dava konusu somut olayda uyuşmazlığın, davalı yan tarafından davacı aleyhine ikame edilen ... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyasında takibe konu senetlerden dolayı davacı yanın borcunun bulunmadığının tespiti talebi noktasında toplandığı, davalı yan tarafından davacı aleyhine başlatılan takipte borçlusu dava dışı ... ..., alacaklısı davacı ... olan davacı tarafından davalıya ciro edildiği beyan edilen 8 adet toplamda 35.500,00 TL bedelli senedin 31.673,00 TL'lik kısmı takibe konu edildiği, dosyada mübrez davalı tarafında sunulan 4 adet toplamda 16.000,00 TL bedelli senedin davalı yan tarafından takibe konu edilmediği, buna göre davacı tarafından davalıya ciro edilen tüm senetler 12 adet olup genel toplamda (takibe konu olan 35.500,00 TL + takibe konu olmayan 16.000,00 TL=) 51.500,00 TL tutarında senedin verildiği, davalı tarafından dosyaya banka dekontları ibraz edilmiş olup incelendiğinde, davacı tarafından davalı hesabına toplamda 32.500,00 TL ödemenin yapıldığı, bu ödemelerin 21.500,00 TL'lik kısmının takibe konu senetlerin vade tarihleri içerisinde olduğu, davacı yan tarafından ödemeler yapılırken açıklama kısımlarına hangi senede istinaden yapıldığı belirtilmediği, ayrıca ödemelerin bir kısmında açıklamasında “senet” ibaresinin de bulunmadığı, bu ödemelerin hangi senede istinaden veya tam olarak ne için mal bedeli mi hizmet bedeli mi- yapıldığının tespiti mümkün olmadığı, davalı tarafından dosyaya sunulan yazışma incelendiğinde ise taraflar arasında başkaca ticari ilişkilerin de bulunduğu anlaşıldığı, davacı tarafından yapılan ödemelerin tarihleri ile senetlerin vade tarihleri uyumlu olmadığı, bu bağlamda davacı tarafından yapılan ödemelerin söz konusu senetlerden tam olarak birebir mahsubu yoluna gidilemediği, dosyada alınan bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlar incelendiğinde de davalı yanın itirazlarının “davacı tarafından yapılan ödemelerin takibe konu senet dışındaki ilişkiye istinaden veya takibe konu edilmeyen senetlere ilişkin olduğu” şeklinde ifade edildiği, taraflar arasında başkaca ticari ilişkilerin varlığı gözetilerek davacı tarafından yapılan ödemelerin açıklamasında sadece “senet” adı geçen toplam 18.500,00 TL tutarlı ödemelerin davalıya ciro edilen tüm senet bedellerinden (12 adet olmak üzere 51.500,00 TL bedelli senetten mahsubu neticesinde (51.500 TL - 32.500 TLSerbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 04/11/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; Dosya kapsamında yapılan incelemelerde Davalı vekilinin .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyasında icra davalılarından reeskont iskonto faizi talep ettiği görülmüş ancak senet borçlusu (cirolayan) ...'ün şahıs olması nedeni ile yasal faiz talebinde buluna bileceği kök raporda belirtilmiştir. Ancak Davacı vekilinin Dava dilekçesinde “bazı ticari alışverişler yapılmıştır.” Açıklaması ile davaya konu alacağın ticari ilişkiden kaynaklandığı dikkate alınması durumunda reeskont iskonto faizine göre yapılan hesaplamada icra takip alacaklısının 32.173,00 TL senet alacağına 4.628,90 TL reeskont iskonto faizi talebinde buluna bileceği hesaplandığını,
Davacı vekili dilekçesi ve dosya kapsamına ibraz edilen senetler toplamının 35.500,00 TL olduğu, Davacı ...'ün Davalı ...'a 28.500,00 TL ödeme yaptığına dair dekontları dosya kapsamına ibraz ettiğini, davalının cevap dilekçesinde belirttiği senet suretlerini dosya kapsamına ibraz etmediği, dosya kapsamına ibraz edilen senet ve dekont karşılaştırmasında Davacının 35.500,00 TL senede karşılık 28.500 TL leme yaptığı ve Davalıya 7.000,00 TL borçlu olduğu hesaplandığını, davalının bu 7.000,00 TL eksik kalan senet borcuna ilişkin 05.06.2020 vade tarihinden 07.04.2021 Takip tarihine kadar (Reeskont iskonto faizi) 675,02 TL faiz talebinde bulunabileceği takdirin mahkememize ait olduğunu,
¸Davalı vekil dilekçesinde belirtmiş olduğu toplam tutarları 55.500,00 TL olan senetlere karşılık Davacının dosya kapsamına ibraz ettiği dekontlarda toplamda 28.500,00 TL ödeme gerçekleştirdiği görüldüğünü, davalı cevap dilekçesine dayanak senet suretlerini dosya kapsamına ve incelememe ibraz etmemiş olup beyanları doğrultusunda yapılan hesaplamalarda Davalı ...'ın 55.500 TL tutarındaki senet karşılığı 28.500 TL ödeme aldığı, buna göre senetlere ilişkin 27.000,00 TL daha alacaklı olduğu hesaplandığını,
¸Davalının eksik kalan 27.000,00 TL senet borcuna ilişkin (vade tarihleri sondan başa doğru alınmıştır) vade tarihlerinden 07.04.2021 Takip tarihine kadar reeskont iskonto faizi 3.215,67 TL faiz talebinde bulunabileceği takdirin mahkememize ait olduğunu, Mahkememizin duruşma tutanağında davalının davacı ile başka ticari ilişkisi bulunduğunu ve bundan dolayı alacağının olduğunu beyan etmesi nedeniyle buna ilişkin yazılı delillerini sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, karar verilmiş olup Davalı 27.02.2023 tarihli dilekçe ekinde Whatsapp görüşme ekran görüntülerini ibraz ettiği görülmüştür bu 80+17 bin alacaklı olduğuna yönelik görüşmeler olduğu görülmüş olup ticari ilişkiye dayanak fatura sözleşme ibraz etmediği ve bu görüşmelerin ticari ilişki borç alacak kapsamında değerlendirilmesi takdirin Mahkememize ait olduğunun görüş ve kanaatine varılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Davacı vekili mahkememize açtığı dava ile ... İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyasında borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir. İncelenen icra dosyasından tarafların dava ve taraf ehliyeti vardır.
Öncelikle, menfi tespit davası ile ilgili genel bir açıklama yapılmasında ve ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır: Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu (İİK)'nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi icra takibinden sonrada ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması halinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür.
Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur.
Dosya kapsamında toplanan delillerden somut olayda, davacı taraf taraflar arasında süregelen ticari ilişki bulunduğunu ve senetlerin davacı tarafından parça parça ödeme yaparak 37.5000,00TL borcun tamamını ödediğini, başkaca bir borcunun kalmadığını iddia etmiş olup davalı taraf davacının toplam 100.000,00TL borcu bulunduğunu, mesaj kayıtları ile de kabul ettiğini savunmuştur. Toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, borçlusu dava dışı ... ..., alacaklısı davacı ... olan davacı tarafından davalıya ciro edilen 8 adet toplamda 35.500,00 TL bedelli senedin 31.673,00 TL'lik kısmı, 05.12.2019 vadeli senedin ise 673,00 TL'lik kısmı takibe konu edildiği, 4 adet toplam 16.000,00TL bedelli senedin takibe konulmadığı, davacı tarafından da itiraza uğramayan 29/07/2020 tarihli whatsapp yazışmalarında 83 +17 bin olarak mutabakata varıldığı, ödeme tarihleri ile senetlerin vade tarihlerinin uyumlu olmadığı, yapılan ödemelerin hangi senede istinaden yapıldığının tespit edilemediği, takibe konu edilen ve edilmeyen toplam senet alacağından, davacının yaptığı ödemeler mahsup edildiğinde (51.500,00TL-32.500,00TL) 33.000,00TL bakiye senet alacağının bulunduğu görülmekle tarafların arasında başkaca ticari ilişkilerin bulunduğu da dikkate alındığında davalının alacağının takibe konu alacak miktarından bir miktar fazla olduğundan davacı tarafından borcun tamamının ödendiğine dair ispata yarar başkaca delil sunulmadığından davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 269,85-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 368,36-TL'nin talep halinde yatıran tarafa iadesine,,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa resen iadesine,
7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin ile davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 01/12/2023
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.